İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/145 E. 2026/185 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/145
- Karar No
- 2026/185
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/145 Esas KARAR NO : 2026/185 DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 09/06/2017 KARAR TARİHİ : 29/09/2026
Taraflar arasında görülen asıl ve karşı davalar yönünden yapılan açık yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVADA TALEP:Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin 2010 yılında --------- Şti. olarak dava dışı --------, --------, --------- tarafından kurulmuş olup, 2011 yılında unvan değişikliğine giderek ticaret unvanını -------- Şti olarak değiştirdiğini, müvekkili şirketin ortaklarından dava dışı -------- şirketteki hisselerini devrederek müvekkil şirketten ayrıldığını, müvekkili şirketin eski ortaklarından olan dava dışı -------- ve --------- ile; dava dışı -------- ve --------- birlikte ortak oldukları davalı şirket arasında 28/04/2003 tarihli bir Protokol imzalandığını, özetle, müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı --------, söz konusu protokolün imzalandığı tarihte davalı şirketin ortağı konumunda iken, mezkur protokol akabinde hisselerini halen davalı şirketin ortakları olan ------- ve -------- devrettiğini, 28/04/2003 tarihli protokolün hukuki niteliği itibariyle taraflar arasında yapılan ‘Tek Satıcılık’ sözleşmesi niteliğinde olduğunu, bu protokol ile davalı şirket ve yetkililerinin, müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı --------- tarafından kurulmuş veya kurulacak ya da dava dışı -------- ortağı bulunduğu veya ortak olacağı "---------" ismini haiz olsun veya olmasın tüm şirketlerinde, bu şirketlerin alıp sattığı veya ürettiği, ürettirdiği her neviden malı yalnızca bu şirketlerden almayı ve bu şirketlere ürettirmeyi kabul ve taahhüt ettiğini, yine müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı --------- da, davalı şirket veya davalı şirket ve ortakları tarafından kurulmuş ve kurulacak şirketlerde üretilen hortum kelepçesini yalnızca davalı şirket ve ortaklarının kurduğu ya da kuracağı şirketlerden satın almayı kabul ve taahhüt ettiğini, 28/04/2003 tarihli Protokolün 3. maddesi uyarınca dava dışı -------- “--------” unvanını taşıyan veya taşımayan bütün şahsi firma ve ortağı olduğu, olacağı şirketlerde davalı --------- Şirketi’nin ürettiği ve üreteceği hortum kelepçesini sadece bu şirketten alıp satacağı, aynı şekilde mezkur protokolün 4. maddesi uyarınca, -------- ve --------- ( davalı şirket yetkilileri ve ortakları) da gerek şahsi firmaları gerekse ortağı olduğu veya olacağı --------- ismini havi olsun veya olmasın bütün şirketlerinde, --------- ve --------- birlikte veya ayrı ayrı kurdukları veya ortak oldukları, ileride ortak olacakları şirketlerin, şahsi firmalarının alıp sattığı veya ürettiği, ürettirdiği her neviden malı üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacak, üretmeyecek ve ürettirmeyeceği, Protokolün 5. maddesi uyarınca, Protokolün taraflarının, alım satımını üretimini yaptıkları veya yaptırdıkları ürünlerini birbirilerine liste, katalog veya benzeri düzenlemeler halinde bildirecek/tebliğ edecek ve anılan bildirim/tebliğ tarihinden itibaren bildirimi/tebliği alan tarafın bildirimde/tebliğde bulunan tarafın alıp sattığı ürettiği veya ürettirdiği ürünleri üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağı, üretmeyeceği ve ürettirmeyeceği, liste/katalog dışında kalan ürünlerin alım satımı, üretilmesi ve ürettirilmesi konusunda tarafların serbest olduğu, mezkur düzenlemeler uyarınca, davalı şirketin protokolün 5. maddesindeki her neviden ürün dahil kablo bağlarını sadece dava dışı --------- eski ortağı olduğu müvekkili şirketten satın alacak, üçüncü kişilerden alıp satmayacağı, kendisinin imal etmeyeceği veya üçüncü bir kişiye imal ettirmeyeceği konularında nalşamaya vardıklarını, ayrıca, müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 18/09/2007 tarihli --------- no ile tescilli "-------" markasının maliki olduğunu, davalı şirketin 2010 yılından 2016 yılına kadar kablo bağları ürününü müvekkili şirketten satın almasına rağmen kötü niyetli olarak kablo bağları ürününü de kapsayacak şekilde --------- tescil numaralı "---------" markasını 12, 17, 06, 20. sınıflarda, -------- tescil numaralı "--------" markasını 06, 17, 20. sınıflarda ve --------- tescil numaralı "-------" markasını 06. sınıfta tescil ettirdiğini, bu markaların müvekkili şirketin markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduklarını, bu nedenle hükümsüz kılınmaları gerektiğini, ayrıca davalıya ait -------- tescil numaralı "--------" markasının 6. sınıfta tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanlmadığını, bu nedenle iptali gerektiğini, davalının bu şekilde marka kullanımının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek; davacı şirketin eski ortaklarından dava dışı -------- ile davalı şirket ortakları ------- ve -------- arasında akdedilen 28/03/2003 tarihli protokol uyarınca müvekkili şirketin imal ettiği/ettirdiği, piyasaya sürdüğü, satışa arz ettiği "-------" ve "-------" esas unsurlu kablo bağlarını müvekkili şirketten satın alan davalı şirketin mezkur protokol hükümlerini ihlal ederek kötü niyetli bir şekilde Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiği “---------” esas unsurlu 15/11/2016 tarih ve -------- no’ lu markanın 6. sınıfta yer alan “bağlantı elemanları” ve 20. sınıfta yer alan “plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları” yönünden; 22703/2016 tarih ve -------- no’ lu markanın 20. sınıfta yer alan “kablo bağları” yönünden; 15711/2011 tarih ve -------- no’ lu markanın 6. sınıfta yer alan “bağlar” emtiası yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ nun 5/1-ç, 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9 ve 25/1 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğüne, Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar sicilinden terkinine; davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli “--------” esas unsurlu 15/11/2016 tarih ve --------- no’ lu markanın, 22/03/2016 tarih ve -------- no’ lu markanın ve 15/11/2011 tarih ve -------- no’ lu markanın üçüncü şahıslara devrinin önlenmesini temin zımnında öncelikle teminatsız olarak işbu talep kabul edilmediği takdirde Mahkemece tayin edilecek makul teminat mukabilinde ihtiyati tedbir karari verilmesine ve mezkur ihtiyati tedbir kararının Mahkemece ittihaz edilecek karar kesinleşinceye kadar devamına, davalı şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 15/11/2011 tarih ve -------- no ile 6. sınıfa bağlı emtialar için tescilli "-------" esas unsurlu markanın tescilli olduğu 6. sınıfa dahil emtialar yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ nun 9. ve 26. maddeleri uyarınca iptaline, ancak işbu iptal kararının 6769 sayılı Kanun’ un 27/2 . maddesi uyarınca iptal halinin doğduğu tarih itibariyle etkili olmasına, markanın Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar sicilinden terkinine, müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı --------- ile davalı şirket ortakları -------- ve -------- arasında akdedilen 28/03/2003 tarihli protokol uyarınca müvekkili şirketin imal ettiği/ettirdiği, piyasaya sürdüğü, satışa arz ettiği "--------" ve "--------" esas unsurlu kablo bağlarını müvekkili şirketten satın alan davalı şirketin mezkur protokol hükümlerini ihlal ederek kötü niyetli bir şekilde "--------" ve "--------" esas unsurlu kablo bağlarını imal etmesinin/ettirmesinin, piyasaya sürmesinin, satışa arz etmesinin, her türlü ticaretini ve tanıtımını yapmasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7., 29/1-a, 29/1-b, 155. maddeleri uyarınca müvekkili şirketin mezkur tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz ile, 6102 sayılı TTK’nın 54., 55. ve 56. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine; işbu markaya tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine ve bu suretle markaya ve tasarıma tecavüz ile haksız rekabetin giderilmesine, müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı --------- ile davalı şirket ortakları -------- ve ------- arasında akdedilen 28/03/2003 tarihli protokol uyarınca müvekkil şirketin imal ettiği/ettirdiği, piyasaya sürdüğü, satışa arz ettiği "--------" ve "---------" esas unsurlu kablo bağlarını müvekkil şirketten satın alan davalı şirketin mezkur protokol hükümlerini ihlal ederek kötü niyetli bir şekilde "---------" ve "---------" esas unsurlu kablo bağlarına ve bu ürünlere ait her türlü tanıtım ve reklam materyallerine ve sair vasıtalara gerek yukarıdaki ve gerekse tespit edilecek adreslerde ve bulundukları mahallerde, gümrüklerde, antrepolarda, yükleme mahallerinde, her çeşit nakliye araçlarında el konulmasına, toplanmasına ve bunların imhasına, müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı --------- ile davalı şirket ortakları --------- ve --------- arasında akdedilen 28/03/2003 tarihli protokol uyarınca müvekkil şirketin imal ettiği/ettirdiği, piyasaya sürdüğü, satışa arz ettiği "---------" ve "-----------" esas unsurlu kablo bağlarını müvekkil şirketten satın alan davalı şirketin mezkur protokol hükümlerini ihlal ederek kötü niyetli bir şekilde "--------" ve "---------" esas unsurlu kablo bağlarına ve bu ürünlere ait her türlü tanıtım ve reklam materyallerine ve sair vasıtalara, davalı şirkete tebligat yapılmaksızın dosyada mübrez deliller nazara alınarak öncelikle teminatsız olarak işbu talep kabul edilmediği takdirde Mahkemece uygun görülecek makul teminat mukabilinde gerek yukarıdaki ve gerekse tespit edilecek adreslerde ve bulundukları mahallerde, gümrüklerde, antrepolarda, yükleme mahallerinde, her çeşit nakliye araçlarında el konulmasına, toplanmasına, bu ibarenin davalı yana ait "--------" alan adlı internet sitesinin içeriğinde olmak üzere her türlü internet ilanlarında kullanımının durdurulmasına dair 6100 sayılı HMK’nın 389. ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesine, verilecek ihtiyati tedbir kararının Mahkemece verilecek karar kesinleşinceye kadar devamına ve mezkur kararın kesinleşmesi üzerine el konulan tüm taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin, katalog, kartela ve tanıtım materyallerinin imhasına,müvekkili şirketin eski ortaklarından dava dışı -------- ile davalı şirket ortakları-------- ve --------- arasında akdedilen 28/03/2003 tarihli protokol uyarınca müvekkil şirketin imal ettiği/ettirdiği, piyasaya sürdüğü, satışa arz ettiği "--------" ve "--------" esas unsurlu kablo bağlarını müvekkil şirketten satın alan davalı şirketin mezkur protokol hükümlerini ihlal ederek kötü niyetli bir şekilde hareket ettiği gerekçesiyle, davalı yanın dava tarihi itibariyle hesaplanacak --------- Bankası Krediler Avans Faizi ile birlikte fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere 6769 sayılı SMK’nın 151. maddesinin 1. fıkrası uyarınca fiili kaybına ilişkin olarak ve yoksun kalınan kazancın 2. fıkrasının b bendi uyarınca hesaplanmak suretiyle davalı şirketin 100,00- TL maddi ve 100,00.- TL manevi tazminat ödemeye mahkûm edilmesine,müvekkili şirketin taraflar arasında akdedilen 28/03/2003 tarihli protokolün 8. maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şarta ilişkin her türlü dava ve fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla; yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin hükümsüzlüğü talep edilen markaların tescilli olduğu mal ve hizmetlerde „--------“ ibaresini karşı tarafın davaya dayanak yaptığı markasının tescil tarihinden çok daha önce kullanmaya başladığını, SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca kazanılmış hak sahibi olduğunu, karşı tarafın --------- tescil numaralı markasının tescil tarihinin 18/09/2007 olduğunu, müvekkilinin ise 2003 yılında dahi "-------" markasının yer aldığı kataloglar hazırladığını, bu ibareyi yoğun şekilde kullandığını, 2003 tarihli kataloğu 15/07/2005 tarihinde -------- Noterliği’nden ------- yevmiye numarası ile onaylattığını, ayrıca 2000 yılından bu yana faturalarında "---------" ibaresini kullandığını, müvekkili şirketin hak sahibi olduğu markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiğinin kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirket ile davacı-karşı davalı şirket arasında uzun süredir devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, davacı-karşı davalı şirketin önceki ortakları ---------- ile müvekkilinin ortakları -------- ve ------- arasında 28/03/2003 tarihli protokol imzalandığını, Protokolde "--------" markasının kullanım hakkının müvekkili şirketin ortaklarına da tanındığını, davacı-karşı davalının müvekkilinin SMK’nun 6/3. maddesi uyarınca öncelik hakkı olduğunu bildiklerini, kötü niyetle bu davayı açtıklarını, ayrıca SMK’nun 25/6. maddesi uyarınca markanın kullanıldığını bilmelerine rağmen 5 yıl boyunca sessiz kaldıklarından hak kaybına uğradıklarını, müvekkilinin 6. sınıfta tescilli --------- tescil numaralı "---------" markasının 12/01/2011 tarihli marka bülteninde yayınlanmasına rağmen davacı-karşı davalının tescile itiraz etmediği gibi 5 yıldan uzun bir süre dava da açmadığını, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle markadan haberdar olmamalarının düşünülemeyeceğini, tarafların markalarının benzer olmadıklarını, markaların benzer mal ve hizmetleri kapsamadığı, bu nedenle iltibasa yol açmadıklarını, müvekkilinin tescilli markalarını kullanmasının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmeyeceğini beyan ederek asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVADA İSTEM: Davalı-karşı davacı vekili karşı dava dilekçesini duruşmada tekrarla; --------- müvekkili Şirket'in eski ortaklarından olduğunu ve müvekkili Şirketten ayrılırken mevcut ortaklar --------- ve -------- ile aralarında 28/04/2003 tarihli bir protokol düzenlendiğini, düzenlenen Protokol'ün 2. maddesinde; “------- ve ------- da mevcut --------Şirketi ile ------- Şirketi haricinde kuracağı veya ortak olacağı şahsi firma veya şirketlerin ticari unvanlarında -------- ismini kullanabileceklerdir”, Protokol'ün 5. maddesinde ise;“Protokolün tarafları, alım satınunı, üretimini yaptıkları veya yaptırdıkları ürünlerini birbirlerine liste, katalog ve benzeri düzenlemeler halinde bildirecek, tebliğ edecektir.” hükümlerinin yer aldığını, dava dilekçesinde bu protokle atıf yapıldığından davacı-karşı davalı tarafın da bu Protokolden haberdar olduğunı ve "--------" ibaresinin müvekkil Şirket tarafından çok uzun yıllardır gerek ticaret unvanında gerekse satılan mallarında yer aldığını bildiğini, davacı/karşı davalı tarafın, müvekkili Şirket'in "--------" ibareli markalar üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu bilmesine rağmen "-------" esas unsurlu markanın tescilini yaptırmalarının söz konusu ibareye müvekkil Şirket tarafından çok uzun yıllar içerisinde kazandırılmış olan tanınınışlığından faydalanarak haksız rekabet yaratma amacı güttüğünün oldukça açık olduğunu, zira, davacı/karşı davalı tarafın müvekkili Şirket ile olan yakın işkileri sayesinde "---------" ibaresinin ticari anlamda kendisine fayda sağlayabileceğini öngördüğü, dolayısıyla Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescili bulunmayan markayı tescil ettirdiğini ve ticaret unvanında da "---------" ibaresini kullandığını, davacı/karşı davalı tarafın kötü niyet ile tescil yaptırdığının bir başka kanıtının ise, "---------" esas unsurlu markalar üzerinde müvekkili Şirket'in eskiye dayalı kullanımı hakkının bulunduğunu bilmesine rağmen, bu hükümsüzlük davasını ikame ctmiş olması olduğunu, karşı tarafın, bu dava neticesinde müvekkili Şirket'in markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve söz konusu "--------" ibaresi üzerinde haksız şekilde hak sahibi olarak markayı ele geçirmeyi amaçladığını, müvekkilinin "----------" ibareli ticaret unvanını 21/05/1998 tarihinde Ticaret Siciline tescil ettirmiş olup, söz konusu uavanın, bu tarihten itibaren değiştirilmeksizin kullanıldığını, davacı/karşı davalı Şirket’in isc, "--------" ibareli ticaret unvanını 10/01/2011 tarihinde tescil ettirdiğini, müvekkili Şirket’in söz konusu ibareyi yaklaşık yirmi yıldır faal olarak kullandığını, bunun yanı sıra, "--------" ibaresini ticaret unvanı ve markalarında kullanma hakkının, ilgili Protokol gereğince kişisel olarak yalnızca eski artaklar --------- ve --------- tanınmış olmakla, davacı/karşı davalı Şirket'in söz konusu ibareyi halen ticaret unvanında kullanmasının haklı bir nedene dayanmadığını, zira dava dışı --------, davacı/karşı davalı Şirket'in ortaklığından 28/0772011 tarihinde ayrıldığını, --------- ŞİRKETİ'NİN mevcut ortaklarının; ---------, --------- ve --------- isimli şahıslar olduğunu, hal böyle iken, davacı/karşı davalı Şirket'in ticaret unvanında halen "--------" ibaresini kullanmasının haklı bir sebebe dayanmadığının aşikâr olduğunu, müvekkili Şirket'in ortaklarından --------- çalışmaları ve ticari başarıları nedeniyle ilgili sektörde ciddi bir tanınmışlık seviyesine ulaşmış olan "---------" ibaresini içeren davacı-rkarşı davalı Şirket'in ticaret unvanının bir an önce değiştirilmesi ya da terkinine karar verilmesi gerektiğini belirterek, davacı-karşı davalının --------- numaralı "--------" markasının kötü niyetle tescil edildiğinden SMK'nun 6/9. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve TTK'nun 52. maddesi uyarınca "--------" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine veya değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP: Davacı-karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı-karşı davacı tarafa dava dilekçesini 10/07/2017 tarihinde tebliğ edildiğini, cevap ve karşı dava idelkeçesinin 24/07/2017 tarihine kadar sunulması gerekirken 06/09/2017 tarihinde sunulması nedeniyle karşı davanın süresinde açılmadığını, cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığını, bu nedenle karşı davanın usulden reddi gerektiğini, davalı-karşı davacının müvekkilinin taraflar arasında imzalanan protokol gereğince kablo bağları, bağlantı elemanları ve işbu emtialarla bağlantılı/benzer emtialar için "--------" markasını kullandığını bilmesine rağmen tescilsiz kullanım nedeniyle hak sahibi olduğu -------- tescil numaralı "---------" markasının kullanımına uzun süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını, hükümsüzlük davası açamayacağını, yine müvekkilinin 2010 yılında ticaret sicile tescil edilen ticaret unvanının terkini için de uzun süre sonra dava açamayacağını, davalı-karşı davacının müvekkiline ait markanın tescili için yapılan ilan ile markadan haberdar olmasına rağmen itiraz etmediğini, uzun zaman geçtikten sonra bu davayı açamayacağını, her iki talep için de zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, karşı davanın kötü niyetle açıldığını, davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, müvekkilinin öncelik hakkına sahip olduğu markasını tescil ettirmesinin açıklayıcı tescil niteliğinde olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı -------, -------- ve -------- tarafından 2010 yılında --------- Şirketi unvanı ile kurulduğunu, 2011 yılında unvan değişikliği yaparak -------- Şirketi unvanını aldığını, dava dışı -------- hisselerini dverederek ortaklıktan ayrıldığını, --------- ve --------- ile dava dışı --------- ve --------- arasında 2003 tarihli protokolün imzalandığını, -------- protokol imzalandığı tarihte davalı-karşı davacı şirketin ortağıyken hisslerini -------- ve --------- devrederek ortaklıktan ayrıldğını, tarafların „--------“ ibaresini ne şekilde kullanacağının protokolde kararlaştırıldığını, sözleşme hükümlerinin halen taraflar arasında devam ettiğini, davalı-karşı davacı şirketin kablo bağları ve sözleşme kapsamındaki sair ürünleri halen müvekkilinden aldığına dair 2010-2016 yıllarına ait faturalar ile görüldüğünü, müvekkilinin "--------" markasını bu protokol kapsamında tescil ettirdiğini ve kullandğını, karşı tarafın protokol gereğince yalnızca hortum kelepçeleri için öncelik hakkının bulunduğunu, davalı-karşı davacının diğer ürünler üzerinde öncelik hakkı sahibi olduğunu gösteren bir delil sunmadığını, davanın niteliği gereği tanık dinlenemeyeceğini belirterek, karşı davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:a)Davalı tarafın -------- sayılı markasının 6.sınıfta yer alan "bağlantı elemanları" ve 20.sınıfta yer alan "plastikten veya sentetikten malul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları" yönünden -------- sayılı markanın 20.sınıfta "kablo bağları" yönünden, -------- sayılı markanın 6.sınıfta yer alan "bağlar" emtiası yönünden hükümsüzlüğü ve terkininin, b)Davalı tarafın --------- sayılı markasının kullanmama nedeniyle iptali ve terkininin istenip istenemeyeceği, c) 28.04.2003 tarihli protokol hükümlerine göreğ davalı tarafın marka hakkını ihlal edip etmediği, haksız rekebatte bulunup bulunmadığı, durdurulması, önlenmesi ve giderilmesinin istenip istenemeyeceği, d) Davacı tarafın maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, isteyebilirse miktarı konularında ; Tarafların KARŞI DAVADA; a) Davcı - Karşı Davalının --------- başvuru sayılı --------- markasının kötü niyetli tescil edilip edilmediği, b) Davacının ticaret ünvanından ---------- ibaresinin terkininin veya ticaret ünvanının talep edilip edilemeyeceği, c)Davalı - Karşı Davacının markaların tescil tarihinden önceye dayalı kullanım hakkını elde edip etmediği konularında anlaşamadıkları tespit edilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLERTaraflara ait ticaret sicil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde;davacı-karşı davalı şirketin tescil tarihinin 17/05/2010, eski unvanının --------- Şti.olduğu, davalı-karşı davacı şirketin ise 1994 tarihinde tescil edildiği tespit edilmiştir.Davalı-karşı davacının 07/06/1996 başvuru, 28/06/1997 tescil tarihli, --------- tescil numaralı "---------" markasının 6. sınıfta yalnızca "hortum kelepçeleri" için, 23/12/2014 başvuru, 14/11/2016 tescil tarihli, --------- tescil numaralı "----------" markasının 12, 17, 06, 20. sınıflarda, 19/12/2013 başvuru, 21/03/2016 tescil tarihli, ------- tescil numaralı "----------" markasının 06, 17, 20. sınıflarda, 21/05/2010 başvuru, 14/11/2011 tescil tarihli, --------- tescil numaralı "---------" markasının ise 06. sınıfta tescilli oldukları, davacı-karşı davalının 07/09/2006 başvuru, 18/09/2007 tescil tarihli, --------- tescil numaralı "---------" markasının ise 09. sınıfta tescilli olduğu anlaşılmıştır. Davalı-karşı davacıya ait ---------- alan adının ise 04/01/2000 tarihinde tahsis edildiği tespit edilmiştir. Davacı karşı-davalının ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesi için bilirkişi raporu alınmış, bilirkişiler -------- ve --------- tarafından hazırlanan 11/08/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davalı-karşı davacı şirketin söz konusu “--------” ibaresini ticaret ünvanında davacı-karşı davalı şirketten önce kullanmaya başladığı, davacı-karşı davalının öncelikli tescilli markasının dava konusu markaların tescilli bulundukları mal ve hizmet sınıflarını kapsamadığı, söz konusu markanın tanınmış marka kriterlerini karşıladığı yönünde dosya da yeterli delil bulunmadığı, davacı-karşı davalı şirketin davalı-karşı davacı şirketin kullandığı mal ve hizmetlerde sadece kendisinin gerçek hak sahibi olduğu hususlarının açıklığa kavuşturulması gerektiği, davadaki taleplere dayanak olarak gösterilen 28/04/2003 tarihli protokol hükümlerinden her ne kadar davacı-karşı davalı yararlanabilecekse de, bu protokol hükümlerine karşı aykırılık durumunda yükümlü olacaklar olarak davalı-karşı davacı şirketin değil davalı-karşı davacı şirket ortaklarının gösterildiği ve dolayısıyla bu taleplerin davalı şirketten istenmesinin sözleşme hükümlerine uygun olmadığı, --------- alan adı kaydının incelemesinde,-------- alan adı kaydını yapan kişinin --------- olduğu, adres bilgisinin ------- ------- ------- Parsel ------- olduğu, telefon bilgisinin ---------- olduğu, e-posta bilgisinin ---------- olduğu, alan adının 04/01/2000 tarihinde kayıt ettirildiği ve 04/01/2018 tarihine kadar kayıtlı olduğunun tespit edildiği, alanı adı kaydının --------- alan adlı internet sitesinden yapıldığı, internet sitesinin barındırıldığı yerin -------- ait serverlarda olduğunun tespit edildiği, -------- alan adlı internet sitesinin incelemesinde, incelenen internet sitesinin her sayfasında “--------” ibaresinin yer aldığı, hakkımızda sayfasında 1995 yılında kurulmuş olduğu ibaresinin yer aldığı, yine hakkımızda sayfasında -------- hortum, boru ve ağır iş kelepçeleri ile diğer sıkıştırma ve sabitleme ürünlerinin lider üreticisi olduğu ibaresinin yer aldığı, ürün grupları sayfasında ise “Hortum Kelepçeleri, Boru Kelepçeleri ve diğer kelepçeler (kilitleme, bağlantı, naylon kablo bağları, --------- G kelepçeleri ve ahsan vidası) ürünlerini pazarladığı., “indirmeler” sayfasında ise Marka Tescil Belceleri ile ürün kataloğunun yer aldığına dair görüş bildirmişlerdir. Bu rapora itiraz edilmesi üzerine bilirkişi heyetine sektörden seçilen elektrik mühendisi bilirkişi de dahil edilerek yeniden rapor alınmış, bilirkişiler -------, ------- ve --------- tarafından hazırlanan 18/01/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda; --------- alan adlı Türk Patent ve Marka Kurumu'nun Resmi Web sitesinde gösterilen 06, 12, 17, 20 numaralı emtia listesi içeriğinde,“Bağlantı elemanları, hortum kelepçesi, boru kelepçesi ve nalburiye ürünleri”, “Plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları” emtiaları gösterilmemiş olup, bu emtiaların davalı-karşı davacı tarafın markayı kullanımı (internet