İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/411 E. 2026/233 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/411
- Karar No
- 2026/233
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/411 Esas - 2026/233 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/411 Esas KARAR NO : 2026/233
.... DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/06/2025 KARAR TARİHİ : 31/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 2014 yılından bu yana ticari faaliyet göstermekte olup..... ile 2022 yılında .... Yapım İşi projesi kapsamında ticari ilişki içerisinde bulunduğunu, işbu ticari ilişki çerçevesinde, müvekkili şirket ile ....arasında 2022 ve 2023 yıllarına ilişkin cari hesap ekstreleri düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki mutabakat süreci anılan ekstreler esas alınarak yürütüldüğünü, söz konusu mutabakata esas veriler, resmi muhasebe kayıtlarında da muavin defter kayıtları aracılığıyla kayıt altına alındığını, müvekkili şirket tarafından, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında yürütülen proje doğrultusunda, .... adına 21.11.2022 tarihli ve 2.032.792,20 TL bedelli fatura düzenlendiğini, söz konusu fatura tutarı, cari hesap ekstresi ile muavin defter kayıtları aracılığıyla da resmi olarak kayıt altına alındığını, diğer yandan, müvekkili şirkete ait 21.10.2022 tarihli 100.000,00 TL ve 28.11.2022 tarihli 178.683,94 TL tutarındaki bakiye borçlar da, .....’nin borç bakiyesinden mahsup edilmek üzere cari hesaba kaydedildiğini, müvekkili şirketin, 21.11.2022 tarihli ve 2.032.792,20 TL tutarındaki alacağına istinaden sırasıyla 10.2022 tarihli 100.000,00 TL'lik ödeme ve 28.11.2022 tarihli 178.683,94 TL tutarındaki faturanın mahsubu sonrasında kalan bakiye üzerinden... Madencilik A.Ş. tarafından, cari hesap ekstreleri esas alınmak suretiyle ve görülen borca karşılık olarak, müvekkil şirkete 1.736.715,00 TL bedelli 4 adet çek teslim edildiğini, anılan tutar, mahsuplaşmak üzere cari hesap kayıtları ile muavin defter kayıtlarına da aynen yansıtıldığını, söz konusu kayıtlar, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında borç ve alacak kalemlerinin karşılıklı olarak izlendiğini ve mutabakatın bu kayıtlar üzerinden sağlandığını açıkça ortaya koyduğunu, netice itibarıyla, 2022 yılı cari hesap ekstresi tümüyle incelendiğinde müvekkili şirkete ödenmesi gereken bakiye 17.393,26 TL olarak tespit edilmekte ve bu bakiyenin, 2023 yılı cari hesap ekstresine ve resmi kayıtlara aynen devredilmiş olduğunun görüldüğünü, 2023 yılı itibarıyla ise müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki devam etmiş olup, davalı tarafından 2022 yılında borcuna istinaden verilen 4 adet çek içerisinden 1835939 numaralı ve 31.03.2023 vade tarihli 536.715,00 TL tutarındaki çek davalının ödeme güçlüğü çektiğini beyan etmesi nedeniyle müvekkil tarafından davalıya 13.04.2023 tarihinde iade edildiğini, söz konusu bu iade işlemi de 2023 yılı cari hesap ekstrelerine 11.04.2023 tarihli cari virman fişi olarak kayda geçirildiğini, cari hesap ekstrelerinin tetkiki neticesinde müvekkili şirketin davalıdan olan toplam alacağı 2022 yılındaki bakiyenin devri ile birlikte 554.108,26 TL olduğunun anlaşıldığını, muavin defter kayıtları ile cari hesap ekstrelerine yansıyan 554.108,26 TL tutarındaki alacağa ilişkin olarak, 2023, 2024 ve 2025 mali yıllarına ait kayıtların incelenmesi neticesinde davalı şirket tarafından söz konusu dönemde herhangi bir ödeme yapılmadığının açıkça görüldüğü, müvekkili şirket, alacağın tahsiline yönelik iyi niyetli tüm çabalarına rağmen herhangi bir netice elde edemediğini, bu durum, şirketin finansal yapısı ve nakit akışı üzerinde doğrudan etkili olduğunu, alacağın uzun süredir tahsil edilememesi ve nihayetinde arabuluculuk sürecine başvurulmuş olması karşısında, müvekkili şirket tarafından 10.03.2025 tarihi itibarıyla muhasebe ilkeleri uyarınca bu alacak kalemi için karşılık ayrılmak durumunda kalındığını, 2023 yılından bu yana müvekkili tarafından defalarca yapılan ödeme talepleri karşılıksız kalması neticesinde alacağın tahsili amacıyla yasal yollara başvurulmak zorunda kalındığını ve davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı taraf bu sefer de haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalı tarafından yasal sürecin dayanaktan yoksun itirazlarla haksız yere uzatılmaya çalışıldığını... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi haksız ve kötü niyetli itiraz neticesinde durdurulmuş olup; işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, sunulan cari hesap ekstresi, resmi muavin defter kayıtları, faturalar ve çekler ile alacağımızın varlığı ortaya konulmuş olup ispat yükümlülüğü aksi yönde itirazda bulunan davalının üzerinde olduğunu, ...numaralı dosyasında yürütülen görüşmeler sonucunda davalı tarafça alacak talebini karşılar mahiyette bir beyanda bulunulmadığını ve 12.05.2025 tarihli arabuluculuk toplantısı sonuçsuz kalmak suretiyle “Anlaşamama” ile neticelendiğini ileri sürerek, davanın kabulü ile davalı borçlunun itirazının iptaline ve ....Esas sayılı takibinin işleyecek avans faizi ile birlikte kaldığı yerden devamına, teminatsız olarak borçlunun hak ve alacakları üzerinde ihtiyati tedbir kararı uygulanmasına, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının borcun ödenmemesi hasebiyle, müvekkili .... hakkında .... Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, sonrasında borçlunun takibe itiraz ettiğini, borcunun olmadığını ileri sürdüğünü belirterek itirazın iptalini ve davalı hakkında icra inkar tazminatına karar verilmesi talepli huzurdaki davayı açtığını, ancak davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları kabul etmediklerini, davacı tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde ileri sürülen olayların dayanaksız ve gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığını, ....işi projesi müvekkili şirket tarafından yapılmadığını, dolaysıyla müvekkili şirketin böyle bir hizmet almasının mümkün olmadığını, yalnızca faturanın olmasının veyahut cari hesap ekstrelerinin borcun bulunduğuna ya da sözleşmenin yerine getirildiğine de delalet olmadığını, keşide edilen faturaya itiraz edilmemiş olması halinde fatura münderecatının kabul edilmiş sayılacağı hükmünün ancak taraflar arasında faturanın keşide edilmesine neden olan akdi ilişkinin ispat edilmesi durumunda geçerli olduğunu, fatura deliline dayanılabilmesi için, fatura düzenleyen kişinin faturada yazılı mal veya hizmeti davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre kanıtlaması gerektiğini, çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına geleceğini, öte yandan, fatura alıcı açısından borç ve gideri ifade ettiğinden ve kazançtan (vergi matrahından) düşüldüğünden vergi mevzuatına göre de, fatura tutarının gider veya maliyet olarak dikkate alınabilmesi için söz konusu faturanın akdi bir ilişkiye dayalı olarak düzenlenmesi ve mal ve hizmetin teslim edilmiş olması gerektiğini, davalı taraf dava dilekçesinde bazı çeklerden bahsetmiş olup, bu çeklerin müvekkili şirkete ait olduğu iddiasında bulunduğunu, ancak söz konusu çeklerin müvekkili tarafından keşide edilmediğini, üzerlerindeki imzalarında müvekkili yetkililerine ait olmadığını, müvekkili şirket bu çekleri düzenlemediğini ve kullanmadığını, bu sebeple dayanak gösterilen çeklerin müvekkili açısından herhangi bir borç doğurucu niteliği bulunmadığını, çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının tespiti amacıyla grafolojik bilirkişi incelemesi yapılmasını da talep ettiklerini müvekkili ile davalı arasında, çeklerle ilişkilendirilebilecek herhangi bir hizmet veya mal alımına dair gerçek bir ticari ilişki de mevcut olmadığını, müvekkili davalıdan hiçbir şekilde hizmet almadığını, herhangi bir mal teslimi, iş teslimi gerçekleşmediğini, bu yönüyle davanın dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu savunarak, müvekkili hakkında ikame edilen davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap ekstresinde yer alan, 2022 yılından devreden bakiye ile 11.04.2023 tarihli cari hesap borcuna ilişkin olarak davalı aleyhine .... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız icra takibine karşı davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir. İncelenen tüm dosya ve evrak kapsamı itibari ile; Mahkememizce yapılan yargılama sırasında uyuşmazlığın çözümü için gerekli tüm delillerin toplanmasına ve tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, verilen ara karar uyarınca dosyanın tevdi edildiği bilirkişiler .... tarafından düzenlenen 06.02.2026 tarihli raporun dosyaya sunulduğu, taraflara tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarda bulunulduğu, dosya kapsamına sunulanların dışında toplanması gereken başkaca bir delil ve araştırılacak başkaca bir hususun da kalmadığı anlaşılmakla, tahkikata son verilmiştir. Bu durumda; yapılan yargılamaya, toplanan delillere, takip dosyasına, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu....aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, takip talebinde alacak kalemleri olarak, 17.393,26 TL 2022 Yılı Devir Ekstresi Tutarı (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) ve 536.715,00 TL Cari Hesap Ekstresi (İstenen: Yıllık Adi Kanuni Faiz) ve işlemiş faizler olmak üzere toplam: 714.432,79 TL alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacak olan 554.108,26 TL'ye işleyecek yasal faizi ile birlikte ve takip talebindeki diğer koşullarla tahsilinin talep edildiği, borçlu ....Vekili tarafından icra dosyasına sunulan 17/03/2025 tarihli dilekçe ile takibe itirazda bulundukları, sunulan itiraz dilekçesinde; Müvekkilin alacaklıya böyle bir borcu bulunmadığından asıl alacağa, takibe, takip dayanağına, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine itiraz ettiklerini bildirerek, takibe ve tüm ferilere itiraz edilmesi sonucu icra takibinin durdurulduğu, duran icra takibinin devamı amacıyla yapılan Arabuluculuk görüşmelerinin Anlaşamama ile sonuçlanması üzerine açılan işbu davada, Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; "Davacının 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin noter onayı yerine geçen e-defter beratlarının TTK’nın 64/3. maddesine göre, yasal sürelerde ve usulüne uygun şekilde düzenlendiğinin görüldüğü, davacının 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin kayıt nizamının Vergi Usul Kanunu’nun 215-219 maddelerine ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olduğu, ticari defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığının belirlendiği, davacının, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş 2022, 2023, 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin HMK’nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu kanaati oluştuğu, davalının incelemeye sunulan 2022 ve 2023 ticari defterlerinin noter onayı yerine geçen e defter beratlarının TTK’nın 64/3. maddesine göre, yasal sürelerde ve usulüne uygun şekilde düzenlendiğinin görüldüğü, davacının 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin kayıt nizamının Vergi Usul Kanunu’nun 215-219 maddelerine ve Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olduğu, ticari defterlerin içerdiği kayıtların birbirini doğruladığının belirlendiği, davalının, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin HMK’nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu kanaati oluştuğu, davacının 1 adet 2.032.792,20 TL tutarlı faturasının, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, tarafların ticari defterlerinde başkaca davacı faturasının kayıtlı olduğunun görülmediği, tarafların ticari defterlerinde toplam 2.015.398,94 TL ödeme/tahsilin kayıtlı olduğunun görüldüğü, 1 adet 554.108,26 TL tutarlı ödeme kaydının 'Hesap Mutabakatı' açıklaması ile davalının kendi ticari defterlerinde 01.04.2023 tarihinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, anılan ödeme kaydının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı için ve dosyada davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan 554.108,26 TL tutarlı ödeme kaydının dayanak belgesi görülemediğinden tarafların borç-alacak hesabına dahil edilemeyeceği görüşü oluştuğu, tarafların ticari defterlerinde, 1 adet 536.715,00 TL tutarlı davalı çekinin davalıya iade edilmiş olduğunun kayıtlı olduğunun görüldüğü, davacının, 2.032.792,20 TL tutarlı faturanın karşılığı, 2022 yılı deviri olarak 17.393,26 TL ve 536.715,00 TL tutarlı çekin 2023 yılında iadesinden kaynaklanan 536.715,00 TL olmak üzere, takip ve dava tarihleri itibari ile toplam 554.108,26 TL davalıdan alacaklı olduğunun hesap edildiği, 1 adet 554.108,26 TL tutarlı ödeme kaydının 'Hesap Mutabakatı' açıklaması ile davalının kendi ticari defterlerinde 01.04.2023 tarihinde kayıtlı olduğunun görüldüğü, anılan ödeme kaydı davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı için ve dosyada davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olan 554.108,26 TL tutarlı ödeme kaydının, dayanak belgesi görülemediğinden tarafların borç-alacak