İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/367 E. 2026/29 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/367
- Karar No
- 2026/29
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/367 Esas - 2026/29 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/367 Esas KARAR NO : 2026/29 Karar
....
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2025 KARAR TARİHİ : 16/01/2026 YAZIM TARİHİ : 20/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/07/2022 tarihinde müvekkilinin iş yerinde yangın olayı gerçekleştiğini, ..... Sayılı ilamı ile davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin iş yerinde meydana gelen zararın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik yanan emtia bedeli (10.000,00-TL), yanan demirbaş bedeli (25.000,00-TL) mahrum kalınan kar (5.000,00-TL) olmak üzere toplam 40.000,00-TL'nin belirsiz olarak yangın tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı gerçek kişinin ticari işletmesi bulunmadığından her iki tarafın da tacir olmadığını, görevli olan mahkemenin .... görevli olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kusurlu haraketleri ile yangının çıkmasına kendisinin sebep olduğunu, görev ve zamanaşımı nedeniyle dava şartları oluşmadığından davanın reddini, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE: Davanın; Davacının iş yerinde meydana gelen yangın nedeni ile yanan emtia bedeli, demirbaş bedeli ve mahrum kalınan kar bedelinin tazminine ilişkin olduğu uyuşmazlığın meydana gelen yangında ki kusur durumunda davalının sorumlu olup olmadığının ve zarar bedeline ilişkin olduğu belirlendi. .... Müdürlüğünün müzekkere cevabı mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için ya uyuşmazlık konusu iş tarafların her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olmalı ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya .... bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. TTK. nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmış ve sayılmış olup bu maddeye göre her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmemiz yargı işleri tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın ticari dava sayılır. Ayrıca TTK.nun da düzenlenen hususlar ile Medeni Kanun ve Borçlar Kanunuda düzenlenen bazı dava türlerinin ticari dava olduğu belirtilmiştir. TTK. nun 5. maddesinde ise ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiş ve .... arasındaki ilişkinin görev ilişkisi niteliğinde olduğu belirtilmiştir Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmesiyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca, tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır. Bunun yanında Kanunun 83. maddesinde de taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. T.T.K.nun 14. Maddesine göre ''bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir.'' Yasanın 17. Maddesi hükmünce de; ''iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir.'' Yine Yasanın 1463. Maddesinde de, önce 17. Maddeye gönderme yapılarak, 507 S.K. Hükümlerinin saklı tutulduğu belirtildikten sonra Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. Maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Gerçekten, 19/02/1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 25/01/1986 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile T.T.K.'nun 1463. Maddesine göre esnaf ve küçük sanatkar ile tacir ve sanayicinin ayrımına dair esaslar tespit edilmiştir. Buna göre; 1-Koordinasyon kurulunca tespit ve yayınlanacak esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil olup da gelir vergisinden muaf olanlar ile kazançları götürü usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre, defter tutanlardan iktisadi faaliyetleri nakdi sermayesinden ziyade, bedeni çalışmalarına dayanan ve kazançları ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olan ve Vergi usul Kunununun 177. Maddesinin 1. Fıkrasının 1 ve 3 nolu bentlerinde yer alan limitlerin yarısını, iki numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve küçük sanatkar, 2-Vergi Usul Kanunu'na istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve birinci madde de belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları kararlaştırılmıştır. Davacının işletme usulüne göre defter tuttuğu, 2022 takvim yılında 87.360,00-TL hasılat elde ettiği (üst sınır: 570.000,00-TL) tespit edilmiştir. 19.02.1986 tarih 19024 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 25.01.1986 tarihli Bakanlar Kurulu kararı ile tespit edilen hadleri aşmaması nedeniyle tacir olmadığı, esnaf kabul edileceği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Taraflar arasındaki dava, Davacının iş yerinde meydana gelen yangın nedeni ile yanan emtia bedeli, demirbaş bedeli ve mahrum kalınan kar bedelinin tazminine ilişkin olduğu davacının tacir sıfatını taşımadığından davanın mutlak yada nispi ticari dava olmadığı anlaşılmakla görevli mahkemenin .... olduğu anlaşıldığından 6102 sayılı Kanunun 4.maddesi ile HMK 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince mahkememizin görevli olmadığı ve ... görevli oluğuna aynı yasanın 114/1-c maddesi gereğince görev dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında dikkate alınacağından ve dava şartı gerçekleşmediğinden görev yönünden davanın usülden reddi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmakla 6100 sayılı HMK 114/1-c 115/2 maddeleri gereği davanın usulden REDDİ ile mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde müracaat halinde dosyanın görevli ....Mahkemesine gönderilmesine , 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyanın görevli .... Hukuk Mahkemesine gönderilmesi için talepte bulunulmadığı taktirde HMK 20/1 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına , 4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin HMK 331 gereği görevli ve yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememiz....gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/01/2026
.....