İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/407 E. 2026/623 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/407
- Karar No
- 2026/623
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/407 Esas KARAR NO : 2026/623
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/02/2025 KARAR TARİHİ : 14/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin ana faaliyet alanının akıllı şehir içi ve paylaşımlı ulaşım olduğunun ortada olduğunu, davalının 21.03.2022 - 22.11.2024 tarihleri arasında müvekkil şirket bünyesinde "Operasyonel Raporlama Uzmanı" unvanı ile çalıştığını, davalının son brüt maaşının 62.729,55 TL olduğunu, davacı şirkette çalışmakta iken davalının 11.11.2024 tarihinde istifa ettiğini bildirdiğini ve 22.11.2024 tarihinde de işten ayrıldığını, davalının istifa ettikten kısa bir süre sonra davacı şirketin sektördeki rakiplerinden olan ... TAŞ. A.Ş (...) isimli firmada "Operasyon ve Raporlama Uzmanı"olarak işe başladığını, davalının ismi geçen rakip firmaya transfer olmasında davacı şirketin finans eski ekibinde yer alan dava dışı ..., ...ve ...'ın yönlendirmeleri ve istihdamı kolaylaştırmalarının etkili olduğunu, davalı ...'nun davacı şirkette "Operasyonel Raporlama Uzmanı" olarak çalışmış olup doğrudan genel müdüre raporlara yapmakta ve sahaya ilişkin performans değerlendirmelerini analiz etmekte olduğunu, ... TAŞ. A.Ş (...) 2017 yılında yabancı sermayeli olarak kurulmuş bir teknoloji firması olduğunu, işbu şirketin ana sözleşmesi incelendiğinde davacı şirketin faaliyet alanlarıyla aynı olduğunun görüleceğini, görüleceği üzere davalının çalıştığı rakip firma olan ...'ın faaliyet alanlarının davacı şirketin faaliyet alanları ile aynı olduğunu, dolayısıyla gerek davacı şirketin gerekse davalının çalıştığı ... Firmasının ana faaliyet alanlarının birebir aynı olup akıllı şehir içi ulaşım ve paylaşımlı yolculuk temeline dayandığını, görüldüğü gibi davalının, işbu sözleşmeyi imzalayarak yukarıdaki maddeleri kabul etmiş olup davacı şirketin piyasadaki rakiplerinden biri olan ... bünyesinde çalışmaya başlaması ile davalının 24 aylık brüt ücreti üzerinden belirlenen cezai şartın muaccel hale geldiğini, davalının sözleşmenin 11.1 maddesinde yer alan rakip firmada çalışma yasağını ihlal etmekle kalmamış aynı zamanda sözleşmenin 11.4 maddesinde yer alan ikinci ihlali (işverenin işçilerini ayartmama, iş ilişkisi kurmama, iş teklif etmeme) de gerçekleştirdiğini, dolayısıyla her bir ihlal için ayrı ayrı cezai şart ödemesi gerektiğini, davalının davacı şirketten ayrılır ayrılmaz piyasadaki rakiplerinden birinde çalışmaya başlaması aynı zamanda açık bir kötüniyet göstergesi olduğunu, davalının davacı şirket ile yapmış olduğu rekabet yasağı sözleşmesinin, davalının davacı şirketten ayrılır ayrılmaz piyasadaki rakiplerinden ... TAŞ. A.Ş'de işe girmesi suretiyle ihlal edilmiş olup aynı zamanda ismi geçen kişilerle birlikte hareket ederek rakip firmada istihdam etme, ayartma ve istihdamı kolaylaştırma sebebiyle her bir ihlal için sözleşmedeki 24 brüt maaş cezai şartın ve diğer zararlarının davalı tarafından karşılanması zorunluluğunun doğduğunu belirterek haklı davanın kabulüne davalının davacı şirket ile yapmış olduğu rekabet yasağı sözleşmesini (hem rakip firmada çalışma hem de işverenin işçilerini ayartma-istihdamınına kolaylık sağlama ve istihdam etme bakımından) ihlal ettiği sabit olup sözleşmede kararlaştırılan her bir ihlal için ayrı ayrı olacak şekilde 24 brüt maaş tutarındaki tazminatın, davalının... TAŞ. A.