İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/1003 E. 2026/146 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/1003
Karar No
2026/146
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1003 Esas KARAR NO : 2026/146

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/12/2024 KARAR TARİHİ : 17/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 02/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile dava dışı ..... Endüstriyel Filtrasyon ve Basınçlı Hava Sistemleri A.Ş arasında ..... nolu ve 16.05.2023-14.12.2023 tarihlerinde geçerli Emtia Blok Sigorta Poliçesinin bulunduğunu, bununla sigorta konusu emtiaların teminat altına alındığını; 23.11.2023 tarihinde Belçika'dan ...... plaka sayılı araç ile ithal edilen emtianın 14.12.2023 tarihinde Erenköy Gümrüğüne ulaştığında emtianin antrepoya alınması sırasında taşıma sürecinde hasarlandığının tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, Meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya 17.01.2024 tarihinde 1.628,07 Euro ödeme yapıldığını; müvekkili şirketin TTK m.1472 gereği sigortalısını haklarına halef olduğunu, Arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sona erdiğini; Taşıma konusu emtianın taşıma sürecinde hasar gördüğünü, Navlun faturasının davalı şirket tarafından kesildiğini ve bu nedenle davalı şirketin hasardan sorumlu olduğunu; eksper raporunda da bu hususun tespit edildiğini; 29.12.2023 tarihinde rücu mektubunun davalı şirkete teslim edildiğini, ancak davalı şirketin buna cevap vermediğini, bu nedenle icra takibi yaptıklarını, ancak davalı yanın itiraz 1 nedeniyle takibin durduğunu; İleri sürerek davanın kabulü ile Küçükçekmece İcra Müd. ..... E nolu dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin taşıma işlerini organize ettiğini ve taşımalarını alt taşıyıcılar vasıtasıyla icra ettiğini, Huzurdaki uyuşmazlığın Belçika'da bulunan ...... şirketi ile Türkiye'deki Yiğittaşlar şirketi arasında gerçekleşen uluslararası karayolu taşımasından kaynaklandığını ve CMR hükümlerine tabi olduğunu; Davacının iddiasının aksine dava konusu hasardan dolayı bir sorumluluklarının bulunmadığını, emtianın anlaşmaya uygun olarak ..... Antrepoya tam ve hasarsız olarak 14.12.2023 tarihinde teslim edildiğini ve müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini; dava dilekçesi eklerinde sunulan taşıyıcının katılımı olmadan antrepo tarafından tek taraflı olarak hazırlanan tutanağın müvekkili şirketin sorumluluğu için yeterli ispat vasıtası olamayacağını; Emtianın ıslanmış olması karşısında hasarına açıkça görülebilen türden olduğunu ve antrepoya teslim sırasında buna ilişkin itirazı kayıt ileri sürülmesi gerektiğini; Sunulan fotoğrafların da antrepoda çekilmiş olduğunu ve ıslanmanın göründüğünü, emtianın antrepoya 14.12.2023 tarihinde teslim edildiğini, ancak ekspertiz raporunun 26.12.2023 olduğunu, buna göre hasarına taşıyıcı tarafından emtianın antrepoya tesliminden sonra gerçekleşmiş olabileceğini; Öte yandan hasarın açıkça görülemeyecek türden olduğu düşünülse dahi hasar ihbarının 14.12.2023 teslim tarihinden itibaren yedi gün içinde yapılmadığını (CMR m.30); Yükün taşımaya uygun ambalajlanıp ambalajlanmadığının eksper raporunda irdelenmediğini; CMR m.27 gereğince faizin yıllık %65 oranına aşamayacağını; İleri sürerek davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı şirkete ait malların taşıma sırasında ıslanıp ıslanmadığı; emtianın ıslanmasında davalı şirketin kusurunun bulunup bulunmadığı; ıslandığı iddia edilen emtianın değeri; söz konusu bedelin davalıdan