İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1348 E. 2026/52 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1348
Karar No
2026/52
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 25. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1348 Esas KARAR NO : 2026/52

DAVA : Tespit DAVA TARİHİ : 17/07/2026 KARAR TARİHİ : 14/09/2026

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : İDDİA : Davacı..Limited Şirketi vekili tarafından sunulan dilekçede; İstanbul Ümraniye ... Sanayi Sitesi'nde faaliyet gösteren ve sektörün önde gelenlerinden olan davacı şirketin, uzun süreli ar-ge çalışmaları neticesinde elde ettiği endüstriyel tasarım, marka, patent ve faydalı model gibi kritik "know-how" unsurlarına dayalı olarak kurusıkı ve havalı tabanca üretimi yaptığını, şirketin 2 ortaklı bir yapıya sahip olduğu, şirkette %25 hissesi ve müdürlük sıfatı bulunan 2 numaralı davalı ... aleyhine daha önce İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ...Karar sayılı dosyası üzerinden Türk Ticaret Kanunu'nun 613 ve 626. maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti ve men'i davası açıldığı, yerel mahkemenin eksik incelemeyle verdiği ret kararının şu an istinaf aşamasında olduğu aktarılmaktadır. Huzurdaki davada ...’a yeniden husumet yöneltilmesinin gerekçesi olarak önceki davanın açılmasından sonraki süreçte gerçekleşen yeni haksız rekabet eylemleri gösterilirken; önceki davada yer almayan 1 numaralı davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin ise marka tescili, üretim izin belgesi ve kuruluş sermayesinin kaynağı gibi hususların bu dava kapsamında genişçe araştırılması talebi ile, davalı ... ile diğer davalı şirketin yetkilisi olan ...'ın kardeş olduğu, ...'ın davacı şirkette uzun yıllar satın alma, genel koordinatörlük ve müdür yardımcılığı yaptıktan sonra 2021 yılı yaz döneminde tazminat haklarından feragat ederek istifa ettiği ve hemen ardından 23/06/2022 tarihinde aynı iş kolunda faaliyet gösteren rakip şirketi kurduğunu, davacı taraf; yeni kurulan bu şirketin kuruluşunun ve işleyişinin davacı şirketin ortağı olan ...tarafından finanse edildiğini, ...'ın ise eski görevinden ötürü vakıf olduğu ticari sırları, teknik bilgileri ve müşteri portföyünü haksız yere buraya aktardığını, davalıların iş birliği içinde davacının adını, markasını ve ticari itibarını kullanarak müşteriler ve tedarikçilerle irtibata geçtikleri, davacı personellerini kendi firmalarına transfer etmeye çalıştıkları ve bu yolla haksız kazanç sağladıkları vurgulanmaktadır. Her iki şirketin de 5729 Sayılı Ses ve Gaz Fişeği Atabilen Silahlar Hakkında Kanun ile 2521 Sayılı Kanun kapsamında av tüfeği ve havalı tabanca üretimi yaparak aynı iş kolunda faaliyet gösterdiği, aynı müşteri çevresine hitap ettiği ve aynı yan sanayiyi kullandığını iki şirket arasındaki bu organik ve gizli bağı kanıtlamak adına, eski dava dosyasındaki bir tanık beyanına ve 1 numaralı davalı şirkete gönderilmesi gerekirken sehven davacı şirketin kurumsal e-posta adresine gönderilen hatalı mail yazışmalarına atıfta bulunularak, davalıların Türk Ticaret Kanunu'ndan doğan özen, bağlılık ve rekabet yasağı yükümlülüklerini açıkça ihlal ettiklerini , davalı şahsın davacı şirkette aktif olarak ortaklık ve müdürlük görevlerini yürütmesine, bu görevler karşılığında şirketten maaş, huzur hakkı ve kar payı gibi gelirler elde etmeye devam etmesine rağmen, davacı şirketin ticari ve gizli sırlarını, müşteri portföyünü, tedarikçi ve distribütör bilgilerini, patentli ürünlerini ve ar-ge dokümanlarını istismar ettiğini iddia etmektedir. İddiaya göre davalı şahıs, İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı ortaklıktan çıkma davasını bir "B planı" olarak tasarlamış ve bu süreçte haksız rekabet yaratmak amacıyla davalı ...Ltd. Şti. isimli rakip firmayı finanse ederek bu şirkete gizli ortak olmuştur. Davalının, rakip şirketin kurulmasının ardından davacı şirketteki mesaisini aksatarak sabah saat 11:00 civarı gelip kısa süre kalması ve öğleden sonra saat 16:00 veya 17:00 sularında tekrar uğrayarak sorumluluklarını ihmal ettiği, asıl amacının şirketteki "know-how" bilgilere erişim sağlamaya devam etmek olduğu öne sürülmektedir. Davacı şirketin isim, marka ve ticari itibarını kullanarak müşteri ve tedarikçilerle iletişim kurduğu, personel transfer etmeye çalıştığı belirtilen davalıların, bu eylemleriyle Türk Ticaret Kanunu’nun 613. ve 626. maddelerinde düzenlenen ortaklar ve müdürlerin sadakat, özen ve ticari sırları koruma yükümlülüklerini açıkça ihlal ettikleri; dolaylı finansman ve itibar desteğiyle rekabet yasağına aykırı davrandıkları iddia edilerek, davacı şirketin uğradığı ciro, müşteri ve kazanç kayıpları karşısında haksız rekabetin tespiti ile, davanın kabulünü talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; Tarafları, hukuki sebepleri ve vakıaları aynı olan bir uyuşmazlığın daha önce İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve... Karar sayılı dosyasıyla karara bağlanarak reddedildiğini, bu kararın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediğini belirterek, HMK'nın 114/1-ı, 115 ve 303. maddeleri uyarınca davanın derdestlik ve kesin hüküm engelleri nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini savunmaktadır. Vekil, davacının önceki dosyada sonuç alamayınca kötü niyetli ve yargılamayı uzatma amacıyla müvekkilini doğrudan hedef alan yeni bir dava açtığını, müvekkilinin kardeşi ... tarafından kurulan ... firmasını finanse ettiği ve şirketin gizli ortağı olduğu iddialarının tamamen soyut, delilsiz ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taraflar arasında organik bir bağ bulunmadığını ileri sürmektedir. Davacı şirketin kurusıkı ve havalı tabanca, davalı şirketin ise tamamen farklı üretim izinleri ve müşteri kitlelerine sahip olan av tüfeği ürettiğini, bu doğrultuda firmaların aynı sektörde yer almadığını ve know-how aktarımı iddialarının asılsız olduğunu belirten vekil; savunma sanayindeki yan sanayi firmalarının ortak çalışmasının olağan olduğunu, sehven gönderilen 1 e-postanın organik bağ kanıtı olamayacağını ve ... hakkındaki şikayetin İstanbul...Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) ile sonuçlandığını vurgulamaktadır. Ayrıca, davalı şirkette sigortasız işçi çalıştırıldığı iddiasının spekülasyondan ibaret olduğunu, müvekkilinin mesaisini aksattığı yönündeki iddiaların subjektif olduğunu ve zaten bu hususun haksız rekabet davasının değil iş hukukunun konusunu oluşturabileceğini ifade eden vekil; taraflar arasında TBK'nın 444-447. maddeleri kapsamında yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi bulunmadığını, Yargıtay içtihatları doğrultusunda ticari sırların ifşa edildiğine dair somut ve ciddi hiçbir delil sunulamadığını beyan ederek maddi ve usuli dayanaktan yoksun davanın reddini talep etmektedir. İNCELEME ve GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; işbu davada HMK 320/1 maddesi göz önüne alınıp toplanması gereken başkaca delil söz konusu olmadığından davacı tarafından sunulu dava dilekçesi, davalı cevap dilekçesinde yer alan savunma ile taraflarca sunulan deliller kapsamında yapılan inceleme sonucunda: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54., 55., 613 ncü maddeleri uyarınca haksız rekabetin tespiti istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 54 ncü maddesinde; "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." düzenlemesine yer verildiği, aynı kanunun 55 nci maddesinde "Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar" başlıcalarının sıralandığı, 613 ncü maddesinde "Bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağı" na ilişkin "Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. (3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır. (4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Tarafların ticaret sicil kayıtlarının ve şirketlere ait kuruluştan itibaren tüm dayanak kayıtları ile faaliyet alanları ve şirket yetkilililerini (eski-yeni tamamı) gösterir şekilde Uyap üzerinden dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Davalı ...'ın tüm işe giriş çıkış kayıtları ve SGK hizmet döküm cetvelinin Uyap üzerinden dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. İstanbul ...C. Başsavcılığının ...Soruşturma sayılı dosyasının Uyap üzerinden dosya arasına alındığı, dava dışı tarafların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa aykırılık nedeniyle şikayet üzerine yürütülen soruşturma olduğu, takipsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ... İş Mahkemesinin... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden dosya arasına alındığı, ilgili dosyanın mahkememiz tarafı olmayan işçi tarafından mahkememiz davacısına açtığı kıdem tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Sanayi Bakanlığının davacı ve davalı şirketlerin üretim için yapılan izin başvurularına ilişkin belgelerin gönderildiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden dosya arasına alındığı, mahkememiz dosya davacısı tarafından mahkememiz dosya davalısına karşı açılan haksız rekabetin tespitine ilişkin dava olduğu, ilgili mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmıştır. HSK'nun 18/02/2026 tarihli 282 sayılı yargı çevrelerinin yeniden belirlenmesi ve dosyaların devri kararı öncesinde (Kapatılan) İstanbul Anadolu ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında davalı ...ile ...Limited Şirketine karşı açılan davanın ... yönüyle tefrik edilerek aynı mahkemenin ... Esas sayılı dosyasında numara aldığı, HSK'nun yukarıda belirtilen kararı uyarına...Esas sayılı dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne aktarılarak mahkememizin yukarıda belirtilen ... Esas sayılı dosyasına tevzi edildiği anlaşılmıştır. Somut olayda, alınan tüm deliler kül halinde değerlendirildiğinde; dava, hukuki niteliği itibariyle davalı ...'ın haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunun tespiti istemine ilişkin olup davacı tarafından aynı hukuki sebeplerle davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas Sayılı dosyasında dava açtığı, davalı hakkında açılan eldeki dava ile belirtilen davanın tamamen aynı dönemlere ve aynı iddialara ilişkin olması nedeniyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-(ı) bendi uyarınca "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması." yani derdestlik dava şartının sağlanamadığı, bu itibarla davanın usulden reddine ilişkin oluşan kanaat doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın derdestlik dava şartı nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından, tekrar harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000 TL vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile, davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İSTİNAF YASA YOLUNA başvurabileceği belirtilerek verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/09/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1348, K. 2026/52, T. 14.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1348-e-2026-52-k-6c9e24a7924a