Diğer ·
2024/53 E. 2026/157 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2024/53
- Karar No
- 2026/157
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/53 Esas KARAR NO : 2026/157
DAVA : Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/02/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli), Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkili firma ...'nin 2022 senesinden önce "..." ticaret unvanı ile faaliyet göstermekte iken 24.03.2022 tarihli Kaliforniya Eyaleti Ticaret kaydında yapılan değişiklik ile "..." olarak yeni ticaret unvanını aldığını, müvekkili firmanın ...nin Kaliforniya eyaletinde yerleşik olduğunu, “...” markalı cilt bakımı için cihazlar ve özellikle ... ve ... prosedürlerinde kullanılan cihazların ve bu cihazlarda kullanılan solüsyonların ve sarf malzemelerinin üretimini yapmakta olan uluslararası tanınmışlığa sahip ve sektöründe öncü bir firma olduğunu, müvekkili şirket markaları üzerinde, gerek tescil ve gerekse kullanım bakımından gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin kullanmakta olduğu cihazı fason olarak ürettirip, üzerine müvekkili markaları ile iltibas yaratacak şekilde benzer marka kullanımları basarak ve müvekkilinin markalarının birebir aynısı olacak şekilde solüsyon markaları basarak kullanım yaptığını, davalı ...'ın "..." uzantılı alan adını alarak, müvekkili markalarını birebir kullandığını ve "..." markasını kullandığını, davalılara ait "..." isimli web sitesinin kapatılmasına ve müvekkili lehine bir miktar tazminat ödenmesine karar verildiğini, e-tespit tutanağının kayıt altına alınmasına müteakip olarak, cihazın pahalı oluşu ve solüsyonların da pahalı oluşu sebebi ile faturalı olarak numune alınması zor olsa da davalı taraftan 20.06.2023 tarihinde 6.225,99 TL karşılığı 11 kalem cihazda kullanılan solüsyon ve sair ürün satın alınarak delil toplandığını beyan ederek uygulanan ihtiyati tedbir kararının devamı yönünde karar verilmesine, davalı yanın, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve belirtilen fikri mülkiyet hakları ile ürün ambalaj kompozisyonu üzerindeki haklarına karşı haksız rekabet oluşturan fiziki ve dijital ortamlardaki tüm fiillerinin önlenmesi ve durdurulmasına, uzantılı web sayfalarında ve belirlenecek tüm internet ortamında ihlal oluşturan kullanım ve tanıtımların silinmesine, bu mümkün olmadığı takdirde belirlenecek olan web sitesi ve içeriklerine erişimin engellenmesine, bu amaçla ilgili kurumlara yazı yazılmasına, kararın kesinleşmesini müteakip ihlal davasına ilişkin kısmının özetinin tüm Türkiye’de yayımlanan gazetelerden birinde bir defa ilanına, masraflarının davalılardan alınmasına, değişik iş dosyasında yapılanlar dahil, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı taraf huzurda açmış olduğu davada haklı olduğunu ispatlamak için de dayanak olarak ... 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyası kapsamında hazırlanan bilirkişi raporunu gösterdiğini, aynı dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilir iken de yine aynı bilirkişi raporu esas alındığını, ancak gerek huzurdaki davaya gerekse de ihtiyati tedbir kararına dayanak olarak gösterilen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, gerçeklikten uzak olduğunu, müvekkillerinin hizmet ve ürün tanıtımlarında sadece "..." ve "...." ibarelerini kullandığını, "..." ibareli markanın Türk Patent Kurumu nezdinde ...Şirketi adına ... başvuru numarası ile ... sınıfta tescilli olduğunu, tescil sahibi firma ile müvekkilleri arasında 14/12/2018 tarihinde süresiz olarak imzalanmış bir lisans sözleşmesi bulunduğunu, söz konusu ibarelerin sektörde yaygın olarak kullanılan ibareler olduğunu ve müvekkillerin de işbu ibareleri 2020 yılından itibaren çeşitli şekillerde esas markası olan "..." ibaresine ek olarak kullanıldığını beyan ederek tedbir kararının tümden kaldırılmasını ve el konulan tüm ürünlerin müvekkillerine öncelikle teminatsız olarak mahkeme aksi görüşte ise de belirlenecek teminat karşılığında iadesine, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen ... 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davacı vekili, müvekkili şirketin 2022 senesinden önce "..." ticaret unvanı ile faaliyet gösterdiğini, 24.03.2022 tarihinde yapılan değişiklik ile "..." olarak yeni ticaret unvanını aldığını, müvekkil şirketin Kaliforniya eyaletinde yerleşik olduğunu ve “...” markalı cilt bakımı için cihazlar ve özellikle .. ve ... prosedürlerinde kullanılan cihazların ve bu cihazlarda kullanılan solüsyonların ve sarf malzemelerinin üretimini yapmakta olan uluslararası tanınmışlığa sahip ve sektöründe öncü bir firma olduğunu, firmaya ait pek çok marka, tasarım ve patent tescilli ürünler, dünya çapında 75’den fazla ülkede satılmakta olduğunu, müvekkil şirketin belirtilen markaları üzerinde gerek tescil ve gerekse kullanım bakımından gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, ilgili markaların 6769 sayılı SMK ve 6102 sayılı TTK ve ilgili diğer mevzuat gereği koruma altında olduğunu, davalının daha önceden müvekkili şirket çalışanı olduğunu ve şirketten ayrıldıktan sonra müvekkilin kullanmakta olduğu cihazı fason olarak ürettirip, üzerine müvekkil markaları ile iltibas yaratacak şekilde benzer marka kullanımlarını basarak ve müvekkilin markalarının birebir aynısı olacak şekilde solüsyon markaları basarak kullanım yapmaya devam ettiğini, ürün satışı yapılan firmalar da mevcut distribütörlük ilişkisinin devamı saiki ile ürün ve hizmet almaya devam edildiğini, görüşme yapılan bazı firmalar tarafından taklit ürün kullandıklarının bilincinde olmadıklarının beyan edildiği, davalı yine "..." uzantılı alan adını alarak, müvekkil markalarını birebir ve "..." markasını kullanmak sureti ile tecavüz eylemlerine devam ettiğini, alınan mahkeme tespit kararlarına rağmen kötü niyetli davalının taraf haksız ve hukuksuz kullanımlarına ısrarla devam ettiğini, ayrıca davalı tarafa gönderilen ihtarnameye rağmen müvekkil şirketin markalarını birebir kullanmaya devam ettiğini, SMK ve TTK uyarınca haksız ve kötüniyetli olarak birebir ve benzer markaları ısrarla kullanmaya devam eden davalılar aleyhine bu sefer ... 1. FSHHM de dava açılarak delil tespiti ve ihtiyati tedbir talebi isteminde bulunulduğunu, yapılan bilirkişi raporu ile de davalı eylemlerinin tespit edildiğini ve mahkemece tedbir kararı verildiğini, tedbir kararın uygulanmasına müteakip süresi içerisinde ... 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ... Esas numarası ile dava açıldığını beyan ederek; Davalı yanın, müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve belirtilen fikri mülkiyet hakları ile ürün ambalaj kompozisyonu üzerindeki haklarına karşı haksız rekabet oluşturan fiziki ve dijital ortamlardaki tüm eylemleri nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararlar karşılığı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası hükümlerine göre gerçek zarar miktarı belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik, 6769 sayılı Kanunun m. 149; m. 150 ve m. 151 ve sair hükümleri ile 6102 sayılı TTK m.52, m.56 hükümleri uyarınca şimdilik, 10.000,00 TL maddi tazminat ile 500.000,00 TL manevi tazminatın eylem tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, davalılara karşı aynı sebeplere dayalı olarak açılan İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/53 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Tarafların bildirmiş olduğu tüm deliller toplanmış, Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları istenmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak bilirkişi raporu dosya içerisine ibraz etmiştir. ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş sayılı dosyası üzerinden alınan 13/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; “......” ile “...” internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğu kanaati oluştuğu ve web sitesinin içeriklerinde tespite konu belirtilen “...” ve “...” ibareli ürünlerin güncel olarak tanıtımlarının yapıldığı, davalının aynı binada 2 katta faaliyet gösterdiği, depo olarak kullandığı tespit edilmiştir. işyerinde ..., ..., .., ..., ..., ...,... markalı serum ve solusyonların ambalaj içinde sergilendiği ve kullanyer almayan şekilde kolilerde mevcut olduğu, aynı ambalajların aynı zamanda üzerinde marka broşürlerde kulanıldığı, ürün ambalajları üzerinde davalı ... ŞTİ ÜRETİCİ firma olarak yer aldığı, ... firmasının da Türkiye Genel Distribütörü olduğu, Ofis içinde üzerinde... yazılı klasörün yer aldığı, klasör içinde ... ürünlerine ilişkin sipariş ve teslim evraklarının olduğu, bu evraklarda ..., ..., ..., ..., ...ve ... markalı ürünlere de yer verildiği tespit edilmiştir. ...Tespit Talep edenin .... Sınıfta yer alan emtialarda ve bu emtialarla benzer ve ilgili olan .... Sınıfta yer alan “...” nde tescilli olan ... tescil nolu ...,... tescil nolu ..., ... tescil nolu ...,... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... no ile tescilli ...markalarının aleyhine tespit edilen tarafından serumlar, solusyonlar üzerinde yetkisiz ve izinsiz olarak AYNEN kullanıldığı, sözkonusu markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı broşürlerin üzerinde ... ve ... markalı ürünler ve teknolojisinin açıkça vurgulandığı, ... alan adının yer aldığı, Bunun yanısıra aleyhine tespit talep edilen tarafların web sitelerinde ve instagram sosyal medya hesaplarında açıkça hydrafacial cilt bakımı yapıldığının ilan edildiği, bu kullanımların tamamen MARKASAL olduğu, Yine tespit Talep edene ait ... ve ... esas unsurlu seri markalarının olduğu, karşı tarafın ..., ... şeklindeki kullanımlarında da ... ibaresinin ön planda olduğu ve kullanımlarından karşı tarafça sunulan mal ve hizmetin Tespit Talep edene ait seri markalar olduğu intibaının verildiği görsel , fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu, Tespit Talep edenin markalarının .... Sınıfta yer alan “... makineleri için temizleme preparatları; ilaçsız cilt bakım preparatları, yani losyonlar ve serumlar”, .... Sınıfta sınıfta yer alan “Cilt yenileme ve cilt besleme işlemlerinde kullanılan tıbbi aparat ve aletler” ve ... Sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri”nde tescil edilmiş olduğu, karşı tarafın yukarıdaki kullanımlarının da aynı mal ve hizmetlerde olduğu, davalının kullanımların biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve sessel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir ayniyet ve benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği bu açıdan iltibas koşulları olduğu kanaatimiz oluşmuştur. Tespit Talep edenin ... Sınıfta yer alan emtialarda ve bu emtialarla benzer ve ilgili olan ... Sınıfta yer alan “Güzellik hizmetleri” nde tescilli olan 2015/52400 tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ...tescil nolu ... , ... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... no ile tescilli ... markalarının aleyhine tespit edilen tarafından serumlar, solusyonlar üzerinde yetkisiz ve izinsiz olarak AYNEN kullanıldığı, sözkonusu markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı broşürlerin üzerinde ... ve ... markalı ürünler ve teknolojisinin açıkça vurgulandığı, ... alan adının yer aldığı, Bunun yanısıra aleyhine tespit talep edilen tarafların web sitelerinde ve ... sosyal medya hesaplarında açıkça ... cilt bakımı yapıldığının ilan edildiği, bu kullanımların tamamen MARKASAL olduğu, Bu suretle Tespit Talep edenle karşı taraf arasında ... bir ilişki ve resmi temsilcilik olduğu intibaının verildiği, Tespit Talep edenin markalarının ... Sınıfta yer alan “... makineleri için temizleme preparatları; ilaçsız cilt bakım preparatları, yani losyonlar ve serumlar” , .... Sınıfta sınıfta yer alan “Cilt yenileme ve cilt besleme işlemlerinde kullanılan tıbbi aparat ve aletler” ve .... Sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri”nde tescil edilmiş olduğu, karşı tarafın yukarıdaki kullanımlarının da aynı mal ve hizmetlerde olduğu, davalının kullanımların biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve sessel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir ayniyet ve benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği bu açıdan iltibas koşulları olduğu, karşı tarafın kullanımlarının ve eylemlerinin TTK nun TTK m. 55/I-a,4 hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. Mahkememizin 17/11/2024 tarihli kök bilirkişi raporunda; "...davalıya ait olduğu belirtilen... alan adlı web sitede yapılan incelemede; Sitede firmanın Türkiye’de estetik sektörü adına estetik-medikal cihazlar ve dermokozmetik ürünler sağlayan lider bir firma olduğu belirtilmiştir. Firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin “...”, firma eposta adreslerinin ... ve..., Firma iletişim numaralarının ... ve ... olduğu tespit edilmiştir. Site tescil bilgilerinde; Alan adının ... firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 18.02.2009 tarihinde kayıt ettirildiği ve kayıt süresinin 18.02.2025 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ... A.Ş. firması olduğu tespit edilmiştir. ...URL adresinin 25.07.2018-08.02.2023 tarihleri arasında 28 adet arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Sitede ... URL adresinin 25.07.2018 tarihli arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Sitede ...URL adresinin halihazırda yayında olmadığı olduğu tespit edilmiştir. Sitede ... URL adresinin 23.07.2018-28.09.2023 tarihleri arasında 33 adet arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Sitede...URL adresinin 23.07.2018 tarihli arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ...alan adlı sitede yapılan incelemede; Firma iletişim bilgilerinde; Firma adresinin “...”, Firma eposta adresinin ..., Firma iletişim numaralarının ... ve ... olduğu tespit edilmiştir. Site tescil bilgilerinde; Alan adının ... A.Ş. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin AvrupaBirliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 16.05.2018 tarihinde kaydettirildiği ve kayıt süresinin 16.05.2025 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ... A.Ş. firması olduğu tespit edilmiştir. Sitede ...URL adresinin halihazırda yayında olmadığı tespit edilmiştir. Sitede ...URL adresinin 29.06.2018-16.02.2020 tarihleri arasında 24 adet arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir.... adresinde yer alan video üzerinde yapılan incelemede; Videonun 18.09.2015 tarihinde ... adlı youtube hesabından yayınlandığı, Video başlığının “...dünyanın en iyi cilt bakımı Türkiye’de ...’de” olduğu tespit edilmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ... URL adresinde yer alan instagram hesabında yapılan incelemede; Hesap bilgisinde; Hesap adının estetiktrend olduğu, Hesabın Ocak 2014 yılında oluşturulduğu, Hesapta ...cihazlar Türkiye distribütörü ... açıklamasının yer aldığı, Hesapta firma iletişim numarasının... olarak belirtildiği, Hesapta firma adresinin ... olduğu tespit edilmiştir. ... URL adresinde yer alan hesapta yapılan incelemede, hesabın silinmiş/kaldırılmış olduğu tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen ... alan adlı web sitede yapılan incelemede; Site tescil bilgilerinde; Alan adının Register.com,Inc. firması tarafından kayıt edildiği, Alan adı sahibi kişi bilgileri, .com uzantılı alan adlarında kişisel bilgilerin gizliliği kapsamında, internet alan adı dağıtımını sağlayan ... tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara WHOIS sorgulamalarından kişisel bilgilerin Avrupa Birliği Veri Koruma Yönetmeliği (GDPR) kapsamında 17 Mayıs 2018 tarihinden itibaren aldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, Alan adının 01.03.2005 tarihinde kayıt ettirildiği ve kayıt süresinin 01.03.2025 tarihinde son bulacağı, Site erişim ve yer sağlayıcısının ...firması olduğu tespit edilmiştir. Sitenin 24.11.2005-12.08.2024 tarihleri arasında 839 adet arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Sitenin 24.11.2005 tarihli ilk arşiv kaydı olduğu tespit edilmiştir. Takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davalının davalının web sitesinde yer alan ”...” “..." “...” , “...”, “...”, “...”, “..”,”...” “...”, “...” , “..., “...”, ”...”, “...” şeklindeki marka kullanımlarının Davacı tarafın tescilli ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”,... numaralı “...”, ... numaralı “...”,...numaralı ..., ...numaralı “...”, ...numaralı ”...”, ... numaralı “...” ibareli markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. Mahkememizin 30/01/2026 tarihli ek bilirkişi raporunda; "...bilişim yönünden sonuç olarak; davalı taraf bilirkişi raporuna karşı beyanları üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme; ...ve ... isimli sitelerde sayfaların hiçbir yerinde "..." ibaresinin ya da tespite konu edilen diğer markalara ait ibarelerin hiçbirisinin kullanılmadığı, sayfadaki ürünlerin üzerinde "..." ibarelerinin olduğunu belirtmiştir. Davalıya ait olduğu belirtilen ... ve... isimli siteler üzerinde inceleme yapılmış olup, tespit edilen hususlar kök raporda belirtilmiştir. Davalı taraf, “tespite konu edilen ürünlerin tanıtımının yapıldığına dair bir diğer dayanak olarak 20 Mart 2018 tarihli bir ... paylaşımını göstermiştir. Söz konusu paylaşımda “...” ibaresi kullanılarak ürün tanıtımı yapıldığı tespit edilmiş ise de, dikkatle incelendiğinde ürün tanıtımının yapıldığı Instagram sayfasının estetiktrend değil, drhayatoz adlı Instagram hesabı olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla doğrudan estetiktrend ... sayfası üzerinden bir ürün tanıtımı yapılmamış; tanıtım ... hesabı tarafından yapılmış olup, bu paylaşıma ... tarafından yalnızca yorumda bulunulmuştur.” şeklinde bilirkişi raporuna beyanda bulunmuştur. Belirtilen bu hususa yönelik incelemede; Davalıya ait olduğu belirtilen... isimli sitenin mevcut durumda yayında olmadığı, hesabın silinmiş/kaldırılmış olduğu tespit edilmiştir. Kök raporda aktif olarak kullanıldığı belirtilen ...adlı ... hesabının, ek rapor incelemesinde davalıya ait olduğu tespit edilen aynı hesaba ilişkin olarak yapılan kontrolde, söz konusu hesabın mevcut durumda yayında olmadığı, silinmiş veya kaldırılmış olduğu tespit edilmiştir. Kök raporda incelemesi yapılan ...adresinde yer alan 20.03.2018 tarihli... cihazına ilişkin paylaşımın, mevcut durumda ...isimli hesabın silinmiş veya kaldırılmış olması sebebiyle yayında olmadığı tespit edilmiştir. Kök raporda incelemesi yapılan ... adresinde yer alan 17.03.2018 tarihli ...cihazına ilişkin paylaşımın paylaşım mevcut durumda ... isimli hesabın silinmiş veya kaldırılmış olması sebebiyle yayında olmadığı tespit edilmiştir. Dava dışı... isimli ... hesabı... adresi üzerinde yapılan 12 Şubat 2018 tarihli paylaşımda “...” ibaresinin yer aldığı tespit edilmiştir. Davalının,... isimli “...” adlı ... hesabında, 12 Şubat 2018 tarihinde ... adresinde yaptığı paylaşımı repost ederek (repost: başkasının paylaştığı bir içeriğin kendi hesabında tekrar paylaşılması), ...uzantılı hesapta 20.03.2018 tarihinde yeniden paylaştığı tespit edilmiştir. Davalı taraf, ... arama motoruna "..." yazıldığında yaklaşık 320.000 civarında ilgili sonuç bulunmakta ve ilk sırada "..." gibi büyük ve kurumsal bir hastanenin web sitesinde bu ibarenin kullanıldığını, devamında yer alan sonuçlara bakıldığında farklı doktorların da bu ibareyi terimsel olarak kendilerine ait web sitelerinde sıkça kullandıkları, Yani tespite konu edilen "..." ibaresi kişiler tarafından kötü niyetli olarak kullanılmadığını, sektörde terim olarak kullanıldığını belirtmiştir. Bu hususta ... arama