İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1385 E. 2026/2 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1385
Karar No
2026/2
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1385 Esas KARAR NO : 2026/2

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/07/2026 KARAR TARİHİ : 05/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.01.2022 ve 20.02.2022 başlangıç tarihli kira sözleşmeleri bulunduğu, davalı ...'in kiraya veren, davacı ...'ın kiracı, davacı ...'nın ise kefil sıfatıyla yer aldığı, kira ilişkisinin halen devam ettiği ve herhangi bir tahliye gerçekleşmediği, davalı tarafından herhangi bir haklı fesih bildirimi yapılmadığı, .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senedine mahsus icra takibine konu senetlerin arka yüzünde "Bu senet kira teminat senedidir. " ibaresinin yer aldığı, söz konusu senetlerin bağımsız bir borç senedi olmayıp kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiği, davalının muaccel hale gelmiş herhangi bir kira alacağı bulunmadığı, davalının kira bedelini artırmak amacıyla müvekkillerine baskı kurduğu ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiği, bu eylemler nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2026/... Soruşturma sayılı ceza soruşturmasının derdest olduğu, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyasında takibin iptali istemli davanın sürdüğü, ancak icra hukuk mahkemesindeki incelemenin şekli nitelikte olması sebebiyle maddi hukuk bakımından borçlu olmadıklarının tespiti için işbu menfi tespit davasını açtıkları, icra takibi nedeniyle ticari itibarın zedelenme riski bulunduğunu belirterek öncelikle .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı takip dosyasında icra takibinin teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla durdurulması, davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA :Dilekçeler teatisi ve ön inceleme tamamlanmadan dosya üzerinden karar verilmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, .... İcra Dairesinin 2026/... Esas sayılı takip dosyasına konu edilen kira teminat senetleri nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti talebine ilişkindir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), inandırıcılık sorunu taşımayan, karmaşık olmayan veya olaylarla ilgili hiçbir tartışmanın bulunmadığı, oldukça teknik davalar ile mahkemelerin tarafların sunduğu görüşlere ve diğer belgelere dayanarak, adil ve makul bir biçimde karar verebilecekleri davalar için duruşma yapılmasının gerekli olmayabileceğini belirtmiştir (AİHM, Jussila/Finlandiya, § 41, Döry/İsveç, B. No:28394/95, 12.11.2002, § 37, Mehmet Emin Şimşek/Türkiye, B. No: 5488/05, 28.2.2012, § 30). (Adnan Altın, kararı, § 47). Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi uyarınca TTK'da düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nın 4. maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Bunun yanında görev hususu HMK'nın 114/1-c maddesi uyarınca dava şartlarından olup HMK'nın 115/1. Maddesi uyarınca yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 4/I-a maddesinde ise kiralanan taşınmazların, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilâmsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara, konuları ve değerlerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde bakılacağı hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda; Dava dilekçesi içeriği ve dilekçe ekinde sunulan kira sözleşmeleri incelendiğinde, davalı ...'in kiraya veren, davacı ...'ın kiracı, davacı ...'nın ise kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladığı açıkça görülmektedir. Davacılar ile davalı arasında kira ilişkisi bulunduğu ve davacılar tarafından takibe konulan senetlerin arka yüzünde kira ilişkisine istinaden kira bedelinin teminatı olarak verildiğinin belirtildiği icra dosyası içerisinde açıkça görülmektedir. Söz konusu kira sözleşmeleri, takibe dayanak senetler in arka yüzleri taraflar arasındaki hukuki ilişkinin kaynağının herhangi bir para ödüncü, ticari satış veya bağımsız bir borç ilişkisi değil, tamamen kira sözleşmesi olduğu görülmüştür. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Görev kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re'sen dikkate alınır. Görev hususu dava şartı olduğundan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/15-2141 Esas, 2019/442 Karar sayılı ilamı doğrultusunda doya üzerinden yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddesine göre mahkememizin görevsizliğine ve davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair tensiben aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle resen karar verildi. 05/08/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1385, K. 2026/2, T. 05.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1385-e-2026-2-k-c69ef1ee86ae