Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2105 E. 2026/2171 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2105
Karar No
2026/2171
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1444 E., 2025/1832 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/573 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.04.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat .... ile davalı vekili Avukat ... ve fer'i müdahil vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalıdan elektrik enerjisi satın aldığını, davalının satın alınan elektrik enerjisine istinaden düzenlendiği faturalarda sayaç okuma ve faturalama hizmetlerine karşılık olarak perakende satış hizmet bedelinin (PSH) tüketilen enerji miktarı üzerinden nispi ücret olarak tahsil edildiğini, Danıştay 13. Dairesinin 2011/690 E. sayılı dosyası ile Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 11. maddesinin ve dava konusu kararların bu Yönetmelik maddesine göre tesis edilen kısımlarının serbest tüketiciler yönünden iptaline karar verildiğini, kararın 13.05.2019 tarihinde kesinleştiğini, Danıştayın kesinleşen iptal kararı sebebi ile 2011 Ocak-2015 Aralık arası dönemde tüketim miktarına göre alınan PSH bedellerinin hukuki dayanaktan yoksun kaldığını ileri sürerek; sözleşme gereğince davalı tarafça düzenlenen elektrik faturalarında sabit PSH faturalama bedelinden (belirsiz alacak davası olarak) şimdilik 50.000,00 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 02.05.2023 tarihli dilekçesi ile aboneliği sebebiyle 2011 Ocak döneminden itibaren davalı tarafça sözleşme süresi boyunca tahakkuk ettirilen faturalarla fazladan tahsil edilen 1.733.620,42 TL PSH bedelinin ödeme tarihlerinden itibaren 6183 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre işleyecek gecikme zammı ve gecikme zammının KDV'si ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu iptal edilen kurul kararının sadece 1 yıl yürürlükte kaldığını, 01.01.2011 tarihinden itibaren geçerli olan ve 01.04.2011 tarihinden itibaren yeni bir karar ile düzenlenen tarife tablosuna kadar olan dönem için geçerli bir iptal kararının söz konusu olmadığını, dolayısıyla iptal edilmeyen kısmın iadesinin de mümkün olamayacağını, Danıştay iptal kararının geçmişe uygulanamayacağını, davacının serbest tüketici olduğu dönemlerin araştırılması gerektiğini, gecikme zammı ve KDV talebinin hukuka uygun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.09.2023 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin serbest tüketici olduğunun belirlendiğini, nispi PSH bedeli alınmasının dayanağını oluşturan EPDK kararının Danıştay tarafından iptaline karar verilmesi sonucunda, serbest tüketici niteliğindeki abonelerden tahsil edilen ve maktu bedel dışında kalan PSH bedelinin iadesinin gerektiğinin, yapılan hesaplamada EPDK tarafından 2011 yılı içinde Danıştay iptal kararı sonrası yapılan değişiklik kapsamında sayaç okuma bedelinin maktu 4,16 TL, 2011 yılı tarifelerine göre sayaç okuma bedeli dahil PSH hizmet birim bedelinin ise 18,64 TL hesaplanarak maktu bedellerin mahsubu neticesinde davacının aboneliği nedeniyle Ocak 2011 - Mart 2012 dönemine ilişkin düzenlenen faturalar kapsamında toplam 1.733.620,42 TL fazla tahsilatın yapıldığının bildirildiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, dava tarihinden önce davalının temerrüde düşürülmediği gözetilerek 1.733.620,42 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli kararıyla; bir kısım dava konusu döneme ilişkin alacağın zamanaşımına uğradığı, davalı yanında müdahil olmayan ve aleyhine hüküm kurulmayan fer'i müdahilin kararı istinaf hakkı olmadığı gerekçesiyle; fer'i müdahil ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. vekilinin istinaf talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, 1.267.091,10 TL'nin 07.05.2021 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairemizin 01.07.2025 tarihli kararıyla; temyiz hakkı bulunan fer'i müdahil vekilinin istinaf dilekçesinin değerlendirilmek suretiyle bir karar verilmesi gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında, PSH bedeli alınmasının dayanağını oluşturan EPDK kararının Danıştay'ca iptaline karar verilmesi sonucunda, serbest tüketici niteliğindeki abonelerden tahsil edilen maktu bedel dışında fazladan tahsil edilen PSH bedelinin iade edilmesi gerektiği, tüketim değerlerine göre davacının elektrik aboneliğinin davaya konu dönemlerde serbest tüketici olduğu, talep konusu 2011-2015 yılları faturalarından, Ocak 2011 - Mart 2012 döneminde davacı şirketten tahsil edilen sayaç okumaya ilişkin perakende satış hizmet bedellerinin davacıya iadesi gerektiği, davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair bilgi ve belge bulunmadığı, bu nedenle hesaplanan tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği, PSH ve sayaç okuma hizmet bedelinin KDV dahil 1.755.341,35 TL olarak hesaplandığı, 30.01.2023 tarihli ek raporu ile Ocak 2011-Mart 2012 döneminde davacı şirketin talep edebileceği PSH bedeli ve sayaç okuma hizmet bedelinin KDV dahil 1.733.620,42 TL olarak hesaplandığı, mevcut abonelik sözleşmesinin 05.03.2012 tarihli olduğu ve işleyecek gecikme zammı, işlemiş ve işleyecek gecikme zammının KDV’sini kapsamadığı, her ne kadar Mahkemece gerekçeli kararda davanın yasal on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğunun tespit edildiği belirtilmiş ise de, dava tarihi 07.05.2021 olup, alacak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 146. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımına tabi olduğundan, dava tarihinden itibaren geriye doğru on yıla ilişkin fazla ödeme miktarı tahsil edilebileceğinden, 07.05.2011 tarihinden önceki taleplerin zamanaşımına uğradığı, bu nedenle bilirkişi tarafından hesaplanan toplam 1.733.620,42 TL'den, zamanaşımına uğrayan 07.05.2011 tarihinden önceki talepler (70.802,08 + 20.277,00 + 52.742,91 + 322.707,37 = 466.529,36 TL) düşüldüğünde, Mahkemece kalan (1.733.620,42 TL - 466.529,36 TL) 1.267.091,10 TL’ye hükmedilmesi gerektiğinden bahisle, fer'i müdahil vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, yeniden davanın kısmen kabulüne, 1.267.091,10 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Fer'i müdahil vekili; emsal Yargıtay kararlarına göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, yargı yolunun caiz olmadığını, davaya dayanak olarak gösterilen Danıştay ilamının yeterince değerlendirme konusu yapılmadan hüküm tesis edildiğini, iptal kararı verilmesinden sonra Kurul tarafından alınan diğer kararlar hakkında iptal kararı verilmediğini, idari işlemin iptal edilmediği bir dönem için iade kararı verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, idari yargı kararının geçmişe uygulanmayacağını, ıslah tarihi gözetilmeksizin faize hükmedildiğini, davacının serbest tüketici olmadığını, PSH bedelinin hatalı değerlendirildiğini, faturalara itiraz edilmeyerek kesinleştiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davacı vekili; zamanaşımı hususunun yanlış değerlendirildiğini, dava tarihi itibariyle değil, ödeme tarihlerinden itibaren gecikme zammı ile birlikte alacağın tahsili gerektiğini, gecikme zammına KDV eklenmesi hususunda karar verilmediğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımının yanlış değerlendirildiğini, husumetin ... Elektrik Perakende Satış A.Ş.ye yöneltilmesi gerektiğini, 01.01.2011 tarihinden itibaren geçerli olan 01.04.2011 tarihinden itibaren yeni bir karar ile düzenlenen Tarife Tablosuna kadar olan dönem için geçerli olan bir iptal kararı olmadığını, iptal edilmeyen kısmın iadesinin mümkün bulunmadığını, idari yargı kararının geçmişe uygulanmayacağını, müşterilerin PSH ödemeleri gerektiğini, davacının serbest tüketici olup olmadığının araştırılmasını, faizin hatalı hesaplandığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik abonesi olan davacı şirketten Ocak 2011- Mart 2012 döneminde fazladan tahsil edilen PSH ve sayaç okuma bedelinin davalıdan tahsili talebine ilişkindir. 1. Dava dosyanın incelenmesinde; davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve dava konusu edilen bir kısım faturalarda (örneğin 31.03.2011, 31.05.2011, 30.06.2011 tarihli) perakende satış hizmet bedeli tutarının yazılmamış olduğu anlaşılmakla, bu dönemler için davanın belirsiz alacak davası olarak açılabileceği anlaşılmakla, davalı ve fer'i müdahil vekillerinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmektedir. 2. Her ne kadar Mahkemece verilen gerekçeli kararda davanın yasal on yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmış olduğunun tespit edildiği belirtilmiş ise de, dava tarihinin 07.05.2021 olup, alacak TBK'nın 146. maddesi gereğince on yıllık zaman aşımına tabi olduğundan, dava tarihinden itibaren geriye doğru on yıla ilişkin fazla ödeme miktarı tahsil edilebileceğinden, dava tarihinden önceki talepler zamanaşımına uğradığı, bilirkişi tarafından hesaplanan toplam 1.733.620,42 TL'den, zamanaşımına uğrayan dava tarihinden önceki talepler (70.802,08+20.277,00+52.742,91+322.707,37= 466.529,36TL) düşüldüğünde, kalan (1.733.620,42 TL - 466.529,36 TL=) 1.267.091,10 TL’ye hükmedilmesi gerektiğinden bahisle Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden hüküm kurulmak suretiyle zamanaşımı defi göz önüne alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak uyuşmazlığın abonelik sözleşmesinden kaynaklanıyor olması nedeniyle, uyuşmazlığa uygulanması gereken zamanaşımı süresinin on yıl olduğu, bu sürenin her bir faturanın tahsil edildiği tarihten itibaren başlayacak olduğu hususu göz ardı edilmiştir. (Dairemizin 2024/2882 E., 2025/3366 K. sayılı emsal ilamı), Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesinin; dava konusu faturaların tahsil edildiğine ilişkin belgelerin dava dosyasında bulunmaması nedeniyle celbedilmesi, faturaların tahsil tarihleri dikkate alınmak suretiyle zamanaşımı def'i yönünden bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 3. Bozma sebebine göre, fer'i müdahil ve taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ve feri müdahil vekillerinin belirsiz alacak davası temyiz sebebine ilişkin temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, 3. Bozma sebebine göre, fer'i müdahil ve taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp, davalı ve fer'i müdahile verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/2105, K. 2026/2171, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-2105-e-2026-2171-k-4c8acda80e94