talep edilip edilemeyeceği; rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, dava konusu bedelin kadri maruf olup olmadığı, faiz türü ve başlangıcı ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı konularında toplandığı tespit edildi. Celp edilen Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının 1.628,07 EURO asıl alacak, 13,01 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.641,08 EURO alacak üzerinden borçlular aleyhine rücuen tazminat alacağı dayanak gösterilmek suretiyle ilamsız icra takibi başlattığı, ödeme emrinin borçluya 07/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği; borçlu tarafından 03/07/2024 tarihinde borca ve ferilerine itiraz edildiği görüldü. Dosyaya 15/06/2025 tarihinde bilirkişiler ..... ve ...... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; Taraflar arasındaki ihtilaf noktasının özünü; davacı şirketin sigortalısına ait emtianın davalı ..... şirketinin sorumluluğundaki taşıma sürecinde gerçekleşip gerçekleşmediği veya davalı taşıyıcının emtianın taşımasını gönderilen ...... şirketinin adresine kadar mı? yoksa Erenköy Gümrüğündeki Borusan Antrepoya kadar mı? üstlendiği hususunun asıl meseleyi oluşturduğu, bu meselenin çözümüne göre davalının sorumluluk ve kusuru, tazminat miktarı ve faiz gibi hususlarda ihtilafın çözümlenmesi gerektiğinin anlaşıldığı; Davacı ..... Sigorta Şirketinin yürürlükte ve geçerli olan bir poliçe ile teminat altına alınan sigortalısının zararını, sigortalısı lehine yaptığı 1.628,07 Euro para transferiyle ödemiş olması ve FCA teslim koşullu satışa göre taşıma sürecinde (davalı ..... şirketinin sorumlu olduğu taşıma süreci olmasa bile) ortaya çıkan hasardan dolayı oluşan zararın davacının dava dışı sigortalısı/alıcı ..... şirketinin ekonomik alanında ortaya çıkmasından dolayı davacının TTK m.1472 gereğince ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere sigortalısına kanuni halef olarak huzurdaki davayı açma yetkisinin bulunduğunun değerlendirildiği; Davalı ..... şirketi davacı sigortacının dava dışı sigortalısı ..... şirketi üzerine düzenlemiş olduğu navlun faturası nedeniyle akdi taşıyıcı olarak dava konusu emtianın tek ve kesin bir navlun karşılığında tüm güzergahlarda taşınmasını üstlenmiş olmasından dolayı akdi taşıyıcı olarak huzurdaki davaya muhatap olabileceğinin değerlendirildiği (TTK m.850, 821, 926); Antrepoda tutulan hasar tutanağında araç sürücüsünün katılımı olmaması, CMR belgesine şerh düşülmeden emtianın antrepoya alınması ve teslimattan sonra yedi gün içinde de hasar ihbarı yapılmaması; davacının sigortalısı ...... şirketi ile davalı ...... şirketinin teklif ve sözleşmenin kurulum sürecine ilişkin maillerde “NOT: ARAÇ ..... ANTREPOYA VARIŞ GERÇEKLEŞTİRMESİ GEREKLİDİR” şeklinde açık not bulunması, karşısında gümrük sonrası taşımanın davalı ....... şirketi tarafından organize edilmediği ve bu nedenle davalı ...... hasarın taşıma süreci içinde meydana gelmediği yönünde aksi eşya ilgileri veya halefleri tarafından ispat edilebilir bir karine oluştuğunun (CMR m.30) değerlendirildiği; Sayın Mahkemenin dava konusu hasarın davalı taşıyıcı ....... şirketinin sorumluluğunda yapılan taşıma süreci içinde meydana gelmediği yönündeki kanaatimizi paylaşması halinde davalı ....... şirketinin dava konusu hasardan dolayı bir sorumluluğunun bulunmayacağı; buna karşılık aksi: yönde kanaate vararak hasarın davalı ....... şirketinin taşıma sürecinde meydana geldiğini takdir etmesi halinde davalı ....... şirketinin CMR m.23 kapsamında bir sorumluluğunun (CMR m.17) söz konusu olabileceğinin