motoru üzerinde yapılan incelemede; Dosya kapsamındaki inceleme, ... arama motoru üzerinde “...” ibaresi kullanılarak yapılan arama sonuçlarına ilişkin olarak sunulan ekran görüntüleri üzerinden gerçekleştirilmiştir. Yapılan incelemede, ... arama çubuğuna “...” anahtar kelimesi girilerek arama yapıldığı, aramanın herhangi bir marka, işletme veya kullanıcı adı eklenmeksizin genel nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu arama sonucunda; sağlık kuruluşları, özel hastaneler, estetik ve cilt bakım merkezleri ile bilgilendirici içerik sunan internet siteleri dâhil olmak üzere çok sayıda farklı ve birbirinden bağımsız internet sitesinin arama sonuçlarında listelendiği görülmüştür. Arama sonuçları arasında sponsorlu reklam içeriklerinin yanı sıra, “...”, “...”, “...” gibi bilgilendirici ve tanıtıcı başlıklara sahip içeriklerin de yer aldığı tespit edilmiştir. Davalının web sitesinde yer alan ”...” “...”, “...” , “...”, “...”, “...”, “...”,”...” “...”, “...” , “...”, “...”, ”...”, “...” şeklindeki marka kullanımlarının Davacı tarafın tescilli ... 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas No: ... numaralı “...”,... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ...numaralı “...”, ... numaralı ..., ... numaralı “...”, ...numaralı ”...”, ... numaralı “...” ibareli markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğu, bu sebeple iltibas yarattığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, Bu sebeple kök rapordaki görüşlerimizi muhafaza ettiğimiz, Mali İnceleme ve değerlendirme neticesinde; Davalının satışını yaptığı ürün grubunun davacı ürün grupları ile markasal benzer bulunması halinde SMK 151/2-b kapsamında davalının Kurumlar Vergisi Beyannamesi dikkate alınmak üzere hesaplanan tazminat bedelinin 27.10.2023 ile 04.04.2024 tarih aralığına ilişkin 3.289.396,61 TL olabileceği..." yönünde görüş ve kanaate ulaştıklarını belirtmişlerdir. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME Asıl dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması ve buna bağlı istemlere, birleşen dava ise; maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, birleşen davada dava dilekçesinde yer alan 10.000,00 TL maddi tazminat talebini 3.279.396,61 TL arttırarak talebini 3.289.396,61 TL olarak neticelendirmiştir. Asıl Dava Yönünden Yapılan İncelemede; Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir. Marka hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK Madde 29’da sayılmıştır. Marka hakkına tecavüz sayılan haller Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesine atıf yapılmak suretiyle 29. Maddesinde düzenlenmiştir. 6769 sayılı SMK madde 29’a göre, Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanılması ve yine madde 29/b’ye göre Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edilmesi marka hakkına tecavüz sayılmaktadır. Marka hakkı sahibinin markasına zarar vermeye yönelik tüm fiilleri engelleme hakkı vardır. Marka hakkına tecavüz de bunların başında gelir. Marka hakkına tecavüzün varlığı için Sınai Mülkiyet Kanun’da belirtilen eylemlerden birinin gerçekleşmiş olması ve somut olayda bu eylemin hukuka uygunluk sebeplerinden birinin bulunmaması gerekir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7. Maddesinde ise; Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır. a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmıştık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 6769 sayılı SMK’nın yukarıdaki ilgili maddeleri genel olarak, marka sahibinin tescilli markası ile iltibasa neden olacak işaretlerin kullanılmasını yasaklamaktadır. Madde metninde de belirtildiği üzere; tescilli marka ile aynı veya benzer olan bir işaretin tescilli markanın kapsadığı mal ve hizmetlerde kullanılarak halk tarafından karıştırılma ihtimaline yol açılması marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmektedir. Aynca işaret ile tescilli marka arasında halk nazarında “ilişkilendirme” olduğu ihtimali de “karıştırılma ihtimali” kavramına dahil sayılmıştır. Marka sahibi tescilli markası ile bağlantı kurulması ve veya karıştırılma olasılığı taşıyan markaların aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılmasını önleme yetki ve hakkına sahiptir. 6102 sayılı TTK'nın 54 vd maddeleri ise Haksız Rekabete ilişkindir. Madde 54- "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. " hükümlerine amridir. Yine TTK Madde 55- (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle;....4. Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,... dürüstlüğe aykırı davranmış olur. Şeklinde düzenlenmiş Madde 56 da "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini, e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği düzenlenmiş kararların ilanının talep edebileceği öngörülmüştür. TTK hükümlerinden de anlaşılacağı üzere başkasının haklı olarak kullandığı tanıtıcı işaretlerle kullanmak veyahut iltibasa meydan verecek eylemlerde kullanmak haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. Tacirin ticari hayatı ile ilgili olarak yaptığı işlerde diğer şahıslardan daha çok "özen göstermesi" gerektiği kabul edilmektedir. Tacir devamlı olarak yaptığı işlerle ilgili mevzuatı, ne yapması gerekeceğini tacir olmayan şahıslardan daha iyi bilir ve bilmek zorundadır. Tacirin bilmek zorunda olduğu şeylerin başında ticari hayatı için gerekli olan kanun hükümleri, ticari hayatın gerekleri ve teamülleri ile ticari örf ve adet gelir. Bu bağlamda, başvuru sahiplerinin tacir olması durumunda T.T.K. M.18/f.2 uyarınca "basiretli bir tacir gibi" hareket etme yükümü altında oldukları kabul edilmektedir. Fakat; bu yükümlülüğün çok katı ve sert değerlendirilmemesi her somut olayın özelliğine göre incelenmesi gerekmektedir. Başkasına ait marka hakkının doğrudan ya da dolaylı ve iltibaslı kullanımı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturmaktadır. Davalılardan ...'ın davalı şirketin yetkilisi olduğu ve davacı şirketin distribütörü olarak davacı şirkette 2011-2016 Yılları arasında çalıştığı anlaşılmaktadır. Davacı, davalı ... İnalın davacının kullanmakta olduğu cihazı fason olarak ürettirip davacı markaları ile iltibas yaratacak şekilde benzer marka kullanımları basarak ve davacının markalarının birebir aynısı olacak şekilde solüsyon markaları basarak kullanım yapmaya devam ettiğini iddia etmiştir. Davacının “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, ..., ..., ..., ..., "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli markaların hak sahibi olduğu, markalarının ... sayılar ile tescilli olduğu anlaşılmaktadır. Davalının “...", "..." ibareli markaların hak sahibi olduğu, markalarının ... sayılar ile tescilli olduğu anlaşılmaktadır. ...1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...D. İş sayılı dosyasında; “...” ile “...” internet sitesinin sahibinin aynı kişi/kişiler olduğu kanaati oluştuğu ve web sitesinin içeriklerinde tespite konu belirtilen “...” ve “...” ibareli ürünlerin güncel olarak tanıtımlarının yapıldığı...., ...davalının.... aynı binada 2 katta faaliyet gösterdiği, depo olarak kullandığı tespit edilmiştir. işyerinde ..., ...,..., ..., ...., ..., ...,... markalı serum ve solusyonların ambalaj içinde sergilendiği ve kullanyer almayan şekilde kolilerde mevcut olduğu, aynı ambalajların aynı zamanda üzerinde marka broşürlerde kulanıldığı, ürün ambalajları üzerinde davalı ...ŞTİ ÜRETİCİ firma olarak yer aldığı, ...firmasının da Türkiye Genel Distribütörü olduğu, Ofis içinde üzerinde ... yazılı klasörün yer aldığı, klasör içinde ... ürünlerine ilişkin sipariş ve teslim evraklarının olduğu, bu evraklarda ..., ..., ..., ..., ...ve ... markalı ürünlere de yer verildiği tespit edilmiştir. ...tespit talep edenin ... Sınıfta yer alan emtialarda ve bu emtialarla benzer ve ilgili olan ... Sınıfta yer alan “Güzellik hizmetleri”nde tescilli olan ...tescil nolu ...,.... tescil nolu..., ... tescil nolu .., ... tescil nolu ... , ... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... no ile tescilli ... markalarının aleyhine tespit edilen tarafından serumlar, solusyonlar üzerinde yetkisiz ve izinsiz olarak AYNEN kullanıldığı, sözkonusu markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı broşürlerin üzerinde ... ve ... markalı ürünler ve teknolojisinin açıkça vurgulandığı, .. alan adının yer aldığı, Bunun yanısıra aleyhine tespit talep edilen tarafların web sitelerinde ve ... sosyal medya hesaplarında açıkça ... cilt bakımı yapıldığının ilan edildiği, bu kullanımların tamamen MARKASAL olduğu, Yine tespit Talep edene ait ... ve ... esas unsurlu seri markalarının olduğu, karşı tarafın ..., ... şeklindeki kullanımlarında da ... ibaresinin ön planda olduğu ve kullanımlarından karşı tarafça sunulan mal ve hizmetin Tespit Talep edene ait seri markalar olduğu intibaının verildiği, görsel , fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu...., " hususlarının tespit olunduğu anlaşılmaktadır. Gerek yukarıda özetlenen değişik iş dosyasında gerekse de mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında davacıya ait ; ..., ..., ..., ..., ..., ... , ... , ..., ..., ..., ..., ..., isimli markaları ile davalı kullanımları incelenmiş, davacının .... Sınıfta yer alan emtialarda ve bu emtialarla benzer ve ilgili olan ... Sınıfta yer alan “Güzellik hizmetleri” nde tescilli olan ... tescil nolu ...,... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ...tescil nolu ... , ... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... no ile tescilli ... markalarının davalılar tarafından serumlar, solusyonlar üzerinde yetkisiz ve izinsiz olarak aynen kullanıldığı, sözkonusu markalı ürünlerin tanıtımının yapıldığı broşürlerin üzerinde ... ve ... markalı ürünler ve teknolojisinin açıkça vurgulandığı, ... isimli alan adının yer aldığı, bunun yanısıra davalı tarafların web sitelerinde ve instagram adreslerinde hydrafacial cilt bakımı yapıldığının ilan edildiği ve bu kullanımların markasal olduğu,yine davalının ..., ... şeklindeki kullanımlarında da ... ibaresinin ön planda olduğu ve kullanımlarında sunulan mal ve hizmetin davacıya ait seri markalar olduğu intibaının verildiği, kullanımların davacı markaları ile görsel , fonetik ve kavramsal olarak benzer olduğu, davacı markalarının ... Sınıfta yer alan “Mikrodermabrazyon makineleri için temizleme preparatları; ilaçsız cilt bakım preparatları, yani losyonlar ve serumlar” , ... Sınıfta sınıfta yer alan “Cilt yenileme ve cilt besleme işlemlerinde kullanılan tıbbi aparat ve aletler” ve ... Sınıfta yer alan “Tıbbi hizmetler. Güzellik bakımı hizmetleri”nde tescil edilmiş olduğu, davalı tarafın kullanımlarının da aynı mal ve hizmetlerde olduğu, davalının kullanımların biçim , düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve sessel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir ayniyet ve benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan makul düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin bu hizmetler için ayırdığı satın alma ve yararlanma süresi içinde davalının kullanımlarını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, davacı ve davalı arasında işletmesel bağ olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mal/hizmetler algısı oluşabileceği, yani markaları karıştırabileceği bu açıdan iltibas koşulları olduğu kanaatine varıldığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafın hem tüm internet ortamında hem de fiziki olarak depolarında ve tanıtım vasıtalarında davacının TPMK nezdinde tescilli olan "...", ve "..." markalarını "...", "...", “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, "...", "..." şeklinde olmak üzere aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzer ve seri marka algısı yaratacak şekilde kullandıkları, ayrıca yine davacıya ait tescilli; "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." ibareli markalarını ise tamamen aynı şekilde cilt bakım solüsyonlarında ve sair şekilde kullandıkları,her iki tarafın markalarının aynı sınıfta ve aynı sektörde kullanıldığı, davalının "..." ibaresine ilişkin kullanımların markasal olduğu ve yukarıda da açıklandığı üzere daha önce aralarında distribütörlük sözleşmesi bulunduğu anlaşılan tarafların kullanımları karşılaştırıldığında, davalı kullanımlarının davacının markalarıyla benzerlik oluşturduğu ve seri marka izlenimi yarattığı, söz konusu ürünlerin davacı tarafından üretildiği, lisanslandığı veya davacı ile ekonomik ya da ticari bir bağlantı içinde piyasaya sunulduğu yönümde ilgili tüketici kitlesinde doğrudan algı oluşturabilecek nitelikte olduğu, davalıların kullanımlarının davacı markasının ekonomik değerine yaslandığı, davacının marka itibarından haksız şekilde yararlanmasına sebebiyet verdiği ve markanın oluşturduğu çağrışım alanından yararlanma niteliğinde olduğu değerlendirilerek, davalıların eylemlerinin dürüstlük kuralına uymadığı, davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmış, bağlı taleplerin de kabulüne karar vermek gerekmiştir. Birleşen Dava Yönünden Yapılan İncelemede İse; Mahkememizce alınan ve yukarıda özetlenen 30/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda, SMK 151/2-b kapsamında davalının Kurumlar Vergisi Beyannamesi dikkate alınmak üzere hesaplanan tazminat bedelinin 27.10.2023 ile 04.04.2024 tarih aralığına ilişkin 3.289.396,61 TL olabileceği kanaatine varıldığı anlaşılmış, raporda yer alan hesaplamanın Yargıtay içtihatlarına uygun, denetlenebilir ve hükme esas alınabilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş, raporda yer alan tespitler ışığında TBK m. 50 çerçevesinde maddi tazminat tutarı belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu doğrultuda ; Maddi ve Manevi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede, yukarıda da açıklandığı üzere davalıların davacı markasını hukuka aykırı olarak kullandıkları, kullanımında kusurlu olan davalıların iyi niyetli olarak kabul edilemeyeceği, davalıların elde ettiği gelirlerin ne kadarının dava konusu marka kullanımından kaynaklandığı hususunun, başka bir ifade ile markanın davalıların ticari faaliyetleri ve gelirleri üzerindeki etkisinin hangi oranda olduğunun objektif ve kesin bir biçimde tespit edilemediği, bu nedenle davalının tüm gelirlerinin marka kullanımına atfedilmesi mümkün olmadığı gibi marka kullanımının davalılara sağladığı ekonomik faydanın ve buna bağlı olarak davacının uğradığı zararın tam ve kesin olarak hesaplanabilmesinin de mümkün olmadığı, bu itibarla zarar miktarının tam olarak belirlenemeyeceği, TBK'nın 50. maddesi uyarınca dosya kapsamındaki deliller ve somut olayın özellikleri dikkate alınarak hakkaniyete uygun şekilde tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği, bu doğrultuda markaların tescil tarihleri, tanınma dereceleri, algı ve imajları, ayırt edilme güçleri ve davalı kullanımlarının niteliği değerlendirilerek, -Yargıtay içtihatlarında benzer durumlarda %10 ile %50 arasında bir oran belirlenerek mütecavizin gelirinin hakkaniyete uygun şekilde belirlenmesi gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak- 1.000.000,00 TL maddi tazminatın açıklanan hususlar doğrultusunda dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, davacının maddi tazminat istemine konu miktarın kısmen yerinde olduğu kanaatine varılmış ve fazlaya dair talep reddolunmuş, marka hakkına tecavüzden dolayı davacının şeref ve saygınlığının ihlal edildiği anlaşılmış, tecavüz eyleminin işleniş şekli, kusurun ağırlığı, tarafların birbirlerine göre konumları ve hakkaniyet gereği manevi tazminat miktarı takdiren belirlenmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Asıl dava yönünden; 1-Davalıların, davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ve belirtilen fikri mülkiyet hakları ile ürün ambalaj kompozisyonu üzerindeki haklarına karşı haksız rekabet oluşturan fiziki ve dijital ortamlardaki tüm fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, bu doğrultuda davalının .. sınıflardaki ürünlerinin ticaretinde,"..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ibareli marka ve/veya tanıtım işaretlerini; bunun yanında davacının yazım biçimi ve/veya ürün ambalaj kompozisyonunun yahut bunlarla karışıklık yaratacak başka işaretleri kullanmasının önlenmesine, davalı yanın işletmelerinde, eklentilerinde veya diğer fiziki ve dijital ticari ortamlarda bulunan, "...", "...", “...”, “...”, “...”, “...”, “...”, "...", "..." "...", "...", "rinseaway", "...", "...", "...", "..." ibareli tanıtım işaretini, davacının yazım biçimi ve ürün ambalaj kompozisyonunu veya bunlarla karışıklık yaratacak başka işaretleri içeren ürünler ile bu ürünleri üretmeye yarayan üretim araçlarına; sabit veya taşınır tabela, kartvizit, fatura, irsaliye, afiş, broşür, tanıtım dergilerinin ve bu cümleden olarak tüm iş ve tanıtım evrakı ile tanıtıcı tüm materyallere el konulmasına ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmazsa tümümün imhasına, sabit ortamlarda bulunan ihlal konusu tanıtım işareti ve kompozisyonlarının silinmesine, 2-... - ... - ... - ... -... - ... - ... - ... - ... -... uzantılı web sayfalarında ve tüm internet ortamında ihlal oluşturan kullanım ve tanıtımların silinmesine, aksi takdirde erişimin engellenmesine, hükmün infazında 17/11/2024 tarihli bilirkişi raporunun esas alınmasına, 3-Kararın kesinleşmesini müteakip ihlal davasına ilişkin kısmının özetinin tüm Türkiye’de yayımlanan gazetelerden birinde bir defa ilanına, masraflarının davalılardan alınmasına, 4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 304,40 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60 TL Başvuru Harcı, 427,60 TL Peşin/Nisbi Harcı, 23.524,00 TL Tebligat Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 24.379,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin...D.İş sayılı dosyası üzerinden yapılan 8.313,00 TL (Bilirkişi Reddiyatı + Posta-Tebligat Gideri) yargılama gideri ile 714,45 TL (peşin+başvuru) harç giderinden oluşan toplam 9.027,45 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'ye göre hesaplanan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Birleşen ... 4. FSHHM ... Esas sayılı dosyası yönünden; 1-Davanın kısmen kabulü ile, takdiren 1.000.000,00 TL maddi tazminatın ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 27.10.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair taleplerin reddine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 75.141,00 TL harç miktarı daha önceden ödenen 56.427,60 TL peşin + ıslah harcından düşüldükten sonra eksik kalan 18.713,40 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından sarfedilen 56.427,60 TL peşin ile 427,60 TL başvuru harcı toplamından oluşan 56.855,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 11.855,20 TL (bilirkişi, posta, tebligat gideri) yargılama giderinin davadaki haklılık durumuna göre hesaplanan 6.000,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; a)Maddi tazminat davası yönünden; A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 156.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, b)Manevi tazminat davası yönünden; A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; reddedilen maddi tazminat davası yönünden; A.A.Ü.T.'ne göre belirlenen 156.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabulucuk suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabulucuk ücretinin davadaki haklılık oranına göre hesaplanan 2.000,00 TL'sinin davalıdan, 1.800,00 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştikten sonra ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır