Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1334 E. 2026/1918 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1334
Karar No
2026/1918
Karar Tarihi

2T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1334 KARAR NO : 2026/1918

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/04/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/217 Esas TALEP : İhtiyati haciz kararı verilmesi BAM KARAR TARİHİ : 15/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 16/09/2026

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati Haciz isteyen davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin Romanya'da kurulu olup uluslararası ölçekte gıda ticareti alanında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalı .... A.Ş ise Türkiye 'de kurulu susam tohumu ticareti alanında faaliyet gösteren bir anonim şirket olduğunu, tarafların tacir olduğunu, ticari ilişkinin 2023 yılı içinde başladığı ve taraflar arasında karşılıklı güven esasına dayalı olarak yürütüldüğü, 25/09/2025 tarihli satış sözleşmesinin davalı tarafından ifa edilmediğini, akdi yükümlülüklerin ağır biçimde ihlal ettiğini, taraflar arasındaki ilişkinin 2024 yılı sonu itibariyle fiilen sona erdiğini, sözleşme uyarınca müvekkili şirketin davalı şirketten kabuklu susam tohumu satın almak üzere anlaşmaya varıldığını, buna karşılık davalı şirketin sözleşmede belirlenen miktar ve takvim çerçevesinde mal teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafın sözleşmeden doğan asli edimi gereği gibi ve süresinde yerine getirmediğini, müvekkili şirketi ağır şekilde mağdur ettiğini ve zarara uğrattığını, toplamda 59.400 USD tutarında ödeme karşılığı müvekkili şirkete sözleşmede kararlaştırılan malın teslim edilmediğini, çeşitli gerekçeler ileri sürülerek yalnızca 1.050 USD bedeline tekabül eden son derece sınırlı bir kısmi teslim gerçekleştirildiğini, bu durum sonucunda müvekkili şirket bakımından karşılığı alınmayan ve bugüne kadar iadesi yapılmayan 58.350 USD tutarında bakiye alacağın doğduğunu, noter ihtarnamesine rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığınını iddia ederek dava konusu şimdilik 4.950 USD tutarındaki alacağın ihtiyati haciz talep tarihi itibariyle T.C.M.B döviz satış kuru esas alınarak belirlenecek Türk Lirası karşılığı ve ferileriyle sınırlı olmak üzere İİK.257 ve devamı maddeleri uyarınca davalıya ait olmak kaydıyla, banka hesapları, taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişiler nezdindeki her türlü hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Mahkememizce ihtiyati haciz isteminin değerlendirildiği, 12/03/2026 tarihinde verilen ihtiyati haciz isteminin değerlendirilmesi ara kararı ile "İhtiyati haciz isteminin KABULÜNE, İİK'nun 257. maddesi uyarınca davalının banka hesapları, menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının (4.950 usd) % 20 oranında (43.800 -TL) teminat yatırıldığı takdirde ihtiyaten haczedilmesine, " gerçekçesi ile ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2026/2516 E sayılı dosyasının Uyap üzerinden mahkememiz dosyası içine alındığı, dava dosyamızda davacı tarafça , mahkememizce verilen karar uyarınca teminat yatırılması veya teminat mektubu sunulması gibi bir işlem yapılmaksızın İhtiyati haciz kararının işleme konması icra takip dosyasının açıldığı, yapılan işlemin usulüne aykırı olduğu, İcra Müdürlüğü tarafından Mahkememiz dosyasında teminatın yatırıldığına ilişkin bir yazının verilen ihtiyati haciz kararına eklenmediği halde işlem yapılması ve ihtiyati haciz kararı uyarınca işlem yapılmasının hukuki bir dayanağının olmadığı anlaşılmıştır. Dosyada yapılan inceleme ve davalı vekilinin verdiği, 18/03/2026 ve 23/03/2026 tarihli dilekçeler üzerinde yapılan inceleme, dosyamız içine alınan icra takip dosyasında yapılan işlemler üzerinde yapılan incelemeye göre, mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının İİK md.266 gereği depo kararı verilmek suretiyle kaldırılmasının istendiği, davalı tarafından dava konusu edilen bedelin depo edilmesi sonrası hacizlerin kaldırılmasının istendiği, verilen kararın içeriği ve davacı tarafça yapılan işlem sıralaması dikkate alınarak 23/03/2026 tarihli ara karar gereği, "Davacı tarafça dava konusu edilen 4.950 USD 'nin tahsili amacıyla verilen karar uyarınca İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2026/2516 E sayılı dosyasında uygulanan ihtiyati haczin dava tarihi itibariyle T.C. Merkez Bankası Efektif Satış kuru karşılığı olan 217.948,50 TL bedelin nakdi teminat olarak mahkememiz veznesine davalı tarafından yatırılması veya kesin ve süresiz bir teminat mektubu sunulması halinde KALDIRILMASINA, İhtiyati haczin teminat mektubu ve / veya mahkeme veznesine yatan teminat miktarı üzerine konulması suretiyle KAYDIRILMASINA VE BU BEDEL ÜZERİNDE DEVAM ETTİRİLMESİNE, İcra takip dosyasında yapılan hacizlerin kaldırılmasına, Teminat yatırıldığında İcra Müdürlüğüne karar gereği işlem yapılması için yazı yazılmasına," gerekçesi ile karar verildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından 24/03/2026 tarihli verilen dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itirazlarının sunulduğu ve ihtiyati haczin kesin olarak kaldırılmasına dair talep dilekçesi verildiği anlaşılmış olup, mahkememizce verilen depo edilen bedel üzerine kaydırılan ihtiyati haciz ara kararının kesin olarak kaldırılması ile ilgili icra müdürlüğüne bildirilmesi ve depo bedelinin tarafına iadesine karar verilmesini talep etmiş olup, ihtiyati hacze itiraz edilmesi üzerine, hacze itirazın mürafaa günü yapılacak olun duruşmada değerlendirilmesi için duruşma günü verilmiş, ihtiyati hacze itiraz dilekçesinin davacı vekiline tebliğ edildiği görülmüştür. Yapılan incelemeye göre, İİK md. 265 ile " Borçlu kendisi dinlenmeden ihtiyati haczin dayandığı sebeplere , mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; Huzuru ile yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir "İhtiyati hacze ilişkin itiraz sebeplerinin sınırlı şekilde gösterildiği, somut olayımızda ise davalı tarafından verilen ihtiyati haciz kararına itiraz dilekçesinde bu sebeplerden herhangi birinin varlığının tespit edilemediği, dava dosyası içeriği itibariyle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir herhangi bir sebebin bulunmadığı bu nedenle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; İhtiyati hacze itirazın REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: İhtiyati haciz isteyen davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalının tüm istinaf gerekçelerinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, yerel mahkemenin 30.04.2026 tarihli kararının usule, yasaya ve Yargıtay içtihadına tamamen uygun bulunduğu gözetilerek davalının istinaf başvurusunun reddine, Türkiye-Romanya İkili Anlaşması kapsamında davacının teminattan muaf olduğu ve ihtiyati haciz teminatının eksiksiz yatırıldığı gözetilerek teminat itirazının reddine, sözleşmedeki ICC ibaresinin "tahkim" kelimesini içermediği, davalının kendi dilekçelerine olmayan kelimeyi eklediği, Yargıtay 11. HD 2023/5030 E., 2024/6919 K. ve 15. HD 2016/4735 E., 2017/259 K. kararları ile 805 Sayılı Kanun m.4 ve Yargıtay 11. HD 2016/5836 E., 2017/4720 K. kararı uyarınca geçerli bir tahkim şartı bulunmadığı gözetilerek tahkim itirazının reddine, ihtiyati haczin kesin olarak kaldırılması, depo bedelinin iadesi ve kararın icra müdürlüğüne bildirilmesine ilişkin taleplerin; itirazların tamamının reddi sonucunda hukuki dayanaktan yoksun kaldığı gözetilerek bu taleplerin reddine, 23.03.2026 tarihli ara kararla ihtiyati haczin yalnızca 217.948,50 TL'lik depoya kaydırılmasının; davacı müvekkilin toplam 58.350 USD alacağını güvence altına almaktan uzak olduğu, kısmi dava tutarı üzerinden hesaplanan depo miktarının gerçek ve toplam alacağı karşılamadığı, ıslah sonrasında 53.400 USD'lik alacağın güvencesiz kalacağı, davalının mal varlığını serbestçe tasarruf edebilir hale geldiği ve kur riskinin giderek büyüdüğü gözetilerek; Sayın Mahkemenin 12.03.2026 tarihli ara kararıyla hükmedilen ihtiyati haciz tedbirinin davalının banka hesapları, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerinde yeniden tesisine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati hacze itirazlarında açıkça ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olmasına rağmen, itirazların hiçbir şekilde değerledirilmeksizin gerekçesiz bir şekilde eksik ve hatalı karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesi tarafından 30.04.2026 tarihli ihtiyati hacze itirazının reddine ilişkin karar gerekçesi dosya kapsamına, usule, yasaya ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırı olup anılan kararın kaldırılması gerektiğini, ihtiyati hacze itirazlarında, ayrıntılı bir şekilde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere ve yargı yetkisine itirazları sunulmuş olmasına rağmen, İlk Derece Mahkemesinin itirazlarımızı değerlendirmek yerine görmezden gelerek gerekçesiz bir şekilde verdiği kararın kaldırılması gerektiğini, yabancı davacı, teminat yatırmamış olup dava şartı noksanlığı bulunan davada verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede ICC şartı mevcut olup, tahkim ilk itirazımız kapsamında Türk mahkemelerinin yargı yetkisi bulunmadığından ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, İİK m.257 vd kapsamında ihtiyati haciz şartları mevcut olmadığından ihtiyati haczin kaldırılması gerektiğini, ihtiyati haczin şartları İİK m.257 de sayılmış olup, talep bakımından kanunda yazılı şartların hiçbirinin var olmadığını, istinaf itirazlarının ve resen nazara alınacak nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin 30.04.2026 tarihli kararının kaldırılarak, ihtiyati hacze itirazları kapsamında ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararına itiraz üzerine "ihtiyati hacze itirazın reddine dair" verilen kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesindeki ihtiyati haciz istemi kapsamında 12.03.2026 tarihli karar ile ilgili kararın içeriğinde belirtildiği şekilde teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiği, daha sonrasında davalı vekilinin talebi doğrultusunda 23.03.2023 tarihli karar ile ihtiyati haciz kararının dava konusu yabancı paranın dava tarihi itibarıyla hesaplanan TL karşılığı üzerine kaydırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı tarafça İlk Derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına karşı sunulan itiraz dilekçe ile ihtiyati haciz kararının kaldırılması talep edilmiştir. Mahkemece ihtiyati haciz kararına itiraz murafaalı olarak incelenmek suretiyle istinaf incelemesine konu 30.04.2026 tarihli karar ile itirazın reddine karar verildiği görülmüştür. İş bu karar, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Ayrıca ihtiyati haciz talep eden davacı tarafça da istinafa cevap dilekçesi ile mahkemece 23.03.2023 tarihli karar ile ihtiyati haciz kararının dava konusu yabancı paranın dava tarihi itibarıyla hesaplanan TL karşılığı üzerine kaydırılmasına ilişkin kararın kaldırılarak 12.03.2026 tarihli ara kararıyla hükmedilen ilk ihtiyati haciz kararının davalının banka hesapları, menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacakları üzerinde yeniden tesisine karar verilmesini talepli istinaf taleplerinin sunulduğu görülmüştür. Yine dosyanın incelenmesinden aynı mahkemece verilen aynı kararlar ile ilgili olarak aynı taraflarca Dairemizin 2026/1206 Esas sayılı dosyası üzerinden istinaf talebinde bulunulduğu görülmüş olmakla iş bu iki dosyadaki istinaf taleplerinin birlikte değerlendirilmesinin gerektiği sonucuna varılarak istinaf istemine ilişkin iş bu dosyasının Dairemizin 2026/1206 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine ilişkin olarak aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunduğundan Dairemizin 2026/1334 Esas sayılı dosyasının, yine Dairemizin 2026/1206 esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE; 2-İstinaf talebinin Dairemizin 2026/1206 Esas sayılı dosyası üzerinden değerlendirilmesine, 3-İstinaf harç ve giderleri konusunda birleştirilen dava dosyası üzerinden bir karar verilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 15/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1334, K. 2026/1918, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1334-e-2026-1918-k-05d88e68c093