İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/164 E. 2026/16 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/164
- Karar No
- 2026/16
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/164 Esas - 2026/16 T.C. ANKARA "TÜRK MİLLETİ ADINA " 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/164 Esas KARAR NO : 2026/16
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklı Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 KARAR YAZMA TARİHİ :15/01/2026 Mahkememize açılan davanın yapılan açık yargılaması sonucunda, dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ ; DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Müvekkili Ortaklık ile Davalı Şirket arasında ... İşçilik Hizmet Alımı işi için 01.01 2012-31.12.2013 ,01.01.2014-31.12.2015, 04.01.2016-31.12.2018, 01.01.2019-31.12.2021 dönemlerini kapsayan 4 adet Hizmet Alım Sözleşmesi akdedildiğini, bahse konu bu dönemlerde; muhtelif hizmet süreleriyle Davalı Şirket şirkette çalışan dava dışı işçiler ...'a 334.013,35 TL, ...'a 116.500,12 TL , ...'ya 99.453,66 TL , ...'a 341.743,82 TL , ...'a 181.851,98 TL, ...'a 422.050,42 TL ve ...'ya 308.385,62 TL 'nın emekli olmaları nedeniyle, İş Kanunu' nun 112. maddesi uyarınca, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu' nun 62. Maddesinin birinci fıkrası e bendi,"alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları, ilgili kamu kuruluşu tarafından ödenecektir" hükmü gereği adı geçen işçilerin banka hesaplarına Müvekkili Ortaklık tarafından ödendiğini, dava dışı işçilerin Müvekkili Ortaklıkça ödenen Kıdem Tazminatlarından işçilerin işvereni sıfatıyla Davalı Şirketin sorumlu olduğunu, asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında Müvekkili ...' nun söz konusu ödemeyi Davalı Şirketten sorumlu olduğu miktarlar oranında rücu etme hakkı bulunduğunu, müvekkili Ortaklık tarafından bu hak gerekçesiyle ...Esas Sayı numaralı dosyası kapsamında müvekkili ortaklık tarafından ödenen kıdem tazminatlarına ait ödeme günlerinden itibaren işletilen ... için 81.818 TL, ... için 51.187,90 TL, ... için 42.947,59 TL, ... için 86.717,66 TL, ... için 62.269.16 TL, ... için 85.519,51, ... için 69.972,55 TL avans faizle birlikte asıl alacak ve faiz toplamı 1.568.120,95 TL tutarında alacak için ilamsız icra takibi yoluna başvurulduğunu, ancak davalı tarafında itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk başvuru yaptıklarını, ancak anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ve davalı tarafından toplam 1.568.120,95.TL üzerinden başlatılan ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, dava değerinin %20’ sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVACI VEKİLİ DOSYAYA SUNDUĞU 15/06/2025 TARİHLİ KISMİ FERAGAT BEYAN DİLEKÇESİ İLE ; Takibin dava dışı işçilerden ... için sehven yapılmış olan 158.649,28 TL' lik kısmı için feragat ettiklerini kalan kısım için iddialarımızın aynen devam etmesi nedeniyle kısmi feragat beyanımızın kabül edilmesine, Ön inceleme duruşmasından önce kısmi feragat talebinde bulunduğumuz için, takibin sehven yapılan kısmına ilişkin Müvekkili Kurum aleyhine herhangi bir kötü niyet tazminatına, karşı vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmemesine, karar verilmesini beyan etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin Batman mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacının tüm hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacaklar açısından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, bu nedenle davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davada hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, ... Bünyesinde alınan personellerin tüm maaş ve diğer hak ve alacaklarından sorumlu olan üst işveren olduğunu, müvekkili şirketin ... bünyesinde hizmet alım ihaleleri üstlendiğini, davacı tarafça; Müvekkili ihale kapsamında personellerin işçilik alacaklarının ödenmediğini, dayatma yolu ile sözleşme imza edildiğini ve maktu sözleşmeye göre de müvekkilinin sorumluluğuna vurgu yapıldığını, bu hususun kabulünün mümkün olmadığını, ihale alan müvekkili şirketin işin bitmesinden sonra doğal olarak personellerin çıkışları da verildiğini, dolayısıyla dava dilekçesinde belirtili bulunan tek taraflı ve haksız olarak ibaresi gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirketin çalışanlarının tamamı iş bitimine kadar personel olarak çalıştırıldığını, bu nedenden ötürü açılan davanın reddi gerektiğini, davaya konu alacaklardan ...'a ait 210.870,00 TL tutarlı ödemenin davacı tarafa cebri icra tehdidi altında ödediğini, ancak davaya tekrardan konu edildiğini, ... Esas sayılı icra dosyasının bulunup davacının tekrardan talep yoluna gittiğini. hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte müvekkilinin kendi döneminden sorumlu olduğu düşünülse bile bu sorumluluk davacı ... ile birlikte yarı yarı konumunda olmalı gerektiğini, daha önce ödenen 210.870,00 TL tutarlı meblağın da mahsubu gerektiğini, tüm ödemelerin müvekkiline yansıtılmasının da hukuk mantığıyla bağdaşmayacağını, davacı işçiyi asıl işveren sıfatı ile yıllarca çalıştıran davacı ...'nın hiçbir şekilde sorumlu olmaması gibi hukuka ve hakkaniyete de aykırı bir duruma sebebiyet vereceğini, tüm bu nedenlerden ötürü haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, ...Esas sayılı icra dosyasını dosya arasına alınmasını ayrıca ... A.Ş. ... müzekkere yazılarak 29/11/2023 tarihli 210.870,00.TL tutarlı dekont suretinin gönderilmesinin istenilmesini talep ettiklerini. Yargılama sonunuda davacı tarafın açtığı davanın yetkisiz mahkemede açıldığından mahkemenin yetkisizliğine karar verilmesini dosyanın yetkili olan ...Mahkemesine gönderilmesini, davacı borçlunun açtığı davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, mahkemece beyanlarımızın aksinin düşünülmesi halinde davanın esastan reddine, davacı tarafın tahsili yapılan alacağı tekrardan tahsil yoluna gittiği göz önüne alındığında davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin tensip ara kararı ile ... müzekkere yazılarak ... Esas sayılı icra dosyasındaki tüm belgelerin UYAP üzerinden istenilmesi için müzekkere yazılmasına, Davacı vekiline dava konusu ettiği itirazın iptali davasına konu olun hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak davalı şirket ile yapmış olduğu hizmet alım ihale sözleşmesi ile ekleri idari ve teknik şartnamelerini dosyaya sunması için 2 hafta süre verilmesine, Davacı vekiline dava konusu ettiği itirazın iptali davasına konu olun hizmet sözleşmesinden kaynaklı olarak işçi alacaklarını ödediği davadışı işçiler, ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'nın TC Kimlik numaralarını bildirmek üzere 2 hafta süre verilmesine, Davacı vekili tarafından davadışı işçiler, ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'nın kıdem tazminatı hesaplama tabloları ile ödeme dekont suretlerinin dosyaya sunmak üzere 2 hafta süre verilmesine Davacı vekili tarafından davadışı işçiler, ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ...'nın TC Kimlik numaraları bildirildiğinde, ... müzekkere yazılarak İşyeri ünvalı hizmet cetveli ile işe giriş çıkış bildirgelerinin çıkartılarak gönderilmesinin istenilmiş gelen yazı ve belgeler dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizin öninceleme duruşmasında verilen ara karar ile Davalı vekilinin icra dosyasında ve esas dosyasında YETKİ itirazı değerlendirildiğinde, davacı ile davalı arasındaki yetki sözleşmesinde ... Mahkemeleri ile İcra Daireleri yetkili kılınması ayrıca davacının alacağı para alacağına dayandığından TBK 89.maddesine göre para alacaklısı kendi yerleşim yerinde takip ve dava açabileceğinden, bu sebep ile davalı vekilinin icra dairesine yönelik yetki itirazının kaldırılmasına, eldeki esas dava yönünden ise yetki itirazının reddine, Davalı şirket vekilinin zamanaşımı def'i yönünden ise rücuen tazminat davaları, TBK.nun73 ve 146.maddesine göre ödeme tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğundan ilk ödeme makbuzunun tarihi olan 22/03/2024 tarihi dikkate alındığında, davada 04/03/2025 tarihinde açıldığından bu süre geçmediğinden davalı vekilinin zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce tarafların delilleri toplanmış, tüm deliller toplandıktan sonra dosya rücuen tazminat konusunda uzman hesap bilirkişisi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 25/09/2025 tarihli raporda: Davacı - ... Ortaklığı ile davalı ... Şirketi arasında Personel hizmet alımına ait sözleşmeler imzalandığı, imzalanan sözleşmelerde işçi alacaklarından yüklenicilerin sorumluluğuna ilişkin düzenlemelerin yer aldığı, davacı işverenin ise işçi alacaklarından sorumlu olacağına dair hüküm bulunmadığı, Dava dışı işçiler: ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nın hizmet ilişkisinin 1475 Sayılı İş Kanunun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre kıdem tazminatının ödenmesini gerektirecek şekilde sona erdiği, Mahkeme tarafından davalının, kendi sözleşme süresine isabet eden alacaklardan sorumlu olduğu kanaatine varması durumunda: Davacının dava dışı işçiler: ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ilgili farklı tarihlerde yapmış olduğu Toplam 1.803.999,00 TL kıdem tazminatı ödemesinden; davalı ... Şirketinin sorumlu olduğu Toplam miktar 1.140.575,01 TL hesaplanmıştır. Ödeme tarihlerine göre sorumluluk miktarları aşağıda tablo halinde verilmiştir. Davalı Dönemine Düşen Hesaplanan Sorumluluklar olarak; Davadışı işçilire, ... 22.03.2023 Davalı Ödemiş -Davacı feragat, ... 31.03.2023 104.180,70TL, ... 12.04.2023 ödeme tarihi 87.316,06.TL, ... 15.08.2023 ödeme tarihi 281.241,14.TL,...; 17.08.2023 ödeme tarihi 154.716,22.TL, ... 29.08.2023 ödeme tarihi 263.213,46.TL, ... 28.03.2024 ödeme tarihi 249.907,43.TL Toplam 1.140.575,01.TL olduğu. Davacı tarafından ... E. Sayı numaralı dosyası ile ödenen kıdem tazminatlarına ilişkin ... İÇİN 158.649,28 TL, ... İÇİN 99.768,17 TL, ... İÇİN 84.287,93 TL, ... İÇİN 186.492,34 TL, ... İÇİN 134.178,99 TL, ... İÇİN 186.492,34 TL, ... İÇİN 237.819,05 TL ASIL ALACAKLARA ödeme günlerinden itibaren işletilen avans faizleriyle birlikte asıl alacak ve faiz toplamı olarak 1.568.120,95 TL ilamsız icra başlatılmıştır. -Davalı tarafından ...ESAS Dosyasına ... ile ilgili olarak 158.649,28 TL ödeme yaptığı, Davacı tarafından da bu miktar için feragat ettiği anlaşıldı. Bu durumda : ... E. Dosyası üzerinden Davacı tarafından talep edilen ...- 99.768,17 TL, ... - 84.287,93 TL, ...- 186.492,34 TL, ...- 134.178,99 TL, ... -186.492,34 TL, ... 237.819,05 TL (TOPLAM 929.038,82 TL) ASIL ALACAKLARA ilişkin davalı tarafından yapılan itirazların iptaline ve takibin devamı gerekeceği, görüş ve kanaati belirtilmiştir. Mahkememizce taraf vekilllerinin itirazların değerlendirilmesi için bilirkişi olarak faiz konusunda uzman nitelikli hesap bilirkişi Av. ... eklenerek önceki rucuen tazminat konusunda uzmanı hesap bilirkişisi ...'ın bulunduğu heyete tevdi edildiği, heyetçe 25/11/2025 tarihli ek raporda özetle: Detaylı açıklamaları ve hesaplamaları raporlarının yukarı kısımda arz edilen şekilde olmak üzere, Hesaplamalarda taleple bağlı kalınarak; uyuşmazlığa konu işçilik alacaklarının yargılama neticesinde ödendiği ve bu yargılama sürecinin davalılara ihbar edildiğine dair bir kaydın dosya kapsamında olmadığı, takip tarihinden önce de 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 117. Maddesi kapsamında temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından ispatı gerektiği, Davacı tarafça sunulan bir kısım yazışmalarda davalıya hitaben “dava dışı işçiye ödenen tutarların kendilerine ödenmesinin” talep edildiği görülmekte ise de bu yazıları muhataba ne şekilde gönderildiği ve ulaşıp ulaşmadığı hususunda bir kayıt dosya kapsamında tespit edilemediği, hususun hukuki değerlendirme ve takdiri mahkemeye ait olmak üzere gönderilen yazılar ve burada verilen süreler çerçevesinde temerrüt tarihleri tespit edilerek faiz hesabı yapılması durumunda; Her bir işçi yönünden yapılan hesaplamaların 8.2. maddede gösterildiği; bu kabulde takibin 929.038,82 TL asıl alacak ve 386.842,68 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.315.881,50 TL üzerinden devam etmesi gerektiği, bu kabulde icra inkar tazminatı takdiri ihtimali için asıl alacak olan 929.038,82 TL nin 9620 sinin 185.807,76 TL olduğu, mahkemenin TBK 107. madde çerçevesinde takip öncesinde temerrüdün oluşmadığı kanaatinde olması durumunda bu kabulde icra takibi öncesi dönem için faiz talep edilemeyeceği, takibin 929.038,82 TL asıl alacak yönünden devamı gerektiği, bu kabulde icra inkar tazminatı takdiri ihtimali için asıl alacak olan 929.038,82. TL nin %20 sinin 185.807,76 TL olduğu, Sonuç ve kanaati belirtilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; dava dışı işçilerin, emekli olması nedeniyle işçi alacağından dolayı ödenen tazminatların faizi ile birlikte rücuen tahsili için başlattığı icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan vaki itirazın iptali davasına ilişkindir. Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş akdinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ... kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. ( .... ) Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2027 tarihli ... sayılı ilamında : "... Eldeki dava, mevzuat hükümleri uyarınca asıl borçlu olan davalı yerine, mahkeme kararı uyarınca ifada bulunmak zorunda kalan davalı tarafından rücu istemi ile açılmıştır. Bilindiği üzere rücu hakkı, nihai olarak başkasının ödemesi gereken bir borcu tamamen veya kısmen ifa eden kişinin, yapmış olduğu ifayı asıl borçluya dönerek isteme hakkıdır. Söz konusu hak, başkasına ait bir borcu ifa ettiği için mal varlığında kayba uğrayan kişiye tanınan ve mal varlığındaki bu eksilmeyi gidermeye yönelen, tazminat niteliğinde bir talep hakkıdır. Rucü hakkı, alacaklı ile asıl borçlu arasındaki asıl borç ilişkisinden bağımsız, rücu eden ile edilen arasındaki hukuki ilişkiden doğan tamamen yeni bir haktır. Diğer bir anlatımla asıl alacağı ödeyen kişi, bu alacaktan bağımsız olarak kendi şahsında doğan bir hak elde etmektedir. Bunun sonucu olarak da rücu hakkı bu hakka sahip olan kişinin şahsında doğduğu anda muaccel hâle gelmektedir. Keza ödeyenin mal varlığındaki zarar, ödeme anında doğmaktadır. Bu durumda, davalıya ait borcu mahkeme ilamı uyarınca ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiştir. Hâl böyle olunca, yerel mahkemenin yukarıda açıklanan hususlara değinen direnme kararı yerindedir." şeklinde belirtilmiştir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerin de bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.
Bu kapsamda, toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; somut uyuşmazlıkta davacı ile davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi mevcut olup, 4857 sayılı Kanunun 2/6. maddesine göre, davacı asıl işverenin davalı alt işverenin davadışı işçiler ... 'ya karşı, o işyeri ile ilgili İş Kanunundan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenle birlikte müteselsilen sorumlu tutulduğu, yani kanun kapsamında, asıl ve alt işverenlerin dış ilişki itibariyle işçiye karşı müteselsil sorumlu oldukları, söz konusu düzenlemenin işçi alacağını güvence altına alma amacı taşıdığı, asıl ve alt işverenler arasındaki ilişkide ise, Borçlar Kanunun ve sözleşmeler hukukunun esas alınacaktır. Buna göre somut olayda, davacı ... ORTAKLIĞI davalı şirket ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığı görülmüş olup, tarafların, sorumlulukların belirlenmesinde kanuna açıkça aykırı olmadıkça öncelikle sözleşme hükümleri, sözleşme eki teknik şartname ve ihale dokümanları nazara alınacaktır. Sözleşme eki genel şartname uyarınca, yüklenicinin istihdam ettiği işçinin muhatabı ve sorumlusunun yüklenici olmasına, yüklenicinin işçilerine ödemesi gereken kıdem tazminatı, izin ücreti gibi ödemelerdeki aksamalarda her türlü yasal sorumluluğun yükleniciye ait olmasına göre davacının asıl işveren olarak yaptığı ödemeden, işçinin davalı şirketlerde çalıştığı döneme isabet eden kısmı ile sınırlı olmak üzere davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmış olup karar vermeye elverişli bilirkişilerin 25/11/2025 tarihli ek raporları doğrultusunda, davalının hizmet alım sözleşmesi olan dönemle sınırlı olmak üzere davanın kısmen kabulüne karar verilerek, Davalının, icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca kısmen iptali ile, 929.038,82.TL asıl alacak, 386.842,68.TL işlemiş faiz olmak üzere TOPLAM 1.315.881,50.TL alacağın takip talebinde belirtilen şekilde faiz işletilerek takibin devamına, davacı tarafın dava dışı ... yönünden feragat ettiği miktar yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 14/02/2027 tarihli ... sayılı ilamında belirtildiği gibi davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca kabul edilmiş olduğudan, bilirkişilerin bu yönde düzenledikleri ek raporları dikkate alınarak karar verilmiştir. Ayrıca Alacak rücuen tazminattan kaynaklı olup yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının, ...Esas sayılı ilamsız icra dosyasına yöneltilmiş olan itirazının İİK.nun 67/1.maddesi uyarınca KISMEN İPTALİ İLE, 929.038,82.TL asıl alacak, 386.842,68.TL işlemiş faiz olmak üzere TOPLAM 1.315.881,50.TL alacağın takip talebinde belirtilen şekilde faiz işletilerek TAKİBİN DEVAMINA, davacı tarafın dava dışı ... yönünden feragat ettiği miktar yönünden feragat nedeniyle reddine, 2-)Alacak rücuen tazminattan kaynaklı olup yargılamayı gerektirdiğinden şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE, 3-)492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 89.887,87.TL karar ve ilam harcından, dava açılışında alınan 18.938,99.TL peşin harcın düşülmesi ile kalan 70.948,88.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 4-) 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken toplam 3.600,00.TL. Arabuluculuk ücretinin, 579,08.TL'sinin DAVACIDAN, 3.020,92.TL'sinin ise DAVALIDAN alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 5-) Davacı tarafından yapılan 615,40. TL başvurma harcı, 980,00.TL tebligat ve posta ücreti, 29.000,00. TL bilirkişiler ücreti olmak üzere toplamı 30.595,40.TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 25.673,99.TL'si ile dava açılışında alınan 18.938,99.TL peşin harç toplamından oluşan 44.612,98.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-)Davacının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 202.223,41.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-)Davalının vekil ile temsil edilmesi nedeniyle feragat nedeniyle red edilen kısım üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00.TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-) Kullanılmayan avansların Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin e duruşmada yüzüne karşı olmak üzere, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren, HMK.nun 345.maddesine göre 2 (iki) hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı. 14/01/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır.
Hakim ... ¸e-imzalıdır.
¸* Bu karar 5070 sayılı kanun gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır*¸