İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/994 E. 2026/202 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/994
- Karar No
- 2026/202
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/994 Esas - 2026/202 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/994 Esas KARAR NO : 2026/202
... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/12/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 KA.YAZIM TARİHi : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekilinin dilekçesi ile'' Müvekkili Kurumun, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62/e maddesi uyarınca hizmet alımı yoluyla alt işveren firmalar aracılığıyla personel çalıştırdığını, sözleşmede belirtilen hizmetlerde ihale edilen her bir yüklenici firma ihale konusu hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri kendileri belirlemekte söz konusu firmalarla yapılan sözleşmeler gereği işe alma ve işten çıkarma yetkileri ile bundan doğacak sorumluluğun bu firmalara ait bulunduğunu, zaten işin doğası gereğinin de, ihale makamı olan müvekkili kurumun, hizmet alımı için ihaleye çıkarak, söz konusu “aşçılık yardımcısı” işini ihale usulü gereği en uygun teklifi veren firmaya bırakmakta ve bu firma da kendi çalıştırdığı işçileri ile bu hizmeti verdiğini, kendi işçileri açısından doğacak sorumlulukların da bu firmalar tarafından yerine getirilmesi gerektiğini, .... isimli işçinin, taşeron firma olan davalı 5M firması nezdinde “aşçı yardımcısı” sıfatıyla 01.02.2010 — 31.05.2017 tarihleri arasında toplam 7 yıl 2 ay 19 gün süreyle görev yaptığını, iş sözleşmesinin sona erdirilmesi üzerine adı geçen işçi tarafından açılan işe iade davasında.... Karar sayılı dosyasında verilen karar ile işçinin işe iadesine, aksi takdirde işe başlatılmaması halinde tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmesine kararı verildiğini, müvekkili kurum nezdinde 01.02.2010 — 31.05.2017 tarihleri arasında aşçı olarak görev yapmış olan.... tarafından açılan işe iade davası neticesinde, adı geçen işçiye 9.105,67 TL boşta geçen süre alacağı, 12.588,13 TL işe başlatmama tazminatı, 867,96 TL kıdem tazminatı farkı olmak üzere, toplam 22.561,76 TL, 26.12.2018 tarihinde ödendiğini, ayrıca bu ödemeler nedeniyle ....'ya 2.844,00 TL prim borcu ve 883,11 TL gecikme zammı, toplamda 3.727,11 TL'de 15.02.2019 tarihinde ödendiğini, bu kapsamda Kurumca, .... ”e yapılan toplam ödeme tutarının 26.288,87-TL olduğunu, söz konusu ödemelerin, işçi ile davalı şirket arasındaki hizmet ilişkisi kapsamında gerçekleşmiş olup kurumlarının yalnızca ihale makamı sıfatıyla sorumluluk üstlendiğini, bu nedenle, yukarıda detayları sunulan meblağın, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal ticari faizi ile birlikte, yüklenici sıfatını haiz davalı .....'den rücuen tahsili gerektiğini, kurumlarının bünyesinde 01.02.2010 - 31.05.2017 arasında aşçı yardımcısı olarak çalışmış bulunan ... açtığı işe iade davası neticesi 9.105,67 TL boşta geçen süre alacağı, 12.588,13 TL işe başlatmama tazminatı ve 867,96 TL kıdem farkı olarak toplam 22.561,67 TL 26.12.2018 tarihinde ödendiğini, bu kalemler için....'ya 2.844 TL prim borcu ve 883,11 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 3.727,11 TL'nin 15.02.2019 tarihinde ödenen toplam 26.288,87-TL'nin davalı şirketten , ödeme tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faiziyle, sözleşmede hüküm bulunmaması halinde ise ticari avans faizleri ile birlikte sorumlulukları oranında rücuen tahsili talepleri olduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili kurum bünyesinde hizmet alımı yapılan davalı şirketlerde çalışan aşçı yardımcısı olan dava dışı ... kesinleşmiş mahkeme kararı gereği ödenen toplam 26.288,78 -TL'nin davalı şirketlerden, ödeme tarihinden itibaren işleyecek sözleşme faiziyle, sözleşmede hüküm bulunmaması halinde ise ticari avans faizleri ile birlikte sorumlulukları oranında tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini " talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA: Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . DELİLLER: Davacı tarafça taraflar arasındaki 14/10/2016 tarih, ... ihale kayıt numaralı hizmet alım sözleşme suretinin dava dışı işçi ... e 26/12/2018 tarihinde yapılan 22.561,76-TL lik ve 15/02/2019 tarihinde yapılan 3.727,11-TL lik ödemelere ilişkin banka dekontlarını ibraz edildiği, dava dışı işçinin hizmet cetvelinin ibraz edildiği görülmüştür. Dava dışı işçinin emekliliğe esas hizmet döküm cetvelinin çıkartıldığı görülmüştür ... karar sayılı dosya suretinin getirtildiği, dosyanın davacısının ... davalıların ....hizmetler, konusunun işe iade