İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1288 E. 2026/534 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1288
Karar No
2026/534
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1288 Esas KARAR NO : 2026/534

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2026 KARAR TARİHİ : 05/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İşbu dava, kambiyo senedi niteliğindeki iki çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu, uyuşmazlık, kıymetli evraktan ve ticari nitelikte olduğu ileri sürülen bir ilişkiden kaynaklandığından görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı ...nin merkez adresi Eyüpsultan/İstanbul da olduğunu, davalının yerleşim yerinin İstanbul olması nedeniyle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, dava konusu çekler ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, davacı tarafından dava konusu çekler nedeniyle menfi tespit davası açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 15.10.2025 tarihli, ... seri numaralı ve 850.000,00 TL bedelli çek, 30.10.2025 tarihli, ... seri numaralı ve 850.000,00 TL bedelli çek, ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası çıkça belirtilerek yapıldığını, Başvuru, ... Arabuluculuk Bürosunun 2026/... Başvuru ve 2026/... Arabuluculuk sayılı dosyasına kaydedildiğini, işbu davaya konu çekler; Banka : ... Bankası A.Ş. Şube : ... Bulvar ... Şubesi Seri No : ... Düzenleme Tarihi : 15.10.2025 Bedel : 850.000,00 TL, Banka : ... Bankası A.Ş. Şube : ... Bulvar ... Şubesi Seri No : ... Düzenleme Tarihi : 30.10.2025 Bedel : 850.000,00 TL iki çekin toplam bedeli 1.700.000,00 TL olduğunu, dava konusu çekler, davacı ile davalı arasında gerçekleştirilen gerçek bir mal veya hizmet alışverişi karşılığında davalıya verilmediğini, çekler, finansman sağlanacağı yönündeki görüşme, vaat ve yönlendirmeler kapsamında teslim edilen çek grubunun içerisinde olduğunu, buna rağmen vaat edilen finansman davacıya sağlanmamış, çekler iade edilmemiş ve daha sonra ciro ve takip işlemlerine konu edildiğini, davalı ..., çeklerin teslim sürecinde doğrudan yer alan ve dava konusu çekleri teslim alan şirketlerden biri olduğunu, bu nedenle uyuşmazlık, davacı ile hiçbir ilişkisi bulunmayan bağımsız ve uzak bir hamil uyuşmazlığı olmadığını, davalı, çeklerin kendisine hangi amaçla ve hangi koşullarla teslim edildiğini bilen, çeklerin teslim edildiği temel sürecin doğrudan tarafı olduğunu, davacı ile davalı arasında gerçek bir borç ilişkisi bulunmadığını, davacı adına ya da çek hesabı sahibi ... ... Anonim Şirketi adına davalı tarafından düzenlenmiş olduğunu, dava konusu çeklerin karşılığını oluşturabilecek gerçek bir fatura bulunmadığını, davacının ekonomik sıkıntı yaşadığı dönemde, dava konusu çekler karşılığında finansman sağlanacağı yönünde vaatlerde bulunulduğunu, dava konusu çekler, gerçek bir mal veya hizmet borcunun ifası amacıyla değil, sağlanacağı bildirilen finansmana karşılık teslim edildiğini, ancak çeklerin tesliminden sonra vaat edilen para veya finansman davacıya verilmediğini, böylece çeklerin teslim edilme amacı gerçekleşmemiş ve çekler bedelsiz kaldığını, dava konusu çeklerin teslimi ve bağlantılı şirketlere aktarılması süreci, çeklerin düzenleme tarihlerinden önce ... Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, dava konusu çekler ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip işlemine konu edildiğini, dava konusu çek asıllarının icra müdürlüğünün kasasında bulunduğunu, dava konusu iki çek nedeniyle .... İcra Ceza Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasında davacı hakkında ceza yargılaması yürütüldüğünü, Mahkemenin 10.06.2026 tarihli duruşmasında; ... seri numaralı çek yönünden 837.350,00 TL, ... seri numaralı çek yönünden 837.350,00 TL adli para cezasına karar verildiğini, davalının dava konusu çekleri hangi ticari ilişki karşılığında elde ettiği, öncelikle kendi ticari defter ve kayıtlarından anlaşılacağını, tarafların ticari kayıtları, vergi kayıtları, elektronik belgeleri, banka hareketleri ve çek ciro zinciri üzerinde mali müşavir ve kambiyo hukuku alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından inceleme yapılması gerektiğini, dava konusu çekler icra takibine konu edilmiş ve davacı hakkında aynı çekler nedeniyle yüksek miktarlı adli para cezası kararı verildiğini, icra takibinin devam etmesi hâlinde davacı yönünden telafisi son derece güç ekonomik ve hukuki zararlar meydana geleceğini, takipten sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin doğrudan durdurulamayacağı gözetilerek, kanunen mümkün olan koruma tedbirinin uygulanması talep edildiğini, davalı ...’