İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/383 E. 2026/160 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/383
Karar No
2026/160
Karar Tarihi

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/383 Esas - 2026/160 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/383 Esas KARAR NO : 2026/160

HAKİM : ... KATİP : ....

DAVACI : ..... VEKİLLERİ : Av. ... Av. .... DAVALI : 1- .... VEKİLİ : Av... DAVALI : 2- ... ...... VEKİLLERİ : Av..... Av....

DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/09/2021 KARAR TARİHİ : 12/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dilekçesinde özetle; 20.08.2020 Tarihinde, davacı müvekkilimin Almanya/Berlin Trafik Tesciline kayıtlı...... plakalı aracın arkadan çarpması sonucunda hasar gördüğünü, fazlaya ilişkin hak ve taleplerimiz saklı tutularak, 1.000 Euro tazminatın, sigortaya başvuru tarihimizden 7 gün sonrası olan 26.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca uygulanacak değişen oranlarda faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru karşılığı olan TL tutarının müvekkilime ödenmesini, Hasar tespit masrafı olarak ödenen, 944,24 Euro'nun da karar günündeki TL karşılığının yargılama giderlerine eklenmesini, Hasar tespit raporu ve faturasına ait 590,00 TL tercüme bedelinin de yargılama giderlerine eklenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; 20.08.2020 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak yapılan başvuru sonucunda hasar dosyası açıldığını, ancak davacının başvuru şartını usulüne uygun yerine getirmediğini, değerlendirme yapılması için aracı sigortaya göstermediğini, işçilik, detaylı fatura ve onarım resimlerini sunmadığını, davanın sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, davacının aracını hasar tespiti için gerekli belgeleri sunmadığını, aracını ekspere dahi göstermediğini, davanın usulden reddi gerektiğini, sorumluluklarının teminat limiti ile sınırlı olduğunu, aracın tamiratının yapıldığına ilişkin fatura sunulmadığını, hesaplamanın Genel Şartlara göre yapılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda Almanya’da bulunan özel serviste oranım yapılacak şekilde hesaplandığını, iskonto uygulanmaksızın fahiş hesaplamalar içerdiğini, KDV dahil hasar bedelinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, onarımlarının yapıldığını gösterir faturanın sunulması gerektiğini, ekspertiz ücreti raporu ve tercüme bedeli taleplerinin yerinde olmadığını, yabancı para borcu faizi isteminin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... ..., davaya karşı cevap dilekçesi vermemiştir. GEREKÇE : Dava, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı, davalı ... ...’in sürücüsü olduğu araç ile davacıya ait yabancı plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada davacı aracında oluşan hasar ve mahrumiyet bedelinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce 15/12/2022 tarih 2021/501 esas 2022/989 karar sayılı ilam ile "davanın trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve araç mahrumiyet bedeli istemine ilişkin olduğu, davacıya ait aracın Almanya plakalı olduğu, üç kişilik bilirkişi heyeti tarafından ibraz edilen 01.11.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi heyeti raporunda Almanya koşulları esas alınarak yapılan tespit ve hesaplamalara göre davacıya ait aracın hasar bedelinin KDV dahil 6.663,70 Euro olduğu, araç mahrumiyet bedelinin ise 237,00 TL olduğu, ekspertiz ücreti ve tercüme giderinin yargılama giderine eklenmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulü ile 6.663,70 Euro hasar bedelinin davalı sigorta şirketi bakımından (41.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) 01.04.2021 tarihinden davalı ... ... bakımından ise 20.08.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca Euro cinsinden mevduat hesabına uygulanan bir yıllık vadeli hesap için işleyecek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 237,00 Euro araç mahrumiyet bedelinin davalı ... ... bakımından 20.08.2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarınca Euro cinsinden mevduat hesabına uygulanan bir yıllık vadeli hesap için işleyecek faiz ile birlikte davalı ... ...’ten tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiş olup hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. ... BAM 26. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2025 tarih 2023/385 E., 2025/380K. Sayılı ilamı ile " Davalı taraf, davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumludur. Bu nedenle kazanın ...'de meydana geldiğinden aracın hasarına rağmen ...’den yurt dışına gitmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi, her ne kadar davacı aracını ...’de onarılmaya zorlanamaz ise de aracın hasarına göre ...’de onarılması ile yurt dışında onarılması halindeki hasar bedeli ve piyasa değeri karşılaştırıldığında eğer aracın satın alındığı ülke rayicindeki piyasa değeri onarım giderinden fazla ise davacı yalnız onarım giderini, onarım giderinden az ise, aracın olay gününde satın alındığı ülkedeki sürüm değerini davalıdan isteyebileceğinin gözetilmesi gerekir. Mahkemece öncelikle aracın Almanya'da ve ...’de tamir edilmesi halinde meydana gelen hasar bedelinin ayrı ayrı belirlenmesi, aracın hasarına göre ...’de onarılması ile yurt dışında onarılması ve piyasa değeri karşılaştırıldığında hangisi az ise o miktara hükmedilmesi gerektiğinden bu hususta Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden emekli üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden gerekçeli, ayrıntılı ve denetime açık rapor alınması, öte yandan davacıya ait aracın kasko sigorta şirketi veya yurt dışındaki sigorta şirketi tarafından zararının ödenip ödenmediği belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalı sigorta şirketi vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebinin kabulü gerekmiştir (Yargıtay 4 Hukuk Dairesi 2021/16437 Esas- 2021/5287 Karar, 2021/14751 Esas- 2022/7974 Karar. Sayılı ilamı). Ayrıca davacının araç hasarının delil tespitine yönelik olarak davacının Almanya'da yaptırdığı ekpertiz raporu bedelinin de yargılama giderlerine dahil edilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de; HMK'nın 400. Maddesinde taraflardan her biri, görülmekte olan bir davada henüz inceleme sırası gelmemiş yahut ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakıanın tespiti amacıyla keşif yapılması, bilirkişi incelemesi yaptırılması ya da tanık ifadelerinin alınması gibi işlemlerin yapılmasını talep edebileceği, delil tespiti istenebilmesi için hukuki yararın varlığı gerektiği, kanunda açıkça öngörülen hâller dışında, delilin hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimal dâhilinde bulunuyorsa hukuki yarar var sayılacağı, HMK'nın 401. Maddesinde ise; henüz dava açılmamış olan hâllerde delil tespiti, esas hakkındaki davaya bakacak olan mahkemeden veya üzerinde keşif yahut bilirkişi incelemesi yapılacak olan şeyin bulunduğu veya tanık olarak dinlenilecek kişinin oturduğu yer sulh mahkemesinden istenebileceği düzenlenmiş olup davacının ...'de meydana gelen kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar bedelinin Almanya'ya götürülerek orada ekspertizinin yaptırılmasının HMK'nın 400 ve devamı maddeleri kapsamında ...'de açılan davada delil tespiti olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, davacının zararının belirlenmesi için zorunlu giderlerden de olmadığından, zarar sorumluların borcun kapsamının belirlenmesi açısından sorumluluğu makul gider ve gerçek zarar ile sınırlı olduğundan davacının ...'de açmayı düşündüğü dava çerçevesinde delil tespiti görev ve yetkisinin Türk Mahkemelerine ait olması, ekpertiz ücreti yönünde de sorumluluğun makul giderle sınırlı olması karşısında, ...'deki araç onarım bedelini aşar şekilde ekpertiz ücretinden ve tercüme giderlerinden davalıların sorumlu tutulmuş olmasının doğru olmadığı, " şeklinde mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Mahkememizce kaldırma ilamı doğrultusunda yeniden bilirkişi raporu alma yoluna gidilmiştir. Kaldırma ilamı sonrasında bilirkişi heyetinden ek rapor alma yoluna gidilmiş olup, 29/10/2025 tarihli raporda; "1- Dava konusu... plakalı araç üzerindeki hasarın aracın hasarlı hali ile yurt dışına çıkmasını engelleyecek seviyede bir hasar olmadığı, 2- Aracın Ülkemizdeki onarım bedelinin 2.124,00 TL olduğu, 3- Aracın kaza tarihindeki yut dışındaki ortalama piyasa rayicinin 11.875,00 Euro (11.875 x 8,6675 - 102.926,56 TL) olduğu, 4- Aracın Almanya'daki onarım bedelinin 1.959,45 Euro (16.983,53 TL) olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi raporuna tarafların itiraz ve beyanları üzerine bilirkişiden itirazların karşılanması ve mahkememizce resen görülen sebeplerle ek rapor alma yoluna gidilmiş olup, 28/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda ilgili hususlar incelerek bilirkişilerce görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığına yönelik açıklamalarda bulunulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce tüm dosya kapsamı ve kaldırma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporu ve ek raporu doğrultusunda somut olay ele alınmakla; 20.08.2020 tarihinde Mersin ili Mezitli ilçesinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacıya ait Almanya Berlin trafik