sitesinde-mal / hizmetler) yönünden karşılamadığı, ancak T.C. Türk Patent ve Marka Kurumu Hukuk Müşavirliğinin yukarıda açıklaması yapılan ilgi yazıları ekinde ibraz edilen "------- " ve "--------" markalarının sicil kaydı belgelerinde “Bağlantı elemanları, hortum kelepçesi, boru kelepçesi ve nalburiye ürünleri, plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları" emtiaları gösterilmiş olup, bu emtialar davalı-karşı davacı tarafın markayı kullanımı (internet sitesinde-mal / hizmetler) yönünden karşıladığı, "---------" yönünden karşılamadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Bu rapora da itiraz edilmesi üzerine aynı bilirkişi heyetinden, tarafların markalarının tescilli oldukları sınıflar karşılaştırılarak, davacı-karşı davalı adına 9. Sınıfta tescilli emtialar ile davalı-karşı davacının markalarının tescilli oldukları emtiaların benzer olup olmadıkları, davalı-karşı davacının "--------" markasını hangi emtialar üzerinde kullandığına dair 10/12/2017 tarihli ikinci ek rapor istenilmiş, davacı-karşı davalının davalıya ait "--------", "--------" ve "--------" markalarının belirtilen mallar bakımından hükümsüzlüğüne ilişkin talebinin, söz konusu ibarelerin gerçek hak sahibi olduğu anlaşılan -------- izni ile davalının 2003 yılında bu markayı kullanma hakkına açıkça sahip olduğu, 2010 yılında bu markayı kullanmaya başlayan davacı-karşı davalıya göre öncelikli hak sahibi olması karşısında değerlendirilemeyeceği, davalı-karşı davacının -------- ile yapılan protokol hükümlerine aykırı davranışının sözleşmenin nisbiliği ilkesi gereğince ------- tarafından talep edilebileceği, ancak bu hükümlerde dahi marka kullanım hakkının hükümsüzlüğünün bulunmadığı ve bunun davacı-karşı davalı tarafından talep edilemeyeceği, davalı-karşı davacının davacı-karşı davalının sahip olduğu 2006 tarihli "---------" markasından önce marka kullanma hakkına sahip olması nedeniyle bu markaya dayanarak gerçek hak sahipliğinin kazanıldığı alanlardaki "----------" ibaresinin kullanılmasının tecavüz teşkil etmeyeceği veya bu ibarenin aynı veya benzerinin tescilinin hükümsüzlüğünün istenemeyeceği, davalı-karşı davacının ise davacı-karşı davalının sahip olduğu 2006 tarihli "--------" markasının kullanımına 28/04/2003 tarihli protokal ile izin verdiği anlaşıldığından bu markanın gerçek hak sahipliğine dayanarak hükümsüzlüğünün talep edilmesinin mümkün olmadığına dair görüş bildirmişlerdir. Tarafların delilleri toplandıktan sonra, davaların çözümü teknik bilgi gerektirdiğinden dosya üzerinde bilrikişi incelemesi yaptırılmış, --------, ------- ve ------- tarafından hazırlanan 19/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda; gerçek hak sahipliği anlamında davalı-karşı davacının -------- ibaresi üzerinde tescil tarihi ve ------ kaydına bakıldığında davacı-karşı davalıdan daha önce kullanımı bulunduğuna, tarafların tescilli olduğu emtialar göz önüne alındığında her iki taraf markalarının farklı emtialar kapsamında olduğuna (davacı-karşı davalı kablolar, davalı-karşı davacı bağlantı elemanları), taraf markalarının farklı emtiaları kapsaması ve ürünler üzerindeki kullanımları incelendiğinde asıl ve karşı dava yönünden karışıklığa sebebiyet vermeyeceğine, hükümsüzlük hususunda hukuki takdirin mahkemede olduğuna dair görüş bildirmişlerdir. 10/09/2019 tarihli ara kararı ile davalı-karşı davacıya ait ve kullanmama nedeniyle iptali talep edilen "--------" markasının 6.sınıftaki "bağlar ve kablo bağları" emtiaları için tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadığına dair rapor alınmasına karar verilmiş, bu konuda ------- Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmıştır. Bilirkişiler --------, -------- ve -------- 23/01/2020 tarihli raporlarında; davalı şirketin 2010 yılından beri „-------“ markasına ait ürünleri sattığı, satılan bu ürünlerin 2014 yılına kadar -------- stok kodu ile satıldığı, 2014 yılından itibaren de stok kodu ile sattığını beyan ettiği, incelenen yıllarda bu stok kodu ile satışlar yapıldığının muavin kayıtları ile yevmiye defterinden incelendiği ve kayıtların tutarlı olduğunun görüldüğü, 21/05/2010 ila 09/06/2017 tarihleri arasında -------- numaralı "----------" markasının 6. sınıflardaki bağlar ve kablo bağları emtlaları için kod numaraları ile etkin bir şekilde kullanıldığı, satışlarının yapıldığının görüldüğünün tespit edildiğine dair görüş bildirmişlerdir. Talimatla alınan bilirkişi raporuna davacı-karşı davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine; 29/09/2020 tarihli ara kararı ile ; davacı-karşı davalı vekilinin rapora karşı beyanları, itirazları ve dilekçe ekinde sundukları belgeler de incelenerek önceki bilirkişi heyetinden düzenledikleri bilirkişi raporunda "--------" markasının "plastikten veya sentetikten mamul bağlanti elemanlari ve kablo bağlari" ürünleri ile ilgili satış kodlarının ne şekilde tespit edildiğinin açıklanması, varsa buna ilişkin fatura ve belge örneklerinin görsellerinin rapora eklenmesi, davacı-karşı davalı tarafça bildirilen "--------" harfleriyle başlayan ürün kodunun hangi cins ürünlere ait olduğuna dair davalı-karşı davacıya ait önceki ara kararımızda belirtilen tarih aralığındaki ticari kayıt ve belgeler incelenerek "-------" markasının bu ürünlerde etkin ve ciddi şekilde kullanılıp kullanılmadığına dair ek rapor alınması için --------Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş, bilirkişiler 23/02/2021 tarihli ek raporda; 01/01/2010 yılından 31/12/2013 yılına kadar -------- kodu ile işlem gördükleri, bu tarihten 09/09/2017 tarihleri arasında stok kodları ile işlem görmeye devam ettiği, davalı-karşı davacı şirketin 2010 yılından beri "---------" markasına ait ürünleri sattığı, satılan bu ürünleri ------ stok kodu ile sattığını beyan ettiğini, incelenen yıllarda ------- stok kodu ile satışlar yapıldığının muavin kayıtları ile yevmiye defterinden incelendiği ve kayıtların tutarlı olduğunun görüldüğü, 21/05/2010 ila 09/06/2017 tarihleri arasında --------- numaralı "--------" markasının 6. sınıflardaki bağlar ve kablo bağları emtiaları için ------- stok kod numaraları ile etkin bir şekilde kullanıldığı, satışlarının yapıldığının görüldüğü, --------- kodlu stokların kablo baği olduğu, bu satış koduna ilişkin incelenen yıllarda faturaların olduğu ve bu faturaların genel kabul görmüş muhasebe kayıtlarına göre kayıt edildiğine dair görüş bildirmişlerdir. Davacı-karşı davalı vekili 25/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile önceki beyanlarını tekrar ederek, TTK’nun 355/2. maddesinin uygulanması gerektiğini belirtip, bu konuda yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmişse, TTK'nun 355/2 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, taraflar arasındaki protokolün tarafları bağlayıp bağlamadığı hususları hukuki nitelikte olduğundan ve hukuki konularda bilirkişi raporu alınamayacağından yeniden bilirkişi raporu alınması talepleri reddedilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili bu kez karşı davayla ilgili ıslah dilekçesi sunacaklarını beyan etmekle bu konuda kendilerine süre verilmiş, dosyaya sunduğu 15/02/2022 tarihli dilekçesinde; daha önceden sundukları beyan ve talepleri ile daha önce sundukları delilleri baki kalmak kaydıyla karşı davaya ilişkin davalı-karşı davacı yanın süresi içerisinde sunulmayan haksız ve hukuka aykırı iddialarını havi 06/09/2017 tarihli karşı dava dilekçesine karşı usul ve esas yönünden cevap ve itirazları ve delilleri yasal süresi içerisinde sunduklarını, dava dilekçesi ıslah dilekçesi ve delil listesi, sundukları faturalar, irsaliye fişleri ve katalogları ile bu arada sundukları beyan dilekçelerinde açıklanan sebepler ile işbu ıslah dilekçesi ve delil listesi ile arz ettikleri hususlarda ve dava dosyası üzerinde re’sen seçilecek üç kişiden oluşan bilirkişi kurulundan yeniden rapor alınmasını talep etmiş, dilekçe içeriğinde önceki beyan ve itirazları dışında bir talep ve itirazları olmadığı görülmekle, mevcut dosya kapsamına göre yeniden bilirkişi raporu alınması taleplerinin reddine karar verilmiştir. Her iki tarafça delil olarak dayanılan 28/04/2003 tarihli protokol incelendiğinde; --------, ----------, --------- ve --------- arasında imzalandığı, --------, --------, -------, --------- Şirketi, ----------- şirketinin protokolde yer alan konularda anlaştıklarınının belirtildiği, 1. maddesinde; --------- ve --------, ---------Şirketi ile -------- Şirketi’ndeki hisslerini ------- ve ------- devrettikten sonra ayrı ayrı veya birlikte kuracakları veya ortak olacakları şahsi firmaları ve her türlü