İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/510 E. 2026/460 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/510
Karar No
2026/460
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/510 Esas KARAR NO : 2026/460

DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 06/08/2020 KARAR TARİHİ : 03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde ... Nolu nakliyat Nakliyat Aracılık/Komisyonculuk Yasal Sorumluluk Sigortası Poliçesi kapsamında dava dışı ... Trans Ulus. Taş. ve Tic. A.Ş.nin ticari işleri kapsamında doğabilecek rizikoların sigorta teminatı altına alındığını, dava dışı ... Oto Cam San ve Tic. A.Ş.nin Fransa'da mukim dava dışı ... firmasına ihraç ettiği damperli cam emtiasının alıcısına teslim edilmek üzere taşıma işinin sigortalı ... şirketi tarafından üstlenildiğini, ancak fiili taşıma işinin 20.09.2018 taşıma sözleşmesi ile davalı ... şirketine devredildiğini; ” Dört palet damperli cam emtiasının davalı ... şirketi tarafından temin edilen iki nolu davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca yüklenerek sevk edildiğini, Varma yerinde emtianın alıcısına tesliminde yapılan kontrollerinde dört palet emtianın bir paletinin tamamen kırılarak kullanılmaz hale geldiğinin tespit edildiğini; Yapılan incelemeler sonucu hasar miktarının 3.029,39 Euro olduğunun tespit edildiğini, poliçe gereği bu miktardan 1.000-Euro muafiyet mahsup edilerek 2.29,39 Euro poliçe tazminatının sigortalı şirkete ödendiğini ve müvekkili şirketin sigortalı şirketin TTK m.1472 gereğince halefi olduğunu; ayrıca sigortalının söz konusu hasar nedeniyle üçüncü kişiler üzerinde oluşan dava ve talep haklarını TBK m.183 hükümleri kapsamında devir ve temlik aldıklarını; Davalıların uluslararası karayolundan eşya taşımalarını düzenleyen CMR hükümlerine göre sorumlu olduğunu; İleri sürerek .... İcra Müdürlüğünün 2019/... E sayılı dosyasına davalılarca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 620'den az olmamak üzere borçlu/ davalılar aleyhine icra inkâr tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketlere yüklenmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hasardan sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin yükleme ve istiflemede görev almadığını, yükleme hatalarından doğan zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını (CMR m.17/4), somut olayda hasarın yükleme hatalarından kaynaklandığını; Hasar miktarının objektif olarak belirlenmesi gerektiğini, emtianın satış faturasının değerini gösterdiğini ileri sürdüğünü, CMR m.23 hükümlerinin ve sorumluluk sınırlarının dikkate alınması gerektiğini; İcra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını; İleri sürerek davanın reddini; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Mahkememiz tensip ara kararı ile; Eskişehir 5. Sulh Hukuk Mahkemesine müzekkere yazılarak Kısıtlı ...'nün son vasisine ilişkin bilgi ve belgelerin bir sureti celp edilmiş olup mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememizin bozma öncesi ... Esas sayılı dosyasında Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 16.02.2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Sayın Mahkeme görevlendirmesi gözetilerek, dosya içeriğinde bulunan bilgi ve belgeler üzerinde uzmanlık alanımız kapsamında yapılan inceleme ve tespitler neticesinde; Uyuşmazlığa konu davada CMR Konvansiyon ve TTK” nın ilgili hükümleri uygulama alanı bulacağı, Sornut olay bakımından meydana gelen kısmi hasar zıyaında; Dava dışı taşıtan ... firmasına karşı, akdi ve fiili taşıyıcıların TTK 888/3 hükmü uyarınca müştereken sorumlu bulundukları değerlendirildiği; Ancak, fiili taşımayı gerçekleştiren alt taşıyıcının ifa sorumlusu adamı sürücüsünün hata ve kusuru nedeniyle 1 numaralı davalı ... Ulusl. Taş. Oto San. ve Tic. A.