İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1824 E. 2026/19 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1824
Karar No
2026/19
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1824 Esas KARAR NO : 2026/19

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/08/2026 KARAR TARİHİ : 11/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili 07/08/2026 tevzi tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle;Davalı borçlu kurumun, yazıcı toneri temini konusunda müvekkil firma ile anlaşması üzerine istenen sayıda toner temin edip davalı kuruma teslim etdiğini, bu anlaşmada toner markası beliritilmediğinden müvekkilinin ... marka 200 adet toner temin edip kendilerine teslim edildiğini , bu teslim tesellüm sırasında bir miktar tonerler açılıp kontrol edilmesi sonrasında bu 200 adet toneri teslim alarak satın almayı kabul edildiğini ve bu teslim sonrasında 05.10.2022 tarih ... numaralı elektronik faturayı düzenleyip kurumun e tebligat sistemi ile gönderildiğini , tüm bu işlemler yapılıp bitmesi sonrasında aradan geçen 2-3 gün sonrasında ise bu kez haksız bir iddia ile müvekkil hakkında soruşturma dosyası açılıp, sözde teslim edilen tonerlerin sahte olduğu gerekçesi ile dolandırıcılıktan ve kaçakçılıktan soruşturma başlatıldığını, daha sonra bu soruşturma gerekçe gösterilerek müvekkile ödeme yapılmayacağının da bildirildiğini müvekkil şirket yetkilisi ... tutuklanıp 2-3 ay cezaevinde tutuklu bırakılması sonrasında ise ev hapsi ile tahliye edildiğini ve yargılandığı .... Ağır Ceza Mah. ... Esas dosyasından da 2025/... Karar sayılı karar ile de BERAAT etmiş olması sonrasında bu alacağının tahsili için iş bu icra dosyası (.... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas) ile bu alacağının tahsili yoluna başvurulduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali davanın kabulüne, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının karşı taraf borçludan alınarak tarafına verilmesine, .... İcra Müdürlüğü'nün 2026/... esas sayılı icra dosyasındaki itirazın iptaline ve takibin devamına, yargılama giderlerinin ve karşı vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafından düzenlenen faturaya dayalı alacağın tahsili istemiyle .... İcra Müdürlüğünün 2026/... esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe vaki itirazın iptaline istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Anılan maddenin 1. fıkrasında her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın madde metninde yer alan a,b,c,d,e ve f bentlerinde sayılan davaların ticari dava olduğu öngörülmüştür. Bununla birlikte aynı kanunun 12. maddesi "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar olmak üzere iki gruba ayrılır. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi mahkemenin görevli olup olmadığı yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olamaz. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile resen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Bu durum 6100 sayılı HMK'nın 115. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 4 üncü maddesi uyarınca sadece mutlak ya da nispi ticari davalar asliye ticaret mahkemesinde görülürken, bunlar dışında kalan davalar (istisnalar saklı kalmak kaydıyla) asliye hukuk mahkemelerinde görülmelidir. Dava konusu somut uyuşmazlıkta davacı şirket tarafından davalı kurum adına kesilen faturanın tahsili istemiyle takip başlatıldığı ve takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptalinin talep edildiği, anılan uyuşmazlık davacı şirket olup ticari işletmesiyle ilgili bulunmakta davacı yönünden ticari iş niteliği arzetmekte ise de TTK’nın 16/2. maddesi uyarınca devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını kamu görevi niteliğindeki işlere harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi, ister doğrudan doğruya kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir tüzel kişi eliyle işletsinler, kendileri tacir sayılamayacaktır. Bu nedenle davalının tacir olarak kabulü de mümkün olmadığından davacı tacir olsa da davacı yönünden ticari iş olarak değerlendirilecek işlemin mahkemede mutlak suretle ticari bir dava olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceği, bir taraf yönünden ticari sayılan işin diğer taraf yönünden de ticari iş sayılacağına dair düzenlemenin uygulanacak hukuk bakımından önem arz ettiği ve görevli mahkemeyi belirlemediği, dolayısıyla davanın kanunda sayılan mutlak ve nispi ticari davalardan olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde çözümlenmesi gerektiğinden davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan reddine, dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: ( Yukarıda açıklanan nedenlerle) 1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE, 2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA, 4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle karar verildi.11/08/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1824, K. 2026/19, T. 11.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1824-e-2026-19-k-53d5563662e8