Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2408 E. 2026/1546 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2408
- Karar No
- 2026/1546
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2408
KARAR NO: 2026/1546
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2022
NUMARASI: 2016/397 2022/408
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkilinin fırın işletme ruhsatı ve tarım ruhsatı da denilen unlu mamuller üretim izni bulunan bir işletme olduğunu, ticaret siciline tescilli ticaret unvanının davalılar tarafından tecavüzle kullanıldığının tespit edildiğini, davalıların organize olarak başka bir fırına ( yapılan araştırmalarına göre ... Mamülleri olduğunun tespit edildiğini) ürettirdikleri ekmeklerinin ambalajlarına müvekkili şirketin tescilli unvanını ve adresini içeren sahte etiketler bastırıp piyasaya sürdüklerini ve bu ekmekleri ...marketlerinde sattıklarını, ürünü satın alan tüketicilerin ürünü müvekkilinin ürettiğini zannettiğini, müvekkilinin bu durumu tesadüfen öğrendiğini, mağazaya ürün vermeye gittiklerinde raflarda sahte etiketli ekmeklerle karşılaştıklarını, bu ekmeklerin üreticisinin müvekkili taraf olmadığını, açıklanan nedenlerle şimdilik 60.000 TL maddi tazminat, manevi zararlardan dolayı 100.000 TL manevi tazminata hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, savunmasında özetle; Davalı ... Dağıtım vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... bayilerine ekmek ve unlu mamuller temin etmek üzere ticari faaliyet gösterdiğini ve Türkiye'de 1300 fırın işletmecisinin ürettiği unlu mamullerin dağıtımını yaptığını, bu kapsamda davacı ile 01.05.2015 tarihli sözleşme kapsamında bir süre birlikte çalıştıklarını, etiket bedelleri müvekkili şirkete fatura edilirken etiketlerinin doğrudan üreticiye gönderildiğini, etiket bedellerinin daha sonra müvekkili tarafından üreticilere fatura kesilerek tahsil edildiğini, etiketleri üreten İdeal Etiket firmasının etiketleri davalıya gönderdiğine ilişkin sevk irsaliyesinin ekte sunulduğunu, bu durumda etiketler davacı firmadayken müvekkili ve ...'e karşı dava açılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapmış oldukları araştırmalardan etiketlerin direkt davacı tarafından diğer davalı ... isimli işletmeye gönderildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin bu durumlardan haberdar olmadığını, müvekkili açısından tazminat istenebilmesi için gerekli koşulların somut olay açısından oluşmadığını, manevi tazminat taleplerinin hayali ve varsayımlara dayalı olduğunu açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ürünün müvekkili şirkete diğer davalı ... tarafından tedarik edildiğini, aralarında imzaladıkları sözleşme uyarınca satıcı konumundaki ...'nın ... tarafından ürünlerin nihai tüketiciye satılmasıyla ilgili herhangi bir fikri ve sınai mülkiyet haklarının ihlal edilmeyeceğini garanti ettiğini, davacının sahte ve orijinal olduğunu iddia ettiği ürünlerin birebir aynı olduğunu, ürünün üreticisinin değişmesinden müvekkilinin haberinin olmadığını, müvekkilinin haksız rekabet açısından bir sorumluluğu olmadığını, müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceğinden tazminat sorumluluğu da olmadığını, sorumluluğun diğer davalı ... firmasına ait olduğunu, davacının maddi tazminat tutarını neye dayanarak belirlediğinin dava dilekçesinden anlaşılamadığını, manevi tazminatın da fahiş olduğunu açıklanan nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Dava hukuki niteliği itibariyle davalıların eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mali müşavir ve haksız rekabet / marka uzmanı bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesinde; davalılardan ... ile ticari ilişkisinin 2016 yılı ve öncesine kadar dayandığını, diğer davalılar ... A.Ş. ve .... ile ticari ilişkisinin bulunmadığını, ... firmasının incelemeye ibraz edilen ticari defterlerinin incelenmesinde; davacı ile ticari ilişkisinin 30.04.2015 tarihinde başladığı ve 06.07.2016 tarihinde bittiğini, davalılardan ...'nın diğer davalı ... Mağazalarının tedarikçisi olduğunu, davacının ekmek tedariki işini bir alt yükleniciye bırakmadığını, yazar kasa fişi incelemesinde üzerindeki barkod numarasının yazar kasa fişinde yazmadığını, sadece “...” açıklamasının bulunduğunu, bu nedenle bu barkodun satın alınan (sahte barkodla satılan ekmeğe ait olduğunu) ekmeğe ait olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, davalı ...'nın 07.06.2016 alındı tarihli dilekçesinde delil olarak sunmuş olduğu davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 20.000 adet etiket bedelini içeren 28.08.2015 tarih ve ... seri nolu 377,60 TL tutarlı faturanın, davacının muavin kayıtlarında 10.09.2015 tarih ve ... yevmiye nosu ile kayıt edildiğini, davacı ile davalı ... ile ticari alışverişinin 06.07.2016 tarihinde bittiği göz önüne alındığında, 29.03.2016 tarihli yazar kasa fişine dayanarak davalıların davacının ticaret unvanını haksız olarak kullanıldığı kanaatine ulaşılamadığını, davalı ...'e sevki yapılan ekmeklere, yüklenici davacı dışında etiket basılıp basılmadığı veya davacı ile ... arasındaki sözleşme sona erdikten sonra davacı unvanının etiketlerde kullanıldığı konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığını, davalı tanıklarından ...'nın “önceki üreticinin izni ile yeni etiketler basılıncaya kadar eski üreticinin etiketlerinin kullanıldığını, yeni üreticinin etiketleri henüz basılmadığı için Alaybey fırınının etiketlerini sahibinin kız kardeşinin izni ile teslim alarak yeni üreticinin ekmeklerine yapıştırdıklarını, 10-15 mağazaya yaklaşık 1 hafta yetecek kadar etiket aldıklarını, etiketleri ... bölge sorumlusu Aydoğan Bey ile birlikte firından teslim aldıklarını ve etiketlerin geçici bir süre için başka bir üreticinin ekmeklerine yapıştırmak için aldıklarını belirttiklerini” şeklinde ifadenin dosya içeriğinde yer alan başka bir delille desteklenmediğini, fakat bu delillin değerlendirilmesi konusundaki nihai takdirin mahkemeye ait olduğunu, tarafların ticari defter ve dosyaya sunulan etiket ile yazar kasa fişinin incelenmesi neticesinde davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemleri olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığını bildirilmiştir.
Hazırlanan bilirkişi raporuna itirazlar üzerine farklı bir uzman bilirkişiye dosya tevdi edilmiş, 20/12/2021 tarihli 2 bilirkişi raporunda; davacının tescilli bir ünvanının bulunmadığı bu sebeple haksız rekabet hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, dava dilekçesi ekinde sunulan görsellerin, davalıların haksız eylemlerini ispatlamaya yeterli olmadığı, etiket fotoğrafları arasında orjinallik/sahtelik değerlendirilmesinin yapılamayacağı, bunun yerine davacının hak sahibi olduğu unvanın davalılarca haksız yere kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, (TTK m. 55/1/a-4), sahte olduğu iddia edilen etiketi içeren ekmek görselinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığı ve bu ekmeğin davalılardan ... tarafından satılıp satılmadığının belirlenemediği, sunulan yazarkasa fişinin bu iddiayı ispatlamaya yetmediği, herhangi bir delil tespitine dosyada rastlanmadığı, davalı ... tanıklarından ...'ın 25.4.2019 tarihli celsedeki yeminli tanık beyanında ...'nın bölge sorumlusu olarak çalıştığını, davacının kız kardeşinin izni ile davacıya ait etiketleri yeni üreticilerin ekmeklerine yapıştırdıklarını, 10-15 mağazaya 1 hafta yetecek kadar etiket aldıklarını belirttiği, bu beyanın delil ve ispat gücünün tamamen Sayın Mahkeme'nin takdirinde olduğu, beyanın doğru olduğunun kabulü halinde ise davalılardan ...'nın davacı aleyhine TTK m. 55/1/a-4'te sayılan haksız rekabet eylemini işlemiş olduğu, bu varsayımda dahi diğer davalı ...'in bir haksız rekabet eyleminden söz edilemeyeceği, diğer davalı ...Unlu Mamülleri'nin herhangi bir bir eyleminin sabit olmadığı bildirilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı ile davalılardan ... arasında ticari ilişkisinin 2016 yılı ve öncesinde mevcut olduğu, diğer davalılar ... A.Ş. ve .... ile davacının ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalılardan ...'nın diğer davalı ... Mağazalarının tedarikçisi olduğu, davacının ekmek tedariki işini bir alt yükleniciye bırakmadığı, eldeki davanın davacıya ait ekmek ürünü için kullanılan etiketlerin davalı ... tarafından üretimi yapılan ekmeklerin ... Mağazalarında satışı esnasında ambalajlarında haksız ve sahte olarak kullanılması, kullanılırken davacı firmayı kötüleyici durumların varlığının tespit edilmesi nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tahsili için açıldığı, davacının etiketlerinin davalı tarafça kullanılmasına ilişkin sadece tanık anlatımlarının bulunduğu, davacının kendi ünvan ve bilgilerinin yer aldığı sahte etiketlerin bastırılıp satışı yapılan ürünlerde kullanıldığını iddia etmekle birlikte dinlenen tanığı ... dinlenmesi sonucu ... Mağaza sorumlusunun kendisinden az miktarda etiket aldığını ancak bu etiketlerin taklit etiketlerle aynı olup olmadığını bilmediğini beyan etmiş, davalı ... tanığı ... ise davalı firmada bölge sorumlusu olduğunu, yeni bir üretici ile çalışmak durumunda kaldıklarında önceki üreticinin izni ile yeni etiketler basılıncaya kadar eski üreticinin etiketlerinin kullanıldığını, ... fırını etiketlerinin fırının kız kardeşinin izni ile teslim alınarak yeni üreticinin ekmeklerine yapıştırıldığını beyan etmiş olup ifadeler arası çelişki bulunmadığı, bu durumda haksız kullanım durumunun gerçekleşmediği, davacının iddia ettiği bilgilerini kullanarak sahte etiket kullanılması ile ilgili dosyaya sunulan yazar kasa fişi ile sahte olduğu iddia edilen etiket karşılaştırılmasında bahsedilen barkodun satın alınan ekmeğe ait olup olmadığının belirlenemediği, sahte etiket kullanılması durumunun ispatlanamadığı, somut olayda; Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanununun haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal eder nitelikte fiiller mevcut olmadığı, davacının ileri sürdüğü sebeplerin ispatlanamadığı " gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Davalıların organize olarak davalı ...'ne ürettirdikleri ekmeklerin ambalajlarına müvekkilinin tescilli ünvanı basılı sahte etiketler yapıştırarak Davalı ... marketlerinde sattıkları, bu şekilde müvekkilinin ünvanından yasa dışı kazanç temin ettiklerini ispatlayacak kayıtların müvekkili şirketin ticari defterlerinde bulunamayacağını, davalı ... ve davalı ... müşterek haraketle ...'in 15 mağazasında en az bir hafta boyunca satılacak ekmeklerden elde ettiği gelir kadar haksız rekabette bulunarak zarar verdiğinin kendi tanıklarının beyanında da açıkca belli olduğunu, bilirkişinin üstükapalı olarak sanki müvekkil ticari ilişkisi bittikten sonrada kendi etiketlerinin kendi fırınında üretilmeyen ekmeklere basılmasına için davalılara izin verdiğini ima etmeye çalıştığını, bu düşüncesine destek olarak ... 28.8.2015 tarihli ... seri nolu 377,60 TL tutarlı 20.000 etiket bedelini içeren faturanın davacının muavin kayıtlarında ... yevmiye no ile kayıt edilmiş olduğunu belirttiğini, bilirkişinin açık şekilde bu iki taraf arasındaki ticari ilişkinin 30.04.2015 tarihinde başladığını, 06.07.2016 tarihinde bittiğini tesbit ettiğini, 06.07.2016 tarihinde biten bir ticari ilişkide 28.8.2015 tarihli bir fatura bulunabileceğini, bilirkişinin futoğrafı ve kasa fişini incelemediğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, haksız rekabetin men'i, haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Haksız rekabet TTK'nın 54 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. TTK'nın 54/2. maddesinde, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırı olarak nitelendirilmiştir. TTK'nın 55.maddesinde sayılanlarla sınırlı olmamak üzere başlıca haksız rekabet halleri düzenlenmiştir. Haksız rekabetin varlığı halinde, haksız rekabete uğrayan kişi, uğradığı zararın tazmini amacı ile, davalının (haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin) kusurunun bulunması şartı ile maddi ve manevi zararının giderilmesini talep ve dava edebilir. Uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edilemediği hallerde, hakime, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi veren Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi hükmü de haksız rekabete ilişkin tazminat davalarında uygulanır (Ülgen/ Helvacı/ Kendigelen/ Kaya/ Nomer Ertan, Ticari İşletme Hukuku, 4 . Basım, İstanbul 2015, s.568).
TTK’nın 55/1-a-4 maddesinde, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak; 55/1-c maddesinde; başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanma; özellikle; kendisine emanet edilmiş teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden yetkisiz yararlanmak, üçüncü kişilere ait teklif, hesap veya plan gibi bir iş ürününden, bunların kendisine yetkisiz olarak tevdi edilmiş veya sağlanmış olduğunun bilinmesi gerektiği hâlde, yararlanmak, kendisinin uygun bir katkısı olmaksızın başkasına ait pazarlanmaya hazır çalışma ürünlerini teknik çoğaltma yöntemleriyle devralıp onlardan yararlanmak halleri haksız rekabet eylemi olarak düzenlenmiştir.
