İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/262 E. 2025/531 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/262
- Karar No
- 2025/531
- Karar Tarihi
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/262 Esas - 2025/531 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/262 Esas KARAR NO : 2025/531
HAKİM : ... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : .... VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/03/2025 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı ... ... San A.Ş 'nin 1993 yılında halka arzına katılarak hisse senetleri aldığını, hamiline yazılı olan bu hisse senetlerinin hala fiziki olarak elinde bulundurduğunu, Müvekkili tarafından bu hisse senetlerinin kaydileştirilmesi için başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, davalı şirketle yüz yüze görüşmelerde değerinin altında cüzi miktarlar teklif edildiğini, beyanla toplamda 7000 adet hamiline yazılı ... hisse senedinin borsada işlem görmek üzere merkezi kayıt kuruluşunda kaydileştirilmesini, geçmişten bugüne bu hisse senetlerine tekabül eden ve ödenmemiş olan kar paylarına karşılık hissedarlara kar payı olarak hisse senedi verilmişse bu verilmesi gereken hisse senetlerinin de merkezi kayıt kuruluşunda kaydileştirilmesini, Kar payları nakit olarak ve temettü olarak dağıtılmış ise müvekkilin hisse senetlerine halka arzdan bu yana tekabül eden kar paylarına karşılık olarak şimdilik 100-TL'nin, ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesini, kaydileştirilmesinin mümkün olmaması halinde, hisse senetlerinin bedellerinin dava tarihi itibariyle güncel değerine karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve bilirkişi incelemesi sonucunda tespit edilecek olan miktara yükseltilmek üzere (belirsiz alacak davası olarak) şimdilik 100-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini, kaydileştirilmesinin mümkün olmaması halinde, müvekkilinin hisse senetlerine halka arzdan bu yana tekabül eden kar paylarına karşılık olarak şimdilik 100-TL'nin, (belirsiz alacak davası olarak) ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesini. Yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: TTK’na göre yetkili mahkemenin, borçlunun yerleşim yeri veya pay senetleri hakkında anonim şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, Ticaret Sicil kayıtlarından da görüleceği üzere Müvekkili Şirketin kayıtlı adresine göre ... Mahkemelerinin yetkisiz, Yerköy mahkemelerinin yetkili olduğunu, öncelikle Müvekkili Şirket kayıtlarında ... ... isimli bir hissedar yer almadığını, bu nedenle herhangi bir hak talep etmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın taleplerine dair husumet yöneltebileceği tarafın Müvekkili Şirket olmadığını, davacı tarafın farazi taleplerde bulunduğunu, varsayım üzerinden taleplerini dile getirdiğini, müvekkili Şirket tarafından; 1993 yılından sonra herhangi bir sermaye artırımı ya da bedelsiz hisse senedi verilmesi işlemi yapılmadığını, davacının hak edebileceği ek hisse ya da paylar mevcut olmadığını, her 1000 pay 1 hisse yaptığından; 700 pay da ; 700 /1000 = 0,7 hisse olduğunu, davacının iddiasına göre 1 tam hissesi olmadığını, olsa olsa (kabul anlamına gelmemek üzere) 0,7 hissesi olabileceğini, Yerköy Mahkemelerinin yetkili olması nedeniyle yetkisizlik kararı verilmesini, )Davacıya dair Müvekkil Şirket kayıtlarında herhangi bir ortaklık vb. kaydı olmadığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının olmaması nedeniyle ve Müvekkili Şirket’e husumet yöneltemeyeceğini, hukuki şartları oluşmayan davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde esasa ilişkin savunmaların yanında ayrıca yetki itirazında bulunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasından önce dava şartlarının ve yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın "dava şartları" başlıklı 114. Maddesinin 1-ç bendi uyarınca "yetkinin kesin olduğu hâllerde mahkemenin yetkili bulunması" hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın "yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19. Maddesi uyarınca; (1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir. " hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Yasa'nın genel yetkiyi düzenleyen 6. Maddesi uyarınca; Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Öte yandan Yasa'nın 14. Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Dava, hamiline yazılı hisse senedinin kaydileştirilmesi ile hisse senedine tekabül eden kar payının ödenmesi, kaydileştirmenin mümkün olmaması halinde hisse senetlerinin güncel değerinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı özetle; davalı şirketin halka arzında (7000 adet hamiline yazılı) hisse senedi aldığını ileri sürmüş, davalı yan ise özetle davacının şirket kayıtlarında hissedar olarak yer almadığını, kaydileştirme talebi yönünden husumetin davalı şirkete yöneltilemeyeceğini, davacının talep edebileceği ek hisse ya da pay mevcut olmadığını savunmuş ayrıca yetki itirazında bulunmuştur. Somut olayda; davacının talebi, davacının davalı şirkette hissedar olup olmadığının da irdelenmesini gerektirmekte olup bu yönüyle taraflar arasında ortaklık ilişkisi ihtilaflı bulunduğundan 6100 Sayılı HMK'nın 14/2. Maddesi uyarınca Yerköy Asliye Hukuk Mahkemesi'nin( (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır. (Aynı yönde bkz. İstanbul BAM 14. HD. 2020/732 E., 2023/331 K., 02/03/2023 T.; Yine Y. 11 HD. 2016/14177 E., 2018/3787 K.) Yapılan açıklamalar kapsamında kesin yetki kuralından kaynaklanan yetkisizlik nedeniyle davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın kesin yetki kuralından kaynaklanan "YETKİSİZLİK" nedeniyle 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20. Maddesi gereğince, kararın kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dosyanın yetkili YERKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE(Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına, (ihtar edildi) 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç ve yargılama giderinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise, talep halinde mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, davacı vekilinin (e duruşma ) ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025
Katip ...
Hakim ...
BU BELGE GÜVENLİ ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞTIR