İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/492 E. 2026/459 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/492
Karar No
2026/459
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/492 Esas KARAR NO :2026/459

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:09/07/2025 KARAR TARİHİ:03/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı Vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı olan ... plakalı aracın 16.06.2023 günü park halinde iken davalıya ait ... plakalı ve ... kuyruk no.lu aracın çarpması sonucunda hasar görmüş olduğunu, Müvekkili şirketin yaptırılan ekspertiz sonucunda kasko sigortalı araçta KDV dahil 55.686,60 TL hasar tespit edilmiş olduğunu, sigorta ettiren tarafından 9670 KDV tevkifatlı olarak kesilmiş olan yansıtma faturaya istinaden, ödemenin 6.496,77 TL KDV tevkifatlı olarak yapılmış ve 6.496,77 TL KDV tevkifat bedeli vergi dairesine yatırılmak üzere işleme alınmış olduğundan, müvekkili şirket tarafından hasar bedeli kapsamında KDV dahil 55.686,60 TL ödeme yapılmış ise de KDV tevkifatı sebebiyle dekontta ödemenin 49.189,80 TL olarak görüldüğünü ve ödemenin 55.686,60 TL olarak esas alınmasını talep ettiklerini, Müvekkili sigorta şirketinin 55.686,60 TL alacağının rücuen tahsili için davalı aleyhine icra takibi yapılmışsa da yapılan itiraz sonucunda takibin durmuş ve yapılan arabuluculuk başvurusundan anlaşma sağlanamadığından davalı aleyhine işbu davayı açmış olduklarını tüm açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulüne karar verilmesini, davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, görev, yetki, husumet ve diğer tüm ilk itirazlarımızı tekrarla davanın reddini talep ettiklerini, dava konusu kazaya ilişkin kayıtlarında herhangi bir kayda rastlanmamış olduğundan ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının rücu hakkı bulunmadığını, sigorta tarafından ödenen bedellerin hangi şartlarda rücu edebileceğinin ZMSS/Trafik Sigortası Genel Şartlarının B4. maddesinde tek tek sayılmış olduğunu ve rücu şartları gerçekleşmediğinden ortada bir alacak bulunmadığını, müvekkili İdarenin zorunlu trafik sigortacısı tarafından yapılan ödemeye rağmen yeniden bu şekilde yüksek bir tazminat talebinde bulunulmasının davacının iyi niyetli olmadığını işaret ettiğini, davacı tarafın tazminat ve faiz taleplerinin de reddini talep ettiklerini, kusur durumu ve gerçek zarar hususları tespit edilmeden ve alacak miktarı likit ve belirli değil iken kamu kurumu olan müvekkili idarenin aleyhine başlatılan icra takibini kabul etmediklerini beyanla tüm açıklanan bu nedenlerle ; haksız olarak hukuka ve usule aykırı olarak açılan davanın görev, yetki, husumet, zamanaşımı ve devamla esastan reddine, davanın zorunlu trafik sigortacısına ve sürücüler ...'e ihbarına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davalı vekilince sunulan hasar dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Mahkememiz tensip ara kararı gereği, .... İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyasının Uyap sistemi üzerinden çıkarılarak dosya içerisine alınmış ve davaya konu ... ve ... plakalı araçların tescil kayıtlarının Uyap sistemi üzerinden çıkarılarak incelenmiş, dosya içerisine alındığı görülmüştür. Bilirkişiler ... Prof Dr. Y Müh. ... tarafından hazırlanan 10.04.2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Hukuki ve nihai karar tamamen Sayın Mahkemenize ait olmak üzere; iddia, savunma ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı üzerinde, Sayın Mahkemenizin talimatları doğrultusunda yaptığımız inceleme sonucunda, dava konusu somut olayda heyetimiz, Davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından kasko sigortalı ... plakalı aracın hasarı ile ilgili olarak kasko sigortası kapsamında 31.08.2023 tarihinde 55.686,60 TL ödenmiş olduğu, Davacı sigorta şirketinin kasko sigortası kapsamında ödemiş olduğu tazminat nispetinde, TTK.'nun 1472. maddesi ve Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.4.4.3 maddesi gereğince 31.08.2023 ödeme tarihi itibariyle hasara sebebiyet veren araç maliki davalı ... idaresine rücu etme hakkına sahip olduğu, Davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsünün 96100 (yüzde yüz) oranında asli kusurlu olduğu, Davacıya sigortalı aracın sürücüsü ...'nın kusursuz olduğu, Davacının dava konusu araçta meydana gelen hasarın onarımı nedeniyle uğramış olduğu, zarar tutarının KDV dahil 55.686,60 TL olduğu görüş ve kanaatine varmıştır. ..." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava ; .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takibine davalının itirazının haklı olup olmadığı hususuna ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 1472/1. maddesinde "(1) Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Huzurdaki uyuşmazlık konusu; taraflar arasındaki uyuşmazlığın 16/06/2023 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası neticesinde sigorta şirketinin zarar gören üçüncü kişiye karşı yaptığı ödemenin KTK 95 ila TTK 1472. maddesi gereği davalının işleten sıfatının bulunup bulunmadığı, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, .... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptaline karar verilip verilemeyeceği hususlarında toplanmıştır. Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı dosyanın incelemesinde ; davacı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından davalı ... aleyhine 29/02/2024 Tarihinde 55.686,60 TL asıl alacak, 3.322,13 TL işlemiş faiz, 3.983,12 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.991,85 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Yukarıda anılan kanun maddesi ve yapılan açıklamalar doğrultusunda tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi gereğince sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı davacı şirketin, dava dışı sigortalısına yapmış olduğu tazminat ödemesi kapsamında sigortalının haklarına halef sıfatı ile meydana gelen kaza neticesinde davalı malike karşı, kazaya sebebiyet veren araç sürücüsünün haksız eylemi nedeniyle sorumlu olmasına dayalı olarak huzurdaki davayı ikame ettiği görülmüştür. Dosyada mevcut tespit tutanağının da incelenmesi suretiyle hazırlanan 10/04/2026 tarihli raporda davalıya ait araç sürücüsünün nizami park halinde bulunan araca çarparak 2918 sayılı KTK 84/l maddeleri gereğince %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Alınan raporda hasar bedeli yönünden yapılan tespitlerin de yerinde olduğu anlaşılmış ve dava konusu ... plakalı araç için 16/06/2023 tarihinde meydana gelen kazada 55.686,60 TL hasar beleninin kadri maruf olduğu anlaşılmıştır. Tahkikatın neticesinde davalı şirketin araç sürücüsünün (%100) kusuru nedeniyle davacı sigorta şirketinin rücuen tazminat isteminde haklı olduğu, ödenen hasar bedelinin piyasa rayiçleriyle uyumlu olduğu, kazanın poliçe vadesi kapsamında meydana geldiği ve sigorta şirketinin teminatı kapsamında kaldığı anlaşıldığından rücuya esas ödeme ( 31/08/2023) tarihinden takip tarihine (29/02/2024) kadar hesaplanan işlemiş faiz miktarından taleple bağlılık ilkesi gereği takipte talep edilen miktar üzerinden mahkememizce davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 55.686,57 TL asıl alacak ve 7.305,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.991,85 TL yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %44,25 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle aynı koşullar altında devamına, alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilerek hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile; A) .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 55.686,57 TL asıl alacak ve 7.305,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 62.991,85 TL yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %44,25 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle aynı koşullar altında devamına, B) Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine , 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.302,97-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 760,79-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.542,18-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL başvuru harcı, 760,79-TL peşin/nisbi harcı, 16.000,00-TL bilirkişi ücreti, 555,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.931,19TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan 20,00 TL yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Devletçe karşılanan 3600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/492, K. 2026/459, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-492-e-2026-459-k-b187654193b5