İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/505 E. 2026/371 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/505
- Karar No
- 2026/371
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/505 Esas - 2026/371 TÜRK MİLLETİ ADINA Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/505 Esas KARAR NO : 2026/371
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/07/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 YAZIM TARİHİ : 11/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında ticari satımdan kaynaklanan ... numaralı fatura ve cari hesap ekstresi 59.500,00 TL alacağın ödenmemesi üzerine, davacı tarafından davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itirazı ile takibin durduğunu, itirazın kaldırılması için .... arabuluculuk numarası ile arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin 09/05/2025 tarihinde itibariyle anlaşma sağlanamadığını, davalının icra takibinin itirazının iptaline, takip alacağın %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLER: -.... Esas sayılı icra takip dosyası, -Taraf ticari defter ve kayıtları, fatura, yazışmalar, -Bilirkişi raporu: 01/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının icra takip tarihi dava tarihi itibariyle davalıdan 39.454,66 TL alacağının olduğu, davalının icra takip tarihi dava tarihi itibariyle davacıya 39.454,66 TL borçlu olduğu, .... E. sayılı dosyasında, 28.01.2025 takip tarihi itibariyle; talep edilebilecek toplam alacağın 39.454,66 TL olduğu, icra inkar tazminatı talebi hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden, Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi ihtimaline göre icra inkar tazminatı miktarının (39.454,66.TL % 20) 7.890,93 TL olduğu belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, GEREKÇE VE KABUL: Dava, faturadan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. Hemen belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve .... . sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir alacak için fatura düzenlenmiş olması, alacağın varlığını ispata yeterli bulunmayıp, fatura, tek başına akdi ilişkinin kanıtı niteliğinde bulunmamaktadır buna göre davacı taraf, kural olarak akdi ilişkinin varlığını, malın teslim edildiğini veya bedelin ödendiğini, davalı taraf ise bedelin ödendiğini veya malın teslim edildiğini kanıtlama mükellefiyeti altındadır. Taraflara HMK'nın 222. maddesi kapsamında ticari defterin ibrazı için usulüne uygun olarak ibraz emri gönderilmiş, her iki tarafça ticari defterler ibraz edilmiş, bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “ispat yükü” başlıklı 190. maddesinin 1. fıkrasında yukarıdaki düzenlemeye paralel olarak ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olacağı belirtilmiştir. Davacı, davalı ile aralarında mal alımına ilişkin sözleşme bulunduğunu, malların teslim edildiğini; ancak alacağını tahsil edememesi nedeniyle başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Dosya arasına alınan fatura ve kayıtlar ile davacının ticari defterlerinden, davacının edimini ifa ettiği kabul edilmiştir. Taraf ticari defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu bilirkişi raporu tanzim edildiği, taraf ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun tutulduğu, süresinde tasdiklerinin yapıldığı görülmüştür. Taraf ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, bu haliyle davalının davacıya 39.454,66 TL borçlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı her ne kadar faturaya konu mallarla ilgili ayıp iddiası ileri sürmüşse de iddiasını ispatlar delilleri dosyaya bildirmemiştir. Yapılan incelemede davacı ile davalı arasındaki ilişkinin satış sözleşmesinden kaynaklandığı, hükme esas alınan taraf ticari defterlerine göre davacının davalıdan 39.454,66 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Alacağın likit ve belirlenebilir olması sebebiyle hükmedilen 39.454,66 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kısmen kabulüne, .... Esas sayılı icra takibine vaki itirazın 39.454,66 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktardaki asıl alacak üzerinden aynı koşullarda devamına, Hükmedilen 39.454,66 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Bu karar nedeniyle alınması gerekli 2.695,15 TL harçtan peşin alınan 693,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.001,29 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, HUAK 18A/13 maddesi ile HUAK yönetmeliği 26/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan 4.600,00 TL zorunlu arabuluculuk giderinin, 3.050,28 TL'sinin davalıdan, 1.549,72 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 39.454,66 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 20.045,34 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 5.382,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre taktiren 3.569,15 TL'si ile 615,40 TL başvurma, 693,86 TL peşin harç toplamı 4.878,41 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE, Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, Davacı Vekili Av. .... (e-duruşma), Davalı Vekili Av. .... 'ın (e-duruşma) yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2026
Katip .... ¸e-imzalıdır.
Hakim .... ¸e-imzalıdır.