değerlendirildiği; Eksper tarafından belirlenen 1.628,07 Euro poliçe hasarının, davalı taşıyıcının sorumluluk sınırının altında kalması, FCA teslim koşullu emtia satış faturasındaki birim fiyatlara göre belirlenmesi (CMR m.23/1), muafiyet indirimine tabi tutulması (poliçe gereği 40,5 üzerinden 15,96 Euro), CMR m.23/4 hükmü gereği gerçek zarar kapsamında ve taşıyıcının sorumluluğunda bulunan (CMR m.23/4) değerleri içermemesi bakımından gerçek zararın altında kaldığı; ancak davacı sigorta şirketinin TTK m.1472 gereği sadece ödediği miktar olan 1.628,07 Euroyu davalı şirketten talep edebileceğinin değerlendirildiği; Yargıtayın yerleşmiş içtihatlarına göre yabancı para üzerinden talepte bulunan davacının CMR m.27 gereği yıllık 65 oranında asıl alacağı üzerinden faiz işletilmesini isteme hakkının bulunduğu; işlemiş faiz talebinin yerindeliğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Sayın Mahkemenin yerinde bulması halinde sigortacının fiili ödeme tarihi 17.01.2024 ile takip tarihi 01.07.2024 tarihi arasında işlemiş faiz miktarının yukarıdaki şekilde 37,02 Euro olarak hesaplandığı hususları tespit edilmiştir. Dosyaya 09/01/2026 tarihinde bilirkişiler ..... ve ...... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; Ek görevlendirme kapsamında, davacı vekilinin itirazlarının değerlendirmesi sonucu; kök raporda beyan edilen görüş ve kanaatlerde bir değişiklik yapılmasının yerinde olmayacağı hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketi sigortalısı dava dışı ..... Endüstriyel Filtrasyon ve Basınçlı Hava Sistemleri A.Ş.'ye ait bir kısım emtianın davalı sorumluluğunda taşınması sırasında hasara uğradığı; hasar nedeni ile davacı tarafından sigortalısına ödenen tutarın rücuen tazmini istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısı adına 16/05/2023 - 14/12/2023 tarihleri arasında geçerli bir poliçe düzenlendiği, poliçenin taşıma risklerine karşı teminat sağladığı, davacının geçerli bir poliçe kapsamında hasar bedelini sigortalısına ödeyerek taraflar arasında ibraname düzenlendiği anlaşıldığından davacının TTK'nın 1472. maddesi kapsamında kanuni halef olarak huzurda görülen davayı açabileceği mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı şirketin, davacının sigortalısı ..... şirketi üzerine navlun faturası düzenleyerek taşımanın tek ve kesin bir navlun karşılığında tüm güzergahlarda taşınmasını taahhüt etmesi nedeniyle akdi taşıyıcı konumunda olduğundan (TTK m. 850, 821, 926) taşıma sırasında meydana gelen hasardan akdi taşıyıcı sıfatıyla sorumludur. Dava konusu taşıma işinin karayoluyla uluslararası eşya taşıması olduğundan uyuşmazlığın çözümünde CMR hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. CMR'de hüküm bulunmayan hallerde ise MÖHUK'un 29. maddesi gereği TTK'nın 850. ve devamı maddelerinin uygulanması gerekir. Dava konusu hasarın taşıma sürecinde meydana gelip gelmediği uyuşmazlık konusu olup davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için öncelikle bu sorunun çözülmesi gerekmektedir. Davacı sigorta şirketi tarafından davaya dayanak yapılan tutanağın, taşıyıcının veya araç sürücüsünün katılımı olmaksızın tamamen antrepo yetkililerin katılımıyla düzenlendiği, CMR belgesine antrepo yetkilileri tarafından şerh düşülmediği anlaşılmaktadır. Dava konusu hasar, bir palet emtianın ıslanması suretiyle ortaya çıkmıştır. Bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere ıslanma, kural olarak açık hasar niteliğindedir. Bu durumda teslim anında antrepo yetkilileri tarafından itirazı kayıt ileri sürülmesi; başka