İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/434 E. 2026/145 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/434
- Karar No
- 2026/145
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/434 Esas KARAR NO : 2026/145
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/05/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya kesilen ilk fatura, cari hesaba 02/04/2019 tarihinde kaydolmuştur. Cari hesap kayıtları ile sabit olduğu üzere, hesabın tümüne dair haklarımız saklı olarak, davalıya kesilen 2019 yılına ait iki fatura; 02/04/2019 tarihli, 198.809,46 TL bedelli, 24/10/2019 tarihli, 67.143,30 TL bedelli faturalardır. Davalının 2019 yılı cari hesaptaki bakiye borcu 53.808,41 TL'dir. Bu nedenle davalı aleyhine Silivri İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı adına kesilmiş olan iki fatura ve borçlu tarafından, borcuna karşılık çek ile yapılan ödemelere ilişkin çeklerin suretleri ile taraflar arasındaki cari hesap dökümü işbu dilekçe ekinde sunulmuştur. Davalı/borçlu malları teslim almış, faturalara itiraz etmemiş, söz konusu faturaları ticari defterlerine işlemiş ve fakat müvekkil cari hesabı ile de sabit olduğu üzere bakiye borcunu ödememiştir. Borçlu faturalar içeriğine itiraz etmemiş, faturaları iade etmemiş, yaptığı alımlara ilişkin olarak "bir kısım" düzenli ödemeler yapmıştır. Faturalar taraf defterlerinde kayıtlıdır. İş bu husus taraf ticari defterleri incelendiğinde ortaya çıkacağı gibi BA ve BS formlarının davalı ve müvekkil şirketin bağlı olduğu vergi dairesinden istenmesi halinde de ortaya çıkacaktır. Davalı şirket tarafından açılmış olan ve red ile sonuçlanmış bulunan Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas Sayılı Konkordato Dosyasında alacak kaydı talebimize davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine mahkemeye başvurulmuş ve mahkemenin 07.07.2023 tarihli ara kararı uyarınca müvekkil şirketin davalı şirketten 53.808,41.TL alacağı olduğu, konkordato nisabında İİK. Madde 302 kapsamında yapılacak oylamada bu miktar üzerinden dikkate alınmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sayın Başkanlığınıza açılan ve yukarıda dosya numarası yazılı olan dosyada davacı şirket, dava dilekçesinde alacaklı olduğuna dair bir beyanda bulunulmuştur;ancak iddia edilen alacağın doğumu ile taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. Tarafların ticari defter kayıtları birbirinden farklıdır.Bu nedenle de tarafların ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi talep etmekteyiz. Müvekkil şirket, davacı tarafın ticari defter kayıtlarında davacı şirkete vermiş olduğu kıymetli evraklarla davacı şirketten alacaklı konumdadır.Bu kıymetli evrakları Sayın Başkanlığınıza sunacağız. Dava konusu icra takibindeki alacağa işletilen faiz ve fer'ilerine de itiraz etmekteyiz.Sayın Mahkemenizce yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağın doğumunun mümkün olmadığı görüleceğinden davanın reddi ile davaya konu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak kaydı ile davacı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Mahkememizce Silivri İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmıştır. İlgili Vergi Dairelerinden tarafların BA ve BS formaları celp edilmiştir. Dosyamız arasına celp edilen Silivri İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 53.808,41 TL asıl alacak, 32.681,61 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 86.490,02 üzerinden borçlu aleyhine cari hesap dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 17/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 14/09/2023 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Bilirkişi ...... tarafından düzenlenen 26/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m. 64, 65, 66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226, 229, 230, 231, 232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiği. Ticari defterlerin, genel olarak muhasebenin temel kavram ve genel kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre tutulmuş, birbirlerini teyit ettiği görülmektedir. HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığı; Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. Davacı ..... METAL SAN. VE TİC.LTD.ŞTİ. 'nin ticari defter kayıtlarına göre; Takip tarihi olan 08.09.2023 ve dava tarihi olan 19.05.2024 tarihi itibariyle davacının davalıdan 53.808,41 TL alacaklı görünmektedir. Davalı .... DÖKÜM SAN. VE TİC, LTD. ŞTİ. 6102 sayılı TTK.m.64/3, V.U.K. m.182 göre Bilanço Esasına tabi olduğu, davacının dava konusu fatura tarihlerini kapsayan 2019 yılına ait ticari defterlerinden olan yevmiye defteri ve defteri kebir'in elektronik ortamda tutulduğu, defter beratlarının kanuni süresi içinde gönderildiği tespit edilmiştir. Ancak 2019 yılı envanter defetri tarafıma ibraz edilmemiştir. Ticari defterlerin HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığının Takdiri Sayın Mahkemenizdedir. 21.10.2024 tarihinde Mahkeme salonunda yapılan incelmede Bilirkişi yemin ve teslim tutanağında belirtildi üzere'davalının içerisinde müvekkiline ait ticari defter ve belegelerin olduğu belirtildiği USB bellek ibraz edilmiştir. USB bellek incelendiğinde davalı şirketin aylık e defter berat bilgilerinin bulunduğu ancak envanter defterine ait bilgi olmadığı, davacı-davalı şirketin arasındaki ticari ilişkiyi gösteren cari hesap ekstresi olmadığı anlaşılmıştır, bunun üzerine davalı şirket yetkilisi .... (0..... numaralı telefondan ve .....) ile iletişime geçilmiş taraflar arasındaki 2019 yılı cari hesap ekstresi taleb edilmiş olmasına rağmen rapor yazım gününe kadar tarafıma davacı şirketin cari hesap ekstresi ulaştırılmamıştır. Dolayısıyla dava konusu olan fatura ve ödeme belgelerinin davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı nokatasında bir inceleme yapılammıştır. Celp edilen 09.01.2025 tarihli Esenyurt Vergi Dairesi Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi incelendiğinde ..... vergi kimlik numaralı ...... Sanayi ve Tic, Ltd. Şti.'nin 2019 yılını içeren "Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi" ekte gönderildiği bildirilmişsee de gönderilen evrakın içeriğinde 15 sayfa yazmaka ancak gelen karşılatırmalı alış-satış analiz çizelgesinin 3 sayfa olduğu davacı ve davalı şirketlerin ünvalarına rastlanmamıştır." hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup davalı tarafından yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen ticari defter ve belgelerin tamamının ibraz edilmemesi nedeniyle sadece davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Davacının ticari defter ve belgeleri incelenerek düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu; davacının ticari defterlerine göre icra takip tarihinde davacının davalıdan 53.808,41 TL alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi ve BA formunda cari hesaba konu 2 adet faturayı ilgili vergi dairesine bildirmiş olması nedeni ile HMK'nın 222/3. maddesi uyarınca davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu; dolayısıyla da faturaya konu malların davacı tarafça davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından davacıya verilen kıymetli evraklar nedeniyle alacaklı olduğu iddia edildiğinden, mahkememizce davalıya bu iddiasının ispatı bakımından yemin delili hatırlatılmış olup verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen davalı tarafından yemin deliline dayanılmadığından davalının ödeme iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Davacı tarafından TTK'nın 1530. maddesi uyarınca takip öncesi faiz talebinde bulunulmuştur. İlgili maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, söz konusu hüküm mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi, büyük şirketlere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hüküm olup taraflar arasında bir tedarik sözleşmesi bulunduğu ve davacının da tedarikçi olduğu iddia ve ispat edilmediğinden TTK'nın 1530. maddesinin eldeki davada uygulanması mümkün değildir. Davalının icra takip tarihinden önce temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir. (Aynı yönde karar için bknz; İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/1172, K. 2025/2011 sayılı kararı; İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/2100, K. 2025/855 sayılı kararı) Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 53.808,41 TL üzerinden kabulü ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Silivri İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 53.808,41 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında takdir edilen 10.761,68 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.675,65-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.044,59-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.631,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 32.681,61-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 60,80-TL Vekalet Harcı, 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.044,59-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 1.532,99 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 82,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 5.082,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı (%93,40 kabul oranı) dikkate alınarak 4.746,58-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 11-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırana İADESİNE, 12-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin kabul ve red oranına göre hesaplanan 237,60 TL'sinin davacıdan, bakiye 3.362,40 TL'nin ise davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı