İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/136 E. 2026/158 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/136
- Karar No
- 2026/158
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/136 Esas KARAR NO : 2026/158
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/02/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili şirketten "....." siparişinde bulunduğunu, Bunun üzerine tarafların sipariş onay formunu 12.06.2023 tarihinde imzalayıp kaşelediklerini, Taraflar arasında yer alan sipariş onay formunda makinenin teslim süresi 15.08.2023'e kadar olduğunu, sözleşme bedelinin ise sevkiyat öncesi bakiye kapanacak şekilde peşin şeklinde belirlendiğini, Taraflar arasında imzalanan makina teslim formuna göre müvekkili şirketin sözleşmeden doğan borcunu, makineyi 17.07.2023 tarihinde teslim ederek yerine getirdiğini, Ancak davalı şirket ise her ne kadar sevkiyata kadar sözleşmeden doğan borcunu, sözleşme bedelini ödemeyi kabul etmişse de ödemeyi yapmadığını, bu nedenle Büyükçekmece İcra Müdürlüğü ..... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ederek durdurduğunu, itirazın iptali ve davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hem asıl alacak yönünden hem de faiz ve fer'ilerine itiraz ettiklerini, Davacının müvekkili şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, Buna rağmen başlatılan takip haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına (toplam alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere) hükmedilmesi gerektiğini, Takip konusu edilen fatura/cari hesap ektrelerini kesinlikle kabul etmediklerini, müvekkili şirketle herhangi bir ilişkisi olmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Celp edilen Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 21.600,00 TL asıl alacak, 6.669,96 TL işlemiş faiz, 43.343,62 EURO asıl alacak, 4.045,58 EURO işlemiş faiz üzerinden borçlu aleyhine makine satış bedeli alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 17/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 13/11/2024 tarihinde yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Osmaniye ..... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat gereğince bilirkişi ..... tarafından hazırlanan 28/06/2025 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı ..... Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’nin 2023 ve 2024 yılında hullandığı resmi defterleri E Defter olduğunda Defterlerin Noter Açılış ve Kapanış dastik zorunlu olmadığı, Ancak Defter geratlarının zamanında verildiği, Davalı ..... Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’nin 2023 ve 2024 yılında defter kayıtlarının muhasebe standartlarına göre tutulduğu, Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’nin 2023 vee 2024 yılında 2017 yılına ait resmi defterleri incelendiğinde; Davacı ..... Makine İmalat Ve San. Ltd. Şti nin Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’'ne düzenlediği faturalara ilişkin kayıtların Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’ kayıtlarında aşağıdaki gibi olduğu, Davacı ....... Makine İmalat Ve San. Ltd. Şti nin Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’ne düzenlediği Dava konusu 23-02-2024 tarih ve ........ Nolu 21.600,00 TL bedelli faturanın ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’'nin 23.02.2024 tarih ve ...... yevmiyekaydıyla kayıt altına alındığı, Cari kayıt hesap kaydının 320.D.39 olarak kaydedildiği, Davacı şirketin 31.112.2024 tarihli hesap bakiyesinin 1.247.797,17 TL olduğu ve davacı şirketin davalı şirketten 1.247.797,17 TL alacaklı olduğu, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ....... tarafından 14/08/2025 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; Davacının elektronik ortamda tutulan e mühürlü yevmiye ve kebir defterinin Gelirler İdaresi Bilgi Sistemine yasal süre içerisinde yüklendiği, kebir ve yevmiye defterinin birbiriyle uyumlu olduğu, defterler üzerinde denetim ve tespit yapmaya elverişli olduğu, defterlerin delil niteli taşıması hususu ise Sayın Mahkemenizin Tamamen Takdirindedir. Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki, dosya muhteviyatı itibariyle yapılan incelemede yazılı bir sözleşmeden kaynaklı olduğu, 01.01.2024-31.12.2024 tarih aralığında davacının davalıya 100.000,00 Euro bedelli makine satışından kaynaklı ticari ilişkinin oluştuğu, davacı davalıya satmış olduğu makine bedellerine istinaden elektronik e-temel fatura düzenleyerek davalıya yansıttığı, davacı davalıya faturaları elektronik ortamda tebliğ ettiği, davalı tarafından e-temel faturalar elektronik ortamda otomatik kabul edildiği, daha sonrada ise faturalara istinaden davalı peyder pey ödemeler gerçekleştirdiği, İş bu davanın konusu cari hesap alacağını oluşturan tüm e -temel faturalara; 433 sayılı VUK ve devam eden maddelerindeki mevzuat hükümleri gereği elektronik ortamda davalıya otomatik tebliğ edildiği, davalıca noter huzurunda veya iade fatura şeklinde düzenlenerek yasal 7 gün süre içerisinde bir itirazın olmadığı, Davacının icra takibine konu faturalarının davalı kayıtlarında yer aldığı, Taraflar arasında imzalan sözleşmesinin Euro para birimi cinden bedelin olduğunun anlaşıldığı, davalı bir kısım ödemeyi TL para birimi cinsinden çekle bir kısım ödemeyi Euro para birim cinsinden havale ile ödediği, davacı çekle yapılan ödemeleri Euro para birimi cinsine çevirerek hesaplarını takip ettiği, Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları ve ödemeleri 2023-2024 yılı defter kayıtlarına muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak işlediği, davacının eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan ve ödemelerden sonra 11.11.2024 icra takip tarihi itibariyle 941.669,01 TL (43.343,96 Euro) defter ve kayıtlarında davalıdan alacaklı gözüktüğü, Davalı defterlerinde de davacı alacağının 1.247.797,17 TL olarak tespit edildiği, Huzurdaki davada davacı toplam; 21.600,00 TL fatura alacağına, 6.669,96-TL işlemiş faiz alacağına 43.343,96 Euro asıl alacağına ve 2.045,58 -TL işlemiş faiz alacağına 11.11.2024 tarihinde Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ..... Sayılı dosyası ile davacı tarafından icra takibi başlatıldığı görülmüş olup, davacının alacağının defterlerinde tespit edildiği, alacağı oluşturan faturaların davalı defterlerinde de tespit edildiği, tamamen nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacı alacağının ticari defter ve dayanak ticari belgelere göre ödenmesinin yerinde olduğu, işlemiş faiz taleplerinin ; Euro alacağa taraflar arasındaki yazılı sözleşmenin ödeme koşulunun hukuki nitelendirmesi Sayın Mahkemeye bırakılarak, seçenek olarak 2.456,58-Euro hesap edildiği, TL fatura alacağına ise TTK.1530'maddesine göre fatura temerrüt tarihinden takip tarihine kadar 7.194,15 TL işlemiş faiz hesap edildiği, taleple bağlılık ilkesi gereği davacının taleplerinin hesaplanan faizlerden daha az olduğu ve talep edilen faizlerin takdir tamamen Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ödenebileceği neticesine varılmış olup takip tarihinden sonra talep edilen işlemiş faiz ve fer'ilerine ilişkin tüm alacak taleplerinin hukuki değerlemesi ve nihai takdirin mahkemenin takdirinde olduğu hususlarını tespit etmiştir. Osmaniye ...... Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan talimat gereğince bilirkişi ...... tarafından hazırlanan 23/10/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda; Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’nin 2023 vee 2024 yılında hullandığı resmi defterleri E Defter olduğunda Defterlerin Noter Açılış ve Kapanış dastik zorunlu olmadığı, Ancak Defter geratlarının zamanında verildiği, Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’nin 2023 vee 2024 yılında defter kayıtlarının muhasebe standartlarına göre tutulduğu, Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’nin 2023 vee 2024 yılında 2017 yılına ait resmi defterleri incelendiğinde; Davacı ..... Makine İmalat Ve San. Ltd. Şti nin Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’'ne düzenlediği faturalara ilişkin kayıtların Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’ kayıtlarında aşağıdaki gibi olduğu, Davacı ..... Makine İmalat Ve San. Ltd. Şti nin Davalı ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’ne düzenlediği 17.03.2023 tarih ve .... nolu faturanın davalı şirket defterlerine 17/03/2023 tarih ve ..... nolu yevöiye maddesinde kayıt altlna alındığı, ayrıca Dava konusu 23-02-2024 tarih ve ..... Nolu 21.600,00 TL bedelli faturanın ........ Ağır Makine Sanayi Anonim Şirketi’'nin 23.02.2024 tarih ve ...... yevmiyekaydıyla kayıt altına alındığı, Cari kayıt hesap kaydının 320.D.39 olarak kaydedildiği, Davacı şirketin tcra takip tarihi (11/11/2024) itibariyle alacak bakiyesinin 1.247.797,17 TL olduğu ve dava tarihi (12/02/2025) itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 1.247.797,17 TL alacaklı olduğu hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. İtirazın iptali davası açılabilmesi için öncelikle icra dairesinde usulüne uygun şekilde icra takibinin başlatılması gerekmekte olup itirazın iptali davaları bakımından usulüne uygun bir icra takibinin bulunması HMK'nın 114/2. anlamında özel dava koşuludur. HMK'nın 115. maddesinde "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." şeklinde düzenleme yapılmıştır. İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin ..... E., ..... K. ve 03/06/2021 tarihli kararına göre; "İİK'nın 58/3 maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Ancak uygulamada yabancı para alacağını gösteren ve ayrıca Türk Parası karşılığını belirten takip talepleri de geçerli kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla Yargıtay alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra tahsil tarihindeki kur üzerinden Türk Parası karşılığını talep etmesinin mümkün olduğu, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk Parası karşılığının gösterilmesi gerektiği görüşündedir. Görüldüğü gibi Yargıtay yabancı para üzerinden takibin devamına karar verilebileceğini kabul etmektedir. Ancak yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emri İİK'nın 58/3 maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez (A. Değnekli, S. Kısa, İtirazın İptali Davaları, 2. Baskı, sh.165)" Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında ticari mal alım satıma ilişkin ticari ilişki olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için Osmaniye Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Talimat mahkemesi aracılığıyla düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda takibe dayanak yapılan 2 adet faturanın davalının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Mahkememiz aracılığıyla davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen 14/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda, davacının ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalıdan 43.343,96 EURO ve 21.600,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından takibe dayanak yapılan 23/02/2024 tarihli faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olması nedeni ile bu faturadan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça takip öncesi faiz talebinde bulunulmuş ise de davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davalının takip öncesi faiz talebinin reddi ile alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabul edilen asıl alacak tutarı olan 21.600,00 TL üzerinden kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 4.320,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Yabancı para alacaklarının tahsiline ilişkin başlatılan icra takiplerine yönelik takip talebinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığının gösterilmesi gerekmekte olup yabancı paranın aynen ödenmesini içeren ödeme emrinde Türk Lirası karşılığının gösterilmemesi durumunda takip talebinin İİK'nın 58/3. maddesine uygun olmadığından böyle bir takibin devamına karar verilmez. Davacının yabancı para alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında icra takibi başlattığı; dosyamız arasına celp edilen icra dosyasının incelenmesinde takip talebinde ve ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığının gösterilmediği tespit edilmiştir. İtirazın iptali davalarında usulüne uygun bir icra takibinin bulunması dava şartı olup huzurda açılan davaya konu usulüne uygun yabancı para alacağına ilişkin bir icra takibinin olmadığından (aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı; İstanbul BAM 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/78 E., 2021/696 K. ve 03/06/2021 tarihli kararı; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin 2021/2153 E., 2021/1638 K. ve 30/12/2021 tarihli) HMK'nın 114/2 ve 115. maddesi uyarınca davacının 45.389,20 EURO hakkında açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 21.600,00 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca usulden REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin kabul edilen asıl alacak tutarı olan 21.600,00 TL üzerinden KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 4.320,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.475,50-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 19.516,41-TL'nin yatıran tarafa iadesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 21.600,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan); 1.475,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 9.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 231,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 9.231,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 115,26-TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından davalı lehine yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 11-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.555,00-TL'sinin davacıdan; 45,00-TL'sinin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 12-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
19/02/2026 Katip ...... Hakim.......