Ş'de çalışmaya başladığı tarihten itibaren işletilecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte müvekkil şirkete ödenmesine, davacı şirketin uğradığı olumlu zararın tespit edilmesi amacıyla uzman bir bilirkişi görevlendirilerek tespit edilen tutarın sözleşmede yer alan cezai şarta ilaveten davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davada zamanaşımı sürelerinin geçmiş olmasından, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, davacı şirketin, dava dışı ... ile kendi faaliyet alanlarının aynı olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının davalının eski çalışanları ayartarak rekabet yasağını ihlal ettiğini iddia ettiğini ancak bu iddiaların hiçbir somut delilinin olmadığını, davacı şirketin davalı ... için ticari sır niteliğinde bilgilere sahip olduğunu, bu ticari sır niteliğindeki bilgilerin dava dışı Şirket’e geçtiğini ve davacı şirket’in itibar ve ekonomik açıdan tehlikede olduğunu iddia ettiğini, öncelikle soyut bu iddiaların kabulü kesinlikle mümkün olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen her faaliyet alanındaki konulara ilişkin ticari sırrın davalı tarafından bilinmesinin takdir edileceği üzere mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydı ile bir an için davalı müvekkilin tüm ticari sırları bildiği varsayılsa bile rakip olmayan dava dışı ...’a hangi ticarı sırrın aktarılmasından bahsedildiği izaha muhtaç olduğunu, dava dışı ... ile davacı şirketin nace kodları birbirinden farklı olduğunu, davacı şirketin amacının davalı ...’nun kariyerindeki gelişimini engellemek ve yıldırmak suretiyle performansını olumsuz yönde etkilediğini, burada özellikle değinmeleri gereken hususun davalı ...'nun dava dışı ismi geçen işçilerin davacı şirketten ayrılmak istediklerini kati suretle bilmediğini, zira davalının SGK çıkış tarihine bakıldığında dava dışı işçilerden uzun bir zaman sonra dava dışı şirket bünyesinde çalışmaya başladığının tespit edileceğini, mevcut durumda aynı faaliyette iş yapan iki şirketin dahi mevcut olmadığını, tüm açıklamaları doğrultusunda dava dilekçesinde yazılı iddiaların son derece soyut, asılsız ve gerçeklikten uzak olduğunu, hiçbir iddiasının kabulü taraflarınca mümkün olmayıp davanın usulden ve esastan reddinin gerekli olduğunu belirterek davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine, görevsiz mahkemede açıldığı için görevsizlik kararı verilmesine, davacı şirketin iddialarının asılsız, delilsiz ve ispatsız olması ve somutlaştırma yükü yerine getirilmemiş olması sebebiyle usulen reddine, esasa girildiği takdirde, Yargıtay içtihatları ışığında ve dilekçemizde yer verdiğimiz açıklamalarımız doğrultusunda davanın haksız rekabet teşkil etmediği ve davalı ...’nun davacı şirketin eski çalışanlarını ayarttığı, rekabet yasağına aykırı hareket ettiği iddialarının açıkça gerçeğe aykırı olması gerekçesiyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. TANIK BEYANLARI : Mahkememizin 20/10/2025 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ...;"Ben ....firmasında 2021 yılı 1 Eylül tarihinde süreç geliştirme uzmanı olarak çalışmaya başladım, 2 yıl süreç geliştirme uzmanı olarak son 1 yıl da scoter bölümünün performans analiz uzmanı olarak çalıştım, sonrasında kendim istifa ederek işten ayrıldım, iş yerinde yaşanan mobing sebebiyle istifa ettim, mobing sebepleri olarak işimiz dışındaki işleri yaptırıyorlardı, zorla tweet attırma, sivil trafiklere çıkma, CİMER üzerinden şikayette bulundurma, ... Adliyesi ve ...'nin önüne sabah 5 'de gidip eylemde bulunma gibi ayrıca iş yerinde hakarette bulunuyorlardı, ... odasına çekip hareketlerde bulunuyordu, topluca hakaretlerde bulunulduğu oluyordu, çok geç saatlerde işten çıkıyorduk, kahvaltı hakkımız vardı, elimizden alındı, servis hakkımız da elimizden alındı, ben de bu sebeplerle işten ayrılmak zorunda kaldım, 2024 yılı Eylül ayında işten ayrıldım, 1 hafta izin kullandım sonrasında ... firmasında tedarik zinciri yönetici (... ) olarak işe başladım, halen bu işte çalışmaya devam etmekteyim. Davalıyı ... firmasında çalıştığım dönemden tanıyorum, davalı benden 3,4 ay sonra işe başladı, ... firmasında bozulan cihazları toplayan panelvan araçlar vardır, davalı işe ilk başladığında bu panelvanların yakıtlarını HGS'lerini, trafik cezalarını kontrol ediyor ve raporluyordu, sonrasında biz davalı ile performans kısmında, scoter micromobilite tarafında çalışmaya devam ettik, davalı ... firmasında operasyonel raporlama uzmanı olarak çalışıyordu, ben de performans analiz uzmanı olarak çalışıyordum, ben 2024 yılı Eylül ayında istifamı vererek işten ayrıldım. Davalı ile o dönemde birlikte iş arayışındaydık, ben ondan erken bulduğum için ondan önce işten ayrıldım, hatırladığım kadarıyla o da 4-5 ay kadar sonra işten ayrıldı. ..., ... ve ...'ı tanırım, Eda envanter ve stok tarafında çalışıyor, muhasebenin envanter ve stoklarını tutuyordu, ... son olarak finans direktörü olarak çalışıyordu ondan önce raporlama müdürü olarak işe girmişti, .. ise muhasebe uzman yardımcısı olarak çalışıyordu, faturalara bakıyordu. Bu kişiler de iş yerinde yaşadıkları mobing sebebiyle işten ayrıldıklarını biliyorum, çünkü aramızda konuşuyorduk. Ben lojistik uzmanı olduğum için sektörde birçok firmayı tanımaktayım, ... firması servisçilik yapan bir firmadır, ... firması ile ... firmasının faaliyet konuları farklıdır, ... firması ... araç kiralama, scoter kiralama üzerinden faaliyet göstermekte iken ... firması ise kurumsal yapıda çalışan, servisçilik yapan bir firmadır, davalının... firmasındaki pozisyonunu hatırlamıyorum, davalı ve diğerlerinin ... firmasından ayrıldıktan sonra bu firmadan edindikleri datayı ... firmasında kullanmaları imkansızdır, zira ... firması nihai tüketiciye hizmet vermekte iken ... firması kurumsal bir yapıya hizmet vermektedir, davalı ve diğerlerinin böyle bir suç işlemiş olsalar bile sahip oldukları bilgiyi ... firmasında kullanamazlar dedi. Davalı vekilinin talebine istinaden soruldu: ... isimli uygulama yaklaşık 10-15 kişilik bir kapalı insan topluluğundan oluşmakta ve korsan taksicilik yapmaktadır, yasallaşmış yönetmeliği yoktur, ... ile bizim çalıştığımız ... alanları farklıdır, ofisleri farklıdır, var olan datalara ulaşmak için üst yönetimin yetkilendirmesi gerekmektedir, ... operasyonu bizim tarafta çalışan insanların uzun zamandır bilmediği, sonradan çıkan bir organizasyondur, ... ın operasyonel faaliyetlerine dair bir bilgimiz yoktur. " şeklinde beyanda bulunmuştur. Mahkememizin 15/12/2025 tarihli celsede dinlenen davalı tanığı ..." Ben 2021 Eylül ayı ile 2023 Şubat ayı arasında ... firmasında mekanik tasarım mühendisi olarak çalıştım, işe geç kalmalarım gerekçesiyle işten çıkarıldım, işten çıkarıldım akabinde ... isimli firması araç entegrasyon mühendisi olarak işe başladım daha sonda oradan da ayrıldım, davalı ...'yu ... firmasında çalıştığım dönemden tanırım, davalı ... firmasında operasyon biriminde raporlama uzmanı olarak çalışıyordu, davalı operasyon müdürlüğüne bağlı olarak çalışıyordu, operasyon müdürlüğünde hatırladığım kadarıyla ... yönetici vardı, bir de takım lideri vardı, isimlerini hatırlamıyorum, davalı benden sonra işten sonra ayrılmıştır, ben davalının hangi sebeple işten ayrıldığını bilmiyorum, ..., ...ve ...'ı ...'dan tanırım, bu şahıslar muhasebe departmanında çalışıyorlardı, bu ekibin başında kimin olduğunu bilmiyorum, bu şahıslar da benden sonra ayrıldılar, şahısların neden işten ayrıldığını bilmiyorum, davalı ... firmasında raporlama yapıyordu, araçların günlük hizmet sayısı arıza oranı gibi raporlamalar yapıyordu, bunun dışında şirketin gizli bilgilerine vakıf olduğunu düşünmüyorum, ... firmasını bilmiyorum ama ismini duymuşluğum vardır, bildiğim kadarıyla bu firma servislerde ekstra yer olması durumunda aynı güzergah durumunda bu yerleri doldurabilecek kişileri