İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/106 E. 2026/541 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/106
Karar No
2026/541
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/106 Esas

KARAR NO : 2026/541

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 30/01/2026

KARAR TARİHİ : 11/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil sigorta şirketi tarafından 06/01/2024-06/01/2025 tarihleri arasında geçerli olmak üzere, sigortalıya ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sk., ... Sitesi, ... Blok ..., D... adresine bulunan konut için, ... adına, ... numaralı ... Sigorta Poliçesi düzenlendiğini, sigortalı konutta 14/03/2024 tarihinde kiracının kusuru sebebiyle yangın meydana geldiğini, söz konusu yangın neticesinde sigortalı konutun zarar gördüğünü ve maddi hasar oluştuğunu, meydana gelen yangının; kiracı ...’e ait seyyar üçlü uzatma prizinin eskime, aşınma, aşırı yüklenme ve benzeri nedenlerle kısa devre yapması sonucu oluşan kıvılcımların kolay yanıcı maddeleri tutuşturması nedeniyle çıktığı, itfaiye raporu ile tespit edildiğini, olay neticesinde sigortalı konutun hasara uğradığını, hasara ilişkin olarak müvekkil sigorta şirketi tarafından sigortalısına 08/04/2024 tarihinde 186.102,00-TL hasar ödemesi yapıldığını, düzenlenen kati ekspertiz raporunda; yangının, sigortalı konutta kiracı olarak ikamet eden ...'e ait seyyar üçlü uzatma prizinden kaynaklandığı, bu durumun sigortalının sorumluluğunda olmadığı, dolayısıyla apartman ortak alanları ile üst katta bulunan ... No.lu dairede meydana gelen hasarların poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaatine varılarak ve söz konusu hasarların teminat dışı olarak değerlendirildiğini, oluşan hasarın davalının kusuru ile meydana geldiğini, davalının oluşan zarardan sorumlu olduğunu, TTK'nin 1472. Maddesi gereği müvekkil şirket, yapılan ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, rücu alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine İzmir .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, icra takibinin durduğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, borçlunun İzmir .... İcra Dairesi’nin ... Esas numaralı icra takibine yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, asıl alacak üzerinden ödeme tarihinden itibaren bankalar arası uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.

Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.

GEREKÇE:

Dava, yangın sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olduğu iddia olunan davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.

Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.

Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472. maddesinde (6762 sayılı TTK'nun 1301. md.) "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda, davacı sigorta şirketinin sigortalısının halefi olarak açtığı davada, dava dışı sigorta ettiren ile davalı arasında (eşyalı) taşınmaz kira sözleşmesi akdedildiği, sigorta ettirenin kiraya veren, davalının kiracı olduğu davacının sunmuş olduğu 21/09/2021 tarihli kira sözleşmesinden anlaşılmaktadır.

6100 sayılı HMK'nın 4/a maddesinde; "Kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları" dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülür denilmektedir.

Dava konusu uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığı, HMK.'nun 4. maddesinin 1/a bendine göre, kira ilişkisinden doğan tüm uyuşmazlıkları konu alan davalara Sulh Hukuk Mahkemelerinde bakılması gerektiği, bu davayı görmeye mahkememizin görevli olmadığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu hususlar dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:

Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine,

2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli İzmir Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,

4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine,

Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2026

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/106, K. 2026/541, T. 11.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-106-e-2026-541-k-84f6f48f707b