İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/666 E. 2026/683 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/666
- Karar No
- 2026/683
- Karar Tarihi
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/666 Esas KARAR NO : 2026/683 HAKİM : ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi DAVA TARİHİ : 07/07/2026 KARAR TARİHİ : 08/07/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2026 Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı...vekilinin dava dilekçesinden özetle; ... spor Kulüp başkanı olarak görev yaptığını, kulübe ait karar defterini 28 -29 Haziran 2026 tarihlerinde kaybettiğini, ancak 01.07.2026 tarihinde bunun farkına vardığını, defterin kaybolmasında herhangi bir kastının olmadığını, 07.07.2026 tarihi son gün olmakla, işin ivediliğine binaen, 2026 - 2027 Sezonu Resmi Müsabakalarına katılabilmek için geçici zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Talep, davacı...Kale Spor Kulübü Derneğine ait karar defterini kaybetmesi nedeniyle zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. Talep 6100 sayılı HMK'nın 382/2-a-(1) maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinden olup, 6100 sayılı yasanın 385. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabî olduğu, 6100 sayılı yasanın 320/1. maddesi usul yönünden karar verilmesi gerektiğinden duruşma açılmaksızın dosya üzerinden inceleme yapılmıştır. TTK 82/7 maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler ; yangın , su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içerisinde zıyaa uğrarsa tacir ziyaı öğrendiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir bu dava hasımsız açılır" şeklindedir. TTK 16.maddesine göre "Ticaret şirketleriyle, amacına varmak için ticari bir işletme işleten vakıflar, dernekler ve kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar da tacir sayılırlar." Talepte bulunan derneğin herhangi bir ticari işletme işletmediği, zayi olduğu ileri sürülen belgelerin ticarî defter ve belgelerden olmadığı talep dilekçesinden anlaşılmaktadır. Talepte bulunan dernek tacir olmadığından talebin TTK 82/7 maddesi uyarınca yapılmış bir başvuru olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesinde; "Tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin, gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hale gelmesi veya kaybolması halinde, öğrenme tarihinden itibaren onbeş gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yerin yetkili mahkemesine zayi belgesi almak için başvurmayan veya bu belgeyi denetim sırasında ibraz edemeyenler üç aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılacağı" açıklanmış, görevli mahkemeye ilişkin ise yasada bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Yargıtay 20.Hukuk Dairesi'nin 2016/14668 E. 2017/665 K. sayılı kararında; "Somut olayda, davacı...Devrek Performanç Gençlik Spor Kulübü Derneği tarafından tutulan 19.01.2010 tarih ve 50 sayılı karar defterinin kaybolduğunu ileri sürerek zayi belgesi verilmesini talep etmiş olup, zayi belgesi istemine ilişkin uyuşmazlık, 6100 sayılı Kanunun 382/2-e maddesinde sayılmamakla birlikte, Kanunun 382/1. maddesinde sayılan ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 383. maddesi gereğince de derneğin defter ve belgeleri için zayi belgesi verilmesi hususunda hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmadığı anlaşılmakla, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." denilerek görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir. Emsal Yargıtay kararı da gözetilerek, 6100 sayılı yasanın 383. maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine düzenleme olmadıkça sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevsizliği nedeniyle talebin usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebiyle 6100 Sayılı HMK. 115/2 maddesi gereğince davanın usulden reddine, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Kayseri Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemede değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.08/07/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır