İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/250 E. 2026/559 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/250
- Karar No
- 2026/559
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/250 Esas KARAR NO:2026/559
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/03/2026 KARAR TARİHİ:13/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalının arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından davalıya medikal malzeme satışının yapıldığını, davalının söz konusu satışa ilişkin faturaları ödememesi üzerine davalı aleyhine ... . İcra Müdürlüğü'nün 2025/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; alacak kalemlerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde sunduğu vakıaları açıkça ortaya koymadığını, icra takibine konu faturaların müvekkile ait banka hesabından ödendiğini, asıl alacağın ödendiğini belirterek davanın reddini, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz dosyasının 26/03/2026 tarihli tensip zaptının 8/D maddesi uyarınca dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş olup, 07/05/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının ... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 30.03.2026 tarih, ..., ... Vergi Dairesi “Müdürlüğü, 31.03.2026 tarih, ... sayılı yazılarına ekli taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davalı şirketin davacı şirketten 2023 yılında 2 belge karşılığı KDV hariç 13.104,00.-TL, 2024 yılında 8 belge karşılığı KDV hariç 125.739,00.- TL mal/hizmet faturası aldığı, davacı şirketin bs formunun davalının bildirimleri ile uyumlu olduğu, ilgili formlara göre; davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davalı şirket tarafından herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, Davacının cari hesap alacağına ilişkin faturaların; davalı şirket adına düzenlenen 2023 yılına ait 2 adet KDV dahil, 15.724,80.-TL, 2024 yılına ait 8 adet KDV dahil 151.844,20.-TL olmak üzere toplam 167.569,00.-TL toplam tutarındaki 10 adet faturadan ibaret olduğu, faturaların e-ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, Bilindiği üzere; e- ticari faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde İptal/ret hakkının bulunduğu, bu hakkın kullanımında e-ticari faturanın hiç düzenlememiş sayılacağı gibi tarafların ba-bs formlarına da yansımayacağı, davalı şirket tarafından faturalara itiraz edilmediği ve tarafların ba- bs formlarına re'sen işlendiği, Davacı şirkete ait 2023-2024 Yılı ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirkete ait 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: ödeme emri tarihinden itibaren davacı şirketin, davalı şirketten 107.299,20.-TL alacaklı olduğu, Davalı şirkete ait 2023-2024 Yılı ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: ödeme emri tarihinden itibaren davalı şirketin, davacı şirkete 107.299,20.-TL borçlu olduğu, Davacı şirket vekilinin dava dilekçesinde, asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmek suretiyle takip öncesi işlenmiş faizden feragat ettiği, Davalı şirket vekili tarafından, .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın, 28.04.2025 takip tarihi itibariyle 107.299,20.-TL asıl alacak üzerinden iptal edilmesi, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa uygulanacak reeskont avans faizi ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmi Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından fatura konusu alacakların ödenmesi için davalı aleyhine başlatılan .... İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmi olarak iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde huzurdaki davanın süresinde açılmış olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Davalı tarafça öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması sebebiyle mahkememizce bu husus öncelikli olarak incelenmiş olup; davalı tarafça her ne kadar borca itiraz dilekçesinde yetkiye de itiraz edilmiş ise de itirazda yetkili icra dairesi gösterilmediğinden usulüne uygun bir yetki itirazının bulunmadığı değerlendirilmiş ve davanın esastan incelemesine geçilmiştir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, vergi dairesi formları celbedilmiş, taraflara defter ve belgelerini sunmak için süre ve imkan tanınmış akabinde dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 08/05/2026 tarihli raporda " Tarafların ticari defterleri, BA-BS formları, celp edilmiş olan belgeler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle, davacının ... İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı icra takip dosyasında davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın tutarı, davalının itirazının yerinde olup olmadığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında verilen görevlendirme çerçevesine göre; ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 30.03.2026 tarih, ..., ... Vergi Dairesi Müdürlüğü, 31.03.2026 tarih, ... sayılı yazılarına ekli taraflara ait karşılaştırmalı ba-bs formlarına göre; davalı şirketin davacı şirketten 2023 yılında 2 belge karşılığı KDV hariç 13.104,00.