bir ifadeyle CMR Belgesinin hasar şerhi ile imza edilmesi ve/veya araç sürücünün katılımı ile hasarın tutanak ile tespit edilerek tahliyenin gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Yükün 43 palet olmasından veya kısmen kurumasından dolayı tahliye esnasında fark edilmese bile CMR'nin 30. maddesi uyarınca yedi gün içinde hasar ihbarının yapılması gerekmektedir. Ziya ve hasar sorumluluğu bakımından bildirim ve itirazı kaydın ileri sürülmemesi taşıyıcı lehine aksi eşya ilgilisi tarafından (somut olayda davacı) ispat edilebilir bir karine oluşturur. Somut olayda hasarın davalı taşıyıcının sorumluluğunda yapılan taşıma sürecinde meydana geldiğini ispat yöntemlerinden biri, gümrük işlemlerinden sonraki taşımanın da davalının sorumluluğun yapıldığının ispat edilmesidir. Ne var ki taraflar arasındaki teklif ve sözleşmenin kurulum aşmasına ilişkin maillerde “NOT: ARAÇ ...... ANTREPOYA VARIŞ GERÇEKLEŞTİRMESİ GEREKLİDİR” şeklinde açık not bulunmaktadır. Bu durumda dosyanın mevcut haline göre eşyanın Borusan antrepoya teslim edilmesiyle birlikte eşya ile taşıyıcı arasındaki ilişkinin kesildiği, emtianın davacının sigortalısı adına ve hesabına antrepoya bırakıldığı, gümrükten sonraki yurtiçi taşımanın da davacının sigortalısı tarafından organize edildiğinin ispat edilemediği, bu nedenle de karine olarak davalının taşıma sürecinde bir hasarın meydana gelmediği ve dava konusu hasarın antrepoda meydana geldiği kanaati hasıl olmuştur. Sonuç olarak antrepoda tutulan hasar tutanağında araç sürücüsünün katılımının olmaması, CMR belgesine şerh düşülmeden emtianın antrepoya alınması ve teslimattan sonra yedi gün içinde hasar ihbarının yapılmaması; davacının sigortalısı Yiğittaşlar ile davalının teklif ve sözleşmenin kurulum sürecine ilişkin maillerdeki notun içeriği bir arada değerlendirildiğinde gümrük sonrası taşımanın davalı şirket tarafından organize edilmediği ve bu nedenle de hasarın davalının taşıma süreci içerisinde meydana gelmediği, başka bir deyişle karinenin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili tarafından davaya dayanak yapılan ve ...... antrepo tarafından düzenlenen tutanağın hasarın taşıma sürecinde meydana geldiğini ispat ettiği iddia edilmiş ise de söz konusu tutanakta araç şoförünün ve antrepolarda görevli ..... imzasının bulunmaması ve CMR üzerinde şerh bulunmaması nedeni ile davacının bu iddiasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Yine CMR belgesinde teslimat adresinin sigortalı şirketin adresi olarak belirtildiği, bu nedenle de taşımanın tamamının davalı tarafından yapıldığı iddia edilmiş ise de CMR Belgesi'nin 16 nolu kutucuğunda teslim alan olarak ..... Lojistik'in görünmesi ve taraflar arasındaki mail yazışması içeriğine göre teslimatın ..... Antrepo'ya yapılacağının belirtilmiş olması karşısında davacının bu yöndeki iddialarına da mahkememizce itibar edilmemiştir. Kaldı ki mahkememizce hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacıya hasarın taşınma sürecinde meydana geldiği iddiasının ispatına yönelik tüm bilgi ve belgeleri sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş olup davacı tarafından bu iddiasını ispata yarar herhangi bir delil ibraz edilememiştir. Açıklanan nedenlerle hasarın taşıma sürecinde meydana geldiği ispat edilemediğinden açılan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 743,79 TL harç düşüldükten sonra fazla alınan 128,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/1003, K. 2026/146, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-1003-e-2026-146-k-771d46785245