Ş.'nin hasar zıyaında nihai sorumlu olduğu değerlendirildiğinde, CMR m.17/1 ve CMR m.25 atfı ile CMR 23/3 hükmü uyarınca davalı taşıyıcının sınırlı sorumlu olduğu üst sınır miktarı talep edilen hasar bedeli ile mukayese edildiğinde, talep edilen 2.029,39 Euro (17.249,81 TL) nun üst sınır olarak hesaplanan miktarın altında kaldığı tespitleri kapsamında, davacı sigorta şirketinin davalı alt/füili taşıyıcıdan hasar miktarını talep edebileceği değerlendirildiği, Davacı Sigorta şirketinin, TTK m.1472 hükmüne göre sigortalısının halefi olarak nihai sorumlu davalı alt/fiili taşıyıcıya rücu edebileceği hususu, Davacı şirketin davalı yandan takip sonrası talep edebileceği faiz miktarı tutarının infaz aşamasında İcra Dairesince hesap edilebileceği, Davacı şirketin icra inkar tazminatı taleplerine ilişkin istemi Sayın Mahkemenin takdirinde bulunduğu; Görüş ve kanaatine varılmak suretiyle değerlendirilmiş olup, 6100 sayılı HMK'nın 266/c 2 ile 6754 sayılı yasanın 3 (3). Maddeleri uyarınca bilcümle hukuki nihai takdir ve tavsif tamamen Yüce Mahkemeye ait olmak üzere 3 (üç) nüsha 8 (sekiz) sayfadan ibaret iş bu raporumu saygı ile arz ederim. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.

Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 23.02.2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Dava dilekçesi, cevap dilekçesi sair dilekçe ve beyanlar; faturalar, ödeme dekontu, BAM'ın kaldırma kararı, Sayın Mahkemenin görevlendirmesi, yukarıda arz edilen inceleme ve değerlendirme sonucu; Sayın Mahkemenin ilk kararı ve BAM'ın kaldırma kararı kapsamında; talep ile bağlılık ilkesine uyulmaması ve davacının sigortalısının dava konusu hasar nedeniyle fiili bir zarara uğrayıp uğramadığı hususları dışında taraflar arasındaki ihtilaf noktalarının çekişmeli olmaktan çıktığının değerlendirildiği; BAM kararı ile gerçek zarar miktarının çekişmeli olmaktan çıkması, davacının talebinin 2.029,39 Euro olması ve davalıların sorumluluk sınırı 7.341,58 Euro olarak hesaplanması gözetildiğinde; davalıların sorumluluk sınırının altında geçekleşen 2.029,39 Euro zarardan sorumlu olduklarının değerlendirildiği; İthalatçı- ihracatçı- ... şirket arasındaki yansıtmak faturaları zinciri irdelendiğinde; davacının dava dışı sigortalısı ... şirketinin dava konusu hasar nedeniyle 2.029,39 Euro fiili zarara uğramasından dolayı davacının poliçe kapsamındaki ödeme yapması sebebiyle bu miktarı davalılardan T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında Rücuen tazmin etmesinin mümkün olduğunun değerlendirildiği; Görüş ve kanaatine varılmıştır. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde uyuşmazlık konusunun; .... İcra Müdürlüğünün 2019/... esas sayılı dosyasında sigortalısına tazminat ödeyen sigorta şirketince sorumlulara rücu amacıyla TTK 1472. maddesi uyarınca başlatılan takibe davalı yanların itirazının haklı olup olmadığı hususunda toplandığı görülmüştür. Mahkememizce celp edilen .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davacı tarafça davalı aleyhine rücuen tazminat alacağına istinaden 2.029,39 EURO alacağın faizi ile birlikte tahsili için yapılan ilamsız icra takibinden ibaret bulunup davalıların yasal süre içerisinde sunduğu itiraz dilekçesi ile; yetkiye, ödeme emrine, borca, ferilerine itiraz ettiği, takibin durduğu ve davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizden verilen 12/06/2025 tarih ve ... sayılı kararında "Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamında edinilen vicdani kanaat gereğince; ayrıntılı ve gerekçeli olmakla hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, davalı araç sürücüsünün herhangi bir çekince belirtmeksizin eşyayı gönderenden tam ve hasarsız teslim aldığı ancak 1 palet kırık olarak teslim ettiğinin CMR taşıma senedine düşülen kayıt ile sabit olduğu, zararın davalıların alt/fiili taşıması sırasında meydana geldiği, CMR'nin 17/1. ve TTK'nun 888. maddeleri uyarınca davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, taşıma şeklinin farklı müşterilerin eşyalarının birlikte taşınması suretiyle gerçekleşen parsiyel taşıma olarak yapıldığı tespit edilmekle, sektörde parsiyel taşımada yükleme ve istiflemenin taşıyıcıya ait olduğu, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016/13036 Esas, 2018/831 Karar sayılı ilamına göre, parsiyel taşımada yükleme ve istiflemenin taşıyan tarafından yapılması halinde taşıyıcının sorumlu olduğu, tüm bu nedenlerle davalı yanların sorumsuzluğa ilişkin savunmalarının mahkememizce yerinde görülmediği, davacı yan talebine dayanak sigortalısına ödeme yaptığına ilişkin belgeleri dosya kapsamına ibraz etmekle meydana gelen zarar nedeniyle yaptığı ödeme neticesinde halefiyet hakkını kazandığı, hasarın taşıyıcıların ağır kusuru ya da kastından meydana gelmediğinden tazminat miktarının Özel Çekme Hakkı (SDR) ile sınırlı olarak ülke parasına ve ödeme tarihindeki kura göre talep edilebileceği, nitekim davacı yanın talep edebileceğinden daha azını takipte istediği, bu sebeple talep nazara alınarak takip tarihindeki TL'sına mahkememizce hükmedilmesinin gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile itirazın iptaline, alacağa CMR'nin 27. maddesi uyarınca yıllık %5 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, sigortalıya yapılan ödeme belirli olduğundan likit alacağa istinaden başlatılan takibe haksız itiraz nedeniyle alacağına geç kavuşan davacı lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir." şeklinde belirtilmiş olup İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/543 E, 2025/1028 K. Sayılı ilamıyla mahkememiz kararının kaldırıldığı görülmüştür. İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/543 E, 2025/1028 K. Sayılı ilamında özetle "Dava, nakliyat aracısı/ komisyoncusunun yasal sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği tazminat miktarını davalı taşıyanlardan rücuen tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de; eksik inceleme ile karar verildiği görülmektedir. Şöyle ki; Öncelikle, davacı takip alacaklısı tarafından sigortalısına EURO cinsiden ödeme yapılarak davalı takip borçluları aleyhine 2.029,39 EURO asıl alacak yönünden icra takibi başlatılmış ve bu bedelin fiili ödeme günündeki satış kuru karşılığını TL olarak talep etmiştir. Buna rağmen mahkemece TL üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş olup bu durum taleple bağlılık ilkesine aykırı olmuştur. Öte yandan, her ne kadar davacı sorumluluk sigortacısı dava dışı sigortalısına ödeme yapmış ise de, dava dışı sigortalı ve akdî taşıyan ... Trans'a alıcı veya gönderici tarafından hasara ilişkin bir talepte bulunulup bulunulmadığı, herhangi bir zarar faturası kesilip kesilmediği, sigortalının bu hasara ilişkin ödememe yapıp yapmadığı hususunda hiç bir araştırma yapılmadığı görülmektedir. Bir diğer deyişle, poliçe kapsamında davacı sigortacının sigortalısına ödeme yapmasını gerektiren rizikonun gerçekleşip gerçekleşmediği hususu araştırılmamıştır. Bu hususların araştırılmasının ardından dava konusu zarar gören mallara ilişkin gerçek zararın da doğru bir tespiti mümkün olacaktır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu da bu yönden denetlenebilir nitelikte değildir. Bu nedenle mahkemece, belirtilen konularda gerekli araştırma ve inceleme yapılıp, gerekli belgelerin, hasar dosyasının sunulması sağlandıktan sonra dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Açıklanan bu sebeplerle, mahkemece yukarıda belirtilen konularda gerekli araştırma yapılıp yeniden bilirkişi raporu alındıktan sonra taleple bağlılık ilkesi uyarınca takibin yabancı para üzerinden başlatıldığı nazara alınarak bir hüküm verilmesi için HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince kararın kaldırılması gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir. " şeklinde belirtilmiştir. Kaldırma ilamı