bulup aynı servisi kullandırma konusunda hizmet veren bir firma olduğunu bilmiyorum, ...'nun işten ayrıldıktan sonra ... firmasında işe başladığını biliyorum ancak buradaki işini ve konumunu bilmiyorum dedi. Davacı vekilinin talebine istinaden soruldu: Davalı araçları takip eden sistem üzerinden dataları çekerek raporlama yapıyordu, excel olarak rapor yapıyordu, bunun içerisinde bildiğim kadarıyla finansal veriler olmuyordu, verimlilik çalışması yaptığını bilmiyorum. " şeklinde, tanık ..;"Ben 13 Haziran 2022 tarihinden beri operasyon direktörü olarak ... firmasında çalışmaya devam ediyorum, mikromobilite biriminde çalışıyorum, ... firması elektrikli scoterların, mobiletlerin kiralaması konusunda faaliyet göstermektedir, ... bana bağlı olarak operasyon raporlama ve performans yöneticisi olarak çalıştı, aynı zamanda genel müdürü de direkt raporlama yapardı, bizim farklı illerde depolarımız vardır, onlara bağlı olan scoterların ciroları, karlılıkları, strateji olarak o cihazların orada bulunup bulunmamasına ilişkin kararlar, raporlar ve bunlara ilişkin stratejik kararlarda birlikte çalıştık, toplantılarda bizimle birlikte çalışırdı, davalının karar verme yetkisi yoktu, genel müdürün gördüğü bütün raporları kendisi hazırladığı için bu bilgileri sahipti, raporlama yaptığı için sistem üzerinden içeriği bilgilere sahipti, ...,... ve ... ise muhasebe ve finans bölümünde çalışıyorlardı, hiyerarşik olarak bana bağlı değillerdi, bu ekibin başında direktör olarak ... çalışıyordu, bu kişilerin işten ayrıldıktan sonra ... firmasında çalışmaya başladıklarını duydum, davalı bir gün istifa edeceğini ve işten ayrılacağını söyledi, o dönemde hiyerarşik olarak bana bağlı değildi, o dönemde mikrobilite teknik birimine bağlı olarak çalışıyordu, aynı görevi bu birimde yapıyordu, davalının işten ayrıldıktan sonra ... firmasında ... birlikte çalışmaya başladıklarını duydum, ... firması da paylaşımlı taşımacılık yapan bir firmadır, biz de esasında paylaşımlı yolculuk taşımacılığı yapan bir sektördeyiz, dolayısıyla bizdeki bilgileri orada kullanmış olma olasılığı vardır dedi. Davacı vekilinin talebine istinaden soruldu: ... firmasının faaliyet alanında paylaşımlı yolculuk da vardır, ..., ... ve ... da ...'nun sahip olabileceği hem finansal hem de stratejik bilgilere erişebilirler, davalı hem sistemden hem de raporlama yaptıkları için bu şahıslardan da veri alıp raporlama yapmaktadır, davalı pozisyonu gereği hem ... hem de paylaşımlı yolculuk ile ilgili stratejik bilgilere sahiptir dedi. Davalı vekilinin talebine istinaden soruldu: ... isimli uygulamada ... kelimesi tek araçla gidelim açılımıdır, davalı bu uygulamada çalışan ekibe dahildir, genel müdüre raporlama yapıldığı için o da raporları hazırlayan birimin içindedir." şeklinde beyanda bulunmuştur. Yine aynı celsede dinlenen davacı tanığı ...;"Ben 2022 Eylül ayından beri ... firmasında ...olarak çalışmaya devam ediyorum, ben direkt genel müdüre bağlı olarak çalışırım, benim iş alanımda donanım arge, teknik servis, operasyonel performans analizi yapıyorum, davalıyı tanırım, davalı direkt benim birimimde operasyonel performans analisti ve analiz uzmanı olarak çalışıyordu, operasyonel dataları ve finansal dataları sistemden çekiyordu, bunların verimlilik hesaplarını, bölgesel kar zarar hesaplarını yapıp benim kontrolümünden sonra genel müdüre raporluyordu, raporları benim sunduğumda oluyordu, benim kontrolümden sonra kendisinin sunduğu da oluyordu, bazen de benim kontrolüm olmadan direkt kendisi sunuyordu, genel müdürle çalışmaya alışık oldukları için bazen kendileri de doğrudan rapor sunuyorlardı, davalı bize yeni bir iş bulduğunu ve ayrılmak istediğini söyledi, sonrasında istifa etti, önce nerede işe başladığını bilmiyorduk, sonradan isminin ... firması olduğunu öğrendiğim paylaşımlı yolculuk taşımacılık alanında faaliyet gösteren firmada işe başladığını öğrendim, ..., ...ve ...'ı tanırım finans departmanında çeşitli görevler yapıyorlardı, raporlama yapıyorlardı, data verilerine sahiptiler, bu şahısların çalıştığı birimin başında ... vardı, daha sonra birimin başı bir kaç kere değişti, isimlerini hatırlamıyorum, bu şahısların da yeni bir iş bulup gittiklerini biliyorum, daha sonradan bu şahısların da ... firmasında çalıştıklarını duydum, davalı ve diğer ayrılan şahısların ... firmasında stratejik bilgi ve dataları kullandıklarını bilmiyorum ama ... firmasında edindikleri bilgi ve dataları kullanma ihtimalleri olabilir dedi. Davacı vekilinin talebine istinaden soruldu: ...direktör olarak ...'e bağlı olarak çalışıyordu, davalı bütün departmanlardan özellikle de finans departmanından bilgileri alarak datalama yapıyordu özellikle kar zarar hesaplarının çıkartılması için finans departmanından verileri alıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılığa dayalı tazminat ve cezai şartın tahsili istemine ilişkin olarak( kısmi dava) açılan tazminat davasıdır. Dosya Mali Müşavir, Haksız rekabet/işletme/sektör uzmanı ve bir de Nitelikli hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 07/07/2026 tarihli raporda; davalının rekabet yasağı gerçekleşmesi süre ve konu bakımından makul ve geçerli olduğu, yer bakımından getirilen sınırlamanın niteliğinin ülkede altı büyük şehri içermesi ve yurt dışını tamamen kapsaması sebebiyle uygun olup olmadığı hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu, davalının benzer sektördeki başka bir şirkette işe girmiş olması, bilgiye erişebilecek personel olması, elde edilen bilgilerin davacı şirket zararına kullanılabilecek olması hususlarının Mahkemenin takdirinde olduu, davalının diğer çalışanları ayarttığı iddiasının ispatının gerektiği, iddiaya konu diğer çalışanların davalıdan önce işten ayrılarak dava dışı şirkette çalışmaya başladıkları belirlenmekte olup, ayartma olgusunun aksine bir görüntü oluşturduğu değerlendirilmekte olup takdirin Mahkemeye ait olduğu, rekabet yasağının ihlal edildiği kanaatine varılırsa, davalının 25.11.2024 işten ayrılış tarihinden geriye dönük olarak son 24 aylık brüt kazanç hakkedişi 1.018.118,23 TL olarak tespit edildiği, belirtilen miktarın işe giriş tarihi olan 25.11.2024 tarihinden itibaren faiziyle talep edilmesinin mümkün olduğu, netice itibariyle Mahkemece davalının davacı ile 21.03.2022 tarihinde imzalamış olduğu belirsiz süreli iş sözleşmesinin 11.3. numaralı maddesinde bulunan haksız rekabet yasağını ihlal ettiği kanaatine varılması halinde davacının davalıdan talep edebileceği cezai şart 1.018.118,23 TL olabileceği belirtilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava konusu uyuşmazlık yönünden, sona eren hizmet akdi kapsamında davalının rakip sayılabilecek bir şirkette(... Taş.A.Ş.) işe girip girmediği, rakip şirkette çalışmanın rekabet yasağına aykırılığın tespiti ve rakip şirkette çalışırken önceki işverenden çalışanlarla iş ilişkisine girilmesi ile bu sözleşmeye dayalı kısmi dava türünde cezai şart alacağının davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Öncelikle somut olayda, 6098 Sayılı TBK'nın rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin 444 ve devamı maddeleri tatbik edilmesi gerekmekte olup, ticari davaları düzenleyen TTK'nın 4/1-c maddesi gereğince, işçinin rekabet yasağına ilişkin TBK'nın 444 ila 447. Maddelerinde düzenlenen uyuşmazlıklar mutlak ticari dava olup, bu tür dava ve uyuşmazlıklara ticaret mahkemelerince bakılması gerekir ( Yargıtay 9. HD'nin ... E- ... K sayılı, 07.02.2019 tarihli kararı. Yargıtay 11. HD'nin yerleşik içtihadı bu yöndedir). Bu itibarla davalı tarafın görev itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile; ...A. Ş. bünyesinde operasyonel raporlama uzmanı olarak görev yapan davalının, 21.03.2022 ile 22.11.2024 tarihleri arasında çalıştığı, görev tanımı gereği finans, operasyon ve İK verilerine erişim yetkisi bulunduğu, iş sözleşmesinde yer alan 2 yıllık rekabet yasağı hükmünün sektör standartlarına uygun olduğu, davalının işten ayrıldıktan kısa süre sonra rakip firma ... bünyesinde çalışmaya başladığı, davalının sahip olduğu stratejik bilgilerin rakip firma lehine rekabet avantajı yaratabileceği, ancak davacı tarafından iddia edilen çalışan ayartma eyleminin davalının işe giriş tarihinden önce diğer çalışanların rakip firmaya geçmiş olması nedeniyle ispatlanamadığı, davalının rekabet yasağını ihlal ettiği kanaatine varılması durumunda sözleşmenin 11.5. maddesi uyarınca son 24 aylık brüt ücret toplamı olan 1.018.118,23 TL tutarında cezai şartın talep edilebileceği, yer bakımından getirilen yurt dışı kapsamlı rekabet yasağı sınırlamasının geçerliliğinin mahkeme takdirinde olduğu, davalının rakip işletmede çalışmasının rekabet yasağı ihlali teşkil edebileceği ve tüm bu hususların Mahkemece değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacı şirketin ...A.Ş. ... (..., paylaşımlı ulaşım) alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketi olduğunu, davalı ...'nun 21.03.2022 ile 22.11.2024 tarihleri arasında davacı şirketin "Operasyonel Raporlama Uzmanı" sıfatıyla çalışanı olduğu, davalının davacı şirketten 22.11.2024 tarihinde istifa dilekçesi sunarak iş ilişkisinin son bulduğunu, davalının işten ayrıldıktan kısa süre sonra davacı şirketin sektördeki rakiplerinden olan... A.Ş.’nde "Operasyon ve Raporlama Uzmanı" olarak çalışmaya başladığını, davalının ismi geçen rakip firmaya transfer olmasında davacı şirketin eski ekibinde yer alan dava dışı ..., ... ve ...'ın yönlendirmeleri ve istihdamı kolaylaştırmalarının etkili olduğunu, davalının operasyonel süreçlere ilişkin bilgilere doğrudan erişim yetkilerinin bulunduğunu, her iki firmanın ana faaliyet alanlarının aynı olup şehir içi ulaşım ve paylaşımlı yolculuk temeline dayandığını, davalının pozisyonu gereği davacı şirketin faaliyet gösterdiği illerdeki fiyatlandırma politikasının davalı tarafından bilinmekte olduğunu, davalının davacı şirketin iş geliştirme alanlarına da yönelik doğrudan bilgi sahibi olduğunu, davalının iş sözleşmesindeki yükümlülüklerine aykırı davranarak davacı şirketle olan iş ilişkisi sayesinde edindiği gizli bilgilerden haksız olarak yararlanmakta ve davranışlarının haksız rekabet oluşturduğu, ayrıca davacı şirketin davalının davranışı nedeniyle müspet zararının oluştuğunu beyan edilerek, Sözleşmenin 11.1-2..5 Maddesi hükmüne göre davacı, davalı eski çalışanından maddi ve cezai şart bedelinin tazmini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 444/1. maddesinde, fiil ehliyetine sahip olan işçinin, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği, aynı maddenin 444/2. maddesinde ise, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir. Buna göre rekabet yasağı kaydının geçerliliği için zararın gerçekleşmesi şart olmayıp, işçinin edindiği bilgilerin iş verenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikte olması yeterlidir. Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 445. Maddesinde de rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı belirlenmiştir. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise, hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği belirlenmiştir. Burada hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir. (Y 11 H.D' nın 16.03.2016 tarih ve ... E-...K) Davalı'nın fiil ehliyetine sahip olduğu, rekabet yasağına ilişkin düzenlemenin İş sözleşmesinin bir maddesi olarak yazılı yapıldığı bu yönlerden bir eksiklik bulunmadığı; TBK'nın 445/2. maddesi uyarınca Hakimin hakkaniyete uygun biçimde sözleşmenin kapsamı ve süresi bakımından müdahale yetkisi uyarınca coğrafi sınırlama konusunda ise ..., ..., ..., ..., ... ... il sınırları ile yurt dışında olmak üzere sınırlandığı anlaşılmakta olup, özellikle yurtdışı sınırlamasının oldukça kapsamlı olduğu görülmekte olup, bu haliyle Türkiye dışındaki tüm ülkeleri kapsayan çok geniş bir coğrafi alan belirlemesi gerçekleştirildiği gözetilerek rekabet etmeme sözleşmesinin yer yerinden geçerli olmadığı kabul edilmiştir. Somut olayda, davacı şirket ile davalı arasında 21.03.2022 tarihli “Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi” imzalandığı, davalının davacı şirketten 22.11.2024 tarihinde istifa etmek suretiyle ayrılması akabinde ... A.Ş.’nde 25.11.2024 tarihinde çalışmaya başladığı, davacı şirket ile dava dışı şirketin faaliyet konularının aynı olduğu, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporlarında teknik ve mali yönden yapılan inceleme sonucunda, rekabet fiili açısından yapılan değerlendirmede, davalının çalıştığı işyerinin davacı ile benzer işlerin yapıldığı bir işyeri olduğu, kanunda öngörülen örneklemede yer alan rakip işletmede çalışma şartının gerçekleştiği, davalının bilgi edinme imkanın bulunduğu, bilgilerin kullanılmasının işverenin zararına olup olmayacağı hususunda, elde edilen bilgilerin karar aşamasında kullanılan değerlendirmeler içerdiği ve bu bilgilerin bir başka şirket tarafından kullanılmasının, ilgili şirket bakımından bir bedel ödenmeden sahip olunan bilgiler olarak nitelendirilmesi gerekmekte olduğu, bu haliyle verilerin karar verme amacıyla kullanılmasında sağlanan kolaylığın, dava dışı şirketin davalıya karşı rekabet avantajı yaratabilecek seviyede olup olmadığı yönünden farazi bir değerlendirme gerektirmekte olduğu yine taraflar arasındaki sözleşmenin 11.4 hükmünde yer alan “çalışan ayartma”, “iş sözleşmesi teklifi”, “iş ilişkisi kurma”, “istihdam etme” şartları bakımından incelendiğinde, davalının eylemleri ile diğer çalışanların işten ayrılarak dava dışı şirkette çalışmaya başlamaları arasında davalının eylemlerinin ortaya konulamadığı, illiyet bağını oluşturan vakıaların belirlenmediği davacı tarafça vakıa olarak dosyada bulunan belgeler incelendiğinde davalının 25.11.2024 tarihinde dava dışı şirkette Operasyon Yöneticisi sıfatıyla işe başladığı, davacı şirket çalışanı olan ..., 22.11.2023 tarihinde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, ..., 15.11.2023, tarihinde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı, ... 14.12.2023 tarihinde dava dışı şirkette çalışmaya başladığı tespit edilmiş olup bu haliyle davalının diğer tüm çalışanlardan sonra dava dışı şirkette çalışmaya başladığı anlaşılmakta olup, iddia edilen “çalışan ayartma”, “iş sözleşmesi teklifi”, “iş ilişkisi kurma”, “istihdam etme” şartlarının ispat edilemediği sonucuna varılmış olup ayrıca dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda davalının, davacı şirketi zarara uğrattığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak her hangi bir tespit yapılamadığı, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının genel ve soyut ifadeler içerdiği, çelişkili ifadeler içerdiği neticeten davalının, davacı şirketi zarara uğrattığı yönündeki iddiasına ilişkin olarak dosyaya her hangi bir somut belge ve bilgi sunulmadığı, davacının bu yöndeki iddia ve talebinin ispata muhtaç olduğu kanaatine varılarak sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 25.616,25 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 24.884,25 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 228.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı. 14/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır