İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/52 E. 2025/253 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/52
- Karar No
- 2025/253
- Karar Tarihi
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/52 Esas - 2025/253
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN
T.C. ... 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/52 Esas KARAR NO : 2025/253
......... ................. . DAVA : Tasarrufun İptali DAVA TARİHİ : 15/03/2012 KARAR TARİHİ : 18/04/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tasarrufun İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I-DAVA DİLEKÇESİ: 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka tarafından dava dışı kredi borçlusu... Projelendirme Makina Montaj ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin kredi hesaplarının 16/12/2011 günü kat edilerek dava dışı kredi borçlusu ile bir kısım müşterek borçlu müteselsil kefillerle birlikte davalı borçlu müteselsil kefil ... hakkında ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14426 Esas sayılı dosyasından 576.334,71 TL nakit, 9.825,00 TL gayrinakit alacaklarının (davalı ... yönünden kefalet miktarı olan 500.000,00 TL üzerinden) tahsili için 26/12/2011 tarihinde icra takibine başlandığını ve takibin tüm borçlular yönünden itirazsız kesinleştiğini, takip borçlusu ... tarafından A...........lçesi, ... Mahallesi, ... Ada 5 parselde kayıtlı, A Blok, Bodrum Kat, 2 bağımsız bölüm sayılı mesken vasıflı taşınmazın tamamının 17/03/2011 günü 25.000,00 TL bedelle ...'ye devredildiğini, satışa konu taşınmazın çok düşük bedelle davalı borçlu tarafından diğer davalıya devredildiğini, taşınmazın gerçek piyasa değerinin tapudaki satış değerinin çok üstünde olduğunu, davalı alıcının satıcı borçlunun komşusu olduğunu, bu nedenle borçlunun mal kaçırma kastı ile hareket ettiğini, bu itibarla dava konusu tasarrufun, İİK m. 280/1'e göre iptale tabi olduğunu, ayrıca tasarrufun BK m.18 gereğince muvazaa nedeniyle de iptale tabi olduğunu, davaya esas icra takibine konu alacakları ve ferileri yönünden ihtiyati haciz talep ettiklerini, borçlu ...'nun maliki olduğu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada 5 Parselde kayıtlı, A ............ bağımsız bölüm sayılı mesken vasıflı taşınmazın tamamını 17/03/2011 günü 8488 yevmiye ile 25.000,00 TL bedelle ...'ye devrine ilişkin tasarrufun ... 19. İcra Müdürlüğünün 2011/14426 Esas sayılı icra takibi yönünden İİK md. 227 ve devamı maddeleri ile BK md.18 gereğince iptaline, dava konusu taşınmaz üzerinde müvekkili bankaya cebri icra yapabilme yetkisinin verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: 2. Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile diğer davalının birbirini tanımadığını, müvekkilinin eşinin spor salonu işlettiğini, spor salonunun kiralanması sırasında tanıştıkları emlakçı ...'a eşinin ev almak istediğini belirtmesi üzerine dava konusu evin müvekkili ile eşi tarafından birlikte gezilip, görülerek beğenilip satın alındığını, tapuda satış değeri olarak 25.000,00 TL gösterilmiş ise de, gerçekte 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, evin rayiç değerinin çok altında ödeme yapılmasının söz konusu olmadığını, ödeme için müvekkilinin eşi ...nin ... Bank .../Çallı Şubesindeki hesabından satışın yapıldığı gün 55.000,00 TL çekilerek diğer davalıya elden ödendiğini, amacın her satış işleminde olduğu üzere fazla harç ödememek olduğu için gerçek değerinin tapuda gösterilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli 3 kişi olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. 3.Dava dilekçesi ve ekleri davalı borçlu ... ...'na usulünce tebliğ edilmesine rağmen bu davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır. III-HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: 4.Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK olarak kısaltılacaktır) 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 5.Davanın esasına girmeden önce dosyanın geçirmiş olduğu safahat incelendiğinde, eldeki davanın ilk olarak Mahkememizin 2012/119 Esas sayılı dosyası üzerinden görüldüğü, bahsi geçen dosyada verilen 2016/139 Karar sayılı kararla davanın kabulüne, dava konusu ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 5 parsel numaralı yerde kayıtlı mesken niteliğindeki 2 numaralı bağımsız bölümün davalı borçlu ... tarafından diğer davalı ...'ye satışına ilişkin tasarrufun iptaline, davacı takip alacaklısı ... Bankası A.Ş. 'ye ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14426 Esas sayılı dosyasında kesinleşen alacağın tahsili yönünden cebri icra yetkisi verilmesine karar verildiği, verilen karara karşı tarafların temyiz kanun yoluna başvurdukları, temyiz incelemesi için dosyanın Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, Yüksek Mahkeme'nin 2022/15691 Esas, 2023/1203 Karar sayılı ilamı ile Mahkememiz kararının bozulduğu ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkememize gönderildiği görülmüştür. 