sonrası dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizin 2025/510 Esasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı doğrultusunda somut olay incelendiğinde; mahkememizce kaldırma ilamında belirtilen hususlarla ilgili olarak yargılama yapılmış, İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/543 E, 2025/1028 K. Sayılı ilamında bahsi geçen dava dışı sigortalısına ödeme yapılıp yapılmadığı hususunda taraflara beyanda bulunmak ve ilgili belgeleri sunmak için 2 haftalık süre verilmesinin akabinde yeniden bilirkişi heyeti kurularak rapor alınmıştır. Davada davacı, sorumluluk sigortacısı sıfatı ile akdî taşıyıcı olan dava dışı sigortalı ... Trans'ın yapacağı taşımalardan oluşacak hasarları teminat altına aldığı, dosya kapsamında bulunan CMR belgesine göre Türkiyede bulunan ve göndericisi ... San. ve Tic. AŞ, alıcısı ... 'nin 4 kap damperli oto cam emtiasının Fransa'ya naklini dava dışı sigortalı akdi taşyıcı ... Trans şirketinin üstlendiği, fiili taşımayı davalı şirketin üstlendiği, diğer davalının aracın şoförü olduğu, davalı şirketin CMR belgesini düzenlediği, malın alıcısına teslimi sırasında CMR belgesine ''2 palet sağlam 1 palet kontrol edilecek. 1 paket kırık olarak teslim edildi'' şerhinin düşüldüğü ve davalı sürücü ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Davacı yan kırık olarak teslim edilen emtianın oluşturduğu zarar kapsamında rücuen tazminat isteminde bulunmuş olup alacağını da Euro cinsinden talep etmiştir. Kaldırma ilamı sonrası eksik belgelerin de tamamlanmasıyla alınan raporda da " davalıların sorumluluk sınırının altında geçekleşen 2.029,39 Euro zarardan sorumlu olduklarının değerlendirildiği; İthalatçı- ihracatçı- ... şirket arasındaki yansıtmak faturaları zinciri irdelendiğinde; davacının dava dışı sigortalısı ... şirketinin dava konusu hasar nedeniyle 2.029,39 Euro fiili zarara uğramasından dolayı davacının poliçe kapsamındaki ödeme yapması sebebiyle bu miktarı davalılardan T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında rücu edebileceği" "tespit edilmiş olup mahkememizce yeni heyetten alınan 23/02/2026 tarihli rapor ayrıntılı ve gerekçeli olmakla hükme esas alınan bilirkişi raporu ve taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda koşulları oluşan rücu talebinin kabulüne karar verilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle; davanın kabulü ile, .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 2.029,39-Euro asıl alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak 2.029,39-Euro'ya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince faiz uygulanması sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı takip dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalılardan 2.029,39-Euro asıl alacaklı olduğunun tespiti ile bu miktara vaki itirazın iptaline, takibin asıl alacak 2.029,39-Euro'ya takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi gereğince faiz uygulanması sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2- Alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 995,75-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 226,64-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 769,11-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 14.576,90-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 54,40-TL Başvuru Harcı, 226,64-TL Peşin/nisbi Harcı, 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.996,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 16.277,54TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, , 6-Davalı şirket tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Devletçe karşılanan 1320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekili ile davalı Odak vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/510, K. 2026/460, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-510-e-2026-460-k-e9beda2d516d