-TL, 2024 yılında 8 belge karşılığı KDV hariç 125.739,00.-TL mal/hizmet faturası aldığı, davacı şirketin bs formunun davalının bildirimleri ile uyumlu olduğu, ilgili formlara göre; davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davalı şirket tarafından herhangi bir iade faturası düzenlenmediği, Davacının cari hesap alacağına ilişkin faturaların; davalı şirket adına düzenlenen 2023 yılına ait 2 adet KDV dahil, 15.724,80.-TL, 2024 yılına ait 8 adet KDV dahil 151.844,20.-TL olmak üzere toplam 167.569,00.-TL toplam tutarındaki 10 adet faturadan ibaret olduğu, faturaların e-ticari fatura olduğu ve Gelir İdaresi Başkanlığı üzerinden davalı şirkete tebliğ edildiği, Bilindiği üzere; e- ticari faturaların; fatura düzenlenen kişi/kurum tarafından TTK 21/2 hükmü kapsamında e-fatura portalı üzerinden 8 gün içerisinde İptal/ret hakkının bulunduğu, bu hakkın kullanımında e-ticari faturanın hiç düzenlememiş sayılacağı gibi tarafların ba-bs formlarına da yansımayacağı, davalı şirket tarafından faturalara itiraz edilmediği ve tarafların ba- bs formlarına re’sen işlendiği, Davacı şirkete ait 2023-2024 Yılı ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davacı şirkete ait 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: ödeme emri tarihinden itibaren davacı şirketin, davalı şirketten 107.299,20.-TL alacaklı olduğu, Davalı şirkete ait 2023-2024 Yılı ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdiklerinin süresinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait 2023 ve 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre: ödeme emri tarihinden itibaren davalı şirketin, davacı şirkete 107.299,20.-TL borçlu olduğu, Davacı şirket vekilinin dava dilekçesinde, asıl alacak üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmek suretiyle takip öncesi işlenmiş faizden feragat ettiği, Davalı şirket vekili tarafından, .... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas Sayılı dosyasına edilen itirazın, 28.04.2025 takip tarihi itibariyle 107.299,20.-TL asıl alacak üzerinden iptal edilmesi, takip tarihinden tahsil tarihine kadar asıl alacağa uygulanacak reeskont avans faizi ile birlikte tahsil talebi ve icra inkar tazminatı hükmünün Yüce Mahkemenize ait olduğu, sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Somut olayda davalının kendi defter kayıtlarına göre davacıya takip tarihinde borçlu olduğu sabittir. 6100 sayılı HMK'nın 222/3. maddesi son cümlesine göre defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamayacağı ve usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2016/1258 E., 2016/3155 K.) davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu bu kaydın davalı aleyhine, davacı lehine delil oluşturacağı, dosya kapsamında yapılan incelemede davacının defterlerine göre takip tutarınca davalıdan alacaklı olduğu, davalının da kendi defterlerine göre davacıya takip tutarında gösterilen asıl alacak tutarınca borçlu olduğunun görüldüğü, usulüne uygun tutulsun ya da tutulmasın ticari defterlerin içeriği sahibi aleyhine delil sayılacağından ve davalının kendi defterlerine göre davacıya borçlu olduğu, davacının da defterlerine göre alacaklı olduğu görüldüğünden açıklanan nedenlerle davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte olduğundan ve somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın fatura alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş, dava kabul ile sonuçlanıp davalının kötüniyet tazminatı isteminin koşulları oluşmadığından bu istemin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibin 107.299,20-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 107.299,20 TL 'nin %20'si oranında olan 21.549,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 7.329,61 TL harçtan peşin alınan 1.084,28 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.245,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 5-Davacı tarafından yatırılan 1.084,28 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 135,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 8.500,00 TL bilirkişi ücreti ile 836,00 TL ilk masraf (732,00 TL başvurma harcı + 104,00 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 9.471,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, hazır bulunanların yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/07/2026
Katip ... (e-imzalıdır)
Hakim ... (e-imzalıdır)