İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/542 E. 2026/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/542
- Karar No
- 2026/699
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/542 Esas - 2026/699 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/542 Esas KARAR NO : 2026/699
...
DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 13/07/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026 KARAR Y.TARİHİ : 02/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin hamili olduğu 15/12/2024 tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli çeki tahsil etmek üzere Davalının .... Şubesine ibraz ettiğini, çekin 03.12.2024 tarihinde teslim alındığına ilişkin Bankaca verilmiş çek teslim belgesi bulunduğu, davalı bankanın çek karşılığında ödeme yapılmadığına ilişkin karşılıksızdır ve benzeri bir kayıt konulmadan sadece iptal ibaresinin yazarak çeki kendisine iade ettiğini , bankaca çekin işlemsiz iade edilmesinin hukuki takibe konu edilmesine ve yasal hakların kullanılmasına engel olduğunu, davalı bankanın mevzuat gereği çek ibrazı halinde gerekli işlemleri tamamlamakla sorumlu olduğunu, zararın giderilmesi için davalı tarafa 14/04/2025 tarihli 9531 nolu ihtarname keşide edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile çek üzerinde oynama olduğu gerekçesi ile olsa dahi ancak çekin arkasına buna ilişkin ibarelerin yazılması gerektiği ,müvekkilinin bankanın yaptığı hatayı bildirmesi üzerine bankanın özür dilediğini, davalı Bankaca çekin tahrifatlı olduğu savunmasının haklı olmadığı keşideci tarafından ıslak imza ile tutar, tarih, isim gibi bilgilerde düzeltme yapılabileceği,bu düzeltmelerin paraf edilmesi halinde çekin geçerli olacağını, somut olayda çek üzerinde düzeltmenin keşidecinin ıslak imzası ile yapıldığını, düzeltmenin sadece isim ve tarih bilgisi üzerinde keşideci tarafından paraflanarak yapıldığını, davalı bankanın bilgilendirme ve aydınlatma yükümüne aykırı hareket ederek ve düzeltmeleri görmezden gelerek müvekkilin zararına sebep olduğunu belirterek çek bedeli kadar zararın yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu olan çek tutarının 1.000.000,00 TL olmasına göre dava konusu talebin objektif olarak belirlenebilir olduğu ve buna göre davanın hukuki yarar yönünden belirsiz tespit ve alacak davası şeklinde açılamayacağını, dava eksik harçla açıldığından harcıın ikmal edilmesi gerektiği, harç eksikliği tamamlanmaz ise davanın reddi gerektiğini, çekin bankaya 03/12/2024 tarihinde tahsile bırakıldığı, çekin ön ve arka yüzünden görüleceği üzere ciro silsilesinda sorun olduğundan tahsile alınamayarak Bankanın Genel Müdürülüğünce kargo ile geri gönderildiği çeki tahsile veren davalı aranarak çeki iade alması talebinin iletildiğini, davalının25/12/2024 tarihinde çeki banka şubesinden iade aldığını, davacının kendisine iade edilen çeki teslim aldığı şubeden 50 metre uzaklıktkia muhatap banka şubesine götürüp ibraz etme imkanı olduğu halde çekin muhatap bankaya götürülmediğini, çekin arkasına iptal yazılması sebebinin bankaca tahsile alınan tüm çeklere bankanın cirosu yapılması olduğu, çekler müşteriye iade edilerken cironun iptal edilmesi gerektiği,ciro iptalinin çekin iptali olmadığını, aslında müvekkili bankaya ait olmayan çeklerin iptal etme yetkilerinin de olmadığını, ancak hak sahibine ait cironun iptal edebileceğini, dava konusu olayda da davalı bankanın sadece kendi cirosunu iptal ettiğini, çekin arka yüzüne açıklama içeren kaşe basılmama sebebinin çekin başka bankanın çeki olması ile ilgili olduğu, çek takası aracılığı ile muhatap bankaya ibraz edilip takas akibeti almadığından muhatap banka adına herhangi bir şerh /kaşe yazılması yasal olarak mümkün bulunmadığını, çek yasal ibraz müddeti içinde davalıya iade edildiğinden davalının çeki muhatap bankaya ibraz edebilecği halde dava yolunu seçtiğini, çekin ibraz müddetinin geçirilmesinin davalını isteği ile olduğunu, müvekkili bankaya kusur yüklenemeyeceği savunmuş davanın reddi istemiştir. III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2. Dava konusu çek örneği. İncelenmesinde; ...., çek nosunun 0070019, bedelinin 1.000.000,00 TL olduğu keşide tarihinin 05/10/2024 iken üstü çizilip paraflanarak 15/12/2024 olarak değiştirildiği, lehdarın Sefer Kocaman isminin üstü çizilerek .... olarak yazıldığı anlaşılmıştır. 