İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/66 E. 2026/228 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/66
Karar No
2026/228
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/66 Esas - 2026/228 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/66 Esas KARAR NO : 2026/228

.... DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/01/2025 KARAR TARİHİ : 11/03/2026 KA.YAZ. TARİHİ : 13/03/2026 İDDİA: Davacı vekilinin dava dilekçesi ile " Müvekkili .... 08.06.1984 tarih ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi olarak kurulmuş tüzel kişiliğe sahip bir kamu iktisadi kuruluş olup Genel Müdürlük binasında ve işletmekte olduğu havalimanlarında ihtiyaç duyulan temizlik hizmetleri ihale yoluyla piyasadan temin edilmekte olduğunu, bu kapsamda Yapılan ihale sonucunda Muğla Dalaman hava limanında teknik işletim destek hizmetlerinin davalılar tarafından yürütüldüğünü, davalı şirketlerin işçisi olarak çalışan olarak çalışan dava dışı .... emekli olması nedeniyle müvekkili tarafından harici olarak 11/10/2023'de 416209,76 TL ödemede bulunulduğunu,... davalılar ile imzalanan muhtelif tarihli sözleşme ve eklerinde yer alan teknik şartnamelerde "Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin; İş Kanunu, ... Mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarla belirlenen uygulamalar, hak ve alacaklar bakımından muhatabı da sorumlusu da Yüklenicidir. Yüklenici tarafından istihdam edilen işçilere ilişkin herhangi bir sorumluluk DHMİ'ne yüklenemez. Yüklenicinin istihdam ettiği işçilerin İş Kanunu ... mevzuatı ve diğer kanun ve mevzuatlarda belirlenen tüm hak ve alacakları, Yüklenici tarafından karşılanır....bu gibi konularda sorumlu sayılmayacaktır.” şeklinde düzenleme bulunduğunu, kaldı ki düzenleme bulunmasa dahi yüklenici şirketler yapılan ödemenin tamamından sorumlu olduğunu, Yargıtayın son güncel içtihatlarında sözleşmede hüküm bulunmasa dahi yüklenicilerin ödemelerin tamamından sorumlu olacağı, idarenin sorumlu olabilmesi için ise sözleşmede hüküm bulunması gerektiğinin ifade edildiğini,... .... Sayılı İlamında "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartlari ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi fle/yerinâ getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup, bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir." denilerek yüklenicilerin ödenen tutarın tamamından sorumlu olduklarının hüküm altına alınmış olduğunu, Müvekkili Genel Müdürlükçe ödenen toplam 50.000 TL'nin davalılar ile müvekkili arasında imzalanan hizmet sözleşmesi hükümleri ve Yargıtay Kararları gereğince rücuan tahsilini talep etme zorunluluğumuz doğduğunu beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 50.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsiline karar verilmesini '' talep ve dava ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalılara dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğine rağmen cevap verilmediği görülmüştür . DELİLLER: Dava dışı işçi .... Bünyesinde 699 gün ,davalı .... Bünyesinde 716 gün olmak üzere toplam 6345 gün çalışmasının bulunduğu, dava dışı işçinin emekliği üzerine 11/10/2023 tarihinde davacı kurulca kıdem tazminatı olarak 416.209,76 TL ödemede bulunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinin tetkikinde sözleşmelerin 7.1 maddesinde "taahhütün yerine getirilmesine ilişkin ilgili mevzuat gereğince yapılacak ulaşım, sigorta, vergi, resim ve harç giderleri, personel ücretleri, vergi ve sigorta primleri personele ilişkin diğer yasal hükümlülükler, personelin ulaşım yemek sözleşme giderleri ile mütaahhit karı da sözleşme bedeline dahildir. İlgili mevzuat uyarınca hesaplanacak katma değer vergisi sözleşme bedeline dahil olmayıp idare tarafından yükleniciye ödenecektir." 22. Maddesi ile yüklenicinin sözleşme konusu ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup yüklenici bunları uygulamakla yükümlüdür düzenlemelerinin bulunduğu davalı ... İle 08/11/2016 tarihli sözleşmelerin imzalandığı görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin raporunda ''... Takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere; davacı yanca dava dışı işçi ... yapılan 416.209,76 TL kıdem tazminatı ödemesi nedeniyle yapılan ödemenin Net 46.967,09 TL kısmını Davalı ....n itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte Net 45.851,94 TL kısmını davalı ... ödeme tarihi 11/10/2023'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep edebileceği " denildiği görülmüştür. ... K sayılı ilamında ".... Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir...." denildiği görülmüştür. 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesinde "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir.Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.”hükmünün getirildiği görülmüştür. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinin (1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (.... hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz. (2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez. (3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir." hükümlerini içerdiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup; Davacı ile davalı ... arasında imzalanılan 08/11/2016 tarihli sözleşmenin tarihi ve davacı kurumun 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinde sayılan kurumlardan olması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesi ile "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenilen geçici 12. madde ile davalı .... aleyhine açılan davanın konusuz kaldığı gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davalı .... ye yönelik dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.340,46-TL harçtan, dava açılışında alınan 853,88-TL peşin harç ve 731,26-TL ıslah harcının toplamından düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 4.755,32-TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye gelir kaydına, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 900,00-TL, tebligat ücreti ve 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamı 5.900,00-TL'nin yargılama giderinin kabul ve konusuz kalma oranına göre 2.985,44.-TL'si yargılama gideri ile 853,88-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı ve 731,26 olmak üzere 5.185,98-TL'nin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 46.967,09-TL vekalet ücretinin davalı .... .den alınarak davacı tarafa verilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve konusuz kalma oranı oranı dikkate alınarak 1.922,80-TL'sinin davalı .... 1.877,20-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair Taraf vekillerinin yokluklarında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde... Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2026 ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/66, K. 2026/228, T. 11.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-66-e-2026-228-k-570a4773f285