ın anılan takipte alacaklı, tahsilat hakkı sahibi veya takip sonucundan doğrudan yararlanacak taraf olduğunun belirlenmesi hâlinde, icra veznesine girecek paranın dava sonuna kadar alacaklıya veya davalıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep edildiğini, davacı, mevcut ekonomik durumu nedeniyle dava harcını, gider avansını, bilirkişi ücretini ve diğer yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını, davacının sosyal ve ekonomik durumu daha önce mahkemeler tarafından araştırılmış ve çok sayıda güncel dosyada adli yardım talepleri kabul edildiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin; ... Esas sayılı dosyalarında davacı yönünden adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğini, bu kararlarda davacının yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına, teminat göstermekten muaf tutulmasına, yargılama giderlerinin devlet tarafından avans olarak karşılanmasına karar verildiğini, anılan kararlar 2026 yılı içerisinde verilmiş güncel kararlar olduğunu, davacının ekonomik durumunda bu kararların verilmesinden sonra olumlu bir değişiklik olmadığını, bu nedenlerle; HMK’nin 334 ve devamı maddeleri uyarınca adli yardım talebimin kabulüne, davacının dava harcı, gider avansı, bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere ve diğer bütün yargılama giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına, yargılama giderlerinin devlet tarafından avans olarak karşılanmasına, davacının yargılama ve ihtiyati tedbir yönünden teminat göstermekten muaf tutulmasına, icra dosyasındaki güncel alacaklıların, borçluların ve davalı ...’ın takipteki hukuki sıfatının belirlenmesine, davalı ...’ın takip alacaklısı, tahsilat hakkı sahibi veya takip sonucundan doğrudan yararlanacak taraf olduğunun belirlenmesi hâlinde, ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına girecek paranın dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya veya davalıya ödenmemesine, ihtiyati tedbir talebinin teminatsız olarak kabulüne; aksi kanaatte olunması hâlinde davacının ekonomik durumu dikkate alınarak uygulanabilecek en düşük teminatın belirlenmesine, davalının dava konusu çekleri kimden, hangi tarihte, hangi sözleşme, fatura, mal teslimi, hizmet veya ödeme karşılığında aldığının tespitine, davalının çekleri başka kişi veya şirketlere hangi borç ve ticari ilişki karşılığında ciro ettiğinin ticari defterlerinden tespitine, tarafların ticari, mali, vergi ve banka kayıtları üzerinde mali müşavir ve kambiyo hukuku alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından inceleme yaptırılmasına, yapılacak yargılama sonucunda 15.10.2025 tarihli, ... seri numaralı ve 850.000,00 TL bedelli çek, 30.10.2025 tarihli, ... seri numaralı ve 850.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalı ...ne toplam 1.700.000,00 tl borçlu olmadığının tespitine, davacının davalıya dava konusu çekler nedeniyle faiz, tazminat, komisyon, takip gideri ve diğer feriler yönünden de borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, davacıya avukat görevlendirilmesi hâlinde vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. GEREKÇE: Dava; ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına konu 15.10.2025 tarihli, ... seri numaralı 850.000,00 TL bedelli çek ile 30.10.2025 tarihli, ... seri numaralı 850.000,00 TL bedelli çekten kaynaklanan menfi tespit davasıdır. 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununun "Menfi tesbit ve istirdat davaları" başlıklı 72. Maddesi; "(Değişik: 18/2/1965-538/43 md.) Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez. (Değişik: 9/11/1988-3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir. Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazımgelmediğini ispata mecburdur" şeklindedir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfi tespit davasında amaç, bir hukukî ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukukî yararının bulunması şarttır. Borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması hâlinde borçlu, icra takibinden önce borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür. Somut olaya gelince , davacı tarafça ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasından borçlu olunmadığının tespiti istendiği , ilgili dosya UYAP sistemi üzerinden incelendiğinde; alacaklının dava dışı ... Plastik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi , borçluların ise davalı ..., dava dışı ... ... Anonim Şirketi ve dava dışı ... olduğu olduğu görülmüştür. İddianın ileri sürülüş biçimi ve HMK 33.maddesi dikkate alınarak yapılan değerlendirmeden davanın menfi tespit talebine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davanın niteliği itibariyle takip borçlusu tarafından açılabilecek davalardan olduğu, davacının ise takip borçlusu sıfatlarının bulunmadığı, dolayısıyla davacıya aktif husumet düşmediği anlaşılmakla davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-)Davanın aktif husumet dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE, 2-)Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-)Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 732 -TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 6.000,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana / vekiline iadesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi. 05/08/2026

Katip ... E-İMZA

Hakim ... E-İMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1288, K. 2026/534, T. 05.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1288-e-2026-534-k-8bca2a754ee5