hesabına dahil edilemeyeceği görüşü oluştuğu, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı tarafından .... Bahçesi temel altı fore kazık imalatının yapılmasına ilişkin davalı ile akdi ilişki kurulduğu ileri sürülmüş olup, davalı tarafından ise akdi ilişkinin varlığı inkar edildiği, davacı yüklenici tarafından 21.11.2022 tarihinde ".... İşi Nolu Kesin Hakediş Bedeli" açıklaması ile KDV dahil 2.032.792,20 TL bedelli fatura düzenlendiğinin görüldüğü, davacı tarafından yapılan icra takibinde borcun sebebinin "Cari hesaba ilişkin bakiye alacak 554.108,26 TL" olarak gösterildiği, tarafların ticari defterlerinin Mali Müşavir bilirkişisi tarafından incelenmesi sonucunda, davacı yüklenici tarafından düzenlenen 21.11.2022 tarihli faturanın davalının ticari defterlerine kaydedildiğinin tespit edildiği, davalının, davacıdan hiçbir şekilde hizmet almadığını ileri sürdüğü halde fore kazık imalatı yapılmasına ilişkin faturayı ticari defterlerine kaydettiği, ticari defterlere kaydedilmiş faturanın akdi ilişkinin varlığını kanıtladığının kabul edildiği, sözleşme ilişkisinin ispatlanması halinde ise tebliğ edilip itiraz edilmeyen faturanın, miktar itibariyle kesinleşeceği, eser sözleşmelerinde eserin yapıldığını ispat yükünün yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükünün ise iş sahibinde olduğu, davacı yüklenici tarafından işin fiilen yerine getirildiği belirtilerek 23.10.2025 tarihli dilekçe ekinde 17.11.2022 tarihine kadar yapılan işleri gösterir 1 nolu hakediş raporunun sunulduğu, ancak sunulan hakediş raporu ve eklerinde davacı ve davalı şirket yetkililerinin imzasının bulunmadığının görüldüğü, hakediş raporuna karşı davalı vekilinin bir beyanına da rastlanılmadığı, diğer yandan davacı yüklenicinin, dava dilekçesine ekli 2022 ve 2023 yılı cari hesap ekstrelerinin incelenmesinde, davalı adına kesilen faturaya karşılık davalı tarafından 21.10.2022 tarihinde yapılan 100.000 TL'lik ödemenin, davalı tarafından düzenlenen 28.11.2022 tarihli 178.683,94 TL'nin alacak kaydı olarak cari hesaba işlendiği ve fatura bedelinden düşüldüğü, bunun sonucunda davacının 1.754.108,26 TL alacaklı duruma geldiği, davalı tarafından verilen toplam 1.736.715 bedelli 4 adet çekin 28.11.2022 tarihinde cari hesaba işlenmesi sonucu davacı alacağının 17.393,26 TL olduğu, 2023 yılında 4 adet çekten 536.715 TL bedelli çekin davacı tarafından davalıya iade edildiği, davacının cari hesabına bu miktarın "cari virman fişi" borç olarak kaydedildiği ve davacının kendi cari hesabında 17.393,26 TL+ 536.715 TL=554.108,26 TL alacaklı duruma geldiğinin görüldüğü, davacı tarafından icra takibinde işlemiş faizlerle birlikte bu miktarlar (17.393,26 TL ve 536.715 TL) asıl alacak olarak talep edildiği, davalı vekili akdi ilişkiyi inkar etmişse de, davacıya yapılan havalenin (ödemenin) taraflar arasındaki hangi ticari ilişkiye istinaden yapıldığı ile ilgili açıklamada bulunmadığı, ayrıca davalı tarafından düzenlenen 28.11.2022 tarihli "şantiye gider yansıtması" açıklamalı 178.683,94 TL bedelli fatura ile ilgili olarak da faturanın hangi ticari ilişkiye istinaden düzenlendiği davalı tarafından beyan edilmediği, taraf ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda mali müşavir bilirkişisi tarafından davacının 554.108,26 TL alacaklı olduğu sonucuna varıldığı, davanın, eser sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkin olduğu, tarafların, açılış ve kapanış onayları yapılmış, birbirini doğrulayan, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin, HMK’nın 222/2 maddesi uyarınca ticari davalarda delil olarak kabul edilebilme niteliğine sahip olduğu, icra takibinde talep edilen 554.108,26 TL asıl alacak yönünden davacının, 2.032.792,20 TL tutarlı faturanın karşılığı, 2022 yılı deviri olarak 17.393,26 TL ve 536.715,00 TL tutarlı çekin 2023 yılında iadesinden kaynaklanan 536.715,00 TL olmak üzere, takip ve dava tarihleri itibari ile toplam 554.108,26 TL davalıdan alacaklı olduğunun hesap edilmiş olduğu, 1 adet 554.108,26 TL tutarlı ödeme kaydının 'Hesap Mutabakatı' açıklaması ile davalının kendi ticari defterlerinde 01.04.2023 tarihinde kayıtlı olduğu, anılan ödeme kaydı davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı için ve dayanak belgesi dosyada görülemediğinden tarafların borç-alacak hesabına dahil edilemeyeceği görüşünün oluştuğu, icra