İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/355 E. 2026/360 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/355
- Karar No
- 2026/360
- Karar Tarihi
T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/355 Esas - 2026/360 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/355 Esas KARAR NO : 2026/360
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 08/05/2025 KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARAR TARİHİ : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan davanın yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; hizmet alım işini ihale yasalarının ilgili maddeleri gereğince davalı şirketlerin üstlendiğini, davalı şirketler bünyesinde çalışan işçilerden ...'ın işçilik alacaklarının tahsili istemi ile açtığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/478 esas sayılı dosyasına dayalı olarak başlatılan ... İcra Dairesi'nin 2024/602 esas sayılı icra takibi neticesinde dava dışı işçiye 69.710,62 TL ödeme yapıldığını, ihale evrakı ve sözleşmeler gereğince davalı şirketlerin çalıştırdıkları dönemlere ilişkin işçi alacaklarından sorumlu oldukları iddiası ile şimdilik 700,00 TL kurum alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 13/01/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile, talebini 69.710,63 TL'ye artırmıştır. Davalılar ... .... .... , ...şirketler vekili cevap dilekçesinde özetle; görev, yetki, husumet, derdestlik, hak düşürücü süre, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, açılan davayı kabul etmediklerini, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde yapılan değişiklik nedeni ile kendilerinden talepte bulunulamayacağını, sorumluluğun asıl işveren konumunda olan davacıda olduğunu savunarak açılan davanın reddini talep etmiştir. Diğer davalılara dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen davaya karşı herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı gibi duruşmalara da katılmadıkları görülmüştür. DELİLLER: Tarafların bildirdikleri deliller toplanmış, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmeleri ve şartnameler, dava dışı işçiye ait ... kayıtları ve işçiye yapılan ödemelere ilişkin evrak, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/478 esas, ... İcra Dairesi'nin 2024/602 esas sayılı dosyaları dosya arasına alınmıştır. Hesap uzmanı bilirkişi tarafından verilen 05/01/2026 tarihli raporda; dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönemlerle sınırlı olmak kaydı ile hesaplama yapılarak davalı ... şirketinin 3.723,87 TL, davalı ... şirketinin 14.436,26 TL, davalı ... şirketinin 992,46 TL, davalılar...-...şirketinin (müteselsil) 12.262,75 TL, davalılar ATK-...şirketinin (müteselsil) 38.295,29 TL olmak üzere toplam 69.710,62 TL sorumlu oldukları belirtilmiştir. 7573 sayılı Kanun'la İş Kanunu'ndan yapılan değişiklik gereği bilirkişiden alınan tarihli ek raporda, bildirilmiştir. Kök ve ek rapor oluşa ve dosya içeriğine bulunarak hükme esas alınmıştır. DEĞERLENDİRME: Dava; işçilik alacaklarının rucuen tahsili istemine ilişkindir. Davalı yanın görev itirazının tarafların tacir olması nedeniyle reddine, derdestlik ve yetki itirazının usulüne uygun yapılmaması ve dosyada bu yönde delil bulunmaması nedeniyle reddine, ödeme tarihi gözetilerek hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kurum ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmelerinin imzalandığı, sözleşme gereğince davalı şirketlerin belirlenen süre içerisinde işe başlayıp işçi çalıştırdıkları, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davacı kurumun da davalı şirketlerle yapmış olduğu sözleşme gereğince davalı şirket çalışanına ödeme yaptığı, eldeki dava ile ödemenin rücuen tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davacı idare ile davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’nun 2/6 maddesinde belirtildiği şekilde, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu olacağı, ancak bu sorumluluğun dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumluk niteliğinde olduğu, asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukukunun değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukukunun esas alınacağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi karalaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır,” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları ve ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceğinin açıkça belirtildiği, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği anlaşılmıştır. İşçiye ödenen kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından da son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır (Yargıtay 6. HD 2021/1763 esas 2021/2455 karar sayılı ilamı). İşçilik alacakları ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekeceğinden (Yargıtay 6. HD 2021/876 esas 2021/1507 karar sayılı ilamı) ve taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunmasa dahi, bedeli önceden kararlaştırılan iş yönünden, işçilerinin işçilik alacaklarından, iç ilişkide davalı yanın sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği değerlendirilmiştir (... BAM 23. HD 2018/2185 esas 2022/562 karar sayılı ilamı). 7573 sayılı yasanın 6. Maddesi ile 4857 sayılı İş Kanununa eklenen geçici 12. maddede "10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir. Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.” hükmü düzenlenmiştir. 4734 sayılı yasanın 62/1-e bendinin yollamasıyla 5018 sayılı yasa kapsamındaki 5018 sayılı yasaya ekli (1), (2), (3), (4) sayılı cetvellerde sayılan kuruluşlar arasında davacı bulunmadığından bu kanun değişikliğinin eldeki dosyada uygulanamayacağı değerlendirilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, hükme esas alınan hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen kök rapor uyarınca dava dışı işçinin davalılar nezdinde çalıştığı dönem itibari ile hesaplanan bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, davalılar işçi tarafından açılan dosyada ihbar olunan sıfatı ile yargılamadan haberdar olduklarından ödeme tarihi itibari ile (... BAM 23. HD 2018/2070 esas 2019/1481 karar sayılı, ... BAM 4. HD 2019/132 esas 2021/334 karar sayılı ilamı) davalılardan avans faizi ile tahsiline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Ayrıntısı yukarıda izah edildiği üzere; DAVANIN KABULÜ İLE, Davalı ... şirketinden 3.723,87 TL'nin, davalı ... şirketinden 14.436,26 TL'nin, davalı ... şirketinden 992,46 TL'nin, davalılar...-...şirketlerinden 12.262,75 TL'nin (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına) , davalılar ATK-...şirketlerinden 38.295,29 TL'nin (bu davalıların sorumlu oldukları miktar bakımından müştereken ve müteselsilen sorumlu olmalarına) tahsil edilerek 13/01/2025 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacıya verilmesine, Alınması gerekli olan 4.761,93 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın ve sonradan alınan 1.178,53 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.968,00 TL harcın, 158,55 TL'sinin davalı ... şirketinden, 614,64 TL'sinin davalı ... şirketinden, 42,25 TL'sinin davalı ..., 522,10 TL'sinin davalı... ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen, 1.630,46 TL'sinin davalı ...ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 4.900,00 TL arabuluculuk ücretinin, 261,75 TL'sinin davalı ... şirketinden, 1.014,73 TL'sinin davalı ... şirketinden, 69,76 TL'sinin davalı ..., 861,96 TL'sinin davalı... ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen, 2.691,80 TL'sinin davalı ...ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Ücret Tarifesine göre hesap edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinden, 2.403,85 TL'sinin davalı ... şirketinden, 9.318,98 TL'sinin davalı ... şirketinden, 640,66 TL'sinin davalı ..., 7.915,92 TL'sinin davalı... ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen, 24.720,59 TL'sinin davalı ...ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacı tarafça yargılama aşamasında yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı 12.955,0 TL yargılama gideri ile peşin ve ıslah harcının 1.793,93 TL'nin toplamı olan 14.748,93 TL'nin, 787,87 TL'sinin davalı ... şirketinden, 3.054,33 TL'sinin davalı ... şirketinden, 209,98 TL'sinin davalı ..., 2.594,47 TL'sinin davalı... ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen, 8.102,27 TL'sinin davalı ...ve ...şirketlerinden müştereken ve müteselsilen alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Dair; davacı tarafın yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, değer itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2026
¸¸ ¸¸