İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/355 E. 2026/200 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/355
- Karar No
- 2026/200
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/355 Esas - 2026/200 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/355 Esas KARAR NO : 2026/200
.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/05/2025 KARAR TARİHİ : 04/03/2026 KA.YAZIM TARİHİ : 05/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesi ile " Müvekkilinin, Davalı .... Hizmet alımı yaptığını, bu kapsamda çalıştırılan davalı şirket çalışanı .... bünyesinde çalıştığı döneme ilişkin olarak kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığı ancak Davalı .... Sayılı kararı ile dava dışı işçinin kıdem tazminatı alacağı ile yargılama giderleri ve ilan vekalet ücreti alacağının tahsiline karar verildiğini, .... numaralı dosyasında ilamların icrasına mahsus takip yoluyla Takibe konulması üzerine müvekkilinin 35.439,03 TL'yi ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek 35.439,03TL'nin Ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini '' talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı tarafa dava dilekçesi ve tensip zaptı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup davalı tarafça davaya herhangi bir cevap verilmediği görülmüştür . DELİLLER: Dava dışı işçi .... 'ın emekliliğe esas hizmet döküm cetveli getirtilmiş, .... karar sayılı dosyası getirtilmiş, davacısının .... dava konusunun işçilik alacağı olduğu mahkemenin 21/03/2023 tarihli kararı ile '' dosya kapsamında işten ayrılış bildirgesinde belirsiz süreli iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirmeden feshinin düzenlendiği 04 kodu ile gösterildiği iş akdinin davalı işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiği anlaşıldığından kıdemine göre daha önce ödenen kıdem tazminatının mahsubu ile bakiye 13.182,78-TL net kıdem tazminatı alacağı oluştuğunun tespiti ile... Davanın ıslah dilekçesi de dikkate alınarak kabulu ile... 13.182,78-TL net kıdem tazminatı alacağı iş akdinin feshi tarihi olan 30/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verildiği ilam uyarınca davacı tarafça 32.596,99-TL lik ödemenin 10/05/2023 tarihinde ..... esas sayılı icra dosyasına yatırıldığı görülmüştür. Taraflar arasındaki 07/11/2014 tarihli... ihale kayıt numaralı hizmet alım sözleşmesinin tetkikinde 9. Maddesi ile işin süresinin 36 ay olarak düzenlendiği, 22. Maddesi ile yüklenicinin sözleşme konusu ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup yüklenici bunları uygulamakla yükümlüdür düzenlemelerinin bulunduğu görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişinin 07/01/2026 tarihli raporunda ''... Dava dışı işçinin ... hizmet cetveli ben işe giriş bildirgeleri ile işten ayrılış bildirgeleri, .... numaralı dosyası kapsamı ve icra dosyasına yapılan ödemeye dair Ödeme Emri ve 10/05/2023 tarihli banka dekontu karşısında davacı ....'nin dava dışı işçi ....'ın işçilik alacakları nedeniyle yaptığı ödeme tutarı 35.493,03 TL'nin davalı .... talep edebileceği " denildiği görülmüştür. .... K sayılı ilamında ".... Dava, hizmet alımı sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat talebine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. .... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir...." denildiği görülmüştür. 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda Ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesinde "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 12- 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun 8 inci maddesinin yürürlüğe girdiği 11/9/2014 ile 15/10/2019 tarihi arasında (bu tarihler dahil) 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemelerinden alt işverenlere rücuya konu tutarların söz konusu ihale sözleşmeleri kapsamında geçen kısmının tahsilinden vazgeçilir.Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla birinci fıkra kapsamında kamu kurum veya kuruluşları tarafından alt işverene rücu edilmek üzere yürütülen davalarda, birinci fıkra uyarınca tahsilinden vazgeçilen kısım için ihtilafın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir, yargılama gideri ve vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. İcra takiplerinde tahsilinden vazgeçilen kısma ilişkin olarak harç alınmaksızın düşme kararı verilir, takip giderleri ile vekâlet ücreti taraflar üzerinde bırakılır. Ancak, bu kapsamda alt işverene rücu edilerek takip ve tahsil edilmiş olan tutarlar, alt işverenler lehine hiçbir şekilde alacak hakkı doğurmaz ve tahsil edilmiş tutarlar iade edilmez.”hükmünün getirildiği görülmüştür. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinin (1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (.... Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz. (2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez. (3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir." hükümlerini içerdiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME: Davacı tarafça dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinin taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesi talep edilmiş olup; Davacı ile davalı arasında 07/11/2014 tarihli hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, dava dışı işçi .... davalı şirketin bünyesinde çalışırken geçerli bir neden olmadan işten çıkartılması üzerine dava dışı işçi tarafından açılan .... karar sayılı ilamı uyarınca davacının 10/05/2023 tarihinde .... esas sayılı dosyasına 32.596,99-TL lik kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığı, bu tutardan davalının sorumlu olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeler, şartnameler, .... K sayılı ilamı ,bilirkişi raporu, icra dosyası ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla taraflar arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca 1/2 sorumluluk uygulanmasının mümkün olmadığı , ancak davalı ile imzalanılan 07/11/2014 tarihli sözleşmenin tarihi ve davacı kurumun 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin 1 f fıkrasının e bendinde sayılan kurumlardan olması nedeniyle davalı aleyhine açılan davanın 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesi ile "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenilen geçici 12. madde ile konusuz kaldığı gözetilerek aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı üzere; Dava konusuz kaldığından esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına, 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL harcın, dava açılışında alınan 615,40-TL peşin harçtan düşülmesi sureti ile eksik alındığı anlaşılan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 29/01/2026 tarihinde yürürlüğe giren Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6.maddesi ile "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa eklenilen geçici 12. Maddesi gereği taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı reddedilen miktar itibari ile HMK341 maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2026
.....