olduğu mahkemenin 03/11/2017 tarihli kararı ile''... İşveren feshi sebebi ile bağlıdır feshi sebebi belirli süreli iş sözleşmesinin bitmesi olarak belirlendiğinde iş sözleşmesinin belirsiz olduğu tespit edildiğinden ayrıca fesih bildiriminin iş kanunun 19 maddesi gereği yazılı yapılması gerekirken yazılı yapılmadığı anlaşıldığından başka bir araştırmaya gerek kalmaksızın feshin geçersiz olduğu tespit edilmiş davacının davalı 5m aş deki işine iadesine yasal süresinde işe başlatılmaması halinde tazminat miktarının davacının çalışma süresi dikkate alınarak 5 aylık tutarı olarak belirlenmesine... Davanın kabulü ile davacı işverence yapılan fehsin geçersizliğine davacının davalılardan ... kurumsal hizmet.. Aş deki işine iadesine davanın mali sonuçlarından müşterek ve müteselsilen davalıların sorumlu tutulmasına davacının işe iade davası süresince boşta geçen süreler için 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakların davalılardan müşterek ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesi gerektiğini tespitine, davacının yasal süresi içinde başvurmasına rağmen işverenin süresi içerisinde davacıya işe başlatmaması halinde tazminat miktarının feshi sebebi ve davacının çalışma süresi dikkate alınarak takdiren 5 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine bu tutardan davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verildiği görülmüştür. .... K sayılı ilamında ".... Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir.... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir...." denildiği görülmüştür. 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesinde "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir.Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.”hükmünün getirildiği görülmüştür. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinin (1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (... hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz. (2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez. (3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir." hükümlerini içerdiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş ,davalının savunmada bulunmaması davanın inkarı olarak değerlendirilmiş olup; Davacı ile davalı arasında 14/10/2016 tarihli hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, dava dışı işçi .... davalı şirketin bünyesinde çalışırken geçerli bir neden olmadan işten çıkartılması üzerine dava dışı işçi tarafından açılan .... karar sayılı ilamı işe iadesine aksi takdirde ise işçi yararına tazminat ödenmesine karar verildiği, dava dışı işçinin işe iade edilmemesi üzerine davacı kurumca dava dışı işçi için 9.105,67 TL boşta geçen süre alacağı, 12.588,13 TL işe başlatmama tazminatı ve 867,96 TL kıdem farkı olarak toplam 22.561,67 TL 26.12.2018 tarihinde ödendiğini, bu kalemler için ...'ya 2.844 TL prim borcu ve 883,11 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 3.727,11 TL'nin 15.02.2019 tarihinde ödendiği yapılan ödemenin tamamından davalının sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeler, şartnameler, ... sayılı ilamı ,bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca 1/2 sorumluluk uygulanmasının mümkün olmadığı , ancak davalı ile imzalanılan 07/11/2014 tarihli sözleşmenin tarihi ve davacı kurumun 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinde sayılan kurumlardan olması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın kıdem tazminatına ilişkin kısmı 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesi ile "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenilen geçici 12. madde ile konusuz kaldığı gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Davacının davasının kısmen kabulüne, Toplam 25.420,91-TL sinin 21.693,80-TL sine 26/12/2018 tarihinden 3.727,11-TL sine 15/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebinin reddine, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.736,50-TL harçtan, dava açılışında alınan 615,40-TL peşin harç toplamından düşülmesi ile eksik alındığı anlaşılan 1.121,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 435,00-TL, tebligat ücreti yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre 420,64-TL'si ile 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 2.086,44-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 maddesi uyarınca hesaplanan 25.420,91-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranı dikkate alınarak 151,87-TL'sinin davacıdan; 4.448,13-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı kabul ve reddedilen miktar itibari ile HMK341 maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
....