İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/536 E. 2026/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/536
Karar No
2026/248
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/536 Esas KARAR NO : 2026/248

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) DAVA TARİHİ : 21/07/2025 KARAR TARİHİ : 09/04/2026 YAZIM TARİHİ : 06/05/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında .... işi için 16.09.2016 tarihli sözleşmeyle ... ve Tic. Ltd. Şti. - ... .... (VKN ...) kurulduğunu, ortaklık faaliyetleri sürerken ... (TC ...), davalı şirket tarafından iş ortaklığının ... sisteminden ... - ... iş ortaklığı adına sigortalı bildirildiğini, ... tarafından müvekkiline açılan .... Esas sayılı dosyada açılan davada, ...'ın ... - ... iş ortaklığı kapsamında çalıştığının kabul edildiğini, .... sayılı kararıyla da bu hususun kesinleştiğini, iş ortaklığından kaynaklı işçi alacağına ilişkin bu mahkeme kararı gereğince, müvekkili ... tarafından .... E. sayılı dosyaya 88.182,00 TL'si asıl alacak olmak üzere 130.200,00 TL ödeme yapılarak işçi alacağının ödendiğini, davalı, ...'a karşı 88.182,00 TL'nin tümünden müştereken ve müteselsilen, müvekkiline karşı ise bu tutarın yarısı olan 44.091,00 TL'den rücuen sorumlu olduğunu, davalı şirkete payına düşen kısmı ödemesi için ihtarname gönderildiğini; cevap verilmediği gibi ödeme de yapılmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya .... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını; davalı tarafından borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, ancak, taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık olup ortaklar arasında sözleşmeyle aksi kararlaştırılmadığı sürece kazanç ve zarar eşit paylaşılacağından, müvekkilinin işçiye yaptığı ödeme nedeniyle ortaklık payı oranında sorumluluk taşıyan davalı ortağa rücu edilmesinin hukuken mümkün olduğunu, bu nedenlerle davalarının kabulünü, davalının davacıya rücuen borçlu olması nedeniyle; .... E. sayılı takip dosyasına yapılan 44.091,00 TL itirazın iptaliyle takibin devamına, davalının itirazının haksızlığı nedeniyle İİK m.67 uyarınca %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, zira .... Esas Sayılı takip dosyasından müvekkiline tebliğ edilen ödeme emri ile müvekkilinden 65.100,00 TL asıl alacak talep edildiğini, borcun sebebi olarak ise "asıl alacak" denilmekle yetinildiğini, huzurdaki dava dilekçesinden ise borcun sebebinin müvekkili ... ... Ve Tic.Ltd.Şti. ile davacı ... arasında kurulan iş ortaklığında çalışan dava dışı işçi ...'a ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili olduğunun anlaşıldığını, oysa icra takip talebi ve ödeme emrinde borcun sebebinin gösterilmesinin zorunlu oluduğunu, aksi halde usulüne uygun bir takip talebi ile ödeme emrinden bahsedilemeyeceğini, bu sebeple takip konusu borcun sebebi gösterilmeden düzenlenen takip talebi ile ödeme emrine dayanarak açılan işbu itirazın iptali davasının usulden reddi gerekmekle birlikte, hak kaybı olmaması için esasa ilişkin itirazlarını da sunduklarını, müvekkili ... ... Ve Tic.Ltd.Şti. ile davacı ... arasında kurulan ... ... Ve Tic.Ltd.Şti.- ... (... İnşaat) iş ortaklığında dava dışı işçi olan ...'ın çalıştığını ancak müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında davacı ortak ... tarafından işten çıkışının verildiğini, iş ortakları arasında yaşanan ve halen devam eden maddi anlaşmazlıklar sebebiyle iş ortaklığı tarafından dava dışı işçinin işçilik alacaklarının ödenemediğini, dava dışı işçi tarafından açılan .... E. Sayılı dosyasında görülen davaya her ne kadar müvekkili şirket dahil edilmiş ise de, bu dava açılmadan önce müvekkili şirket yönünden dava şartı arabuluculuk yoluna da başvurulmamış olduğundan davanın müvekkil şirket yönünden usulden reddine karar verildiğini, bu halde müvekkili şirket yönünden esasa ilişkin kesinleşen bir hüküm bulunmadığından, .... E. Sayılı dosyasında verilen kararın müvekkili yönünden bağlayıcılığı olmadığını, müvekkili şirketin davacı iş ortağından alacaklarının bulunduğunu, bu hususun iş ortaklığının ticari defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, işbu davanın tarafları arasında devam eden .... esas sayılı dosyası ile iş ortaklığının tasfiyesi aşamasına geçildiğini, bu sebeple kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının müvekkili şirketten bir alacağı varsa bu alacağın tasfiye hesabına dahil edilmesi gerektiğini, davacı, alacağını tasfiye davasına dahil etmeden müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatmasının kötü niyetli hareket ettiğinin kanıtı olduğunu, müvekkili şirketin her türlü talep ve dava ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle davanın usule ilişkin itirazlarımız dikkate alınarak usulden reddine; mahkemece bu talepleri yerinde görülmez ise, esasa ilişkin itirazları gereğince hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın esastan reddine; kötü niyetli olan davacının %20 tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: -.... esas sayılı icra takip dosyası, -.... Mahkemesi dosyası, -Taraflar arasında imzalanan iş ortaklığı sözleşmesi, -Ödeme dekontları. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı aleyhine "asıl alacak" açıklaması ile icra takibini başlatmış olup takip talebinde işbu asıl alacağın neye ilişkin olduğu hususunda herhangi bir açıklamaya yer verilmediği, bu haliyle düzenlenen ilamsız takiplerde ödeme emrinde de davalı borçlunun borcun dayanağının ve yapacağı ödemenin hangi borca mahsup edileceğinin anlaşılmasının beklenilemeyeceği mahkememizce sabit görülmüş olup itirazın iptali davasının icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğu hususu da göz önünde bulundurularak davacının işbu takibe konu alacağını takip talebinde yer alan delillerle ispat edemediği anlaşılmakla, dava dilekçesi ile sunulan deliller takip talebinde yer almadığından bu deliller kıymetlendirilmemiş olup hükme esas alınmamıştır. Hal böyle olunca sübut bulmayan davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalının kötü niyet tazminat talebinin incelenmesinde davacının kötü niyeti ayrıca ispatlanmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın REDDİNE, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 44.091,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davalı tarafından yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,

Dair, davacı Vekili Av. ... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. .... ;'ın yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/04/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/536, K. 2026/248, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-536-e-2026-248-k-1b191a2c33b4