İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1664 E. 2026/235 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1664
- Karar No
- 2026/235
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1664 Esas KARAR NO : 2026/235
.... İcra Dairesi : 2026/...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/08/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili Söka Ltd. Şti. 'nin ... Lisesi'nin sahibi olduğunu, ... A.Ş. ile 10/12/2024 tarihinde franchise sözleşmesi imzaladığını, bu ilişki kapsamında teminat amacıyla 10/12/2024 tanzim tarihli, 2.000.000,00TL tutarlı ve 31/07/2025 vade tarihli senedin düzenlendiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin dayanağının bu teminat senedi olduğunu, müvekkillerinin sözleşmeden doğan tüm mali ve hukuki yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, senedin teminat fonksiyonunun sona erdiğini, takibe konu senedin daha önce ... A.Ş. tarafından kargo ile gönderilirken kaybolduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/... E. sayılı dosyası ile senedin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini ve bu kararın 30/12/2025 tarihinde kesinleştiğini, iptal edilen senedin kıymetli evrak vasfını yitirdiğini, ayrıca senet üzerinde bulunan banka ciro şerhinin daksillenmek veya bantlanmak suretiyle tahrif edildiğini, bu durumun resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunu, ciro silsilesindeki kopukluğun senedin kambiyo vasfını ortadan kaldırdığını, davalının ağır kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirketin eğitim faaliyetlerini sürdüren bir kurum olması sebebiyle haciz işlemlerinin telafisi imkansız zararlar doğuracağını, bu nedenle öncelikle icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi halde icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, müvekkillerinin takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER : Tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, .... İcra Müdürlüğünün 2026/... esas sayılı dosya kapsamında davacıların borçlu olmadığının tespiti isteminden ibarettir. 19/12/2018 tarih 30630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20. maddesi uyarınca, 6102 sayılı TTK'ya "3. Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı HUAK'ya "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği ve devam eden maddelerde arabulucuğa ilişkin düzenlemenin 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır. Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286). Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 138. madde gerekçesinde de, usule ilişkin hususların, şekli nitelik taşıdıklarından yargılamanın başında dosya üzerinden de incelenerek karara bağlanabileceği ancak mahkemenin kararını vermek için tarafların dinlenmesine ihtiyaç duyması hâlinde bunu tahkikat aşamasında değil, ön inceleme oturumunda yapacağı, böylece dava şartları ve ilk itirazlarla ilgili sorunların, en geç tahkikat başlamadan ön inceleme duruşması sonunda karara bağlanmasının amaçlandığı belirtilmiştir. Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/15-2141 esas, 2019/442 karar) 7155 Sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi uyarınca bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculağa başvurmuş olması dava şartıdır. Belirtilen kanunun 23. Maddesi ile 6325 Sayılı Kanunun eklenen 18a/2. Madde de ise arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir düzenlemesi bulunmaktadır. Davacının eldeki davayı 05/08/2026 tarihinde mahkememizde ikame ettiği, 31/08/2026 tarihli beyan dilekçesi ekinde arabuluculuk dosyasının sunulduğu, davacı vekilince sunulan beyan dilekçesinde bildirilen arabuluculuk dosyası sorgulanmakla, arabuluculuğun dava ikame edildiği sırada henüz sonuçlanmadığının anlaşıldığı, bu doğrultuda davanın açıldığı tarihte arabulucuk dava şartının yerine getirilmediği, 7155 sayılı Kanun ile ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuğun tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı, (Yargıtay 11. HD' nin 2024/3170 esas, 2025/1085 karar, Yargıtay 6. HD' nin 2024/3201 esas, 2024/4336 karar ve yine Yargıtay 3.HD' nin 2023/4643 esas ve 2024 2797 karar, ... BAM 11. H.D. E.2021/1492, K.2021/1204; ... BAM 4. H.D., E.2020/778, K.2020/712; ... BAM 5. H.D., E.2020/1353, K.2020/1450; ... BAM 23. H.D., E.2020/1757, K.2020/1466; ... BAM 3. H.D., E.2020/742, K.2020/991 sayılı ilamları ile de sabit olduğu üzere) dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı tarafça açılan davanın arabuluculuk dava şartının yokluğu nedeniyle HMK 114/2 ve 7155 sayılı Kanunun 20 ve 23.maddeleri ve 6325 sayılı Kanunun 18a/2. maddeleri gereğince usulden reddine, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 47.520,37-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 46.788,37-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Arabuluculuk ücreti olan 6.400,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır