İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/894 E. 2026/143 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/894
Karar No
2026/143
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/894 Esas KARAR NO : 2026/143

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/10/2025 KARAR TARİHİ : 09/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı taraf dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket yetkilisi ....... ile ..... arasında 03.03.2025 tarihli sözleşme düzenlendiğini, bu sözleşme kapsamında hizmet öncesi %40 bedel için 240.000,00 TL tutarlı çek verildiğini, çekin 10.03.2025 tarihinde ..... Kargo aracılığıyla lehtar adına gönderildiğini, 13.03.2025 tarihinde faktoring pazarlamacısı tarafından fatura ibrazının istendiğini, lehtarın çeki teslim almadığını bildirdiğini, kargo transfer merkezinde yapılan aramalara rağmen çekin bulunamadığını ve çekin çalındığının anlaşıldığını, bu nedenle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı ..... soruşturmasının başlatıldığını, ayrıca Bakırköy ...... ATM ..... E. sayılı çek zayi davasının ve Bakırköy ..... ATM ...... E. sayılı çek istirdadı davasının derdest olduğunu, buna rağmen davalı tarafından zayi çek üzerinden kötü niyetle icra takibi başlatıldığını, çek zayi olduktan sonra lehtara aynı bedelde ..... Bankası ..... seri numaralı, 14.06.2025 vadeli yeni çek verildiğini ve borcun ifa edildiğini, dolayısıyla davalıya herhangi bir borç bulunmadığının ileri sürüldüğünü, Davalı tarafından icra takibine konu edilen 240.000,00 TL çekten kaynaklı borcun bulunmadığının, zayi nedeniyle sorumluluğun ortadan kalktığının ve ayrıca lehtara yeni çek verilerek ödemenin yapıldığının belirtildiğini, bu nedenlerle öncelikle teminatsız, aksi halde teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin, davanın kabulü ile borçlu olunmadığının tespitinin, davalı aleyhine takip/dava değerinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; Davacının çekin çalındığı/zayi olduğuna ilişkin iddiasını kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayandırmadığını, yalnızca Bakırköy CBS ...... sayılı soruşturmanın devam ettiğini bildirdiğini, çekin davalı müvekkilin eline hukuka aykırı geçtiğine dair somut tespit bulunmadığını, davacının tacir sıfatıyla TTK m.18/2 gereği basiretli tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, çeklerin kargo ile gönderildiğinin ileri sürülmesi karşısında davacının azami özeni göstermediğini, çekten doğan hakkın temel ilişkiden bağımsız olduğunu ve kıymetli evrakın soyutluk ilkesi gereği davacının zayi/çalınma iddiasının müvekkilin çekten doğan hakkını ortadan kaldırmadığını, müvekkilin çeki ticari işlem karşılığında iyi niyetle iktisap ettiğini ve çek bedeli karşılığında edimini yerine getirdiğini, iyi niyetli hamilin TTK m.792 kapsamında korunduğunu, çekin bankaya ibrazında “ödemeden men yasağı” bulunduğunun öğrenildiğini, bu nedenle alacağın tahsili için Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosya ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını ve bu takibin yasal olduğunu; müvekkilin, iyi niyetli hamil sıfatıyla 240.000,00 TL çek bedelini talep hakkının bulunduğunun ve davacının zayi iddiasının bu hakkı bertaraf etmediğinin belirtildiğini, davanın haksız ve mesnetsiz olduğundan reddinin, müvekkilin iyi niyetli hamil olduğunun tespitinin, davacının kötü niyetli davası nedeniyle İİK m.72/4 uyarınca tazminata hükmedilmesinin, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesinin talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK 72.maddesi uyarınca icra takibine konu çek nedeniyle menfi tespit davasıdır. Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 268.946,30-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Tüm dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; CBS dosyasının davalı tarafla ilgili olmadığı, çek üzerinde yapılan incelemede ciro zincirinin kopuk olmadığı, keşidecinin kendi imzası dışındaki imzaların sahteliğine dayanarak borçlu olmadığını iddia edemeyeceği, bu halde davalı tarafın kötü niyetinin ispat edilemediği anlaşılmıştır. Yemin delili, HMK'nın 225 ve devamındaki maddelerde düzenlenmiş olup, yemin kesin delil niteliğindedir. Bir vakıayı ispat yükü kendisine düşen taraf, o vakıayı başka delillerle ispat edemezse, diğer tarafa yemin teklifinde bulunabilir. Davacı tarafın yemin deliline dayanmadığını anlaşılmakla yemin teklif edilmemiştir. HMK’nin ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine, dava konusu icra takibine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verildiği ve teminat yatırılması sebebiyle icra dairesinden infazı istendiği anlaşıldığından İİK 72/4 m. uyarınca davacı taraf aleyhine alacağın %20'si oranındaki tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- İİK 72/4. Maddesi uyarınca dava değeri olan 240.000,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 4.098,60TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.366,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/02/2026

Katip ...... e-imzalıdır. Hakim ..... e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/894, K. 2026/143, T. 09.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-894-e-2026-143-k-9afddc561a88