İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/662 E. 2025/662 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/662
Karar No
2025/662
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/662 Esas - 2026/177 T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/662 KARAR NO : 2026/177

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin akaryakıt istasyonu işlettiğini, davalı ile Müvekkili arasında akaryakıt satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğunu, yapılan akaryakıt satışlarına istinaden müvekkilinin, davalı yana; 25.04.2025 tarihli ... .... ... ... ... ... ... nolu 112.100,76 TL bedelli e-fatura, düzenlediğini, faturalara konu akaryakıt satışının yapıldığını, fatura içeriklerine davalı tarafından itiraz edilmediğini, davalı yanın kısmi ödeme yaptığını ancak tüm fatura borçlarını ödemediğini, borç ödenmediğinden ... 3. Genel İcra Müdürlüğü 2025/40629 E. sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibe konu edilen alacakların faturaya dayalı olup; davalı tarafça bilindiğini, alacağın likid bir alacak olduğu, davalı yanca toplamda 600.000,-TL kısmi ödeme yapıldığından 25.04.2025 tarihli 0D12025000000040 nolu, 716.860,10 TL bedelli e-fatura alacağı bakiyesi olan 116.860,10TL. ve 25.04.2025 tarihli 0DI2025000000041 nolu 112.100,76 TL. bedelli e-fatura alacağı yönünden (toplamda 228.960,86-TL) asıl alacak bedeli üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına,yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER -Ticari defter ve kayıtlar, -Tarafların ba/bs formları, -Faturalar , -Takip Dosyası, -Bilirkişi Raporu DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; faturaya dayalı başlatılan (ilamsız) icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/40629 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin 116.860,10 TL, 25/04/2025 tarihli 40 nolu fatura bakiye asıl alacağı, 112.100,76 TL, 25/04/2025 tarihli 41 nolu fatura asıl alacağı, 12.600,00 TL, 12/06/2025 tarihli 10 nolu fatura bakiye asıl alacağı, 79.580,24 TL, 12/06/2025 tarihli 11 nolu fatura asıl alacağı olmak üzere 321.141,10 toplam alacak üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız takip olarak başlatıldığı, borcun sebebi olarak cari hesap ekstresi ve 4 adet faturanın belirtildiği, ödeme emrinin borçluya 28/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği, dosya borçlusunun vekili tarafından 02/07/2025 tarihli dilekçe ile borca süresinde itiraz edilmekle, takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın davacıya tebliğine rastlanılmadığı, eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Takibe dayanak gösterilen faturaların ODI2025...040 nolu, 25/04/2025 tarih ve 716.860,10 TL bedelli; ODI2025...041 nolu, 25/04/2025 tarih ve 112.100,76 TL bedelli, NOE2025...010 nolu, 12/06/2025 tarih ve 16.600,00 TL bedelli ve NOE2025...011 nolu, 12/06/2025 tarih ve 79.580,24 TL bedelli faturalar olduğu, eldeki davanın ise kısmi olarak yalnız ODI2025...40-41 nolu 25/04/2025 tarihli faturalar yönünden ikame edildiği, diğer NOE2025 nolu faturaların dava konusu edilmediği anlaşılmıştır. Davaya konu edilen iki adet faturarının faturaya konu mal/hizmet açıklamasının motorin olarak belirtildiği, dava konusu edilmeyen faturaların ise finansman gideri ve vade farkı açıklamalı olduğu görülmüştür. Davacı yan ticari defterleri incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim olunan 05/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Davacı ...Enerji Akaryakıt Nakliye Otomotiv İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin 2014 yılı devir rakamının 6.153,32 TL. borç kalanı olduğu, 1.291.901,63 TL.lık borç kaydına karşılık 907.156,10 TL.lık alacak kaydı yapıldığı ve inceleme tarihi itibariyle davalı ... Makina İnşaat Nakliye Peyzaj Gıda Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden 390.898,85 TL.lık alacaklı olduğunun kayıtlı bulunduğu, Kanuni defterlerinin Vergi Usul Kanunu'nun 215 ve 219 maddelerinde belirtilen kayıt nizamına göre ve genel kabul görmüş muhasebe standartları, Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği hükümlerine uygun olarak tutulduğu, Davalı ... Makina İnşaat Nakliye Peyzaj Gıda Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kanuni defter kayıtları incelenemediğinden davalı taraf kayıtları ile ilgili bir değerlendirme yapılamayacağı, Davalı ve davacı tarafın alış(Ba) ve satış(Bs) bildirimlerinin uyumlu olduğu, Davacı taraf kayıtlarında yapılan incelemelerde taraflar arasında bir sözleşme olmadığı, davacı ile davalı arasında düzenlenmiş herhangi bir sözleşmenin dosya kapsamında bulunmadığı, açık hesap şeklinde çalışıldığı, Sonuç olarak inceleme tarihi itibariyle davalı ... Makina İnşaat Nakliye Peyzaj Gıda Medikal Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden 390.898,85 TL.lık alacaklı olduğu kayıtlı bulunmasına rağmen dava konusu yapılan 228.960,83 TL.asıl alacak ve bu alacak üzerinden takip tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasının yerinde olduğu,

" hususları belirtilmiştir. Eldeki dava faturaya dayalı başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, itirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardan olduğundan ve davaya konu icra takibi faturaya dayalı başlatıldığından incelemenin takip konusu fatura kapsamında yapılması gerekir.(Yargıtay 19. HD. 2015/18199E., 2016/7679K.) Fatura içeriği malların veya hizmetin teslim edildiğinin ispat külfeti satıcıya aittir. Fatura düzenlenmesi, tek başına akdi ilişkiyi ve alacağı kanıtlamadığı gibi faturanın tebliğ edilmiş olması da fatura içeriği malların teslimi sonucunu doğurmaz.( Y. 19 HD. 2016/7819E., 2017/2738K., Y. 19HD. 2014/12574E., 2014/16692K.) Diğer yandan taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir.

Yine 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi halinde, usulüne uygun tutulmuş defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edileceği düzenlenmiştir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin/malın bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir. (Aynı yönde açıklamalar için bkz. Y. 23 HD. 2015/4576 E., 2016/621 K., 10.02.2016 T.) Anlatılanlar ışığında somut olay ele alındığında; hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dosyadaki tüm deliller doğrultusunda, taraflar arasında defter kayıtlarına yansıyan ticari ilişki bulunduğu, tarafların açık hesap ilişkisini benimsedikleri, takibe konu faturaların davacı yan taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ba/bs formlarının(alış/satış bildirimlerinin) birbirleriyle uyumlu olduğu, davalı tarafın kısmi ödemelerde bulunduğu, davalı yanın defter ibrazından kaçınmakla davacı yanın defter kayıtlarının davacının kendi lehine delil teşkil ettiği, faturalara davalı tarafından TTK'nın 21/2. Maddesi kapsamında itiraz edildiğine dair bir kayda rastlanılmadığı, hususları hep birlikte gözetildiğinde teslim olgusu bakımından davalı tarafından davacı lehine olan karinenin çürütülemediği ve aralarındaki süregelen ticari ilişki kapsamında davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı bu doğrultuda davacının alacağının varlığını ispatladığı hususunun kabulü gerektiği kanaat edilmiştir. (bkz. Y. 19. HD. 2018/1358E., 2020/878 K., 08/06/2020 T; Y. 23 HD. 2015/1418 E., 2015/8313 K., 21/12/2015 T.) Yapılan açıklamalar kapsamında davacının eldeki davaya konu edilen (mal satışına ilişkin) iki adet faturaya dayalı alacağının varlığını ispatladığı, finansman veya vade farkı faturaları yönünden yukarıdaki ilkeler uygulanamaz ise de o faturaların davaya konu edilmediği anlaşılmış, Bu itibarla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Yine alacağın likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatına da hükmedilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Davanın KABULÜ ile; ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2025/40629 Esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile, takibin 228.960,86-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 2-Kabul edilen alacağın (228.960,86-TL'nin), %20'si oranında hesaplanan 45.792,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 15.640,32 TL karar ve ilam harcından 2.304,37 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 13.335,95 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.304,37 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.919,77 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 740,00 TL tebligat gideri, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.740,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/662, K. 2025/662, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-662-e-2025-662-k-eda5acff04f1