6.Davanın esası yönünden yapılan incelemede ise, davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... hakkında kredi borçları nedeniyle icra takibi yapıldığını, borcun ödenmediğini, haczi kabil malının bulunamadığının anlaşıldığını, ancak alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı taşınmazı 17/03/2011 tarihinde davalı 3. kişi ...'ye devrettiğinin tespit edildiğini belirterek tasarrufun iptalini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile diğer davalının birbirini tanımadığını, müvekkilinin eşinin spor salonu işletmekte olduğunu, spor salonunun kiralanması sırasında tanıştıkları emlakçı ...'a eşinin ev almak istediğini belirtmesi üzerine dava konusu evin müvekkili ile eşi tarafından birlikte gezilip görülerek satın alındığını, tapuda satış değeri olarak 25.000,00 TL gösterildiğini ancak gerçekte 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, ödeme için müvekkilinin eşi ...nin ... Bank .../Çallı Şubesindeki hesabından satışın yapıldığı gün 55.000,00 TL çekilerek diğer davalıya elden ödendiğini belirterek davanın reddini istediği görülmüştür. Davalı ... ... ise, davaya cevap vermemiştir. 7.Bilindiği üzere, tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK m. 283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nispi nitelikte, yasadan doğan bir dava olup, tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir. 8.Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK m. 277) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise, İİK 278, 279 ve 280 vd. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK m. 278'de akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden, mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi de araştırılmalıdır. Keza İİK m. 280'de malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK m. 279'da da iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır. 9.Tüm bu açıklamalar çerçevesinde eldeki dava dosyası incelendiğinde, ... 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/14426 Esas sayılı icra takip dosyasında dava dışı banka ... ... A.Ş. tarafından 26/12/2011 tarihinde davalı borçlu ... ... ile dava dışı ........., ... ve... Projelendirme ... Ltd. Şti. aleyhine kredi sözleşmesine dayalı olarak toplam 602.816,85 TL alacağın tahsili amacıyla yapılan takibin ödeme emirlerinin tebliği sonrasında kesinleştiği, alacağın tahsili amacıyla yapılan hacizlerin sonuçsuz kaldığı, yine davalıların borcu karşılayacak miktarda menkul ve gayrimenkullerinin bulunmadığı, yapılan hacizlerin geçici aciz vesikası niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. 10.Tasarrufun iptali davasına konu olan ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 5 parsel sayılı yerde kayıtlı mesken niteliğindeki 2 numaralı bağımsız bölümün davalı borçlu ... tarafından diğer davalı ...'ya 17/03/2011 tarihinde 25.000,00 TL bedelle satışının gerçekleştiği, devir işlemlerinin 17/03/2011 tarihli olması nedeniyle borcun doğum tarihinden sonra olduğu, bu hususun temin olunan tapu kayıtlarından ve satış sözleşmelerinden de açıkça anlaşıldığı görülmektedir. 11.Talimat mahkemesi aracılığıyla dava konusu taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin tespiti istenmiş ve dava konusu taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 64.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. 12.Tüm dosya kapsamı uyarınca, uyuşmazlığın ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ada 5 parsel sayılı yerde kayıtlı mesken niteliğindeki 2 numaralı bağımsız bölümün tasarrufunun iptaline yönelik olduğu, dava konusu taşınmazın 25.000,00 TL bedelle, davalı borçlu tarafından 17/03/2011 tarihinde tapuda davalı ...'ya devredildiği, bilirkişi tarafından bu taşınmaz için 64.000,00 TL rayiç değer belirlendiği, davalı 3. kişi konumundaki ...'nin tapuda 25.000,00 TL bedel gösterilmişse de, gerçekte 55.000,00 TL'ye anlaştıklarını, ödeme için eşi ...nin ... Bank .../Çallı Şubesindeki hesabından satışın yapıldığı gün 55.000,00 TL çektiklerini ve diğer davalı ...'e elden ödeme yaptıklarını belirttiği, gerçekten de dosyaya kazandırılan dekont örneklerinin incelenmesinden davalının iddialarında haklı olduğunun görüldüğü, Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre de bankadan çekilen bu paranın borçluya taşınmaz alımı için ödenen para olduğunun kabulünün gerektiği, bu durumda bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değer (64.000,00 TL) ile davalı 3. kişi tarafından ödendiği ispat edilen değer (55.000,00 TL) arasında mislini aşan bedel farkı bulunmadığının anlaşıldığı, kaldı ki, davalı 3. kişi ...’nin diğer davalı borçlu ... ile yakınlığını ve tanışık olduğunu yada İİK m. 280/1 gereğince borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğunu ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı değerlendirilmekle, davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1- Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 371,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 244,15 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ... Hıdıroğlu kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 25.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Hıdıroğlu'na verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 6-Davalı ... Hıdıroğlu tarafından yatırılan 323,50 TL (143,50 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 180,00 TL posta gideri,) yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Hıdıroğlu'na verilmesine, 7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/04/2025