İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/278 E. 2026/161 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/278
- Karar No
- 2026/161
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/278 Esas KARAR NO : 2026/161
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/03/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ..... markası ile faaliyet gösteren ve reklam yayınlayan bir medya kuruluşu olduğunu, Davalı ile yapılan ticari anlaşma kapsamında davalının aracılık ettiği firmalara ait reklamların müvekkiline ait gazetede yayınlanmasının kararlaştırıldığını, bu kapsamda taraflar arasında imzalı Reklam Yayın Formu düzenlendiğini, verilen hizmetlere ilişkin faturalar davalı adına tanzim edilerek e-arşiv sistemi üzerinden davalının bildirdiği e-posta adresine gönderildiğini, Davalı, faturaları yasal 8 günlük süre içerisinde itiraz etmeksizin kabul etmiş sayılmasına rağmen ödeme yapmadığını, Bunun üzerine müvekkili tarafından icra takibi başlatıldığını, ancak davalı haksız ve kötü niyetli şekilde takibe itiraz ederek süreci durdurduğunu, Davacı, taraflar arasındaki ticari ilişki, düzenlenen sözleşme ve faturalar ile davalının itiraz etmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde alacağın sabit olduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkemede açılmadığını, müvekkili ......’in tacir sıfatının bulunmadığını, ticari işletmesinin olmadığını, bu nedenle uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde sayılamayacağını, Bu kapsamda, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....... E. sayılı dosyasında İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Adana Defterdarlığı Ziyapaşa Vergi Dairesi, Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanlığı ve Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne yazılan müzekkere cevaplarında davalının tacir sıfatının bulunmadığının bildirildiğini, anılan dosyada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu yönünde karar verildiğini, somut uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesi kapsamında mutlak ticari dava olmadığı gibi, tarafların tacir olmaması nedeniyle nispi ticari dava da sayılamayacağını; HMK’nın 2. maddesi uyarınca görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürdüğünü, Bu nedenlerle; Mahkemenin görevsizlik kararı vermesini, Davanın usulden reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davalı tacir araştırması için yazılan müzekkerelere cevap verildiği; müzekkere cevaplarının incelenmesinde davalının 1. sınıf tacir olduğu, dolayısıyla da mahkememizin görevli olduğu görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verilmiştir. Tarafların BA ve BS formları ilgili vergi dairelerinden celp edilmiştir. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 216.000,00 TL asıl alacak üzerinden borçlu aleyhine cari hesap alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 23/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 30/09/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Bilirkişi ...... tarafından 16/09/2025 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; Davacının elektronik ortamda tutulan e mühürlü yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, defterlerin davanın esas konusuyla ilgili incelenen kısımları kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, yine defterlerin davanın esas konusuyla ilgili incelenen kısımları muhasebe ve teknik usullerine uygun tutulduğu, defterlerin kesin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Mahkemenizin Tamamen Takdirindedir. Davalı tarafın basit usul vergi mükellefi olduğundan defter tutma zorunluluğunun bulunmadığı, Davacıyla davalı arasındaki ticari ilişki yazılı belge olan 04.06.2024 tarihli belgeye dayandığı, sözleşmede davalının isim ve imzasının yer aldığı, iş bu belgeye istinaden davalının 2 adet elektronik fatura düzenlendiği, faturayı davalıya elektronik ortamda gönderildiği ve gönderi ekranlarının incelendiği, Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2024 yılı defter kayıtlarına işlediği, davacının eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra; 13.09.2024 icra takip tari bariyle 216.000,00- TL defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, Huzurdaki davada davacı toplam;216.000,00-TL cari hesap alacağına, 13.09.2024 tarihinde Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ...... esas sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı görülmüş olup, davacı alacağının defterlerinde tespit edildiği, davalının isim-imzasının bulunduğu davacı delil listesinde sunulan reklam yayın formunun incelendiği ve içeriğindeki anlaşma bedelinin dava tutarıyla örtüştüğü, ödemeye ilişkin defter ve belgeler üzerinde bir kayıt tespit edilemediği, dosya içeriğinde de ödeme tahsilat makbuzu, banka ödeme dekontu, kasa tediye makbuzu, yazar kasa fişi, kredi kartı ödeme ekranı diğer ödeme araçları (çek, senet, bono) gibi ödemelerin yapıldığı ispatlayıcı belgelerin dosya içeriğinde görülemediği, hizmetin verilip verilmediği hususunun tespiti mali bilirkişinin uzmanlık alanı dışı olduğu, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davalının, davacıya ait gazetede bir kısım reklamların yayınlanmasına aracılık ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı tarafından süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesinde ödeme definde bulunulmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bu kapsamda davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Adana Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Davalının ticari defter ve belgelerinin verilen kesin süre içerisinde ibraz etmemesi nedeni ile talimatın bila ikmal mahkememize iadesine karar verilmiştir. Mahkememizce davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 216.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Mahkememizce tarafların ilgili yıllara ait BA ve BS formaları celp edilmiş olup mahkememizce yapılan incelemede 2024 yılı Ocak ayında 3 adet, 2024 yılı Haziran ayında ise 2 adet faturanın davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirilen faturalar cari hesaba dayanak yapılan faturalar olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi, cari hesaba dayanak yapılan faturaların davalı tarafından BA formları ile vergi dairesine bildirilmiş olması ve ödeme definde bulunulmuş olması karşısında HMK'nın 222/3. maddesi de dikkate alınarak davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu ve cari hesaba konu faturalardaki reklam hizmetinin davacı tarafça yerine getirildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafça, davacıya reklam bedellerinin bir kısmının elden, bir kısmının ise davacı talimatıyla 3. bir kişiye ödendiği, ödenmeyen herhangi bir bedelin bulunmadığı iddia edilmiştir. Davalıya iddialarının ispatı bakımından mahkememizce yemin delili hatırlatılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde yemin deliline dayanılarak yemin metni mahkememizce ibraz edilmiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulan yemin metninin dosya içeriği ile uyuşmadığı tespit edilmekle mahkememizce yemin metninin; "Davaya ve takibe dayanak yapılan cari hesaba konu faturalara ilişkin reklamlarının yayınlandığına, davalının cari hesaba konu takip tutarı olan bakiye 216.000,00 TL'yi yetkilisi olduğum şirkete ya da benim talimatımla ...... Faktoring A.Ş.'ye ya da 3. kişilere elden ya da banka kanalıyla ödenmediğine, yetkilisi olduğum şirketin davalıdan 216.000,00 TL alacaklı olduğuna namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde tadiline karar verilmiştir. Davacı şirket yetkilisi tarafından mahkememizce tadil edilen yemin metni doğrultusunda usulüne uygun olarak yemin eda edilerek takip ve dava konusu bakiye borcun ödenmediği konusunda beyanda bulunulmuştur. Yemin delilinin kesin delillerden olması nedeni ile takibe dayanak yapılan borcun davacıya ya da davacının talimatıyla 3. bir kişiye ödenmediği mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 216.000,00 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 216.000,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 43.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 14.754,96-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.608,74-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 12.146,22-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.608,74-TL Peşin/Nisbi Harç, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 643,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 8.867,64-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davacı şirket yetkilisi ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ...... e-imzalı Hakim ...... e-imzalı