İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/281 E. 2025/901 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/281
- Karar No
- 2025/901
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/281 Esas - 2025/901 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR ESAS NO : 2025/281 KARAR NO : 2025/901
....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 16/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili .... Tramvayı Yapım Ortaklığı arasında 14.06.2021 tarihinde ".... akdedildiğini, sözleşmenin tarafı adi ortaklığı oluşturan şirketlerin ise "... ..." olduğunu, davalı şirketlerin 15.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren sözleşme gereği yapılan işin bedeli olan toplam 589.058,99TL cari hesap borcu bulunduğunu, taraflarınca yapılan yazılı ve sözlü ihtarlara ve uyarılara rağmen mevzubahis borcun ödenmediğini, müvekkili şirket ile .... - ... Kayseri trmavayı yapım ortaklığı arasında bir hizmet alım sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme uyarınca düzenlenen hak ediş faturalarının vadesi geçmiş olmasına rağmen müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, müvekkili şirket ile ....klığı arasında 14.06.2021 tarihinde "... numaralı yansıtma faturaya 20.09.2024 tarihinde.... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresi içerisinde itiraz edildiğini ve iade edildiğini, 589.058,99TL tutarındaki cari hesap borcunun ödenmesi, aksi halde, alacakların tahsili amacıyla gerekli dava ve icra takiplerinin başlatılacağının da yine ihtar edildiğini, ancak, gelinen noktada müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak üzere kısmi davanın kabulü ile şimdilik 200.000,00TL'sinin vade tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsilini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturalara 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmediğinden, davalı şirket tarafından kabul edilmiş sayılmasını talep etmiştir. Davalı ...şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava zamanaşımına uğramış olduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının dava tarihi itibarı ile davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddini, somut olayda da, mevcut olmayan bir alacak için davacı yanın davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, davalı müvekkili şirketin ... A.Ş. ile diğer davalı ..... arasında .... Yapım Ortaklığı bulunduğunu, davacı ... A.Ş. ile bu ortaklık arasında 14.06.2021 tarihinde "....Sözleşmesi" imzalandığını, davacı şirketin üstlendiği edimi tam ve eksiksiz olarak yerine getirmemiş ve müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereğince edimlerini ifa ederek ödemelerini gerçekleştirmiş olup davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat...şirketi cevap dilekçesinde özetle; "... A.Ş. ile .... arasında 14.06.2021 tarihinde ".... imzalandığını, sözleşme kapsamında 30.04.2024 tarihine kadar tramvay hattı yapım şantiyesi ve güzergahında güvenlik hizmeti verildiğini, sözleşmenin 15.06.2021 tarihinde yürürlüğe girmiş olup bu tarihten itibaren müvekkili şirket sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak 2024 yılı içerisinde düzenlenen, Ocak-Şubat-Mart-Nisan aylarına ait toplamda 589.058,99TL tutarındaki 4 adet faturanın vadesi geçmesine rağmen ödeme yapılmadığını, faturalara itiraz edilmediğini, kabul edilmiş ve kayıtlara işlendikten sonra yansıtma faturası düzenlenmiş olup taraflarınca bu hususa itiraz edildiğini, ... A.Ş. ye 10.09.2024 tarihli 324.285,12TL meblağlı bir yansıtma faturası düzenlendiğini, geriye dönük olarak düzenlenen ve ... A.Ş. tarafından 19.09.2024 tarihinde tebellüğ edilen.... numaralı yansıtma faturaya 20.09.2024 tarihinde .... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresi içerisinde itiraz ve iade edildiğini, 589.058,99TL tutarındaki cari hesap borcunun ödenmesi, aksi halde, alacakların tahsili amacıyla gerekli dava ve icra takiplerinin başlatılacağının da yine ihtar edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığından usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, somut olayda da, mevcut olmayan bir alacak için davacı yanın davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı müvekkili şirketin ... A.Ş. ile diğer davalı ... ile bu ortaklık arasında 14.06.2021 tarihinde ".... Koruma Hizmetleri Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşmenin 15.06.2021 tarihinde yürürlüğe girdiğini, davacı şirketin üstlendiği edimi tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini ve müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının taleplerinin öncelikle hukuki yarar yokluğundan usulden; bu talebimizin kabul görmemesi halinde ise diğer nedenlerle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE DEĞERLENDİRME: Dava, ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, tarafların sunmuş oldukları deliller toplanmıştır. TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:... md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 21/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK m.222 uyarınca ispatlamış olur. (....karar sayılı emsal ilamı) Mahkememizce tarafların tacir olmaları ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Mali Müşavir bilirkişi tarafından düzenlenmiş 03.10.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulmuş olup delil niteliği taşıdıkları ayrıca defter ve kayıtların birbirini doğruladığı, 31.12.2024 itibariyle ticari defter ve kayıtlar uyarınca davalıların, davacıya 589.058,99TL borçlu oldukları tespit edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli kabul edilerek benimsenmiştir. Toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu ile taraflar arasında imzalanmış özel güvenlik ve koruma hizmetleri sözleşmesi kapsamında davacı firmanın davalılara özel güvenlik ve koruma hizmeti verdiği, sözleşme uyarınca düzenlenmiş faturalardan kaynaklı olarak davalılardan 589.058,99TL alacaklı olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Davacı tarafın ıslah dilekçesi de gözetilmek suretiyle anılan tutar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 589.058,99TL nin temerrüt tarihi olan 24/09/2024 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 40.238,61-TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah ile alınan toplam 10.059,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 30.178,95-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir yazılmasına, 3-Davacı tarafından yapılan 615,40TL başvuru harcı, 3.415,50TL peşin harç, 6.644,16TL ıslah harcı, 6.500,00TL bilirkişi ücreti, 250,00TL tebligat, posta masrafı olmak üzere toplam 14.425,06TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 4-AAÜT uyarınca belirlenen 94.249,44TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Dava öncesi zorunlu ara buluculuk gideri olan 3.600,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak hazineye gelir yazılmasına, 6-HMK 333. maddesi uyarınca artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı .... vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Mahkememize ... Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/12/2025
....