İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/160 E. 2026/841 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/160
Karar No
2026/841
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/160 Esas KARAR NO : 2026/841

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/03/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu dava dilekçesini özetle; zarar gören araç ... A.Ş.’den finansal kiralama yoluyla kiralandığını, 07.05.2024 tarihinde, 2 numaralı davalı adına kayıtlı 1 numaralı davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı ...plakalı araç müvekkile ait park halindeki araca çarptığını, akabinde olay yerini terk ettiğini, müvekkile ait araç sürücüsünün ise kazaya etken herhangi bir kural ihlali bulunmadığını, müvekkil şirkete ait araç kaza sonrası onarıldığını, müvekkil 2023 ... ... marka ve model olup kaza tarihinde 42.217 kilometre olduğunu, kaza tarihindeki kasko değeri 1.485.828,00 -TL olduğunu, müvekkil şirketin iştigal konusu motorlu hafif kara taşıtlarının ve arabalarının sürücüsüz olarak kiralanması ve leasingi olduğundan onarım süresi boyunca araç kiralanamadığını, bu suretle müvekkil şirketin araçtan mahrum kaldığını, 500,00 TL hasar onarım bedelinin 07.05.2024 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesini, 500,00 TL değer kaybı bedelinin 07.05.2024 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesini, belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL araç mahrumiyet zararı bedelinin 07.05.2024 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'tan tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya hükmedilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı Kudret vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; dava konusu kazaya ilişkin aracın müvekkile ait araç ile gerçekleşmediğini, davacının sunduğu görüntü kayıtlarının müvekkile ait olduğunun ortaya konulamadığını, sokağa giriş görüntüsünde herhangi bir kaza emaresi ortaya konulmadığını, dava konusu günde kaza yeri terk tutanağının bildirildiği ve tutanağın tanzim edildiğini, davanın görevsizlik ve yetkisizlik yönünden reddini, aksi halde ispatlanamamasından hareketle davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin Mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesini özetle; davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davanın reddinin gerektiğini, davaya konu araçta ekspertiz incelemesinin yapıldığını, sigorta poliçesi hazırlanış tarihi itibari ile sigortalının maddi araç başına ZMM sigorta limitinin 200.000,00-TL olduğunu, hasar tazminat talebine ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru ve 15 günlük bekleme süresi dava şartı haline getirildiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla hasar bedeli hesaplanırken iskonto uygulanması gerektiğini, hasar bedelinin hesaplanırken KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, hukuki menfaat bulunmaması sebebiyle davanın usulden reddini, esasa girilmesi durumunda davanın esastan reddini, davanın reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Bilirkişinin düzenlediği 23/02/2026 tarihli 10 sayfadan ibaret raporunda özetle; ''Davacı adına kayıtlı ... marka otomobilin 07.05.2024 tarihli ve saat 08:41 de ... sokakta No 2 önünde hasarlanmış halde olduğu, otomobilin yoldan geçen kırmızı boyalı bir araç tarafından çarpılması ile hasarlandığının anlaşıldığı, dosyada sunulu videodan 07.05.2024 günü davalı adına kayıtlı ... marka kırmızı renkli kamyonun farları yanık vaziyette, sokağın iki taraflı parklanmış araçlarla dolu ve yoğun trafiğin olduğu bir saatte ... sokaktan geçtiği , kamyonun sokaktan geçtiği saatin sunulan videolardan tespit edilemediği, yine dosyaya sunulu videodan ... sokağın sağında park halinde olan araçların plakalarının tespit edilemediği, sokakta sağda siyah bir aracın önünde beyaz bir araç görüldüğü, davalı adına kayıtlı kamyon geçerken bu beyaz aracın hasarlanıp hasarlanmadığının görülemediği, dosyadaki mevcut belgelerle davalının aracının davacıya ait otomobile çarpan araç olduğunu hiçbir şüpheye yer bırakmaksızın belirlemenin mümkün olmadığı, bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemenin olacağı görüşüne varılmıştır. Davacı ... A.Ş. adına kayıtlı, ... plakalı araç ... sokakta No 2 önünde park halinde iken yoldan geçen kırmızı renkli bir aracın sadmesine maruz kalarak hasarlandığı olayda, davacının aracına çarpan plakası belli olmayan aracın sürücüsünün asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait aracın dava dışı sürücüsü ...’in yolun kenarında park halindeki aracına çarpılması ile meydana gelen olayda atfı kabil kusurunun olmadığı görüşüne varılmıştır. ... plakalı araç ... A.Ş. adına kayıtlı, 16.05.2023 ilk tescil tarihli, 2023 ... ... marka /tip, Motor No :... Şasi No :..., Beyaz renkli, benzinli, 103 kW gücünde , 2023 model, kaza tarihinde 42.217 kilometrede olduğu, Davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarı yedek parça ve işçilik dahil 82,208.01 TL +%20 KDV = 98.649,61 TL olduğu, Değer kaybının 110.000 TL mertebesinde olabileceği görüşüne varıldığını, Makul onarım süresinin 7(yedi) gün olacağı ve hak mahrumiyeti 9073 TL olduğu'' görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı tanığı ... 23/06/2026 tarihli celsede beyanında; " Ben davaya konu aracı kiralayan şirket adına kullanan kişiyim olay günü aracı evimin 2 sokak arka tarafına park etmiştim sabah 7:30 da arabanın yanına geldiğimde aracın hasarlandığını gördüm. Salı günleri sokağın başında pazar kuruluyor bu esnada pazarcı bir esnafın arabama çarptığını tespit ettim kamera kayıtlarını oradaki esnaf arkadaşlarım bana gösterdi kamera kayıtlarında kırmızı renkli kamyonetin benim aracıma çarptığını düşünüyorum çünkü kamera kayıtlarında araç sokağa girdikten sonra bir ses geliyor ve insanlar o yöne yönelip araç çarptı diye söylüyorlar bu sebeple o aracın çarptığını tespit edebildik olay sırasında bir görgü tanığı bizzat çarptığını görmüş telefon numarası bende bulunmaktadır." dedi. İspat yükü, bir vakıanın doğru ve gerçek olup olmadığı konusunda hakimi inandırma faaliyetidir. İspat, ispat anıdan önce vuku bulmuş ve tekrar etmeyen, vakıalara ilişkindir. İspat yükü aynı zamanda bir haktır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2013/10133 Esas 2014/451 Karar sayılı ilamında da belirttiği üzere 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “İspat Yükü” başlıklı 6. maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” şeklinde; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinde ise: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde düzenlemelere yer verilmiştir. Söz konusu ispat yükünün kime ait olduğunu belirleme görevi, davanın taraflarına değil, mahkemeye aittir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davacı tarafından 07/05/2024 tarihinde finansal kiralama yoluyla kiralanan ... plakalı aracında meydana gelen zararın tazmininin talep edildiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davacının işleteni olduğu araca zarar veren aracın tespit edilemediği, mahkememizce sunulan tüm deliller değerlendirilmiş, davaya konu edilen araca hangi aracın zarar verdiğinin tespit edilemediği, bu yönde resim ve görüntünün dosya arasında bulunmadığı, davacının tanığının beyanlarının da görgüye dayalı olmadığı anlaşıldığından hükme esas alınmadığı, davacı tarafça zarara sebep olan aracın hangi araç olduğu ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-732,00-TL karar harcının peşin alınan 615,40-TL den düşümü ile kalan 116,60-TL nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.700,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalılar kendilerini dava ve duruşmalarda vekilleri ile temsil ettirdikleri anlaşılmakla AAÜT gereğince 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/160, K. 2026/841, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-160-e-2026-841-k-e4f6d01b8ea1