Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1269 E. 2026/1851 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1269
- Karar No
- 2026/1851
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1269 KARAR NO : 2026/1851
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2026 NUMARASI : 2026/62 D.İş Esas - 2026/75 D.İş Karar TALEP : İhtiyati Tedbir ve Delil Tespiti BAM KARAR TARİHİ : 09/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/09/2026
Talep edenler vekili vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Delil tespiti ve ihtiyati tedbir isteyen vekili talep dilekçesinde; talep edenin mali müşavirlik işlemleri için karşı taraf .... ile çalışmakta iken, adı geçen müşavirin yaklaşık olarak 3 ay önce tüm defter, belge ve kayıtları teslim etmeksizin ve bir daha dönememek üzere yurt dışına gittiği, talep eden şirketin yetkilisi ...., mali müşavire ulaşmaya çalışmış ise de mali müşavirin, hem iş yeri adresini boşalttığı, hem iş yeri tabelalarını kaldırdığı, hem de telefonlarını kapattığı, .... tarafından mali müşavirin bilinen son adresine, İzmir 38. Noterliğinin 41912 yevmiye numaralı ve 09.12.2025 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ve müvekkil şirkete ait tüm verilerin, defter kayıtlarının, muavin defterlerin ve şifrelerin kendisine teslimi istendiği, kayıtların dijital olarak tutulduğu ....Muhasebe Yazılımı (... bünyesinde) talep edene ait tüm verileri bulunduğu, Mali müşavire gönderilen ihtarnameye herhangi bir cevap gelmemesi üzerine bu kez, İzmir 38. Noterliğinin 00672 yevmiye numaralı ve 07.01.2026 tarihli ihtarnamesi ile ...ne (...) ve .....ne (...) ihtarname gönderilerek müvekkil şirkete ait tüm verilerin, defter kayıtlarının, muavin defterlerin ve şifrelerin kendisine teslimi istendiği, işbu ihtarnamelere de herhangi bir cevap verilmediği, mali müşavir hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, kişisel veri içeriklerinin hukuka aykırı saklanması suçları nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğu, 2025/199283 Soruşturma sayılı dosyası soruşturma başlatıldığı, talep edenin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi ve devlet nezdindeki vergi yükümlülüklerini yerine getirebilmesi için gerekli olan tüm muhasebe kayıtlarının müşavirin uhdesinde kaldığı, bu nedenle talep edenen ... sistemi üzerindeki; yevmiye defteri, defter-i kebir, envanter kayıtları ve muavin dökümlerinin tespiti, bu verilere erişim için gerekli geçici giriş şifresinin veya veritabanı yedeğinin talep edene verilmesi ve kayıtların karartılmaması veya silinmemesi adına, tespit kararı verilinceye kadar .. veri tabanındaki talep edene ait kayıtlar üzerinde "erişim kısıtlaması/verilerin dondurulması" yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Tespit isteyen tarihli dilekçesinde belirttiği hususların gerekli görülmesi halinde mahallinde bilirkişi aracılığı ile tespitini talep etmiştir. Delil tespiti talebi ve bu talep hakkında verilecek karar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesinde; ''Delil tespiti talebi dilekçeyle yapılır. Dilekçede tespiti istenen vakıa, tanıklara veya bilirkişilere sorulması istenen sorular, delillerin kaybolacağı veya gösterilmesinde zorlukla karşılaşılacağı kuşkusunu uyandıran sebepler ile aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresi yer alır. Tespit talebinde bulunan, durum ve koşulların imkân vermemesi nedeniyle, aleyhine tespit yapılacak kişiyi gösteremiyorsa talebi geçerli sayılır. Mahkeme tarafından belirlenen tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmaz. Tespit talebi mahkemece haklı bulunursa karar, dilekçeyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir. Kararda ayrıca, delil tespitinin nasıl ve ne zaman yapılacağı, tespitin icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceği, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiği belirtilir. '' şeklinde düzenlenmiştir. Yukarıda da yer verildiği üzere taraflardan her birinin ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakanın tespiti amacıyla keşif yapılması ile bilirkişi incelemesi yaptırılması gibi işlemlerin icrasını talep edebileceği, ancak delil tespitinin istenebilmesi için hukuki yararın varlığının gerekli