İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/514 E. 2025/514 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/514
- Karar No
- 2025/514
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/514 Esas KARAR NO : 2025/514 HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... ... VEKİLİ : Av. ...... DAVALI : ... - TCN: ... ... DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 11/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/07/2025
Mahkememize açılan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, davalı alacaklı tarafından borçlu.... A.Ş. aleyhine Gebze İcra Müdürlüğü’nün 2025/11163 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibin kesinleşmesi üzerine müvekkiline sırasıyla 1., 2. ve en son İİK 89/3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, iş bu İKK 89/3 haciz ihbarnamesi 05/07/2025 tarihinde taraflarına tebliğ olduğunu, öncelikle müvekkili ile borçlu ....San. Ve Tic. A.Ş. arasında geçmişte ticari ilişki mevcut olduğunu ancak her ne kadar ticari ilişki mevcut olmuşsa da, taraflar arasında e posta üzerinden üzerinden 2950,74 TL borç kaldığı yönünde mutabakata vardıklarını, bu mail ile taraflar birbirlerine karşı 2950,74 TL dışında herhangi bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını karşılıklı olarak kabul ve beyan ettiklerini, bu mutabakat hem hukuki niteliği itibarıyla bağlayıcıdır hem de ticari kayıtların tasfiyesine yönelik taraf iradelerini açıkça ortaya koyduğunu, bilindiği üzere E-posta yazışmaları, Türk Borçlar Kanunu ve HMK kapsamında "belge" ve hatta kimi zaman "yazılı delil" sayıldığını, iş bu e-postada açıkça ve net biçimde müvekkili şirket ile Borçlu şirket “aralarında borç kalmadığı” beyan edildiğini, bu durum bir borç ikrarı ya da tasfiye mutabakatı olarak kabul edilmesinin gerektiğini davalı alacaklının takibi ve gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesi haksız ve mesnetsizdir, müvekkilinin borçluya 2950,74 TL borç dışında herhangi bir borcu olmadığı halde ödeme yapmaya zorlanmakta; aksi halde cezai ve hukuki yaptırımlara maruz kalma tehdidi altında olduğunu, dava sonuçlanana kadar müvekkili hakkında icra takibi başlatılmasının veya haciz işlemi uygulanmasının önlenmesi amacıyla, HMK m.389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir verilmesini talep ettiklerini, İİK 89/3 Haciz İhbarnamesi tarafımıza 05/07/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup iş bu huzurda görülen dava 15 günlük dava açma süresinde açılmış olup talep edilen tedbirin teminatsız şekilde verilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle müvekkilinin, borçlu .... A.Ş.'ne herhangi bir borcu bulunmadığının tespitine, davacı ve borçlu tarafın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine, dava sonuçlanana kadar müvekkili hakkında icra takibi başlatılmasının veya haciz işlemi uygulanmasının önlenmesi amacıyla, HMK m.389 ve devamı maddeleri uyarınca teminat istenmeksizin ihtiyati tedbir verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Usul ekonomisi gereği davalıya tebligat çıkartılmamıştır. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, 89/3. maddesine dayalı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkin açılan menfi tespit davasıdır. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülmesi için her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması veya tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanununda düzenlenen hususlardan doğması veya özel kanunularda davaya Ticaret mahkemesinde bakılacağının belirtilmesi gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Buna göre, bir uyuşmazlığın ticari nitelikte olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir. İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, "..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur..." hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12.04.2016 tarih ve 3568 E., 6425 K. ve 17.12.2015 tarih ve 7065 E., 17162 K., sayılı ilamlarıAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 23 Hukuk dairesinin 2018/1808 esas 2021/1814 karar sayılı ilamı) 01.10.2011 tarihinden sonra bu madde uyarınca açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. .. ...., İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, ... 2013, sh:476) İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3- Tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, 4-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2025
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.
*