sicilinde kayıtlı araçta meydana geldiği belirtilen hasar ve araç mahrumiyet bedeli için Almanya'da yaptırılan ekspertiz raporuna dayalı olarak talepte bulunulduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumluluğu bulunduğu açık olup bilirkişi raporu doğrultusunda her ne kadar davacı aracını ...’de onarılmaya zorlanamaz ise de dava konusu B TY 1979 plakalı araç üzerindeki hasarın aracın hasarlı hali ile yurt dışına çıkmasını engelleyecek seviyede bir hasar olmadığı, aracın hasarına göre ...’de onarımının mümkün olduğu yurt içinde aracın onarımı ile yurt dışında onarılması halindeki hasar bedeli ve piyasa değeri karşılaştırıldığında aracın Ülkemizdeki onarım bedelinin 2.124,00 TL olduğu, Aracın kaza tarihindeki yut dışındaki ortalama piyasa rayicinin 11.875,00 Euro (11.875 x 8,6675 - 102.926,56 TL) olduğu, Aracın Almanya'daki onarım bedelinin 1.959,45 Euro (16.983,53 TL) olduğu, mahkememizce istinaf ilamı doğrultusunda aracın hasarına göre ...’de onarılması ile yurt dışında onarılması ve piyasa değeri karşılaştırıldığında ülkemizdeki onarım bedeli daha az olduğundan 2.124,00 TL olarak tespit edilen bedele hükmetmek gerekmiş olup, tarafların sorumlulukları gözetilerek 2.124,00 TL onarım bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 41.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 01/04/2021 tarihinden, davalı ... ... yönünden ise 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair karar verilmiştir. Araç mahrumiyet bedeli yönünden ise bilirkişi marifetiyle yapılan hesaplama çerçevesinde 237 Euro araç mahrumiyet bedeline davacı tarafın talep hakkı bulunduğu gözetilerek bu miktarın davalıdan tahsili yönünde karar verme yoluna gidilmiş olup 237,00 Euro araç mahrumiyet bedelinin 20/08/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4 a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro cinsinden mevduat hesabına uygulanan 1 yıllık vadeli hesap için işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Ayrıca tercüme ve ekspertiz ücretleri yönünden ise; kaldırma ilamında da belirtildiği şekilde davacının ...'de meydana gelen kaza nedeniyle aracında meydana gelen hasar bedelinin Almanya'ya götürülerek orada ekspertizinin yaptırılmasının HMK'nın 400 ve devamı maddeleri kapsamında ...'de açılan davada delil tespiti olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, davacının zararının belirlenmesi için zorunlu giderlerden de olmadığından, zarar sorumluların borcun kapsamının belirlenmesi açısından sorumluluğu makul gider ve gerçek zarar ile sınırlı olduğundan davacının ...'de açmayı düşündüğü dava çerçevesinde delil tespiti görev ve yetkisinin Türk Mahkemelerine ait olması, ekpertiz ücreti yönünde de sorumluluğun makul giderle sınırlı olması karşısında, ...'deki araç onarım bedelini aşar şekilde ekpertiz ücretinden ve tercüme giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmakla yargılama gideri çerçevesinde talep olunan bu taleplerin reddi yoluna gidilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2.124,00 TL onarım bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden 41.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 01/04/2021 tarihinden, davalı ... ... yönünden ise 20/08/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, 2-237,00 Euro araç mahrumiyet bedelinin 20/08/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4 a maddesi uyarınca devlet bankalarınca Euro cinsinden mevduat hesabına uygulanan 1 yıllık vadeli hesap için işleyecek faizi ile birlikte davalı ... ...'ten tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Tercüme ve ekspertiz ücretine yönelik istemlerin reddine, 4-Alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin alınan 167,50TL harç ile 1.958,72 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.394,22 TL harcın davacıya iadesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 4.459,68 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olarak 740,00 TL tebligat ve posta gideri, 13.600,00 TL bilirkişi ücreti, 8,50 TL vekalet harcı, 59,30 -TL başvurma harcı ile 167,50 -TL peşin harç olmak üzere toplam 14.575,3 TL yargılama giderinin ret kabul oranına göre 989,66 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin ret kabul oranına göre 89,62 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine, Dair; davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, davacının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/03/2026

Katip .... ¸e-imzalıdır

Hakim .... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/383, K. 2026/160, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-383-e-2026-160-k-3551fc1c85d8