İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/59 E. 2026/163 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/59
- Karar No
- 2026/163
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/59 Esas KARAR NO : 2026/163
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/01/2025 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 27/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ..... alanında faaliyet gösterdiğini, davalının 06/06/2024 tarihli fatura kapsamında 30.897,60 USD bedelle ..... yazılımını satın aldığını, bedelin bir kısmının ödendiğini ancak 16.445,60 USD'lik bakiye alacağın ödenmediğini, bu nedenle Küçükçekmece İcra Dairesinin ..... Esas sayılı dosyası ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itirazı üzerine takibin durduğunun belirtildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edildi. Tarafların ticaret sicil kayıtları celp edilmiştir. Tarafların ilgili döneme ait BA ve BS formları ilgili vergi dairelerinden celp edilmiştir. İzmir ...... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat gereğince hazırlanan 21/05/2025 tarihli bilirkişi ...... tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda; Davalı .... Tek. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'ne hitaben .... İmalat ve Mühendislik Çözümleri Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturanın tutarı ve muhteviyatı yönünden bir uyuşmazlığın olmadığı; defter kayıtlarına göre davalı .....Tek. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'nin 01/10/2024 tarihi itibariyle davacı ..... İmalat ve Mühendislik Çözümleri Ltd. Şti.'ne 680.576,76 TL borcunun olduğu ancak 3.652,00 USD tutarındaki tediyenin defter kayıtlarında intikal ettirilmediği; tediye takibinden kullanılan kurun hatalı olduğu; fatura tutarının ve yapılan ödemelerin USD yönünden hesaplanması alınması halinde davacı şirketin 16.445,00 USD borçlu olduğu (USD — 32,3378 TL; 13/06/2024 Tarihli Efektif Satış Kuru dikkate alınması halinde 531.814,52 TL'ye isabet ettiği), hususları tespit edilmiştir. Bilirkişi ...... tarafından 28/11/2025 tarihinde dosyaya sunulan bilirkişi raporunda; Talimat ile alınan Bilirkişi Raporunda, İnceleme dönemine ait ibraz edilen Tablo 1'de (Haziran ay'ı) gösterilen defterlerin, T.T.K'nun 69. İle 213. sayılı V.U.K.'nun 220. ve 222.inci maddelerinde öngörülmüş olan esaslara uygun olarak, Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ne ve Muhasebe İlke ve Kurallarına uygun olarak tutulduğu, Davalı .... Tek. Mak. San. ve Tic. A.Ş.'nin incelemeye sunulan 2024 yılı Haziran- Aralık (7 ay) aylarına ait yevmiye ve kebir defterleri e defter olup, e defter kayıtları https://www.......gov.tr/ ..... internet adresinden indirilen e-defter görüntüleyici programıyla görüntülenerek incelenmiş ve beratlarının geçerli olduğu değerlendirilmiş olduğu, Davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 14/06/2024 tarihi davacının davalıdan 571.009,14 TL (16.445,60 USD) Alacaklı oldukları, ibariyle, Davacı yan tarafından Davalı yana 06-06-2024 tarihinde ..... numaralı KDV Hariç Tutarı 25.748,-USD (837.147,9 TL), KDV Dahil Tutarı USD 30.897,60 USD (1.004.576,76 TL) olan E-Fatura düzenlenmiş olduğu, Fatura üzerinde, işbu faturanın USD döviz cinsinde düzenlenmiş olduğu ve Vadesi geldiğinde KDV dahil USD olarak ödeneceği belirtilmiş olduğu, tarafların BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, BA BS Bildirimlerinde davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş İade, satış niteliğinde fatura görülmemiş olduğu, Davalı tarafından davacı yana toplam olarak 10.800 USD ve 3.652 USD olmak üzere toplam olarak 14.452 USD ödeme yapılmış olduğu, bu ödemelerin Fatura tarihinden önce yapılmış olduğu tespit edilmiş olduğu, Davacının davalı yandan (USD 30.897,60 USD-14.452 USD) 16.445,60 USD Alacaklı olduğu, Talimat ile alınmış Bilirkişi Raporunda da Davalının Davacı yana 16.445,- USD Borçlu olduğu değerlendirilmiş olduğu, Davacı yan tarafından dosyaya sunulmuş 21.12.2023 tarihli Sipariş formunda, davalı tarafın kaşesi üzerinde imza olduğu, tarafların anlaştığı tutarın 25.748 USD olduğu görülmekte olduğu, sipariş formunda ödenecek taksit tutarlarının 3.678 USD 7 Taksit olduğu, taksitlerin toplam tutarının (3.678 USD*7) 25.746 USD olduğu, bu tutara KDV İlave edileceğine dair bir maddeye rastlanmamış olduğu, ancak davalı tarafından davacı yana ilgili faturanın KDV tutarı olan 5.149,60 USD yönünden bir itiraza dosya içeriğinde rastlanmadığı, BA BS Bildirimlerinde davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş İade, satış niteliğinde fatura görülmemiş olduğu, Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan'ın, icra takip tarihi olan 14.06.2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek Kamu Bankalarınca Uygulanan Tevdiat USD Azami Faizi talep edebileceğine ilişkin mahkemenin takdirinde olduğu hususları tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının bakiye fatura alacağından kaynaklı davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazı sonucunda işbu davayı açtığı görülmüştür. Taraflar arasında bilgisayar yazılımı alım satıma ilişkin ticari ilişki kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Her ne kadar davalı vekili tarafından mahkememizin görevli olmadığı iddia edilmiş ise de her iki tarafın tacir olması, taraflar arasında bilgisayar yazılımına ilişkin alım satım sözleşmesi yapılmış olması, davalıya satışı yapılan bilgisayar yazılımının mülkiyet hakkının ihtilaflı olmadığı anlaşıldığından huzurda görülen davanın nispi ticari dava olarak kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla da mahkememizin görevli olduğu kanaati ile yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bu kapsamda davalının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi için İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Talimat mahkemesi aracılığıyla düzenlenen bilirkişi raporunda; davalının ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, takip ve davaya dayanak yapılan faturanın davalı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, davacı ve davalının BA ve BS formlarının birbiri ile uyumlu olduğu, takip konusu faturanın davalı tarafından BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Mahkememizce davacının ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve belgelerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, davacı yanın icra takip tarihi itibariyle davalıdan 16.445,60 USD alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporları doğrultusunda davacı ile davalı arasında bilgisayar yazılımı satılması konusunda ticari ilişki kurulduğu, bedelin taraflarca USD olarak kararlaştırıldığı, davacı tarafından sipariş formuna uygun olarak takip konusu 06/06/2024 tarihli e-faturanın düzenlendiği, faturanın davalı tarafından ticari defter ve kayıtlarına işlenerek BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirildiği anlaşıldığından faturaya konu bilgisayar yazılımın davalıya satılarak kurulduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Davalı imzası bulunan sipariş formunun 2 numaralı maddesinde ödemelerin takside bölünmüş (çek/senet) olması halinde Türk Lirası üzerinden yapılacak her taksit ödemesi için fiili ödeme günündeki serbest piyasa döviz satış kurunun esas alınacağı, ödemeler tamamlandığında USD olarak fark hesaplanarak kur farkı faturasının düzenleneceği belirtilmiştir. Sipariş formunda söz konusu düzenlemenin bulunması nedeni ile davalının güncel kur üzerinden ödemelerin hesaplandığı yönündeki itirazına mahkememizce itibar edilmemiştir. Her ne kadar davalı tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde faturaya konu bilgisayar yazılımının kurulmadığı iddia edilmiş ise de takibe dayanak yapılan faturanın ticari defterlerine işlenerek BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirilmiş olması karşısında davalının bu yöndeki savunmasına mahkememizce itibar edilmemiştir. Yine rapora itiraz dilekçesinde takibe dayanak yapılan faturaya ilişkin bir kısım ödemelerin yapıldığı belirtilerek bilirkişiden ek rapor alınması talep edilmiş ise de bilirkişi tarafından kök rapor hazırlanırken söz konusu ödemelerin dikkate alınarak davacının alacaklı olduğu tutarın hesaplandığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki ek rapor alınması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli olarak düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporları doğrultusunda açılan davanın 16.445,60 USD asıl alacak üzerinden iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile kabul edilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 531.814,52 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 106.362,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile davalının Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazın 16.445,60 USD asıl alacak üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarıca kamu bankalarının aynı yabancı para türünden bir yıl süreli mevduata uyguladıkları en yüksek faizin uygulanması suretiyle TAKİBİN DEVAMINA, 2-Alacağın likit olması nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin KABULÜ ile kabul edilen asıl alacak tutarının icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 531.814,52 TL'nin takdiren %20'si oranında hesaplanan 106.362,90 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 41.828,07-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.017,67-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 31.810,40-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 97.849,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 10.017,67-TL Peşin/Nisbi Harç, 11.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 176,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 21.809,07-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, 7-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatırana İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2026 Katip ..... e-imzalı Hakim ..... e-imzalı