İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/144 E. 2026/164 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/144
Karar No
2026/164
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/144 Esas KARAR NO : 2026/164

DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 18/02/2026 KARAR TARİHİ : 19/02/2026 K.YAZIM TARİHİ : 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacının Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine vermiş olduğu 18/02/2026 harçlandırma tarihli dava dilekçesinde; Müvekkili davacı şirketin ... Bankası A.Ş- ... Şubesi’nden kullanmak üzere aldığı ... çek numaralı ve ... çek numaralı iki adet meblağsız ve imzasız çeklerin kaybolduğunu, müvekkilinin ileride telafisi imkânsız durumlar ile karşı karşıya kalmaması bakımından, yukarıda bilgileri sunulmuş bulunan çekler ile ilgili olarak bankaca ödeme yapılmaması için tedbir kararı verilmesini ve bu hususun bankaya bildirilmesinini talep ve dava etmiştir. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, kıymetli evrak iptali istemine ilişkindir. Kıymetli evrak ile tacirlere ait diğer defter ve belgelerin iptali konusunda Türk Ticaret Kanununda çeşitli düzenlemeler öngörülmüştür. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği üzere; henüz keşide edilmemiş, çek vasfında olmayan tamamen boş çek yapraklarının tedavüle konmuş sayılmayacağından hesap sahibi tarafından zayi nedeni ile iptal davası açılamaz. Ele geçirilenlerce imzalanıp doldurulması sonrasında çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabilir. Boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. TTK'nın 818. maddesi yollaması ile aynı yasanın 680. madde uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması hâlinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için TTK'nun 757, 758, 759 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci yani imzasını içeren fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi hâlinde aynı kanunun 792 inci maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak hakkına sahiptir. Çek iptali davası ile amaçlanan hamilin belgesi olarak borçludan çek bedel tahsil hakkı sağlamaktır. Keşidecinin böyle bir alacağı da söz konusu değildir. Çek keşidecisi bu hâli ile ancak rızası dışında elinden çıktığını söylediği çek bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde TTK'nun 790-792 inci maddeleri uyarınca çeki elinde bulunduran kişiyi hasım gösterip davasını açmak ve mahkemeden o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahiptir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesi içeriğine göre iptalini talep ettiği çekin keşidecisi olduğunun anlaşılması; kıymetli evrak iptali davasının ancak meşru hamil tarafından açılabileceği, keşideci olan davacının huzurda görülen davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, hasımsız açılan bu davada HMK'nın 320/1. maddesi göz önüne alınıp toplanması gereken delil söz konusu olmadığından duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda hukuki yarar yokluğuna ilişkin dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM/Yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının açtığı davanın HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2 maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan ve harcanmayan bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 19/02/2026 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/144, K. 2026/164, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-144-e-2026-164-k-62a9a7682009