3. Çek Teslim Alma Formu 4. İhtarname örneği. 5. Bilirkişi raporu. Bankacı bilirkişi alınan 16.01.2026 tarihli raporunun sonuç kısmında özetle; takas odasına katılımcı banka niteliğinde (Takas odası üyesi bankanın) olan davalı bankanın tahsil edilmek üzere davacıdan teslim aldığı çekin ödememe halini belgelemesi Yönetmelikteki ifade ile " Hesapta yeterli karşılığı bulunmadığı için ödenemeyen çeklere ilişkin, çekin basılmasına esas kanun hükmüne uygun tespit işlemini ve ödemeyi engelleyen diğer kısıtlamaları bulunan çeklerin arkalarına gerekli açıklamayı muhatap katılımcı adına yapmak," şeklindeki kurala göre çekin neden işleme alınmadığını çekin arkasına açıklama olarak belirterek davacıya iade etmekle yükümlü olduğunu, davalı Bankanın bu yüküme aykırı olarak çekin işlemsiz olarak davacıya iadesi TTK.nun 808.maddesi gereğince hamilin çek keşidecisi ve cirantalara başvuru hakkını engelleme ve dolayısıyla Davacının zararını doğuracak nitelikte kusurlu işlem olup doğabilecek zararlardan dolayı Davalı Bankanın sorumluluğu mahkemenin takdirinde olduğunu, ancak dava dosyası içinde çekin ibraz müddeti içinde karşılığının mevcut olup olmadığı veya Davacının çek keşidecisi hakkında takip yapmas ile ilgili herhangi bir kayıt bulunmaktadır. (TTK: 732-818) Buna göre Davacının da zararın doğmasında müterafik kusurlu olup olmadığı Sayın Mahkemenin takdirindedir. 6. İtiraz üzerine bilirkişi heyetine Nitelikli Hesaplamalar uzmanı bilirkişi dahil edilmiştir. Bilirkişi heyeti raporlarının sonuç kısmında özetle; Davalı bankanın, ciro silsilesindeki şüphe nedeniyle tahsil işleminden vazgeçerek kendi cirosunu iptal etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak bankanın çeki iade ederken iade gerekçesini (ciro bozukluğu) açıkça yazmayarak ve ihtarnameye cevap vermeyerek aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği ve bu yönüyle hizmet kusuru bulunduğu, buna karşın, çekin ibraz süresi içinde iade edilmiş olması sebebiyle davacının çeki doğrudan muhatap bankaya sunma imkânı varken bunu yapmamasının zararın doğmasında asli kusur (TBK m. 52) teşkil edebileceği, davacının, bankanın eksik bilgilendirmesi ile 1.000.000 TL'lik çek bedelinin tamamının tahsil edilememesi arasındaki illiyet bağını ve asıl borçludan tahsilatın imkânsız hale geldiğini ispat yükü altında olduğu , dosyada buna ilişkin bir bilgi belge olmadığı şeklinde görüş bildirilmiştir. IV- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; 15.12.2024 keşide tarihli ve 1.000.000,00 TL bedelli .... ait çekin bankaya ibraz edildiği halde banka tarafından gerekli işlemlerin yapılmaması nedeniyle uğranılan zarardan dolayı maddi tazminat istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamında bulunan tüm bilgi ve belgeler ve deliller ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalı bankanın, ciro silsilesindeki şüphe nedeniyle tahsil işleminden vazgeçerek kendi cirosunu iptal etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ancak bankanın çeki iade ederken iade gerekçesini (ciro bozukluğu) açıkça yazmayarak ve ihtarnameye cevap vermeyerek aydınlatma yükümlülüğünü ihlal ettiği ancak bu hizmet kusurunun çekin ibraz süresi içinde iade edilmiş olması sebebiyle davacının çeki doğrudan muhatap bankaya sunma imkânı varken bunu yapmamasının zararın doğmasında TBK 52 nci maddesi gereğince asli kusurun davacıda olduğu ayrıca bankanın eksik bilgilendirmesi ile 1.000.000 TL'lik çek bedelinin tamamının tahsil edilememesi arasındaki illiyet bağını ve asıl borçludan tahsilatın imkânsız hale geldiğini ispat yükü davacıda olup dosya kapsamında bu hususu ispat edecek mahiyette herhangi bir delil, bilgi ve belge sunulmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. V-HÜKÜM 1-Davanın reddine, Karar ve İlam Harcı 2. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00- TL harçtan, peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, 5. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00- TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Vekalet Ücreti 6. Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3,13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ..... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 28/09/2026
....