İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/400 E. 2025/722 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/400
Karar No
2025/722
Karar Tarihi

T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/400 Esas - 2025/722

T.C. ......... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/400 Esas KARAR NO : 2025/722

...............x..........x........... x.....x.........x............x ............x..............x........... .x...............x..................x

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/06/2025 KARAR TARİHİ : 01/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 18/12/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil ile davalı sigorta şirketi arasında 29/04/2024-2025 tarihinde 28180308 poliçe no’lu kasko poliçesi akdedildiğini, müvekkilinin bu poliçenin sigortalı tarafı olduğunu, dava dilekçemiz ekinde yer alan Trafik Kaza Tespit tutanağı ile sabit olduğu üzere 31.07.2024 tarihinde kaza yapmış olup görüleceği üzere meydana gelen kazada, dava dışı ............. plakalı ........... NAK.İNŞ. maliki olduğu araç %100 kusurlu bulunduğunu, yaşanan bu kaza sonrasında müvekkiline ait aracın 28180308 poliçe no’lu kasko sigortacısı ......... Sigorta A.Ş tarafından onarılmış olup; söz konusu kaza sebebiyle aracının onarımının yapıldığını, ancak müvekkili araçta oluşan hasar için yapılan bu masrafları gösterir Motorlu Araçlar Teknolojisi Hasar ve Değer Kaybı Uzmanı ... tarafından hazırlanan hasar ekspertiz raporunda müvekkili araca ait hasar tazminat miktarı 104.363,32 TL hesaplanmış olup, müvekkile ait kasko sigortacısı ......... Sigorta A.Ş tarafından gerçekleştirilen onarım bedeli müvekkile ait araç için yetersiz kaldığını, hasar ekspertiz raporundan da görüleceği üzere, gerçekleşen kaza sebebiyle müvekkilin yedek parça fiyatları, boyama, işçilik masraflarının detaylı olarak yazıldığını, müvekkilinin 31.07.2024 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu kaza neticesinde aracının kasko poliçesi davalı ........ Sigorta A.Ş tarafından düzenlendiğini, taraflarınca 12 Mart 2025 tarihinde zararlarının karşılanması hususunda yazılı olarak ihtarda bulunulduğunu, akabinde bu müracaatlarının sonuçsuz kaldığını, davalı taraf olan ........ Sigorta Anonim Şirketi eldeki davanın konusu olan Kasko bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu’na üye olmaması sebebi ile başvuru yapılamadığını, yapmış oldukları mevcut başvurulardan taraflarına bir dönüş yapılmaması neticesinde zorunlu dava şartını yerine getirmek için ......... Arabuluculuk Bürosuna arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, her ne kadar işbu dava belirsiz alacak davası olarak açılmışsa da, HMK 33. maddesi gereğince hukuki değerlendirmenin hakime ait olduğu gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10 TL hasar onarım tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılmadan önce müvekkili şirkete yazılı başvuru yapılmadığından, usule aykırı olan davanın dava şartı yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin ilgili poliçe gereğince sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu sebeple davacının dava açma ve herhangi bir talep hakkı kalmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilinin sigorta şirketinin davacı sigortalıya karşı herhangi bir tazmin borcu bulunmadığını, hiçbir surette hasarın teminat kapsamında kaldığını ve davayı kabul etmemekle birlikte; müvekkilinin sigorta şirketince bağımsız sigorta eksperi görevlendirilerek hasar tespiti yapıldığını ve hasar başvurusu aşamasında 40.500,00-TL onarım ve toplam 37.791,47-TL tedarik ödemesi yapıldığını, işbu ödemelerle aracın fiili onarımı yetkili serviste sağlandığını, nitekim onarım fotoğraflarınınr da mevcut olduğunu, davacı tarafça da dava dilekçesinde aracın onarıldığının ikrar edildiğini, ancak davacı tarafça hasarın daha fazla olduğu ileri sürülerek tazminat talep edildiğini, davacının talebi net olmamakla birlikte müvekkili sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi kapsamında aracın onarımı gerçekleştirilerek sorumluluğunun yerine getirildiğini, davacnın talep edebileceği hiçbir tazminatın bulunmadığını, başvuru sahiplerince talep edilen hasarın zamanaşımına uğradığını, dosya içerisinde mevcut olan poliçeden de anlaşılacağı üzere; davaya konu olan ........ plakalı araç üzerinde fuzul tasarruf finansman A.Ş. 'nin rehin kaydı bulunduğunu, bu durumda araç ruhsatında rehin alacaklısı sıfatı olan Dain-i Mürtehin Bankanın re’sen araştırılması ve davaya muvafakatinin sorulması gerektiğini, muvafakatin sağlanamaması durumunda aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini, imtiyazlı alacakların teminatını teşkil eden veya üzerinde haciz veya rehin hakkı bulunan bir malın zayi olması riskine karşı yaptırılan mal sigortalarında, tazminatın haciz veya rehin hakkına sahip olan kişiye ödenmesini teminen, düzenlenen sigorta poliçesinde söz konusu kişinin dain mürtehin sıfatına haiz olduğu, diğer bir ifadeyle rehin alma hakkına sahip olduğunun belirtildiğini, bu şekilde akdedilen sigorta sözleşmelerinde muacceliyet kesbeden tazminatın mal sahibine ödenebilmesi ancak dain mürtehin sıfatına haiz olan kişinin muvafakati alınmak suretiyle mümkün olabilmekte, böylelikle rehin alma hakkı sahibinin imtiyazlı durumunun korunduğunu, HMK ilgili maddesi uyarınca dava dilekçesi ekinde davaya ilişkin belgelerin davalılara tebliğ edilmesi gerektiği belirtildiği halde, huzurunuzda görülen işbu davada bu hususa uyulmadığını, bu nedenle davacının dayanak aldığı tüm delillerin taraflarına tebliğinin şart olduğunu, dava konusu edilen ........ plakalı aracın 29.04.2024 /29.04.2025 vade tarihleri arasında, 28180308 sayılı Benim Arabam Genişletilmiş Kasko Paket Poliçesi ile, müvekkili şirket nezdinde sigorta teminat örtüsü altına alındığını, 31.07.2024 tarihinde sürücü ........ yönetimindeki ............. plakalı aracı ile ......... ili Yenimahalle ilçesinde bulunan Melih Gökçek Bulvarını takiben Anadolu Bulvarına geldiği sırada ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ile çarpışması sonucu Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağının tetkikinden anlaşıldığını, dava konusu edilen araca ilişkin olarak hasar ihbarı sonrasında müvekkili şirket tarafından bağımsız sigorta eksperi görevlendirildiğini ve ekspertiz raporu düzenlendiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirketin orjinal değil eşdeğer yedek parça kullanıldığına dair iddiasının somut bir delili bulunmadığını, tam aksine davacı aracını anlaşmasız ".......... Oto" isimli özel servise götürmüş ve kendi gözetiminde onarımının yapıldığını, davacının gözetimindeki serviste orijinal parçalar kullanılarak davacının aracının onarıldığını, davacı yanın aracının müvekkili şirket tarafından parça tedariği sağlanarak onarıldığını, her ne kadar davacı tarafça yaptırılan ekspertiz raporunda hazar miktarı farklı hesaplanmış ise de; taraflarına tebliğ edilmeyen ve davacının gözetiminde tanzim edilen raporun kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafça talep olunan bedelin fahiş olduğunu, kabulünün mümkün olmadığını, tüm bu sebeplerle davacı tarafça açılan davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasıdır. Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazası sebebi ile tarafların kusur oranlarının ne olduğu, hasar onarımın sigorta firması tarafından ödenip ödenmediği, eksik ödeme iddiasının dinlenilebilir olup olmadığı, işbu davayı açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğü'nün, ....... Sigorta A.Ş'nin, Türkiye Noterler Birliği'nin yazı cevapları dosya kapsamına alınmıştır. HMK'nun 114/1.h maddesi uyarınca hukuki yararın bulunması dava şartı olup, HMK'nun 115. maddesi uyarınca hukuki yararın bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılmalıdır. Hukuki yarar; davacının sübjektif hakkına hukuki koruma sağlanması hususunda mahkemeye başvuru esnasında hukuken korunacak bir yararın bulunmasıdır. Davacının mahkemeden tescil istemi ile bir dava açılabilmesi için, bu davayı açmakta veya hukuki korunma istemekte "hukuki ve meşru", "doğrudan ve kişisel", "doğmuş ve güncel" haklı bir yararının bulunması gerekir. Davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü için; hukuk düzenince kabul edilmiş meşru bir yarar olması, bu yararın dava açan hak sahibi ile ilgili olması ve dava açıldığı sırada halen mevcut bulunmasıdır. Ayrıca, açılacak davanın ortaya çıkacak tehlikeyi bertaraf edecek nitelikte olması gerekir. Bir kimsenin, hakkına ulaşmak için, mahkeme kararının o an için gerekli olması durumunda hukuki yararın varlığından sözedilebilir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/12/2013 tarih ve 2013/10-436 Esas 2013/1748 Karar sayılı ilamı). Bu durumda dava tarihinde var olan hukuki yararın kararın kesinleşmesine kadar devam etmesi gerekir. Trafik kazası sebebi ile kendi aracında oluşan hasarın davalı tarafça giderildiğini ancak alınan ekspertiz raporu sonucunda hasar onarım bedelinin daha fazla olması gerektiği iddiası ile iş bu dava açılmış,davalı tarafça da hasarın onarıldığı davacının hukuki yararının bulunmadığı sebebi ile davanın reddi istenilmekle ,trafik kazası sonucunca aracındaki hasarın giderildiği anlaşılan davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığı görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, 2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmının HMK'nun 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde ......... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/400, K. 2025/722, T. 01.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-400-e-2025-722-k-be63ecb7a563