takibinde talep edilen 160.324,53 TL işlemiş faiz alacağı yönünden davacı tarafından, icra takip tarihinden önce davalıya miktar gösterilerek alacağın talep edildiğine ilişkin bir ihtarname sunulmadığı, muaccel bir borcun alacaklısı tarafından bir ihtarname ile temerrüde düşürülmeyen borçludan faiz istenemeyeceği, bu nedenle icra takibinde yer alan işlemiş faize ilişkin itirazın koşullarının oluştuğu" hususlarının tespit edildiği, buna göre; taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesinin bulunmadığı, davalı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği, ancak davacı tarafça .... temel altı fore kazık imalatının yapılmasına ilişkin olarak davacı yüklenici tarafından 21.11.2022 tarihinde .... Temel Altı Fore Kazık İmalatı Yapılması İşi Nolu Kesin Hakediş Bedeli" açıklaması ile KDV dahil 2.032.792,20 TL bedelli fatura düzenlenmiş olduğu ve bu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve defter kayıtlarında taraflar arasında ticari bir ilişkinin varlığını gösteren kayıt ve ödemelerin mevcut olduğu, davalının, davacıdan hiçbir şekilde hizmet almadığını ileri sürdüğü halde fore kazık imalatı yapılmasına ilişkin faturayı ticari defterlerine kaydettiği, ticari defterlere kaydedilmiş faturanın akdi ilişkinin varlığını kanıtladığı, defter kayıtlarına göre davacının 2022 yılı deviri olarak 17.393,26 TL ve 536.715,00 TL tutarlı çekin iadesi nedeniyle de 536.715,00 TL olmak üzere, takip ve dava tarihleri itibari ile toplam 554.108,26 TL davalıdan alacaklı olduğu, davalının kendi ticari defterinde kayıtlı olan 554.108,26 TL tutarlı ödeme kaydının davacının kendi ticari defterlerinde kayıtlı olmaması ve ödemeye ilişkin dayanak belgenin davalı tarafça sunulamaması nedeniyle, soyut nitelikteki bu ödeme kaydının esas alınamayacağı, bu durumda davacının, davalıdan aralarında yazılı olmayan eser sözleşmesinden kaynaklanan akdi ilişki nedeniyle toplam 554.108,26 TL tutarında alacaklı olup, davalının takibe itirazının asıl alacak miktarı yönünden yerinde olmadığı, ancak davalının takip öncesi gönderilen bir ihtarname ile temerrüde düşürülmediği için icra takibi ile talep edilen işlemiş faize ilişkin davacı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, açıklanan esaslara ve varılan hukuki sonuca uygun olarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmekle, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; davalının ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın Toplam: 554.108,26-TL Asıl Alacak tutarı üzerinden İPTALİ ile, takibin bu tutar asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla DEVAMINA, 2-Davacının toplam 160.324,53-TL tutarındaki işlemiş faiz alacağına ilişkin isteminin yerinde olmaması nedeniyle REDDİNE, 3-Takip konusu alacak isteminin eser sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle, likit nitelikte bir alacak olmadığından davacının icra inkâr tazminatına yönelik feri nitelikteki isteminin reddine, 4-Harçlar Kanunu gereğince hüküm altına alınan 554.108,26-TL üzerinden hesaplanan 37.851,13-TL harçtan, davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 9.201,00-TL harcın mahsubu sonucu kalan 28.650,13-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 9.201,00-TL peşin harç, 87,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.903,90-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 105,00-TL posta ve tebligat gideri, 26.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 25,00-TL dosya kapak masrafı olmak üzere toplam 26.130,00-TL yargılama giderinden, tarafların davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 20.266,21-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca belirlenen 88.657,32-TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 8-Davalı davasını bir vekil vasıtası ile takip ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca davanın reddedilen kısmına göre belirlenen 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 9-Davalı tarafından yapılan 87,50-TL vekalet harç giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (13). Maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin 3.567,72-TL'sinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, kalan 1.032,28-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...'da İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/03/2026
....