İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/318 E. 2026/85 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/318
- Karar No
- 2026/85
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/318 Esas - 2026/85 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/318 Esas KARAR NO : 2026/85
.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2025 KARAR TARİHİ : 05/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Kimyevi madde satışı sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ürün satışına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, davalı şirketin irsaliye faturalar ile teslim aldığı ürünlerin fatura bedelini müvekkili şirkete ödemediğini ve müvekkilinin faturaya dayalı cari alacağı doğduğunu, ticari alışverişe ilişkin cari hesap dökümü, faturalar, teslimata ilişkin imzalı kantar fişlerinin, davalı şirketin müvekkiline ilettiği bir kısım siparişe ilişkin maillerin dava dilekçe eklerinde mevcut olduğunu, müvekkili şirketin alacağına ilişkin .... esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, yapılan araştırma sonucunda borçlu şirketin mal varlığını kaçırmakta olduğu, çalışanların ücretlerini aylardır ödemediğinin tespit edildiği, mahkemece davalı şirket aleyhine verilecek olan mahkeme kararının icrasının imkansız hale gelmesi ihtimalinin ortadan kaldırılması amacıyla HMK 'nun 389 vd. maddeleri uyarınca teminatsız olarak davalı şirket adına kayıtlı araç, taşınmaz ve banka hesapları üzerinde müvekkili şirketin alacağını karşılar tutarda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının .... esas sayılı dosyaya konu icra takibine haksız olarak yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;öncelikle zamanaşımı itirazları olduğundan davanın reddine karar verilmesini, taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığı kabul edilse dahi müvekkili ile davacı arasında cari işleme dayalı bir ticari ilişki sözkonusu olacağını, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişkinin tekil olaylar/ilişkiler üzerinden değil, belli dönemlerde kesilen toplam rakamlar üzerinden yürüyeceğini, davacı tarafın iddiasının aksine fatura ve bunun karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin beyanın tek başına bir ticari ilişkinin kanıtı olmadığını, ortada bir ticari ilişki olduğunun net bir biçimde tespit edilebilmesi için fatura konusu malın ya da hizmetin usulüne uygun olarak karşı tarafın uhdesine geçirilmiş olması gerektiğini, bu durumun tüm ticari kayıtların ayrıntılı olarak incelenmesi ile sübut bulacağını, müvekkili tarafından davacıya çeşitli ödemeler yapılmışsa söz konusu ödemelere ilişkin kayıtlar ticari defterlerde bulunduğunu, ticari defter ve kayıtların bilirkişi vasıtasıyla incelenmesi neticesinde bu hususlar ortaya konulacağını, davacının talep etmiş olduğu faize, faizin türüne, faiz oranına ve faizin başlangıç tarihine itiraz ettiklerinden bahisle öncelikle davanın usul ve esas yönlerinden reddine, vaki takibin iptaline, %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, itirazın iptali davası niteliğindedir. Taraflar arasındaki itilaf ;davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan bakiye cari hesap alacağının bulunup bulunmadığı , alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplanmaktadır. .... sayılı dosyası incelenmiş ; davacı tarafından davalı aleyhine ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı cari hesap alacağı açıklaması ile 2.295.769,39TL asıl alacagın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçluya örnek 7 ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalı borçlunun icra dairesinin yetkisi ile birlikte borcun tamamına ve ferilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dava 1 yıllık yasal süre içinde açılmıştır. İİK'nun 50. Maddesi gereğince " Para ve teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile uygulanır." HMK 6. mad. hükmü gereğince " genel yetkili mahkeme , davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. HMK 7. Mad. Hükmü gereğince "davalı birden fazla ise dava , bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir ", aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Ayrıca Türk Borçlar Kanunu 89. (eski B.K'nın 73.) maddesi gereğince para borcu alacaklıya götürülerek ödenmesi gereken borçlardan olduğundan, davacının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir. Dosyada mevcut ticaret sicil kaydından davalı şirketin adresinin "..." olduğu anlaşılmakta olup HMK 6. Madde gereğince icra takibinin davalının yerleşim yeri mahkemesinde yapıldığı anlaşıldığından davalının yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Her ne kadar davalı taraf zamanaşımı def'inde bulunmuş ise de davanın alim- satım sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olduğu, ... 17.02.2010 tarihli 2010/13-93/88 sayılı kararında da belirttiği üzere 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 146.maddesi uyarınca sözleşmeden kaynaklanan davalarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğu, fatura tarihleri esas alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından takibe dayanak alacağa ilişkin faturalar dosyaya ibraz edilmiştir. Davacı ve davalı şirket tarafından ticari defter kayıtlarına dayanıldığı ve her iki tarafında ticari defterlerinin bulunduğu yeri ve irtibat kurulacak kişilerin bilgilerini dosyaya ibraz ettiği anlaşılmış ve tarafların Alış- Satış , Satış -Alış Analizlerine ilişkin belgeler getirtilmiş, her iki şirketinde 2024 yılında 20 adet belge karşılığı KDV hariç 3.626.608,48TL alış/ satış beyanında bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrasında alınan bilirkişi raporunda özetle; Davalının Ticari defterlerinde davacının cari hesabının 320.01.01-341818 muhasebe hesap koduyla takip edildiği, davalının Ticari defterlerinde 2023 yılından 2024 yılına davacının 461.839,22 TL alacağının devredildiği , 2024 yılında davacı tarafından davalıya toplamda 20 adet Kdv dahil 4.351.,930,18 TL lik fatura düzenlendiği, Vergi dairelerinden gelen cevabi yazılara göre 2024 yıllarına ait Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi tablolarında bu faturaların davacının BS, davalının BA formlarında yer aldığının belirtildiği; bu faturalara itiraz yada iade edildiğine dair dosyada her hangi bir belgenin bulunmadığı, davacı tarafından davalıya 2024 yılında toplamda 15 adet 2.518.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiği, davalının ticari defterlerine göre davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla 2.295.769,40 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememizce davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrasında alınan bilirkişi raporunda özetle; davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacının Ticari defterlerinde 2023 yılından 2024 yılına davacının 819.654,09TL alacağının devredildiği , 2024 yılında davacı tarafından davalıya toplamda 20 adet Kdv dahil 4.351.,930,15 TL lik fatura düzenlendiği, davalı tarafından 2.875.814,85TL ödeme yapıldığı, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalıdan takip tarihi itibarıyla 2.295.769,39TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı ve davalının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının birbirini doğruladığı, faturaların her iki tarafından ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, sadece davalı ticari defterlerinde 2023 yılında iki adet dekont karşılığı yapılan ödemenin davacının ticari defter ve kayıtlarına 2024 yılında alındığı , davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 2.295.769,39TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, Davalı tarafından .... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile 2.295.769,39 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına , Asıl alacak olan 2.295.769,39 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, Kabul edilen 2.295.769,39TL üzerinden İİK 'nun 67/2. ve 4 . Maddesi hükmü gereğince % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 156.824,00TL harçtan dava açılırken peşin yatırılan 27.727,16TL'nin mahsubu ile eksik yatırıldığı anlaşılan 129.096,84TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 27.727,16TL peşin harç,615,40TL başvurma harcı, 12 E tebliğat ücreti 180,00TL , 4 posta gideri 1.200,00TL, bilirkişi ücreti 13.000,00TL , dosya kapak ücreti 25,000TL, 3 kep ücreti 7,50TL olmak üzere toplam 42.755,06TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca taktir edilen 339.407,71TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize ....Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/02/2026
....