İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/190 E. 2025/1001 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/190
Karar No
2025/1001
Karar Tarihi

T.C. ...12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/190 Esas - 2025/1001 T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO : 2025/190 KARAR NO : 2025/1001

DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/03/2025 KARAR TARİHİ : 18/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 29/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kurum nezdinde hizmet alımı sözleşmeleri kapsamında davalı alt işveren şirketlerde çalışan ... .... .... Temizleme Sanayi Ticaret Limited Şirketi yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; Zamanaşımı def'inde bulunduğunu, davanın ticari nitelikte olmadığını, davacı kurumun TTK'nun 16/2. maddesi uyarınca tacir sayılmayacağını ve bu nedenle görevli mahkemenin HMK'nun 2. maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu ileri sürerek görev itirazında bulunduğunu, ayrıca davanın rücu davası olması sebebiyle genel yetki kurallarına tabi olduğunu ve şirket merkezinin bulunduğu Erzincan mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, esasa ilişkin olarak ise dava dışı işçinin iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca tüm hak ve borçlarıyla birlikte devralan firmaya geçtiğini, davacı kurum ile aralarındaki hizmet alım sözleşmesinde veya şartnamede, kıdem tazminatından sorumlu olduklarına dair bir hüküm bulunmadığını, ihale bedelini oluşturan yaklaşık maliyet cetvellerinde ve KİK hesaplama modülünde kıdem tazminatı adı altında bir gider kalemine yer verilmediğini, bu nedenle sözleşme bedeline dahil olmayan bir meblağın kendilerinden talep edilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu hususta Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2015 tarihli, 2014/28125 Esas ve 2015/35876 Karar sayılı ilamına atıfta bulunduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müteselsil sorumluluk ilkeleri gereği ödenen tazminatın tamamından sorumlu tutulamayacaklarını, ayrıca dava dışı işçinin kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının ve ödenen tutarın doğruluğunun denetlenemediğini, faiz talebinin de fahiş olduğunu, olası bir sorumluluk durumunda faizin dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak işletilmesi gerektiğini ileri sürerek, öncelikle davanın görev ve yetki yönünden usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Birol Yerkaya vekili cevap dilekçesinde özetle ; Dava dışı işçinin müvekkili nezdinde 2005 yılında yalnızca 7 ay çalıştığını, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı olduğunu düzenleyen 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi ve rücu isteminin iki yıllık zamanaşımına tabi olduğunu düzenleyen TBK'nun 73/1. maddesi uyarınca alacağın zamanaşımına uğradığını, ayrıca davacı ile işçi arasındaki davanın müvekkiline ihbar edilmediğinden verilen hükmün kendilerine rücu edilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak ise asıl işverenin davacı kurum olduğunu, işçiler üzerinde işe alma ve çıkarma gibi tüm tasarruf yetkisinin davacıda bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede işçilik alacaklarından yüklenicinin sorumlu olacağına dair bir hüküm bulunmadığını, Kamu İhale Genel Tebliği'nin 79.1 maddesi gereği kıdem tazminatının %3'lük sözleşme giderleri içinde kaldığını ve davacının müvekkiline kıdem tazminatı için ayrıca bir ödeme yapmadığını, 6552 sayılı Kanun ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesi gereğince, farklı kamu kurumlarında çalışan işçinin kıdem tazminatının çalıştırıldığı son kamu kurumu tarafından ödenmesi gerektiğini ve bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise 4857 sayılı Kanun'un 2/6. maddesi uyarınca müteselsil sorumluluk gereği alacak miktarının yarısının davacı asıl işverence karşılanması gerektiğini ileri sürerek, davanın müvekkili Birol Yerkaya yönünden reddine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın davaya cevap vermedikleri görülmüştür. Mahkememizce bilirkişi Kaan Dinç'ten 04/08/2025 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Dava, davacının da taraf olduğu hizmet alım sözleşmesine istinaden davalılar yanında çalıştığı ileri sürülen dava dışı işçiye işçilik alacaklarından kaynaklı yapılan ödemelerin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmesi suretleri, ödeme belgeleri, arabuluculuk anlaşma tutanağı, SGK kayıtları, bilirkişi raporu ve getirtilmesi gerekli tüm belgeler dosyaya celp edilmiştir. Dava dışı işçi Serdar Çevirgen'in SGK kayıtlarına göre, işçinin 04/09/1998-31/03/2022 tarihleri arasında 8550 gün süreyle aralarında davalı şirketlerinde bulunduğu hizmet alım sözleşmesine bağlı işçi olarak çalıştığı, emeklilik gerekçe gösterilerek iş akdinin sona erdirildiği, davacı tarafından dava dışı işçiye brüt 981.320,40-TL kıdem tazminatının 17/10/2024 tarihinde ödendiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada rücu hesaplamasında 974.201,09-TL brüt ücretin esas alındığı tespit edilmiştir. Dava konusu hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde; davacı kurum ile alt işverenlerden ... .... ..... karar sayılı ilamında; ''Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.'' ...Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.'' Yukarıda belirtilen Yargıtay ilamı da dikkate alınarak Mahkememizce bilirkişi Kaan Dinç'ten 04/08/2025 tarihinde aldırılan bilirkişi raporuna göre; Davacının, kıdem tazminatını davalı işverenlere kendi dönemleriyle sınırlı olacak şekilde sorumluluk oranında nihai taktir Mahkemeye ait olmak üzere rücu edebileceği tutarların; .... .... ..... yönünden 34.638,26-TL olmak üzere toplamda 893.188,57-TL olduğu rapor edilmiştir. Deliller değerlendirilmiştir. Bir kısım davalı vekilinin zamanaşımı def'i savunmasının TBK md. 73/1 maddesi gereğince eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılması sebebiyle (bkz. bu konuda Yargıtay HGK'nun 2013/3-1814 esas ve 2013/715 karar sayılı 15/05/2013 tarihli ilamı) ve davacının ödeme yaptığı tarih itibarıyla dava zamanaşımı süresi içinde açıldığından reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur. Bir kısım davalı vekilinin yetki ve görev itirazı hizmet alım sözleşmesindeki yetki şartı ve tarafların tacir olması sebebiyle mahkememiz davaya bakmakla görevli ve yetkili olduğundan reddedilmiş, yargılamaya devam olunmuştur. Yukarıda belirtilen olgular ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, yukarıda bilgilerine yer verilen dava dışı işçinin eldeki davadaki taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesine istinaden davalılar yanında çalıştığı, davacı tarafından emeklilik nedeniyle iş akdine son verilen dava dışı işçiye kıdem tazminatı için ödemede bulunulduğu, yine yukarıda belirtilen Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatları gereğince işçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarına dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacının dava dışı işçiye ödenen tutarı davalılardan rücu edebileceği, yukarıda belirtilen ve istikrar bulmuş Yargıtay içtihatlarına uygun ve yargısal denetime elverişli bilirkişi raporu ile yapılan hesaplama sonucunda dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı sebebiyle işçinin davalılar yanında çalıştığı hizmet süresi nazara alınarak davalı şirketlerin ayrı ayrı sorumluluğunun belirlendiği, davacının dava dilekçesinde davalılardan ayrı ayrı talep ettiği miktarlara göre davalı.... ..... .... Temizlik ... Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabulü, diğer davalılar yönünden talep gibi davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, işçiye yapılan ödeme tarihi itibarıyla davalılar hakkında temerrüt olgusunun oluştuğu, taraflar tacir olduğundan belirlenen ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi yürütülmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; 272.320,54-TL'nin davalıKarar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.29/12/2025

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/190, K. 2025/1001, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-190-e-2025-1001-k-f920f2a7cbdc