Davacı, davalıların organize olarak başka bir fırına ürettirdikleri ekmeklerinin ambalajlarına müvekkili şirketin tescilli unvanını ve adresini içeren sahte etiketler bastırıp piyasaya sürdüklerini ve bu ekmekleri ...marketlerinde sattıklarını, ürünü satın alan tüketicilerin ürünü müvekkilinin ürettiğini zannettiğini, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek haksız rekabetin tespiti ile men'ini, maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir.
Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç, serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasaya kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır.
Hükme esas alınan 04/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesinde; davalılardan ... ile ticari ilişkisinin 2016 yılı ve öncesine kadar dayandığı, diğer davalılar ... A.Ş. ve .... ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, ... firmasının incelemeye ibraz edilen ticari defterlerinin incelenmesinde; davacı ile ticari ilişkisinin 30.04.2015 tarihinde başladığı ve 06.07.2016 tarihinde sona erdiği, davalılardan ...'nın diğer davalı ... Mağazalarının tedarikçisi olduğu, davacının ekmek tedariki işini bir alt yükleniciye bırakmadığını, yazar kasa fişi incelemesinde üzerindeki barkod numarasının yazar kasa fişinde yazmadığını, sadece “...” açıklamasının bulunduğunu, bu nedenle bu barkodun satın alınan (sahte barkodla satılan ekmeğe ait olduğunu) ekmeğe ait olup olmadığının tespitinin mümkün olmadığını, davalı ...'nın 07.06.2016 alındı tarihli dilekçesinde delil olarak sunmuş olduğu davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 20.000 adet etiket bedelini içeren 28.08.2015 tarih ve ... seri nolu 377,60 TL tutarlı faturanın, davacının muavin kayıtlarında 10.09.2015 tarih ve ... yevmiye nosu ile kayıt edildiğini, davacı ile davalı ... ile ticari alışverişinin 06.07.2016 tarihinde bittiği göz önüne alındığında, 29.03.2016 tarihli yazar kasa fişine dayanarak davalıların davacının ticaret unvanını haksız olarak kullanıldığı kanaatine ulaşılamadığı, davalı ...'e sevki yapılan ekmeklere, yüklenici davacı dışında etiket basılıp basılmadığı veya davacı ile ... arasındaki sözleşme sona erdikten sonra davacı unvanının etiketlerde kullanıldığı konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı tespit edilmiştir
Mahkemece itiraz üzerine alınan 20/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; dava dilekçesi ekinde sunulan görsellerin, davalıların haksız eylemlerini ispatlamaya yeterli olmadığı, etiket fotoğrafları arasında orjinallik/sahtelik değerlendirilmesinin yapılamayacağı, bunun yerine davacının hak sahibi olduğu unvanın davalılarca haksız yere kullanılıp kullanılmadığı değerlendirilmesinin yapılmasının gerektiği, (TTK m. 55/1/a-4), sahte olduğu iddia edilen etiketi içeren ekmek görselinin davalılarca kullanılıp kullanılmadığı ve bu ekmeğin davalılardan ... tarafından satılıp satılmadığının belirlenemediği, sunulan yazarkasa fişinin bu iddiayı ispatlamaya yetmediği, herhangi bir delil tespitine dosyada rastlanmadığı tespit edilmiştir.
Davacı ile davalı ... arasında 01.05.2015 tarihinde 2 yıl süreli ambalajsız fason ekmek üretimi sözleşmesi imzalandığı, davacının davalılardan ... ile ticari ilişkisinin 30.04.2015 tarihinde başladığı ve 06.07.2016 tarihinde sona erdiği, diğer davalılar ... A.Ş. ve .... ile ticari ilişkisinin bulunmadığı, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş olan 20.000 adet etiket bedelini içeren 28.08.2015 tarih ve ... seri nolu 377,60 TL tutarlı faturanın, davacının muavin kayıtlarında kayıtlı olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Davacı tarafından sunulan fotoğraflardan; etiketteki tarihin 29.03.2016 tarihi olduğu, dolayısıyla ticari ilişkinin devam ettiği döneme ilişkin olduğu, yazar kasa fişinin de aynı tarihli olduğu ve yazar kasa fişinde de ürünün barkod numarasının yer almadığı anlaşılmaktadır. Davacının iddiaları ispata muhtaç olup, somut bir delile rastlanmamıştır. Her ne kadar haksız rekabetin varlığı her türlü delille ispatlanabilir ise de; yukarıda anılan tespitler karşısında tanık beyanlarına itibar edilmemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,
3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 17/09/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.