İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/1025 E. 2026/143 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1025
- Karar No
- 2026/143
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1025 Esas KARAR NO : 2026/143
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2018 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 02/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişki sebebiyle davalının müvekkiline borcunun bulunduğu, bu nedenle İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığı, davalının yetkisizlik itirazı üzerine dosyanın Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasına gönderildiği, başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiği bu nedenle itirazın iptali ile %20'den aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra dosyası ekinde takip dayanağı belge sunulmadığını, faturanın tek başına alacağın varlığına delil teşkil etmeyeceğini, hizmetin müvekkiline verilmediğini, bilirkişi incelemesi neticesinde bu durumun ortaya çıkacağını bu nedenle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizin ..... E. ve ..... K. sayılı dosyasından verilen davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin E. ....., K. ..... sayılı kaldırma kararı ile kaldırılarak dosyanın yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görüldü. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının dava tarihi itibariyle takip konusu cari hesap alacağı nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı,(alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu hususunda toplandığı tespit edilmiştir. Celp edilen Küçükçekmece ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 30.11.2018 tarihinde ( Yetkisiz İstanbul ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası üzerinden) 28.595,64 TL asıl alacak üzerinden cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi yaptığı, ödeme emrinin borçluya 01.03.2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından 05.03.2019 tarihinde ve süresi içerisinde borca, faiz oranına, işlemiş faize ve tüm ferilerine borçlu olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiği, İİK 66 madde gereği takibin durdurulduğu görüldü. Ticaret sicil, vergi kayıtları, icra dosyası sair deliller celbedilmiş davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların halli için tarafların ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup; İstanbul BAM .... Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararından önce Bilirkişi SMMM ..... tarafından hazırlanan 04.02.2020 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; Her iki tarafın 2018 yılı yevmiye, defter-i kebir ve envanter defterlerinin delil oluşturulabilecek nitelikte olduğunu, taraflar arasındaki dosyaya esas teşkil edecek alacağın akaryakıt ticaretinden kaynaklandığını, davalının hesap ekstrelerinde ...... seri no lu 15.09.2018 tarihli 14.458,63-TL tutarlı ve ...... Seri no'lu 12.09.2018 tarihli 14.137,01-TL tutarlı toplam tutarı 28.595,64-TL olan faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın defterlerine göre davacının davalıdan 28.595,64-TL alacaklı olduğu kanaatini bildirir rapor tanzim etmiştir. İstanbul BAM ..... Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararından sonra Bilirkişi ....... ve ..... tarafından hazırlanan 11/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (14.12.2016) itibariyle davacının davalıdan 30.783,84 TL alacağının bulunduğu, Davalının 2017 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2015 ve 2016 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunmadığı, 2015 ve 2016 yılları defterlerinin tasdik sayfaları sunulmakla birlikte, davalının 2015 ve 2016 yılları kayıtları hacklenerek, silindiği böylece defterlerinin yazdırılmadığı, bu itibarla 2015, 2016 yılları ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, 2017 yılı açılış fişinde davalının davacıdan 33.926,86 TL borcunun bulunduğu, 2017 yılı kapanış fişinde davalının davacıdan 32.833,59 TL alacağının bulunduğu, Davalı yanın ticari defterlerini incelemeye sunamaması nedeniyle davacı yanın alacağını teşkil eden faturaların davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı tespit edilememekle birlikte davalı yanın ticari defterlerine göre davalı yanın borcunun davacının takip talebinden yüksek tutarlı olduğu göz önünde bulundurulduğunda davacı hanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 30.783,84 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği, neticeten, davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan 30.783,84 TL alacaklı olduğu, hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ..... ve ..... tarafından hazırlanan 15/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacı yanın takip tarihi itibariyle 31.025,19 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden sonra 03.07.2017 tarihli 1.093,26 TL tutarındaki tahsilat kaydı sonucunda dava tarihi itibariyle davacının davalı yandan 30.783,84 TL alacaklı olduğu, hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının cari hesap alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Davacı ve davalı arasında ticari satıma ilişkin ticari ilişki kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davalı tarafından süresi içerisinde sunulan cevap dilekçesinde cari hesaba konu malların bir kısmının teslim edilmediği ile icra takibinden sonra yapılan hesap mutabakatı nedeniyle bakiye borcun ödenerek borcun kapatıldığı yönünde savunmada bulunulmuştur. Mahkememizce İstanbul BAM ...... Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararı doğrultusunda tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle 31.025,19 TL, dava tarihi itibariyle ise 30.573,97 TL davalıdan alacaklı olduğu; davalının bir kısım ticari defter ve kayıtlarını ibraz ettiği, cari hesap ekstresinin ibraz edilmediği, ibraz edilen 2017 ticari defterlerine göre 31/12/2017 tarihinde davalının davacıya 32.833,59 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporu doğrultusunda ispat yükü üzerinde olan davacının ticari defter ve kayıtlarına itibar edilerek dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 30.573,97 TL alacaklı olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından icra takibinden sonra hesap mutabakatı yapılarak mutabık kalınan borcun ödendiği iddia edilmiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulan mail içeriği incelendiğinde söz konusu mailin hesap mutabakatı olarak kabulünün mümkün olmadığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Yine davalı tarafından cari hesaba konu malların bir kısımın eksik teslim edildiği iddia edilmiştir. Mahkememizce yapılan usulüne uygun ihtarata ve verilen kesin süreye rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini ibraz etmemesi nedeniyle HMK'nın 222/3. maddesi dikkate alınarak davalının ticari defter ve belgelerindeki kayıtların, davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlar ile uyumlu olduğu, dolayısıyla da cari hesaba konu faturalardaki malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulan cevap dilekçesinde delilleri arasında açıkça yemin delilini belirtmiş olması nedeni ile mahkememizce davalıya iddialarının ispatı bakımından yemin delili hatırlatılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde yemin deliline dayanılarak yemin metni mahkememizce ibraz edilmiştir. Davalı tarafından dosyaya sunulan yemin metninin dosya içeriği ile uyuşmadığı tespit edilmekle mahkememizce yemin metninin; "Davaya ve takibe dayanak yapılan cari hesaba konu faturalardaki malların tam ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğine, davalı tarafından söz konusu faturalara dayalı takip konusu bakiye borcun ödenmediğine, davalı ile icra takibinden sonra cari hesap mutabakatı yapılmadığına namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum." şeklinde tadiline karar verilmiştir. Davacı şirket yetkilisi tarafından mahkememizce tadil edilen yemin metni doğrultusunda usulüne uygun olarak yemin eda edilerek cari hesaba konu malların davalıya tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği, taraflar arasında takip tarihinden sonra cari hesap mutabakatı yapılmadığı ve takip ve dava konusu bakiye borcun ödenmediği konusunda beyanda bulunulmuştur. Yemin delilinin kesin delillerden olması nedeni ile usulüne uygun olarak yapılan yemine mahkememizce itibar edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda açılan davanın 30.573,97 TL asıl alacak üzerinden kabulü ile alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile takdiren kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ ile davalının Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ....... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 30.573,97 TL asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile takdiren kabul edilen asıl alacak tutarının %20'si oranında hesaplanan 6.114,79 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.088,51-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 525,72-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.562,79-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.573,97-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre vekalet ücreti reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 209,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Başvuru Harcı, 525,72-TL Peşin/Nisbi Harç olmak üzere toplam 561,62-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan; 6.800,00-TL Bilirkişi ücreti, 276,70-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 7.076,70-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.028,45-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı şirket yetkilisi ve vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı