Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/519 E. 2026/1019 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/519
Karar No
2026/1019
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/519 - 2026/1019 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/519 KARAR NO : 2026/1019

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/02/2025 NUMARASI : 2024/476 Esas - 2025/130 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 24/06/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 25/06/2026

Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalılar vekilleri tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 23/04/2024 tarihinde müvekkili ... adına kayıtlı ... plakalı araç park halinde iken ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile dikkatsiz ve özensiz kullanımı nedeniyle müvekkilinin aracına çarptığını, davalı sürücüsünün kendi beyanında da duran arabaya çarptığının sabit olduğunu, ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tamamen kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracının uğramış olduğu değer kaybının davalı Sigorta Şirketi tarafından karşılanması gerektiğini, müvekkilinin aracının uzun süre yetkili serviste kalması nedeniyle aracından mahrum kaldığını, arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin ... plakalı aracında meydana gelen değer kaybı sebebiyle 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkile ödenmesine, müvekkilinin ... plakalı aracında meydana gelen hasar sebebiyle aracından mahrum kalması dolayısıyla 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle davalı ...'dan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; huzurda görülmekte olan davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun bilirkişi vasıtasıyla belirlenmesi gerektiğini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın kaza tarihinden itibaren avans faizi talebine itiraz ettiklerini, haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizin yasal faiz olduğunu, bu nedenlerle zamanaşımına uğramış davanın reddine, ret taleplerinin kabul edilmemesi halinde, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, değer kaybı yönünden yukarıda belirttikleri gibi bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı ...'ın işleteni olduğu ... plakalı aracın 23/04/2024 kaza tarihini kapsayan ZMMS trafik poliçesi ile sigortalı olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişilerin kök raporunda, davaya konu kazanının meydana gelmesinde, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı davalı ...'a ait olan ... plakalı aracın firari sürücüsünün asli (%100 oranında) kusurlu olduğu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün herhangi bir kural ihlali bulunmadığı, davaya konu kaza nedeniyle ... plakalı araçta kaza tarihi itibariyle azami 159.000,00 TL civarında reel değer kaybı meydana geleceği, davaya konu ... plakalı aracın makul onarım süresinin azami 6 gün olabileceği ve bu süreçte oluşacak yaklaşık mahrumiyet zararının kaza tarihi itibariyle KDV dahil 18.000,00 TL olabileceğinin mütalaa edildiği, bilirkişinin bu raporunun dosya kapsamına göre denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı Sigorta Şirketi'nin, hem davacı tarafın ... plakalı aracının kasko poliçesine göre kasko sigortacısı olup, hem de davalı ...'ın maliki olduğu ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigortacı olduğu, davalı Sigorta Şirketi bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde kasko sigortası olan ... Sigorta A.Ş'ye 29/11/2024 tarihinde 170.452,51 TL rücu tazminat ödemesi yapmış olduğu, bu ödeme sonucu araç başına 200.000,00 TL sigorta limiti kapsamında bakiye teminat limiti 29.547,49 TL kaldığı belirtilmiş olup, davalı Sigorta Şirketi'nin 170.452,51 TL limitini temerrüte düştükten, arabuluculuk görüşmesi yapıldıktan ve mevcut dava 17/07/2024 tarihinde açıldıktan sonra 29/11/2024 tarihinde ZMMS poliçe limiti kapsamında kendi kendine ödemiş olduğu, TBK'nın 102/1. maddesinde; "...Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur..." şeklinde düzenleme yer aldığından, davalı Sigorta Şirketi'nin TMK’nın 2.maddesine göre iyiniyetli olmadığı, öncelikle davacının zararının, davalı tarafından yaptırılan ZZMS poliçesi kapsamında karşılandıktan sonra kalan bakiyenin kasko poliçesine göre tazminat alacağından rücu etmesi gerekirken davacı tarafı tamamen yok sayarak, ZMMS sigorta limitinin davacının eldeki davadaki değer kaybı tazminatını karşılamayacak şekilde kendi kasko sigorta şirketine ödenmesinin TBK 102/2. maddeye aykırı olup, bu aykırılıktan da davalı Sigorta Şirketi ZMMS trafik poliçesi kapsamında sorumlu olduğu gerekçesiyle, davacının değer kaybı tazminatı talebinin kabulü ile, 159.000,00.TL değer kaybı tazminatının davalı Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 21/06/2024 tarihinden itibaren sigorta limiti (200.000,00.TL) ile sınırlı olmak üzere, diğer davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 23/04/2024 tarihinden itibaren araç ticari araç olduğundan işletilecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulü ile, 18.000,00 TL araç mahrumiyet bedeli talebinin davalı ...'dan kaza tarihi olan 23/04/2024 tarihinden itibaren araç ticari araç olduğundan işletilecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece sigortalı ... plakalı aracın kasko sigortacısı ... Sigorta A.Ş.’ye yapılan ödemenin teminat limiti bakımından dikkate alınmadığını, yapılan ödeme sebebiyle bakiye teminat limitinin 29.547,49TL kaldığını, ZMMS teminat limitini aşar şekilde hüküm kurulduğunu, müvekkilinin davalıya ait aracın ZMMS sigortacısı olduğu gibi aynı zamanda davacının aracının da kasko sigortacısı olduğunu, müvekkilinin TTK’nın 1472. maddesindeki halefiyet ilkesi gereğince 170.452,51 TL kasko rücu ödemesi yaptığını, yerel mahkeme kararında belirtildiğinin aksine TBK’nın 102/2. maddesine aykırı bir durum olmadığını, kararda poliçe teminat limitinin üzerinde hüküm kurulduğunu, sorumluluğun hatalı belirlendiğini, müvekkilinin sadece bakiye teminat limiti olan 29.547,49TL ile sorumlu olduğunu, davacıya ait araç hususi olduğu halde hatalı şekilde avans faizine hükmedildiğini ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının aracındaki hasar sol ön tekerde oluşan üç cm’lik bir yırtıktan ibaret olduğu halde değer kaybı tutarının çok yüksek belirlendiğini, hasar ile değer kaybı arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti için yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini, araç mahrumiyet bedelinin de çok fahiş hesaplandığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan araç değer kaybı bedeli ile araç mahrumiyet tazminatının tahsili istemine ilişkindir, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı verilen dilekçeler ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 23/04/2024 günü saat 19:20 sularında davalı şirkete ZMMS poliçesi ile sigortalı, ... plakalı araç davalı ...’ın sevk ve idaresinde iken Gerede sokak istikametinden Kuveyt caddesi istikametine doğru ilerlediği esnada park halinde bulunan davacıya ait ... plakalı aracın sol ön teker kısmına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmıştır. Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı yasal gerekçelere göre ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından yatırılması gereken 12.090,87 TL istinaf karar harcından, peşin olarak alınan 6.638,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.452,75 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talebinde bulunan davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran tarafa iadesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 24/06/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan Üye Üye Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/519, K. 2026/1019, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-519-e-2026-1019-k-93311b5f82b2