şirketlerinin ticari unvanlarında ------- ismini ve -------- markasını kullanabilecekleri, 2. maddesinde --------- ve --------- da mevcut -------- Şirketi ile -------- Şirketi haricinde kuracağı veya ortak olacağı şahsi firma veya şirketlerin ticaret unvanlarında ------- ismini kullanabilecekleri, 3. maddesinde, -------- ve ------- -------- unvanını taşıyan veya taşımayan bütün şahsi firma ve ortağı oldukları, olacakları şirketlerde, --------- Şirketi ile ---------- Şirketi’nin halen ürettiği ve üreteceği her türlü hortum kelepçesini sadece bu şirketlerden alıp satacakları, bu iki şirket dışında yurt içi ve yurt dışında halen üretilen veya üretilecek olan her türlü hortum kelepçesini alıp satmayacağı, üretmeyeceği ve ürettirmeyeceği, ayrıca -------- ve -------- ortak olduğu, ileride ortak olacakları şirketlerin alım satımını ve üretimini yaptığı her neviden ürünü de üçüncü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağı, üretmeyeceği ve ürettirmeyeceği, bu maddede yer alan her türlü hortum kelepçesi konusunda -------- ortak olduğu, ileride ortak olacağı şirketlerin ayrıca liste düzenleyip bildirimde/tebliğde bulunmasına gerek olmadığı, 4. maddesinde; -------- ve -------- da gerek şahıs firmaları, gerekse ortağı oldukları veya olacakları --------- ismini havi olsun veya olmasın bütün şirketlerinde, --------- ve -------- birlikte veya ayrı ayrı kurdukları veya ortak oldukları, ileride ortak olacakları şirketlerin, şahsi firmalarının alıp sattığı, ürettiği veya ürettirdiği her neviden malı üçünü gerçek ve tüzel kişilerden alıp satmayacağı, üretmeyeceği veya ürettirmeyeceği, 5. maddesinde; protokolün taraflarının alım satımını, üretimini yaptıkları veya yaptırdıkları ürünlerini birbirlerine liste, katalog ve benzeri düzenlenmeler halinde bildireceği/tebliğ edeceği ve sunulan bildirim/tebliğ tarihinden itibaren bildirimi/tebliği alan tarafın, bildirimde/tebliğde bulunan tarafın alıp sattığı, ürettiği veya ürettirdiği ürünleri üçüncü gerçek ve tüzel kişilderden alıp satmayacağı, üretmeyeceği ve ürettirmeyeceği, liste/katalog dışında kalan ürünlerin alım satımı, üretilmesi ve ürettirilmesi konusunda tarafların serbest olacakları, 6. maddesinde; --------, --------- Şirketi --------- ve Ortağı unvanlı şirkete de protokolden sonra ortak olacağını ve bu şirketin de yukarıda 3. ve 5. maddedeki yükümlülüklere uyacağını kabul ve taahhüt ettiği, 7. maddesinde; -------- ve --------- kurduğu ve kuracağı şahsi firmalarda, halen ortak olduğu ve ileride ortak olacağı şirketlerde, anılan firma ve şirketlerin --------- ismini havi olsun veya olmasın iş bu protokoldeki yükümlülüklerini, taahhütlerini yerine getirmediği takdirde ------- 50.000,00 Amerikan Doları cezai şart ödemeyi ve -------- ismini ortağı olduğu şahsi firma ve şirketlerin ticari unvanlarından, unvan değişikliği yaparak çıkarmayı kabul ve taahhüt ettiği, bu maddede yer alan cezai şartlardan dolayı -------- ve -------- --------- Şirketi, ------- Şirketi’nin --------- karşı müşterek ve müteselsil olarak sorumlu oldukları, 8. maddesinde; -------- ve --------- kurduğu veya kuracağı şahsi firmalarda, halen ortak olduğu ve ileride ortak olacakları şirketlerde, anılan firma ve şirketler --------- ismini havi olsun veya olmasin iş bu protokoldeki yükümlülüklerini, taahhütlerini yerine getirmediği takdirde -------- 50.000,00 Amerikan Doları cezai şart ödemeyi ve --------- ismini ortağı olduğu şahsi firma ve şirketlerin ticari unvanından, unvan değişlikliği yaparak çıkartmayı kabul ve taahhüt ettiği, bu maddede yer alan cezai şartlardan dolayı --------- ve -------- -------- karşı müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları, 9. maddede; --------, --------, -------- ve --------- kurdukları, kuracakları tüm şahsi firmalardaki, ortak oldukları veya olacakları tüm şirketlerdeki hisselerini üçüncü kişilere devrettikleri firma ve şirketlerin bu protokole uygun olarak çalışacaklarını kabul ve taahhüt ettikleri, bu maddede yazılı hisse devirlerinden sonra da devredilen firma veya şirketlerin bu protokole aykırı hareket etmeleri halinde 7. ve 8. maddelerde yazılı cezai şartların taahhüt edenler için geçerli olacağı konusunda anlaştıkları tespit edilmiştir. Kaldırma kararı sonrasında Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış alınan 29.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda; Bilişim Yönünden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; Davalı tarafa ait olduğu belirtilen -------- isimli internet sitesi üzerinde yapılan incelemede; Sitenin halihazırda yayında olduğu, Sitenin alan adında ve site içeriğinde --------- ibaresinin yer aldığı, Site içeriğinde logosunun kullanıldığı, Sitede -------- firmasının 1995 yılında kurulduğu, başta hortum kelepçeleri olmak üzere ağır hizmet kelepçeleri, havalandırma kelepçeleri, boru kelepçeleri ve plastik kablo bağları üretimi alanında faaliyet gösterdiği, otomotiv, hırdavat ve sabitleme sistemleri sektörlerine yönelik mühendislik çözümleri sunmakta olup, üretimini uluslararası kalite standartları kapsamında gerçekleştirmekte ve ürünlerini yurt içi ve yurt dışı pazarlara, özellikle beş kıtaya ihraç ettiğinin belirtildiği, Firma iletişim bilgilerinde; o Firma adresinin “----- -----Sk. No:-------- -------”, o Firma iletişim numaralarının -------- ve ---------, o Firma email adresinin --------- olduğu, Sitenin 25.09.2000-06.12.2025 tarihleri arasında 331 adet arşiv kaydı olduğu, Davaya konu ürünlerin sitenin 2015 yılına ait arşiv kaydı itibariyle yer aldığı, Site tescil bilgilerinde; o Alan adının -------- firması tarafından kayıt edildiği, o Alan adının sahiplik bilgilerinin gizli tutulduğu/yayınlanmadığı, o Alan adının 04.01.2000 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 04.01.2027 tarihinde son bulacağı tespit edilmiştir. Mali Yönden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; Dava konusu ”---------” markalı metal rulo kelepçe ve bağlantı klipsi ürünlerine ilişkin yapılan satışları gösterir faturalar incelendiğinde; 2017-2021 yılları arası 7.083,185 TL toplam bedelli 3.972.451 adet fatura düzenlediği; Marka Hukuku Yönünden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; -------- sayılı -------- markasının 06ncı sınıfta tescilli olduğu “Değerli olmayan maden cevherleri. Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamülleri. Metalden mamül inşaatlarda kullanıma mahsus malzemeler. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama veya yerleştirme amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar (metalden merdivenler dahil). Eleme, filtreleme, ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden malzemeler. Metalden mamül kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, anemostadlar, borular, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamül işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler (tabelalar, panolar, plakalar dahil). Madeni para kasaları. Metalden mamul demiryolu malzemeleri. Madeni iskele babaları ve şamandıraları, madeni dubalar, deniz taşıtları için çapa demirleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri. Metalden mamül kapaklar, şişe kapakları. Madeni direkler. Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler, metal araç çekme halatları” mallarında dava tarihi olan 09.06.2017’den geriye doğru 5 yıllık süre içinde kullanıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı;--------- sayılı ---------- markasının 06ncı sınıfta tescilli olduğu “Hırdavatçı (nalburiye) eşyası”, “Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil)” malları bakımından dava tarihi olan 09.06.2017’den geriye doğru 5 yıllık süre içinde ciddi olarak kullanımının bulunduğu yönünde görüş bildirilmiş
GEREKÇE: Asıl dava; marka hükümsüzlüğü, kullanmama nedeniyle marka iptali, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası, karşı dava ise marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini davasıdır. Mahkememizce ------- E. Ve -------- K. Sayılı bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada; "Asıl davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalı karşı davacı adına tescilli -------- tescil numaralı "--------" markasının 15/11/2016 tarihinden itibaren hüküm doğurmak üzere kullanılmaması nedeniyle İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİ' NE, Davacı karşı davalının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, Karşı davanın REDDİNE," karar verilmiş, bu kararın istinaf incelemesinde ------- E. Ve -------- K. Sayılı kararı ile istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, bu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonrasında ------- E. Ve ------- K. Sayılı kararı ile " Mahkemece alınan 23.02.2021 tarihli bilirkişi raporunda kullanmama nedeniyle iptal istemine konu “--------” ibareli markanın 6. sınıftaki bağlar ve kablo bağları emtiaları için 01.01.2010'dan 31.12.2013 tarihine kadar “--------” kodu ile işlem gördüğü, bu tarihle 09.09.2017 arasında ise “-------, -------- ve --------” stok kodlarıyla işlem görmeye devam ettiği ve yoğun şekilde kullanıldığının tespit edildiğinin görüldüğü belirtilmiş, buna rağmen Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle rapor ekinde sunulan faturalarda “--------” markasının yer aldığı “--------” markalı ürünün bulunmadığı gerekçesiyle bilirkişilerce yapılan tespit dikkate alınmamıştır. Şu halde Mahkemece davalının dava konusu “---------” ibareli markayı gerek internet sitesinde ve gerekse de ürün kataloglarında belirttiği stok kodlarıyla da gösterdiği ürün veyahut ürünler özelinde kullandığı, salt faturalarda ürünün stok koduna yer verilmesinin ya da dava konusu marka yerine ürün koduyla birlikte çatı marka olan “--------” markasının faturada yer almasının dava konusu markanın kullanılmadığı anlamına gelmeyeceği gözetilerek, tüm dosya muhteviyatında yer alan deliller bir bütün olarak değerlendirilip dava öncesi kullanımların Kanun'un aradığı yoğunlukta ciddi kullanımlar olup olmadığı ve kullanım söz konusu ise tescilli olan hangi ürünler özelinde kullanım olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde denetime elverişli bilirkişi raporuyla saptanarak elde edilecek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalı gerekçeyle kullanmama nedeniyle iptal isteminin markanın tescilli olduğu tüm emtialar yönünden kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir." gerekçesi ile kararın karşı dava yönünden onanmasına, asıl dava yönünden kararın kısmen bozulmasına karar verilmiş, dosya bozma ilamı kapsamında Mahkememizin yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Her ne kadar davacı-karşı davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinin yasal süresinde sunulmadığına dair itirazda bulunmuşsa da, davalı-karşı davacıya dava dilekçesinin tebliğ tarihine göre iki haftalık cevap ve karşı dava açma süresinin bittiği tarih adli tatil içinde kaldığından HMK’nun 104. maddesi uyarınca adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağından ve cevap ve karşı dava dilekçesinin bir haftalık süre içinde sunulduğu anlaşıldığından yapılan itiraz kabul edilmemiştir. Her ne kadar davacı-karşı davalı tarafça davalı-karşı davalının karşı davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunmuşsa da, davalı-karşı davacının ticaret unvanında ve tescilli markalarında yer alan -------- ibaresinin davacı-karşı davalının ticaret unvanında ve tescilli markasında da aynen mevcut olması nedeniyle, marka hükümsüzlüğü ve ticaret unvanının terkini davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı-karşı davalı taraf ıslah dilekçesi ile TTK’nun 355/2. maddesi uyarınca; bir işlem yapılırken ileride kurulacak şirket adına yapılacağı açıkça bildirilmiş ise o işlem şirketçe de kabul olunmak suretiyle şirketi bağlayıcı olacağı ve yapılan işlem dolayısıyla doğan alacaklar, borçlar, haklar ve sorumlulukların şirkete ait olacağını, dava dışı --------- 2003 tarihli protokolü ileride kurulacak şirket adına imzaladığını açıkça protokol hükümlerinde belirttiğini, müvekkili şirketin de, kurulduktan sonra bu işlemi, dolayısıyla protokolü onayladığını ve davalı ve davacı şirketlerin yıllarca bu protokol hükümlerine bağlı kaldığını, bu nedenle protokolün her iki taraf içinde bağlayıcı olduğunu, davalı-karşı davacının kablo bağları ürünüyle ilgili hakların müvekkiline ait olduğunu bildiğini ve kötü niyetli olduğunu beyan ederek TTK’nun 355/2. maddesinin uygulanmasını talep etmişse de, TTK’nun 355/2. maddesinde “tecilden önce şirket adına işlem yapanlar ve taahhütlere girişenler, bu işlem ve taahhütlerden şahsen ve müteselsilen sorumludurlar. ancak; işlem ve taahhütlerin ileride kurulacak şirket adina yapıldığı açikça bildirilmiş ve şirketin ticaret siciline tescilinden sonra üç aylık süre içinde bu taahhütler şirket tarafindan kabul olunmuşsa, yalnız şirket sorumlu olur.” şeklinde düzenleme yapıldığı, tarafların prokolü imzaladığı tarih ile davacı-karşı davalı şirketin ticaret sicile tescil kayıt tarihi arasında yaklaşık 7 yıllık bir süre bulunduğu, protoklde açıkça davacı-karşı davalı şirketin adının ve "kablo bağları" ürün adının yer almadığı, bu nedenle olayda TTK’nun 355/2. maddesinin uygulanamayacağı kanaatine varılmıştır. Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. SMK'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır. SMK'nun 25/1 ve 6/3. maddeleri uyarınca, başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin marka hükümsüzlüğü talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. SMK’nun 6/4. Maddesinde Paris Sözlşemesininin 1. Mükerrer 6. maddesi bağlamında tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir. SMK'nun 6/5. maddesinde tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın Türkiye'deki ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusunun, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği düzenlenmiştir. SMK’nun 6/6. maddesinde, tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi halinde hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddedileceği düznelenmiştir. Yine SMK'nun 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir. Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında bozma ilamı öncesinde de açıklandığı üzere; davacı-karşı davalının -------- tescil numaralı “--------” markasının davalı-karşı davacıya ait -------- tescil numaralı "---------", --------- tescil numaralı "---------" ve --------- tescil numaralı "---------" markalarından daha önce tescil edildiği, davacı-karşı davalının markasının esas unsuru olan "---------" ibaresinin davalı-karşı davacının markalarında da aynen mevcut olduğu, her ne kadar davalı-karşı davacının iki markasında "--------" ibaresinin yanı sıra "--------" ve "---------" ibarelerine de yer verilmişse de, markaların hitap ettiği ortalama tüketicilerin bu markaları davacı-karşı davalının seri markası olarak algılayabilecekleri, bu nedenle taraf markaları arasında görsel ve işitsel olarak bağlantı kurulabileceği, ancak SMK’nun 6/1. maddesi uyarınca hükümsüzlük kararı verilebilmesi için markaların aynı veya benzer mal ve hizmetler için tescil edilmiş olmalarının gerektiği, taraflara ait markalar incelendiğinde, davacı-karşı davalının markasının 09. sınıfta tescilli olduğu, davalı-karşı davacının markalarının ise 06, 12, 17 ve 20. sınıflarda tescil edildikleri, davalı-karşı davacının markalarının hükümsüzlüğü talep edilen "plastikten veya sentetikten mamul bağlantı elemanları, kelepçe ve kablo bağları, bağlar" emtiaları için davacı-karşı davalının markasının tescilli olmadığı, davacı-karşı davalının markasının tescilli olduğu mal ve hizmetlerin bu emtialarla bir bağlantısının ve benzerliğinin bulunmadığı, davacı-karşı davalının markasının tescilli olduğu, "kablo ve elektrik kablosu" emtialarının farklı yerlerde ve farklı amaçlarla kullanılan ürünler oldukları, bu nedenle SMK’nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun oluşmadığı, bunun yanı sıra davacı-karşı davalının markasının Paris Sözleşmesinin 1. Mükerer, 6. maddesi bağlamında veya Türkiye’de tanınmış marka olduğunun dosyaya sunulan delillerle ispatlanamadığı, bu nedenle de SMK’nun 6/4 ve 6/5. maddelerindeki hükümsüzlük koşullarının da mevcut olmadığı tespit edilmiştir. Her iki taraf da "bağlar ve kablo bağları" emtası için "--------" markası üzerinde tescilsiz kullanım nedeniyle öncelik hakkı bulunduğunu iddia ettiklerinden, bu konuyla ilgili sunulan delil ve belgeler incelendiğinde; her iki tarafın da sundukları faturalar ile davacı-karşı davalının 24/08/2010, davalı-karşı davacının ise 12/04/2011 yılından bu yana "--------" markasını "kablo bağları ve bağlar" emtiası üzerinde kullandıkları, davalı-karşı dacanın dosyaya sunduğu 2011, 2013 ve 2014 yılına ait kataloglarda bu ürünlerin tanıtımlarına yer verildiği, bu delillere göre davacı-karşı davalının marka kullanımı daha önce başlamışsa da, aralarında ticari ilişki bulunan her iki şirketin diğer tarafın marka kullanımından haberdar olmadığının düşünülemeyeceği, buna rağmen davacı-karşı davalının 2011 yılından davanın açıldığı 09/06/2017 tarihine kadar davalı-karşı davacının marka kullanımına sessiz kaldığı, davalı-karşı davacının da tescilsiz kullanım suretiyle hak elde ettiği, hatta davacı-karşı davalı şirketin eski ortağı ve davaya dayanak yapılan protokolü imzalayan --------- davalı-karşı davacı şirketteki hisselerini devredip ortaklıktan ayrılmadan önce "---------" markasının davalı-karşı davacı tarafça kullanıdığının anlaşıldığı, bu nedenlerle SMK’nun 6/3. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davacı-karşı davalı, davalı-karşı davacının "---------" esas unsurlu markalarının müvekkilinin ticaret unvanına tecavüz teşkil ettiğini belirterek SMK’nun 6/6. maddesi uyarınca da hükümsüzlük talebinde bulunmuşsa da, davalı-karşı davacının ticaret unvanında da "---------" ibaresinin yer aldığı, davalı-karşı davacının "---------" esas unsurlu markaları tescilsiz olarak dava tarihinden önceki 6 yıl boyunca kullanmakla hak elde ettiği, bu nedenle SMK’nun 6/6. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun da mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı-karşı davalı kötüniyetli tescil nedeniyle de hükümsüzlük talebinde bulunduğundan, buna ilişkin yapılan incelemede, 2003 tarihli protokol ile protokolün taraflarına ve kuracakları veya ortak olacakları şirketlere de "---------" markasını kullanım hakkının tanındığı, davacı-karşı davalı şirketin eski ortağı ------- ortağı olacağı şirketlerin davalı-karşı davacı şirketten "hortum kelepçesi" ürününü satın alacağı ve bu ürünü kendisinin üretmeyeceği, ürettirmeyeceği ve başkasından satın alamayacağının açıkça yazılmasına rağmen, davalı-karşı davacı şirketin --------- veya ortak olacağı şirketten hangi ürünü satın almak zorunda olduğunun açıkça yazılı olmadığı, "bağlar ve kablo bağları" için marka kullanım hakkının --------- veya ortağı olacağı şirketlere ait olacağına dair bir hüküm bulunmadığı, Protokolün 5. maddesinde tarafların birbirlerine üretecekleri mal ve ticaretini yaptıkları ürünleri liste, katalog veya benzeri düzenlemeler halinde bildirme yükümlülükleri olduğunun kararlaştırılmış olmasına rağmen --------- veya davacı-karşı davalı şirketin davalı-karşı davacı şirkete ürettiği ürünlere ilişkin bir bildirimde bulunduğun da tespit edilemediği, protokole aykırı davranılması halinde yaptırım olarak cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığı, protokolün imzalanmasının üzerinden 7 yıl geçtikten sonra kurulan ve protokolde taraf olmayan, protokolü imzalayan --------- artık ortak olmadığı davacı-karşı davalı şirketin bu protokol nedeniyle hak iddiasında bulunamayacağı, yukarıda açıklandığı üzre TTK’nun 355/2. maddesinin uygulanmasının mümkün olmadığı, davacı-karşı davalının kendi markasının "bağlar ve kablo bağları" için tescilli de olmadığı, davalı-karşı davacının davacı-karşı davalı şirketten kablo bağı satın aldığına dair sunulan faturalardan en eski tarihlisinin 24/08/2010 tarihli olduğu, davalı-karşı davacının -------- tescil numaralı "--------" markasını tescil ettirmek için başvuru tarihinin ise 21/05/2010 olduğu, davalı-karşı davacının kablo bağları için marka tescil başvurusunun davacı-karşı davalıdan kablo bağı ürünü satın almasından daha önce yapıldığı, davalı-karşı davacının prokol imzalandıktan 7 yıl sonra 21/05/2010 tarihli tescil başvurusu sonucu davaya konu markalardan ilki olan "--------" markasını tescil ettirdiği, kendisine ait --------- alan adının 04/01/2000 tarihinde alındığı, internet sitesi içeriğinde de "bağlar ve kablo bağları" ürünlerinin tanıtımlarının yer aldığı, tüm bu nedenlerle davalı-karşı davacının markalarını kötüniyetle tescil ettirdiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacının markalarının ksımen hükümsüzlüğü davasının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı-karşı davacının 21/05/2010 başvuru, 14/11/2011 tescil tarihli, --------- tescil numaralı "---------" markasının 06. sınıfta tescilli olduğu emtialar için kullanılmadığından iptali talebiyle ilgili yapılan incelemede; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9/1.maddesinde yer alan “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” şeklindeki düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme ile Markalar Sicilini kullanılmayan markalardan arındırma amaçlanmıştır. SMK yürürlüğe girmeden önce, mülga 556 sayılı KHK’nın 14.maddesinde de en az beş yıldır kullanılmayan markalarla ilgili iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir. Mülga 556 sayılı KHK'nın 14.maddesi 14/12/2016 tarih ve ------ – -------- sayılı kararıyla iptal edilmiş, karar 06/01/2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bu tarih itibariyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük/iptal davalarına ilişkin mülga KHK’da yer alan yasal dayanak ortadan kalkmış ise de markanın son beş yıllık süre içerisinde kullanılmaması bu tarihten önce TBMM tarafından kabul edilen 22/12/2016 tarihli 6769 sayılı SMK’nın 9, 19, 25, 26 ve 27.maddelerinde, iptal ve def’i sebebi olarak kabul edilmiştir. Kural olarak kanunlar geriye yürümez ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur ise de, TBMM’nin geçmişe etkili olacak şekilde kanun çıkarmasına da bir engel bulunmamaktadır. Her ne kadar 6769 sayılı SMK’da kullanmama nedeniyle iptal ve def’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme yapılmadığı için Resmi Gazetede yayını tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşılmakta ise de, Kanunun Resmi Gazetede yayın tarihinin 10/01/2017, kabul tarihinin ise 22/12/2016 olduğu dikkate alındığında, mülga 556 sayılı KHK’nın 14.maddesinin iptaline dair AYM kararının 06/01/2017 tarihinde R.G.’de yayınlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi nedeniyle, 14.maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında, SMK’nin kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi 22/16/2016 tarihinde ortaya çıktığından, Kanun Koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulünün gerektiği, Kanunun kabulünden sonra ve henüz yürürlüğe girmesinden önce, yürürlük konusunda öngörülemeyen AYM kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun bu şekilde doldurulması ve 07/11/2018 tarihinde açılan davada, 6769 sayılı SMK’nın yürürlük tarihinden önceki dönemi de kapsayacak şekilde kullanmama değerlendirmesi yapılarak, markanın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde Türkiye’de ciddi biçimde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu yasal düzenlemeye göre iptali talep edilen ve yalnızca 6. sınıfta tescilli olan "--------" markasının tescilli olduğu mal ve hizmetler için kullanılıp kullanılmadığına dair davalı-karşı davacının ticari kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmış, bozma ilamı sonrasında alınan raporda yapılan incelemede Davalı tarafa ait olduğu belirtilen -------- isimli internet sitesi üzerinde yapılan incelemede; Sitenin halihazırda yayında olduğu, Sitenin alan adında ve site içeriğinde --------- ibaresinin yer aldığı, Site içeriğinde logosunun kullanıldığı, Sitede --------- firmasının 1995 yılında kurulduğu, başta hortum kelepçeleri olmak üzere ağır hizmet kelepçeleri, havalandırma kelepçeleri, boru kelepçeleri ve plastik kablo bağları üretimi alanında faaliyet gösterdiği, otomotiv, hırdavat ve sabitleme sistemleri sektörlerine yönelik mühendislik çözümleri sunmakta olup, üretimini uluslararası kalite standartları kapsamında gerçekleştirmekte ve ürünlerini yurt içi ve yurt dışı pazarlara, özellikle beş kıtaya ihraç ettiğinin belirtildiği, Firma iletişim bilgilerinde; o Firma adresinin “------- --------Sk. No:-------- --------”, o Firma iletişim numaralarının------- ve --------, o Firma email adresinin --------- olduğu, Sitenin 25.09.2000-06.12.2025 tarihleri arasında 331 adet arşiv kaydı olduğu, Davaya konu ürünlerin sitenin 2015 yılına ait arşiv kaydı itibariyle yer aldığı, Site tescil bilgilerinde; o Alan adının --------- firması tarafından kayıt edildiği, o Alan adının sahiplik bilgilerinin gizli tutulduğu/yayınlanmadığı, o Alan adının 04.01.2000 tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin 04.01.2027 tarihinde son bulacağı tespit edilmiştir. Mali Yönden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; Dava konusu ”---------” markalı metal rulo kelepçe ve bağlantı klipsi ürünlerine ilişkin yapılan satışları gösterir faturalar incelendiğinde; 2017-2021 yılları arası 7.083,185 TL toplam bedelli 3.972.451 adet fatura düzenlediği; Marka Hukuku Yönünden Yapılan İncelemede Sonuç Olarak; -------- sayılı --------- markasının 06ncı sınıfta tescilli olduğu “Değerli olmayan maden cevherleri. Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamülleri. Metalden mamül inşaatlarda kullanıma mahsus malzemeler. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama veya yerleştirme amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar (metalden merdivenler dahil). Eleme, filtreleme, ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden malzemeler. Metalden mamül kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, anemostadlar, borular, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamül işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler (tabelalar, panolar, plakalar dahil). Madeni para kasaları. Metalden mamul demiryolu malzemeleri. Madeni iskele babaları ve şamandıraları, madeni dubalar, deniz taşıtları için çapa demirleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri. Metalden mamül kapaklar, şişe kapakları. Madeni direkler. Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler, metal araç çekme halatları” mallarında dava tarihi olan 09.06.2017’den geriye doğru 5 yıllık süre içinde kullanıldığına dair herhangi bir delil bulunmadığı; -------- sayılı --------- markasının 06'ncı sınıfta tescilli olduğu “Hırdavatçı (nalburiye) eşyası”, “Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil)” malları bakımından dava tarihi olan 09.06.2017’den geriye doğru 5 yıllık süre içinde ciddi olarak kullanımının bulunduğu yönündeki tespitler dikkate alındığında davalı adına tescilli --------- tescil numaralı -------- markasının etkin kullanımının 06'ncı sınıfta tescilli olduğu “Hırdavatçı (nalburiye) eşyası”, “Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil)” malları bakımından etkin ve ciddi kullanımın bulunduğu, bu emtialar dışında kalan emtialar yönünden ise etkin ve ciddi kullanımının davalı-karşı davacı tarafça ispat edilemediği kabul edilmişi ve iptal talebinin etkin kullanımın sağlanmadığı emtialar yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı-karşı davalı tarafça marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat talepleriyle ilgili incelemede; Sınai Mülkiyet Kanununun 29. maddesinde marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı olan herhangi bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanununun 55. maddesinde ise başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almanın haksız rekabet olduğu belirtilmiştir. Bozma ilamı öncesinde belirlendiği üzere toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, taraflara ait marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile, davaya konu edilen "bağlar ve kablo bağları" emtiasının davacı-karşı davalının --------- tescil numaralı "---------" markasının tescili kapsamında bulunmadığı, davalı-karşı davacının davanın açıldığı tarihten çok önce 2011 yılından bu yana bu emtia üzerinde "---------" markasını kullandığı, davacı-karşı davalının bu kullanıma beş yıldan fazla bir süre itiraz etmediği, 6 yıl sonra bu davayı açmasının TMK’nun 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, her iki tarafın da aynı ürünler üzerinde "--------" markasını uzun süre birlikte kullandıkları, 6762 sayılı TTK'nın 52. maddesi uyarınca usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanma hakkı, münhasıran sahibine ait olup, tescilli bir ticaret unvanının terkin edilinceye kadar kullanılmasının marka hakkına tecavüz teşkil etmeyeceği, bu nedenle davacı-karşı davalının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetin söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından bu taleplerin de reddine karar vermek gerekmiştir. Bozma ilamı öncesinde yapılan yargılamada tespit edildiği üzere; Karşı davayla ilgili yapılan incelemede; davacı-karşı davalının -------- numaralı "--------" markasının kötü niyetle tescil edildiğinden SMK'nun 6/9. maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne ve TTK'nun 52. maddesi uyarınca "--------" ibaresinin ticaret sicil kaydından terkinine veya değiştirilmesine karar verilmesi talep edilmişse de; davacı-karşı davalının eski ortağı --------- ve ortağı olacağı şirketlere 2003 tarihli protokol ile “--------” markasını “hortum kelepçesi” dışında herhangi bir ürün kısıtlaması olmaksızın kullanma hakkı verildiği, davacı-karşı davalının markasının 07/09/2006 tarihinde yapılan başvuru sonucunda tescil edildiği, davalı-karşı davacının davacı-karşı davalıdan 2010 yılından bu yana “--------” markalı ürünleri satın aldığı, o tarihten karşı dava tarihine kadar geçen yaklaşık 7 yıl boyunca marka kullanımına itiraz etmediği, davacı-karşı davalının markasını tescil ettirirken kötü niyetli olduğuna dair dosyaya hiçbir delil sunulmadığı, aynı şekilde 2003 tarihli protokol ile --------- ve ortak olacağı şirketlere "---------" ibaresini ticaret unvanı olarak da kullanma hakkının verildiği, davacı-karşı davalının ticaret sicile tescil edildiği 2010 yılından bu yana bu konuda da bir itirazda bulunmadıkları, aradan geçen 7 yıl gibi uzun bir süreden sonra ticaret unvanının terkininin talep edilmesinin de TMK’nun 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu kanaatine varılmakla, karşı davanın da reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; A-Asıl davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 1-Davalı karşı davacı adına tescilli --------- tescil numaralı --------- markasının 09.06.2017 tarihinden itibaren hüküm doğurmak üzere " 06'ncı sınıfta tescilli olduğu “Değerli olmayan maden cevherleri. Adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamülleri. Metalden mamül, inşaatlarda kullanıma mahsus malzemeler. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama veya yerleştirme amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar, (metalden merdivenler dahil). Eleme, filtreleme, ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden, malzemeler. Metalden mamül kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, anemostadlar, borular, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamül işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler, (tabelalar, panolar, plakalar dahil). Madeni para kasaları. Metalden mamul demir yolu malzemeleri. Madeni iskele babaları ve şamandıraları, madeni dubalar, deniz taşıtları için çapa demirleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri. Metalden mamül kapaklar, şişe kapakları. Madeni direkler. Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler, metal araç çekme halatları” emtiaları yönünden kullanılmaması nedeniyle KISMEN İPTALİNE VE SİCİLDEN TERKİNİ' NE, Davacı karşı davalının fazlaya ilişkin iptal taleplerinin reddine, 2-Davacı tarafın markanın hükümsülüğü taleplerinin reddine, 3-Davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönünden taleplerinin reddine, 4-Davacı tarafın haksız rekabet yönünden taleplerinin reddine, 5-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 6-Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen --------- tescil numaralı markanın iptali davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000.00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, 7-Davalı-karşı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, 8-Davalı-karşı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen markaya tecavüz tespiti, önlenmesi ve durdurulması davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, 9-Davalı-karşı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, 10-Davalı-karşı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, 11-Davalı-karşı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan tahsili ile davalı-karşı davacıya ödenmesine, 12-Davacı tarafından yatırılan 31,40 TL peşin harç ve 125,60 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 157,00 TL harç giderinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, 13-Davacı tarafından yapılan toplam 31.128,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%17) 5.291,76 TL'nin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, bakiye (%83) 21.444,08 TL'nin davacı-karşı davalı üzerinde bırakılmasına, 14-Bakiye avansın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, B-Karşı davanın REDDİNE, 1-Alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsili ile Hazine' ye gelir kaydına, 2-Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen --------- tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, 3-Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen ticaret unvanının terkini davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsili ile davacı-karşı davalıya ödenmesine, 4-Davalı-karşı davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgililere iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2026