İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/803 E. 2025/1401 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/803
- Karar No
- 2025/1401
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/803 Esas KARAR NO : 2025/1401
DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2025 KARAR TARİHİ : 22/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasındaki 01.12.2009 tarihinde bir Yurt İçi Yetkili Bileti Satış Acenteliği “YYBSA” sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu şubesi adına yapılan sözleşme kapsamında uçak bileti satıldığını, sözleşmemenin 13. Maddesine göre davalının, .... tarafından kendisine verilen biletleri.....'ce bildirilen ücret, rezervasyon ve talimatlara uygun olarak satacağını ve yine Sözleşmenin 15. Maddesine göre bildirdiği satışlarının..... tarafından yayımlanan ödeme takvimindeki tarihlerde.....'ye ödeyeceğini, davalının, müvekkiline olan 2017 eylül, ekim devre borçlarını ödemediğini, borcunun müvekkiline verdiği teminat mektuplarından tahsilini istediğini, bu nedenle davalının müvekkiline teminat olarak verdiği ... Bankası A.Ş tarafından düzenlenmiş 3 adet toplam 545.000 TL bedelli teminat mektuplarının tazmini için bankaya müracaat edildiğini, ... Bankası'nın 16.11.2017 tarihinde iflasına karar verilmiş olması nedeniyle tazmin talebi iflas sürecinin yürütüldüğü İstanbul .... İflas Müdürlüğünün ... E alacak kaydı olarak yapıldığını, İstanbul .... İflas Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile alacaklarının kabulüne karar verildiğini ve iflas masasında yapılan paylaştırma sonucunda 545.000 TL'lik teminat mektubu için yargı harçları kesildikten sonra 03.05.2023 tarihinde müvekkiline 537.629,69 TL ödendiğini, acente borcunun teminat mektubun müflis bankanın iflas masasından tahsili uzun zaman aldığını, alacağın ancak 2023 yılında tahsil edilebildiğini, geçen zaman içinde müvekkilinin alacağından mahrum kaldığını, davalının müvekkiline olan borcundan iflas masasından tahsil edilen meblağ düşüldüğünde, davalının müvekkiline olan borcunun vaktinde ödenmemiş olması nedeniyle, alacaklarının, bu dönemde işleyen faiz nedeniyle, alacak ve faiz olarak davalının müvekkiline 759.001,92 TL borcu bulunduğunu, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini beyanla, haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E dosyasına yapılan itirazın iptaline ile takibin devamına, itirazın kötüniyetli olması ve takibin durmuş olması nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davası olup, davalının icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş olduğu ve yetkili icra dairesinin İstanbul İcra Müdürlüğü olduğu belirttiği anlaşılmıştır. Yetkili icra dairesinde takip yapılması itirazın iptali davasının ön koşullarından biri olduğundan öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. HMK’nin 17. maddesinde tarafları tacir veya kamu tüzel kişisi olanlar bakımından yetki sözleşmesi yapılmasına cevaz verilmiştir. Yetki sözleşmesi ile taraflar aslında yetkisiz bir mahkemeyi yetkili hale getirebilirler. Tarafların serbestçe üzerinde tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hallerinde yetki sözleşmesi yapılması mümkün değildir. HMK'nin "yetki sözleşmesi" başlıklı 17. maddesi; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." şeklinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda HMK’nin 17. maddesi ile münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkanı getirilmiş olup, münhasır yetki sözleşmesinden tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hali anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Eğer yetki sözleşmesinin tarafları, münhasır yetkili kıldıkları mahkeme dışında başka bir yer mahkemesinde dava açmışlarsa bu durum resen dikkate alınamayacağı gibi, ancak davalı tarafın ilk itirazı üzerine inceleme yapılması gerekir. Borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğinde itirazın iptali davasında esasa girilmeden önce İİK 50. maddesi uyarınca icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı ve icra takibinin yetkili icra müdürlüğünde yapılıp yapılmadığı hususunun bir dava şartı ve ön sorun olarak incelenmesi gerekmektedir. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, Davalı/ borçlu tarafından ödeme emrine itiraz dilekçesinde, takibin yetkisiz İcra Dairesinde yapıldığı, yetkili İcra Dairesinin İstanbul İcra Dairesi olduğu bildirilerek yetki itirazında bulunulmuştur. 6100 sayılı HMK 114/1. maddesinde dava şartları tek tek düzenlenmiş olup, 114. maddenin 2. fıkrası "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. İtirazın iptali davaları da HMK 114/1 maddesinde belirtilen genel dava şartları yanında; Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun geçerli bir itirazının bulunması, davanın süresinde açılmış olması, hukuki yarar bulunması, takibi geçersiz kılacak diğer sebeplerin bulunmaması şeklinde özel dava şartlarına tabidir. Bu nedenle, İİK'nın 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında mahkemenin yetkisine itiraz edilsin ya da edilmesin, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekmektedir. Yukarıda yetkiye ilişkin yapılan açıklamalar kapsamında taraflar arasında akdedildiği anlaşılan ve dava ve takip konusu alacağın/uyuşmazlığın dayanağını oluşturan dava dilekçesi ekindeki Yurt içi yetkili yolcu bileti satış acenteliği sözleşmesi ve..... rezervasyon ve biletleme sistemi sözleşmesinde yer alan yetkiye dair md30 ve md14.4'teki düzenlemelerde sözleşmenin uygulanması nedeni ile ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklar bakımından yetki anlaşması yapılmış olduğu, yetkili mahkeme ve icra dairesi olarak ise İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı anlaşılmaktadır. Davacı takip alacaklısı ise icra takibini Bakırköy İcra Dairesinde yapmış, davalı/borçlu tarafından takibe yetki yönünden de itiraz edilmiş ve yetkili İcra Dairesi olarak İstanbul İcra Dairesini yetkili olarak göstermiştir. Her iki taraf tacir olup yaptıkları sözleşmede yetkili kılınan İcra Dairesinin yetkisi münhasır yetki olduğundan taraflar arasında yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan yer icra dairesinde takip yapılması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı/borçlu tarafından İcra Dairesinin yetkisine yapılan yetki itirazının geçerli ve usulüne uygun olduğunun kabulü gerektiği, icra takibine karşı davalı/ borçlu tarafından da süresinde ve usulünce yetki itirazında bulunulması karşısında geçerli bir icra takibinden bahsedilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmış, yetkili icra müdürlüğünde başlatılmış geçerli bir icra takibinin bulunması itirazın iptali davası bakımından özel dava şartı olduğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM;Gerekçesi daha sonra açıklanacağı üzere, 1-Davanın USULDEN REDDİNE; 2-Alınması gereken 615,40-TL karar harcından dava açılırken yatırılan 9.166,85-TL indirilmesi ile fazlaca alınan 8.551,45-TL harcın davacıya geri verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-7155 Sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesinin 14. fıkrası uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınması ile hazineye gelir kaydına, 6-Kullanılmayan yargılama gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesine müteakiben yatırana iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı 22/12/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır