İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/334 E. 2026/53 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/334
- Karar No
- 2026/53
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 24. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/334 Esas KARAR NO : 2026/53
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 24/09/2024 KARAR TARİHİ : 15/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkil şirket arasında 13.09.2023 tarihinde iş sözleşmesi imzalandığını, davalının saç-makyaj tasarım ve uygulama işçisi olarak çalışmaya başladığını, davalının ... 28. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile iş sözleşmesini tek taraflı feshederek istifa ettiğini, sözleşmenin 7/a maddesi uyarınca davalının işten ayrıldıktan sonra 1 yıl süreyle ... ili sınırları içinde rakip işletmelerde çalışmama yükümlülüğü bulunduğunu, bu yasağın ihlali halinde 250.000,00 TL tutarında cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının istifasının hemen ardından müvekkil şirketin en büyük rakiplerinden biri olan ... isimli firmada çalışmaya başladığını, bu durumun SGK kayıtları ve sosyal medya paylaşımları ile sabit olduğunu, davalının müvekkil şirketin eski sözleşme ortağı olan ve franchising sözleşmesi haksız feshedilen firma ile çalışarak sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini, davalının daha önce mobbing iddiasıyla ... 11. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesini gönderdiği kişilerin yanında işe girerek çelişkili davranış sergilediğini, müvekkil şirket tarafından davalıya özel eğitimler aldırıldığını ve bu eğitim masraflarının karşılandığını, davalının bu bilgi birikimini rakip firmada kullanarak rekabet yasağına aykırı davrandığını, müvekkil müşterilerine rakip firmada hizmet vereceğini duyurarak sadakat borcunu ihlal ettiğini, TBK 444 ve devamı maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık nedeniyle 250.000,00 TL tutarındaki cezai şartın tahsili için ... 10. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, 15.05.2024 tarihinde ... Arabuluculuk bürosuna başvurulduğunu ve ... sayılı dosyada 31.05.2024 tarihinde anlaşma sağlanamadığını, alacağın likit olması nedeniyle itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki uyuşmazlığın rekabet yasağından kaynaklandığını ve Yargıtay içtihatları gereği görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu belirterek davanın usulden reddini talep ettiğini, müvekkilin 27.09.2023 tarihinde davacıya ait işyerinde saç-makyaj tasarım uzmanı olarak çalışmaya başladığını, çalışma süresince ücretlerinin ve sigorta primlerinin eksik ödendiğini, işveren tarafından sistematik mobbinge maruz bırakıldığını, bu nedenle 29/04/2024 tarihli Noter ihtarnamesi ile iş akdini haklı nedenle feshettiğini, bu hususta ...10. İş Mahkemesi ... E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı tarafın iddialarının aksine müvekkilin haklı nedenle istifa ettiğini, işyerinde çalışanların 7/24 sesli ve görüntülü olarak hukuka aykırı izlendiğini, KVKK ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini, mobbing uygulamaları arasında hırsızlıkla itham edilme ve aşağılanma gibi eylemlerin bulunduğunu, iş sözleşmesinin 7/a maddesindeki rekabet yasağının işverene yüklenebilen nedenlerle fesih durumunda TBK 447/2 maddesi uyarınca sona erdiğini, müvekkilin davacı işyerinde herhangi bir ticari sırra vakıf olmadığını, sunulan banka dekontlarının eğitim ücreti ile ilgisinin bulunmadığını, rekabet yasağına ilişkin kısıtlamaların Anayasal çalışma özgürlüğüne aykırı olduğunu, müvekkilin yeni işyerinin farklı bir yakada bulunduğunu ve müşteri portföyünün farklı olduğunu, sadakat yükümlülüğünün iş akdinin devamı süresince geçerli olduğunu, ...10. İş Mahkemesi ...E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini ve davanın esastan reddini talep etmiştir. DELİLLER : ... 10. İcra Dairesi 'nin... esas sayılı dosyası, ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğü yazı cevabı, ... Polis Merkezi Amirliği yazı cevabı, ... Merkezi Amirliği yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davalının TBK rekabet yasağı yükümlülüklerine aykırı hareket edip etmediği, davalının rekabet yasağı hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde davacının cezai şart talebinin yerinde olup olmadığının tespiti ile davalı tarafça icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ve icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti noktasında toplandığı anlaşıldı. ...10. İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 250.000,00-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememize ibraz edilen 23/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davalı ile davacı şirket arasında 13.09.2023 tarihli İş Sözleşmesi imzalanmış olup davalı, "Saç-Makyaj Tasarım ve Uygulama" işçisi olarak işe başladığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 7/a maddesi "işten ayrıldığı tarihten itibaren 1 yıl süresince, işveren şirket ile iştigal konusu aynı (saç, makyaj tasarımı ve uygulaması) olan veya işverenin piyasada rakibi olarak nitelendirilebilecek, ... ili sınırları içinde mukim şirketler/işletmelerde çalışmayacağını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt eder. Bu rekabet yasağı maddesinin ihlali halinde, işverenin uğradığı tüm zararların işçi tarafından tanzim edileceği ve bunun yanı sıra 250.000,00 TL'nin işçi tarafından işverene ilk yazılı talebin tebliği anında derhal ve defaten ödeneceği hususunda karşılıklı mutabık kalınmıştır" şeklinde olduğu, Rekabet yasağına ilişkin yukarıda yer verilen açıklamada belirtildiği üzere, rekabet yasağı getirilecek işçinin iş sırlarına veya müşteri bilgilerine yeni işyerinde kullanabileceği düzeyde sahip olması gerekmektedir. Somut olayda davalı işçinin güzellik merkezinde çalışabileceği düzeyde meslek bilgilerine sahip olduğu, bu bilginin iş sırrı değil mesleki bilgi niteliğinde olduğu, diğer yandan davalının davacı şirketin müşteri bilgilerine diğer işyerinde kullanabileceği düzeyde sahip olduğu ve bunları kullandığı hususunda dosya kapsamında somut bilgi veya belge tespit edilememiştir. Yer verilen Yargıtay kararları doğrultusunda davalı konumundaki işçilerin sahip olduğu müşteri bilgilerinin rekabet yasağı düzenlenmesi için aranan nitelikte olmadığı, Davalının rekabet yasağı şartı getirilebilmesi aranan şartları taşımadığı ve bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğu, Sonuç olarak davalının rekabet yasağı şartı getirilebilmesi aranan şartları taşımadığı ve bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenen rekabet yasağı düzenlemesinin geçersiz olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir. Mahkememize ibraz edilen 14/07/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, Sektör uzmanı tarafından yapılan değerlendirmede de, dosyanın mevcut hali itibariyle davacının rekabet yasağı ihlaline ilişkin iddialarının bu aşamada ispata muhtaç olduğu, davalının sahip olduğu i,ddia edilen iş sırlarını ne şekilde ele geçirdiği ne şekilde kullandığı hususlarının somut olarak ispatlanması gerektiği, kök raporda ortaya konan diğer değerlendirmeler bakımından aynı görüşlerini muhafaza ettiklerini bildirmişlerdir. Dava konusu somut olayda, davalının TBK rekabet yasağı yükümlülüklerine aykırı hareket edip etmediği, davalının rekabet yasağı hükümlerine aykırı hareket etmesi halinde davacının cezai şart talebinin yerinde olup olmadığının tespiti ile davalı tarafça icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali ve icra inkar tazminatı talebi ile davacı tarafça eldeki dava ikame edilmiş ise de, Serbest piyasa ekonomilerinin temel prensibi olan serbest ticaret hakkı ve rekabet özgürlüğü 2709 sayılı T.C. Anayasası’nın 48/1. maddesinde “Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir” denilmek suretiyle vurgulanmıştır. Ancak ticaret serbestîsi ve rekabet özgürlüğü, sınırsız rekabet hakkının bulunduğu anlamına da gelmemektedir. Bu nedenle haksız rekabeti düzenleyen kuralların amacı ve içeriği de rekabet