olduğu ve kanunda açıkça öngörülen haller dışında delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimlinin bulunması halinde hukuki yararın var sayıldığı belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan düzenlemeye göre delil tespiti taleplerinde talep edenin hukuki yararının varlığını açıklaması ve bu kapsamda delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimalinin bulunduğuna dair mahkemede yeterli kanaat oluşturacak açıklamaları, bilgi ve belgeleri dilekçe ekinde sunması zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 402/1. maddesinin birinci fıkrasında, delil tespiti talepli dilekçede aleyhine delil tespiti istenen kişinin ad, soyad ve adresinin yer almasının zorunlu olduğu, durum ve koşulların imkan vermemesi nedeniyle aleyhine tespit yapılacak kişinin gösterilememesi durumunda talebin geçerli sayılması gerektiği vurgulanmıştır. İkinci fıkrasında mahkemece belirlenecek tespit giderleri avans olarak ödenmedikçe sonraki işlemler yapılmayacağı, üçüncü fıkrada ise tespit talebinin haklı bulunması halinde bu konuda verilen kararın dilekçe ile birlikte karşı tarafa tebliğ edileceği, kararda tespitin nasıl ve ne zaman yapılacağının, icrası esnasında karşı tarafın da hazır bulunabileceğinin, varsa itiraz ve ilave soruların bir hafta içinde bildirilmesi gerektiğinin belirtileceği düzenlenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 403/1. maddesinde ise acele hallerde karşı tarafa tebligat yapılmaksızın delil tespiti yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmaktadır. İlgili madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere delil tespiti kurumu, mevcut bir durumun veya vakıanın tespitine ilişkin olup, bu hususlar dışında herhangi bir şey delil tespitinin konusunu oluşturamayacaktır. Delil tespiti talebinde bulunan vekili talep dilekçesinde, tespit isteminde bulunan şirkete ait pamuk ürünlerinin aleyhinde delil tespiti talep edilen şirkete ait depoda depolandığı, ürünlerin tesliminin talep edilmesine rağmen tespit talep eden şirkete teslim edilmediği, ürünlerin saklama sürecinde özelliklerini kaybettiği, ileride açılacak davalara esas teşkil etmek üzere pamukların aleyhinde tespit talep edilen şirkete ait depoda bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise ne durumda olduklarının yerinde incelenmek suretiyle tespitini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı, tespit talebinde bulunan vekili tarafından iddia edilen hususlar ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, tespit talebinde bulunan gerçek ya da tüzel kişinin ileride açacağı davada ileri süreceği bir vakanın tespiti amacıyla keşif yapılması ile bilirkişi incelemesi yaptırılması gibi işlemlerin icrasını talep edebileceği, ancak delil tespitinin istenebilmesi için hukuki yararın varlığının gerekli olduğu ve kanunda açıkça öngörülen haller dışında delilin hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimalinin bulunması halinde hukuki yararın var sayıldığı, her ne kadar tespit talep eden şirket vekili tarafından çalıştıkları muhasebecinin kaçması nedeni ile... programındaki şifrenin talep edildiği ve şirketin ticari defter ve kayıtlarının muhasebe sisteminden alınması yönünden karar istendiği talep edilmiş ise de, Talep eden şirketin .... dan yeni bir mali müşavir görevlendirilmesini ve ticari defterlerinin ilgili yöntem ile alınmasını talep edebileceği, mahkememizce, kaçtığı belirtilen mali müşavirin şifresinin talep eden şirkete verilmesi ve bu suretle ticari defterlerinin şirket tarafından teslim alınmasına ilişkin delil tespiti ile karar verilemeyeceği, bu hususun tespite konu edilmesinde talep edenini hukuki yararının bulunmadığı, talep eden tarafından yeni bir mali müşavir ile çalışma konusunda .... dan talepte bulunulması halinde görevlendirme yapılarak şifre verilmesinin ve bu suretli ticari defterlerinin alınmasının mümkün olabileceği, bu hususun delil tespitine konu edilemeyeceği, mahkeme vasıtasıyla bu suretle delil tespiti yapılmasında talep eden tarafın hukuki yararının bulunmadığı, açıklanan gerekçeler dahilinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 400. maddesi gereğince hemen tespit edilmemesi halinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ihtimali bulunan bir delilin söz konusu olmadığı, ticari defterlerin.... sisteminde kayıtlı olduğu ve tespit isteyen şirketin iş bu talep bakımından hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla, delil tespiti talebinin reddine ve ayrıca Karşı Taraf ....'ın yurtdışına kaçma iddiası nedeni ile kayıtların karartılmaması veya silinmemesi adına, tespit kararı verilinceye kadar ... veri tabanındaki talep edene ait kayıtlar üzerinde "erişim kısıtlaması/verilerin dondurulması" yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettikleri görülmekle; İzmir CBS 2025/199283E.sayılı soruşturma dosyasında talep eden ile Karşı taraf arasında ne suretle bur husumetin bulunduğunun belirtilmediği, değişik iş dilekçesinde de bu yönde bir iddianın bulunmadığı dolayısı ile kayıtların karartılması ve silinmesine sebep olabilecek ne şekilde bir husumetin bulunduğunun somut bir şekilde belirtilmediği anlaşılmakla bu yönde İhtiyadi Tedbir kararı verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenle: 1- Delil tespiti talebinin REDDİNE, 2- Kayıtların karartılmaması veya silinmemesi adına, tespit kararı verilinceye kadar... veri tabanındaki talep edene ait kayıtlar üzerinde "erişim kısıtlaması/verilerin dondurulması" yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettikleri görülmekle;İzmir CBS 2025/199283E.sayılı soruşturma dosyası ve dilekçe içeriği nazara alınıdığında, kayıtların karartılması ve silinmesine sebep olabilecek ne şekilde bir husumetin bulunduğunun somut bir şekilde belirtilmediği anlaşılmakla bu yönde İHTİYADİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, " şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı delil tespiti ve ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Delil tespiti ve ihtiyati tedbir isteyen vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından hukuki yarar yokluğu nedeniyle delil tespiti taleplerinin reddedildiğini, yerel mahkemenin işbu usul yasa ve hakkaniyete aykırı kararının kabulünün mümkün olmadığını, zira eski mali müşavirin .... yazılım işletmesinin aplikasyon uygulaması üzerinden tutulan verilerin hali hazırda hala eski mali müşavirin uhdesinde olduğunu ve yurt dışında olmasının da işbu aplikasyonu kullanmasına engel teşkil etmediğini, zira internet gibi global bir erişim aracının var olduğu mevcut durumda, mali müşavirin delilleri karartmasının dünyanın yer yerinden mümkün olduğunu, öte yandan her ne kadar müvekkilinin, yerel mahkeme tarafından tarif edildiği üzere ....'dan talepte bulunarak yeni bir mali müşavir ile çalışmaya başlamış ise de eski mali müşavir tarafından tutulan kayıtlara ne müvekkilinin ne de yeni mali müşavirin erişemediğini, öte yandan yerel mahkeme kararında "İzmir CBS 2025/199283E.sayılı soruşturma dosyasında talep eden ile Karşı taraf arasında ne suretle bur husumetin bulunduğunun belirtilmediği, değişik iş dilekçesinde de bu yönde bir iddianın bulunmadığı dolayısı ile kayıtların karartılması ve silinmesine sebep olabilecek ne şekilde bir husumetin bulunduğunun somut bir şekilde belirtilmediği anlaşılmakla bu yönde İhtiyadi Tedbir kararı verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, ancak soruşturma dosyasındaki cezai tanımlamaların, hukuk mahkemesini bağlamadığını, yerel mahkeme tarafından gözetilmesi gereken temel noktanın müvekkilinin kişisel verilerinin usulüne uygun tutulmaması nedeniyle ileride oluşması muhtemel zararların olduğu ve işbu verilerin eski mali müşavirin uhdesinde bulunması nedeniyle yok edilme ve karartılma ihtimalinin bulunduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: ihtiyati tedbir ve delil tespiti istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; mahkemece verilen delil tespiti red kararının istinaf edilebilecek kararlardan olmamasına, delil tespiti ile bağlantılı olarak talep edilen ihtiyati tedbirle ilgili olarak delil tespiti talebi de reddedilmekle, mahkemece bu hususta verilen kararda da bir isabetsizlik olmamasına göre talep eden vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2026 tarih, 2026/62 D.İş Esas ve 2026/75 D.İş Karar sayılı kararına karşı delil tespiti ve ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. . 09/09/2026