İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/611 E. 2025/1350 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/611
- Karar No
- 2025/1350
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/611 Esas KARAR NO : 2025/1350
DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/07/2025 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 YAZIM TARİHİ : 08/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı şirket arasında, herhangi bir yazılı sözleşmeye dayanmamakla birlikte fiili bir taşıma ilişkisi tesis edildiğini, davacı ..... ve ..... plakalı araçları ile yaklaşık 4 ay süreyle servis taşımacılığı hizmeti verdiğini, bu hizmet karşılığında düzenlenen 30/09/2022 tarihli ve ..... numaralı fatura ile 13.729,64 TL tutar davalıya e-fatura yoluyla tebliğ edildiğini, davalı, 8 günlük yasal süre içinde faturaya itiraz etmediğini, davalı, faturayı kendi ticari kayıtlarına işlediğini ve BA/BS formlarında bildirdiğini, dava konusu fatura bedelinin ödenmediği ve davalı'nın defter kayıtlarına göre halen 10.451,46 TL bakiye borç bulunduğu bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, Mahkeme bu tespiti hükme esas aldığını, yalnızca hak düşürücü süreden ötürü önceki davanın reddedildiğini, davalı, kendisine yüklenen SGK kesintilerini gerekçe göstererek borcu olmadığını savunmuşsa da, bu kesintilerle ilgili yansıtma faturaları düzenlediğini, davacı bu faturaları kabul ettiğini, dolayısıyla mahsup gerçekleştiğini, dolayısıyla, davacının halen 10.451,46 TL net ve likit bir alacağı bulunduğunu belirterek davacı vekili, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava şartı olan arabuluculuk hususu usulüne uygun şekilde yerine getirilmediğini, davacı tarafın huzurdaki dava dosyasına ibraz ettiği arabuluculuk son tutanağı, Küçükçekmece ..... İcra Dairesi ..... Esas ve Küçükçekmece ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı icra dosyasına ilişkin olarak ikame edilecek itirazın iptali davaları için yürütülmüş bir sürece ilişkin olduğunu, huzurdaki dava ise itirazın iptali talepli olmadığını, davacı taraf, alacaklı olduğunu iddia ettiği kısmın ne kadar olduğunu bildiğinden dolayı taleplerini kısmi alacak davası aracılığıyla öne sürmesinde ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasında hukuki yarar olmadığını, dava dilekçesi HMK’nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, her ne kadar davacı yanın cari hesapta bakiyesi 10.451,46-TL olarak görülmekte ise de davacının güzergah izin belgesi olmaksızın çalışmış olması ve taraflar arasındaki mevcut sözleşmenin 5.2. numaralı maddesine de aykırı davranmış olması nedenleriyle SGK tarafından ...... Plakalı araca 2022 yılı Temmuz döneminde 6.921,83 TL ve 2022 yılı Ağustos döneminde 9.558,81 TL olmak üzere ceza tanzim edildiğini, davacı tarafından haksız eylemi ile sebebiyet verdiği cezai işlemde yazılı işbu tutarlar ise doğrudan müvekkil şirketin hak edişinden kesildiğini belirterek davalı vekili davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemine ilişkindir. TTK'nin 7445 sayılı yasa ile değişik 5/A maddesi uyarınca, TTK'nin 4. maddesinde ve diğer yasalarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Dava dilekçesi ekinde sunulan Küçükçekmece Arabuluculuk Bürosunun .... dosya nolu, ..... arabuluculuk numaralı son tutanak incelendiğinde, Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğünün ...... esas ve Küçükçekmece ....... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyaları nedeniyle itirazın iptali davasına ilişkin olduğu, sürecin başlama tarihinin 18/12/2022, tutanak düzenleme tarihinin 28/12/2022 olduğu, eldeki davanın ise, 06/07/2025 tarihinde açıldığı ve davanın konusunun sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak istemi olduğu, davacı vekili tarafından sunulan arabuluculuk son tutanağının, iş bu dava konusu ile ilgili olmadığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar ve belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, eldeki davada, TTK'nın 5/A ve 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi gereğince, dava tarihi itibariyle, arabuluculuk faaliyeti sonucu anlaşmaya varılamadığına dair tutanağın sunulması dava şartıdır. Yani davanın açıldığı tarih itibariyle, arabuluculuk süreci tamamlanmış olmalı ve bu süreci gösteren "anlaşamama tutanağı" dava dilekçesine eklenmiş olmalıdır. Ayrıca, 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici hükmü uyarınca, davanın açılmasından sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut olmadığından, söz konusu dava şartı, tamamlanabilir bir dava şartı değildir. HMK'nin 115/1 maddesi hükmünde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan yasanın 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer yasalarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiş, HMK'nın 115/2 maddesinde, mahkemenin dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde, davanın usulden reddine karar verileceği hüküm altına alınmıştır. Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, somut olayda, davanın zorunlu arabulucuğa tabi olduğu, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde, dava tarihi itibariyle, dava konusu edilen uyuşmazlığa ilişkin olarak arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanarak, anlaşmaya varılamadığına dair son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu, taraflar arasında iş bu davanın konusu olmayan, daha eski tarihli başka bir uyuşmazlık hususunda düzenlenen arabuluculuk tutanağının dikkate alınamayacağı, her dava konusuna ilişkin olarak ayrı başvuruda bulunulması gerektiği, söz konusu dava şartının sonradan tamlanabilir bir dava şartı da olmadığı anlaşılmakla, davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ve 6100 Sayılı HMK'nın 115/1-2 maddeleri gereğince arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın arabuluculuk dava şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 10.451,46-TL vekalet ücretinin davada henüz ön inceleme aşamasına geçilmemesi nedeniyle, 1/2'sine tekabül eden 5.225,73-TL vekalet ücretinin Davacı'dan alınarak Davalı'ya verilmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının 6100 Sayılı HMK 333. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair, istinaf sınırının altında kaldığından kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yokluğunda ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025Katip ... e-imzalıdır Hakim .... e-imzalıdır