özgürlüğünün sınırlarını göstermek ve bu sınırların aşılması durumunda başvurulabilecek hukuki yolları tespit etmektir. Haksız rekabet kuralları, rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile sevk edilmiştir. Bu kurallar genel nitelikli ve her alanda uygulanabilecek hükümler içermekle birlikte rekabet hakkının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 2. maddesi gereğince dürüstlük kurallarına uygun şekilde kullanılmasını sağlamaya çalışmaktadır (Sabih Arkan, Ticari İşletme Hukuku, Ankara, 2018, s. 350). Türk Ticaret Kanunu'nda haksız rekabet kuralları, ticari nitelik taşısın taşımasın tüm haksız rekabet hâllerini kapsayacak şekilde ve son derece ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda 6102 sayılı TTK’nın 54/1. maddesinde haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının “bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması” olduğu belirtildikten sonra; aynı Kanun'un 54/2. maddesinde haksız rekabete ilişkin genel ilke “Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır” şeklinde belirtilmiştir. Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması, failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması aranmamıştır. Bununla birlikte failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında önem arz etmektedir. Türk Ticaret Kanunu’nun 54. maddesinde haksız rekabetin amacı ve genel ilkesi belirtildikten sonra, aynı Kanun’un 55. maddesinde uygulamada sık karşılaşılan ve dürüstlük kurallarına aykırı olan bazı davranış ve fiil örnekleri sayılmıştır (Arkan, s. 350). Bu çerçevede bir davranış veya uygulamanın haksız rekabet teşkil edip etmediği belirlenirken öncelikle özel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK’nın 55. maddesinde sayılan hâllerden birinin var olup olmadığına bakılması gerekmektedir. Bu maddede sayılan hâllerden birisi söz konusu ise haksız rekabetin varlığı kabul edilecek, somut davranış veya uygulama bu maddede sayılan haksız rekabet hâllerine tam olarak uymuyorsa veya bu hâllerin kapsamına örnekseme yoluyla dolaylı da olsa dâhil edilemiyorsa, ancak bu takdirde genel hüküm niteliğindeki 6102 sayılı TTK’nın 54/2. maddesinin uygulanması mümkün olacaktır. Ayrıca; bir fiil, TTK'nın 55. maddesinde örnekseme yoluyla-tâdadî olarak sayılan haksız rekabet hâllerinin belirlediği kapsam içerisinde bulunmasa dahi aynı Kanun'un 54/2. maddesinde belirtildiği üzere rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı nitelikte ise haksız rekabet olarak nitelendirilerek aynı Kanun'un devamındaki haksız rekabete dair hükümler çerçevesinde yaptırımlara tâbi olacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2024/11-567 esas 2026/70 karar sayılı ilamı). Somut olay bakımından; yukarıda yapılan incelemeler doğrultusunda, rekabet yasağı getirilecek işçinin iş sırlarına veya müşteri bilgilerine yeni iş yerinde kullanabileceği düzeyde sahip olması gerekmektedir, davalının bu düzeyde bilgiye sahip olsa dahi bu bilgilerin mesleki bilgi kapsamında kaldığı ve iş sırrı niteliğinde olmadığı kaldı ki davalının davalının haksız rekabet şartları taşıdığı ileri sürülen bilgilerinin yeni iş yerinde kullandığına dair dosya kapsamında bilgi belge bulunmadığı davalının yeni iş yeri müşterilerinin davacı şirketin müşterileri ile aynı olmasının tek başına haksız rekabet koşullarının gerçekleştiğini kanıtlamayacağı, davalının TTK'nun 55 ve devamı maddeleri kapsamında haksız rekabet teşkil eden bir eylemlerinin varlığı ispatlanamadığından haksız rekabetin ihlali ile cezai şart alacağı talepli iş bu davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gerekli 732,00-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.019,38-TL harcın mahsubuyla fazlaca yatırılan 2.287,38-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça 40,00-TL posta/tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-AAÜT gereğince hesap edilen 45.000,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 7-Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır