İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/145 E. 2025/500 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/145
Karar No
2025/500
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/145 Esas - 2025/500

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/145 KARAR NO : 2025/500

ASIL DAVA :FSEK'e bağlı hak ihlali ve Tasarım Tecavüzü ile Haksız Rekabet ihlali Tespiti, Men'i, Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat DAVA TARİHİ : 24/09/2020 KARŞI DAVA : Tasarım Hükümsüzlüğü DAVA TARİHİ : 19/11/2020 KARAR TARİHİ : 10/12/2025 Yazım Tarihi: 16/12/2025

(ASIL DAVA YÖNÜNDEN) İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili firmanın ev dekorasyon, ... yan sanayi ve yapı sektörlerinde faaliyet gösteren, yenilikçi tasarımları yurt içi ve yurt dışı pazarda özgün tasarımlarıyla bilindiğini, müvekkilinin tasarım tesciline konu ettiği oto güneşlik ürünlerinin ilk bakışta basit ürünler gibi görünse de teknik ve tasarımsal anlamda çok ciddi bir ... çalışması gerektirdiğini, bu tasarımlardan birinin dava konusu edilen ve ... sayılı "..." çoklu tasarımları olduğunu, tasarımın 1. yenilemesinin 2019 yılında yapıldığını ve korumasının devam ettiğini, müvekkiliyle aynı sektörde faaliyet gösteren davalı firmanın, müvekkilinin ilgili piyasada en çok rağbet gören tasarımlarından biri olan .... sayılı tasarımlarını izinsiz bir şekilde taklit ettiğini ve satışa konu ettiğini, ürünlerin kullanılması ve üretilmesi için davalı firmaya hiçbir izin ya da lisans verilmediğini, davalının bu eylemlerinin müvekkilinin tasarım hakkına tecavüzün yanında haksız rekabet de oluşturduğunu, davalı yanın ihlale konu eylemlerinin tespiti için .... D.İş sayılı dosyası aracılığıyla yaptırılan tespitte davalılar tarafından gerçekleştirilen mezkur eylemlerin müvekkilinin tasarım belgesinden doğan haklarını ve 5846 s. FSEK uyarınca eser sahipliğinden doğan haklarını ihlal eder nitelikte olduğunu, ... alan adlı internet sitesi başta olmak üzere muhtelif internet siteleri üzerinden satılan “... ...” isimli ürünün, müvekkili adına tescilli ... sayılı tasarımın birebir taklidi olduğunu ifade ederek, müvekkil adına tescilli .... sayılı tasarımdan doğan haklarına tecavüz edildiğinin 6769 s. SMK uyarınca tespiti, tecavüz teşkil eden eylemlerin men ve ref'ine, davalı eylemlerinin ayrıca 5846 s. Kanun uyarınca da eser sahipliğinden doğan mali ve manevi haklara tecavüz ve TTK hükümleri uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, SMK uyarınca tescilli tasarımdan doğan hakların davalı yanca ihlal edilmesi nedeniyle şimdilik 1.000 TL belirsiz maddi tazminata (zarar alacağının) ve 50.000 TL manevi tazminata, tecavüz yönünde verilecek mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, Türkiye'de tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Müvekkillerinden ...'in ... sektöründe 30 yıla yakın bir tecrübe ve birikime sahip olduğunu, diğer müvekkili ... firmasının da 2011 yılında ... firmasının kurucuları tarafından kurulduğunu, müvekkilinin ürünlerinin “...” veya “...” markası altında satışa sunulduğunu, “...” markasının ... sayı ile marka tescilli olduğunu ve tanınan bir marka olduğunu, 30 yıllık birikime sahip müvekkilinin 6-7 yıldır faaliyet gösteren firmanın tasarımını kullanma ya da organik bağ yaratma gibi bir çabasının olmadığını, davacının davaya dayanak gösterdiği ve internet sitesinde teşhir ettiği resmin/görselin orijinal olmadığını, anonim olduğunu, davacının tasarımına ait ürünün görsel resmi olmadığını, davacının buna dayanarak hak talep edemeyeceğini, söz konusu fotoğrafın orijinal olduğu kabul edilse dahi FSEK anlamında eser olarak kabul edilemeyeceğini, davacının ürünüyle iltibas yaratılmadığı; müvekkiline ait ürünün oval hatlara sahip iken davacıya ait ürünün dikdörtgen tasarıma sahip olduğunu, davacının ... sayılı tasarımının kanuni anlamda tasarım şartlarını taşımadığını, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinden yoksun olduğunu, davacının tasarımının tescil tarihinden önce farklı ülkelerde üretildiğini ve satışının yapıldığını, bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiğini ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. (KARŞI DAVA YÖNÜNDEN) İDDİA: Karşı davalının ... sayılı tasarımının kanuni anlamda tasarım şartlarını taşımadığını, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinden yoksun olduğunu, davacının tasarımının tescil tarihinden önce farklı ülkelerde üretildiğini ve satışının yapıldığını, bu nedenle hükümsüz kılınması gerektiğini , internet üzerinden yapılacak basit bir incelemede dahi söz konusu ürünlerin bir çok ülkede davalının tescil tarihinden önce satıldığı ve üretildiğinin tespit edilebileceği, tasarım hükümsüzlüğünün kamu menfaatini ilgilendiriyor olması nedeniyle Sayın Mahkemece sunulan delillerin yanı sıra resen araştırma yapılması ve bilirkişilere bu hususta görev yetki verilmesi gerektiği, tasarımın tescili için aynısının dünyada daha önce yapılmamış, yapılmışsa dahi kamuya hiç sunulmamış, aleniyet kazanmamış olması gerektiği,iddiamızın dayanağının davalının ürününün tescil tarihinden çok daha önce tüm dünyada şatışa sunulan bir ürün olduğu, davalının korunmaya değer olmayan dünyanın her yerinde uzun yıllardır üretilen ürünlerin taklidi olan tasarımın resmi bir belge ile herkese karşı korunması kamu menfaatinin ihlal edildiği anlamına geldiği, yurtdışında bulunan firmalar ile görüşmelerde ürünün 2014 yılından çok daha önce üretilerek kamuya sunulduğu ve çeşitli ülkelere satışının yapıldığı bilgisine ulaşıldığı, dava dosyasına sunulan belgelerde söz konusu ürünün 2014 yılından çok daha önce dünyanın bir çok ülkesinde aynı dizayn ve ebatlarda üretildiği, tasarımın özgün olmadığından ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmiştir. SAVUNMA: Karşı davacı tarafın müvekkil tasarımın yeni olmadığına dair beyanlarının kabul edilemez ve afaki olduğu, karşı davacının mesnetsiz iddialarını temellendirebilecek ve hükümsüzlük davasına dayanak olabilecek tek bir delil sunamadığı, karşı tarafın sunmuş olduğu delillerin hiç biri üzerinde ne bir tarih damgası, ne bir aidiyet bilgisi, ne de yenilik kriteri bakımından ürünlerin benzerliği ve yenilik kriterini ortadan kaldırmaya muktedir olduğu yönünden bilgi ve belgeye rastlanmadığı, karşı tarafın dosyaya sunduğu delillerin oluşturma şekline, içerdiği metinlere ve formatlarına göz atıldığında bahse konu yazı metninin muhtemelen davacı tarafından kaleme alındığı ve mezkur firmalara bu şekilde bir beyana ihtiyaç duyulmaktadır lütfen doldurunuz denilerek iletildiğinin düşünüldüğü, karşı davacı yanın bu delilleri kendiliğinden oluşturmadığı yönündeki inanışımız ile birlikte bahse konu yabancı şirketlerle irtibata geçilerek bu şekilde bir beyan talep olunduğu ve birebir aynı kopya yazılar ve şablonlarla huzurdaki haksız davalarına delil yaratılmaya çalışıldığı, kaldı ki söz konusu delillere ilişkin herhangi bir mail yet bilgisi, kamuya sunulup sunulmadığı, ne zamandır kullanıldığı, hangi tarihe ait olduğu en hiçbir emarenin olmadığı, Yargıtay'ın özellikle tarih damgası içermeyen delillerin hükümsüzlük davalarında ve davalarda dikkate alınmasının mümkün olmadığı yönünde pek çok kararının bulunduğu(.....) belirterek karşı davanın reddini talep etmiştir. 5846 sayılı FİKİR VE SANAT ESERLERİ KANUNU : Madde 1/B-a) Eser: "Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini, b) Eser sahibi : Eseri meydana getiren kişi " Madde 2/1 "Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserlerin ilim edebiyat eseri olduğu" Madde 2/3 "Bedii vasfı bulunmayan her nevi teknik ve ilmi mahiyette fotoğraf eserlerinin" ilim edebiyat eseri sayıldığı, Eser sahiplerinin FSEK 14-17 .nci maddelerde manevi hakları (umuma arz, adın belirtilmesi, eserde değişiklik yapılmasını men etmek, zilyet ve malik karşı eserden yararlanma, eseri isteme), 21-25.nci maddelerde de mali hakları (işlemek, çoğaltmak, yaymak, temsil, umuma iletim) bulunduğu, Madde 84 ( İşaret, resim ve ses ) "Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmıyan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır."hükmü, 6769 Sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük) Madde 55'te ( Tasarım ve ürün ) ; konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Tasarım konusu ürün, (bilgisayar programları hariç) endüstriyel (makineler ) yoluyla veya elle üretilen herhangi bir nesne , birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneler , birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterlerini ifade eder. Birleşik ürün denildiğinde ise , sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. Tasarım, bir ürün ya da ürün parçasının görünümüdür. Dolayısıyla görünmeyen bir ürünün tasarımının tescili olanaklı değildir. Bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe aktarımı gibi hususların tek başına bir önemi bulunmamaktadır. Tasarımın korunması için, kaliteli, estetik, faydalı ya da işlevsel olması gerekmemektedir. Ancak, tasarım koruması talep edilen görünümün, fikri veya zihni bir emek ve çabanın ürünü olması gerekmektedir. Tasarım düşüncesi, bir üründen bağımsız olarak hukukî korumadan yararlanamaz. Tasarımın koruma görmesi için mutlaka bir üründe tecessüm etmesi gerekir. Madde 56 'da( Yenilik ve ayırt edicilik ); konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Tasarım, yeni ve ayırtedici ise kanun korumasından yararlanır. Şayet birleşik parçalardan oluşan bir üründe, bir veya birkaç parça tasarım sözkonusu ise o parça ürüne takıldığında görünür halde ise , yenilikle beraber ayırtediciliği de varsa tasarım olarak korunması mümkün olur. Bu maddede belirtilen normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. Bir tasarım, diğer tasarımla mukayesesinde; Eğer mesnet alınan tesçilli tasarım ise onun başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; Mesnet alınan tesçilsiz tasarım ise onun kamuya sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmamış ise YENİ kabul edilir.(Yenilik kriteri) Tasarımlar bilgilenmiş kullanıcı açısından sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Bilgilenmiş kullanıcı tasarımı mukayese ederken ; tesçilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden daha önceki bir tarihte; tesçilsiz tasarım için kamuya ilk sunulduğu tarihten daha önceki bir tarihte kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarım AYIRTEDİCİ kabul edilir. ( Ayırtedicilik kriteri) Yenilik kavramı daha çok fiili bir duruma ilişkin olup her bir somut olayda ve somut ürün yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Bununla birlikte yenilik unsurunun varlığı için önceden hiç bilinmeyen bir görünümün elde edilmesi veya bilinen bir görünümün değişik yorumlarla ve yaklaşımla yeniden tasarlanması olgusunun varlığı gerekir. Fikri mülkiyet hukukunda taklidin yasak, esinlenmenin ise serbest olduğu gözden uzak tutulmamalıdır. Bu olgu öğretide “yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi” olarak ifade edilir (....). Yenilik unsurunun tespitinde önemli olan tasarımın dış görünümdür. Görünmeyen unsurların tasarımın yeniliğine etkisi bulunmamaktadır. Buradaki Bilgilenmiş kullanıcı; tasarımı kullanarak bilgi sahibi olmuş, tasarımı tanıyan, deneyim sahibi kullanıcı olarak tanımlanmaktadır. Öğretide ise bilgilenmiş kullanıcı bir uzman olmayıp, tasarım konusu ürünleri daha önce görmüş ve bu ürünlerin ne olduğunu bilebilecek bir ara veya nihai tüketici olarak anlaşılması gerektiği ifade edilir. Bir tasarımın ayırt edici nitelikte olması, bu tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenime göre belirlenir. Ayırt edicilik tespit edilirken ayrıntıya girilir ve detaylı inceleme yapılır. Bilgilenmiş kullanıcının nazarında, farklılığın belirgin olması aranır. Bu unsurun tespitinde dış görünüm esas alınır. Tasarım başvurusundaki tarifnamelerin bu anlamda önemi bulunmamaktadır. Zira tasarımda korunan işlevsellik değil görsel unsurdur.

Madde 57 'de (1) Kamuya sunma) konusu düzenlenmiştir. Buna göre; Ürünü sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. (kamunun bilgi erişimine sunulması ) Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. Şayet tasarım, başvuru veya rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile 3.ncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.

(Tasarım ) Madde 59 "(1) Tasarımdan doğan haklar münhasıran tasarım sahibine aittir. Üçüncü kişiler, tasarım sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz ya da bu tasarım veya tasarımın uygulandığı ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunamaz." Madde 77 (Hükümsüzlük)" (1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir: a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse. b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse. c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise. (2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. " , Madde 79 (Hükümsüzlüğün etkisi ) " (1) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin karar geçmişe etkili olup, tasarıma bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır. (2) Tasarım sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli hareket etmesinden zarar görenlerin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi aşağıdaki durumları etkilemez: a) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce tasarımın sağladığı haklara tecavüz nedeniyle verilen kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar. b) Hükümsüzlüğe karar verilmeden önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. (3) İkinci fıkranın (b) bendinde belirtilen sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir. (4) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar herkese karşı hüküm doğurur. Hükümsüzlük kararının kesinleşmesinden sonra mahkeme bu kararı Kuruma resen gönderir. Hükümsüz kılınan tasarım, Kurum tarafından sicilden terkin edilir ve Bültende yayımlanır.", Madde 81 'de Tasarım hakkına tecavüz sayılan haller arasında "a) tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak." hükmü, Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden ; "Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı "talep edebilir ,hükmü, 6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan); Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." hükmü yer almaktadır. ÖNCEKİ DEĞERLENDİRME; (Asıl Davada )Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafa ait ...sıra sayılı tescilli tasarıma konu olan ürünlerin davalı firmalarca üretilip internet dahil ticari ortama sunulduğu (satıldığı) iddiasına bağlı tasarım hakkı ihlali ve haksız rekabet oluşup oluşmadığı; davacı tarafça FSEK kapsamında olduğu belirtilen fotoğrafların davalı tarafça izinsiz kullanılıp kullanılmadığı, davalı taraf iddiasına göre bu fotoğrafların anonim olup olmadığı, davacı tarafın iddialarına bağlı tespit, men, ref söz konusu olup olmadığı, maddi ve manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığı; noktasında olduğu anlaşılmıştır. (Karşı dava) yönünden)Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı tarafa ait ... sıra sayılı tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı olmadığı, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özelliği dolayısıyla tasarıma konu edilemeyeceği gerekçesiyle hükümsüzlüğü söz konusu olup olmadığı noktasında olduğu tespit edilmiştir. Davacı-Karşı davalıya ait ... sayılı" ..." ibareli 27.05.2014 başvurusu yapılan ve aynı tarihte de tescil edilen tasarımı bulunduğu ... belgesi ile tespit edilmiştir. .... . FSHHM.nin .... D.iş Tespit dosyasında; Davacı taraf , müvekkilinin ... no’lu tasarımı aleyhine tespit istenen tarafından müvekkilin tescilli tasarımlarının birebir aynısını haksız ve hukuksuz olarak ticari mevkie çıkararak kullandığını, müvekkil tarafından, aleyhinde tespit istenene ait "..." alan adlı internet sitesi başta olmak üzere, ..................... internet sitelerinde karşılaşılan ürünlerin müvekkil adına tescilli tasarımlar ile doğrudan iltibas yaratacak ve müvekkili ile organik bir bağ içerisinde faaliyet gösterdiği algısını oluşturacak şekilde aleyhinde tespit talep edilenler tarafından müvekkilin tasarımlarından doğan haklarını ihlal eden kullanımlara rastlandığını, bu ihlal niteliğinde ki kullanımlar en ufak bir tereddüt dahi gösterilmeden birebir olarak müvekkiline ait "...." internet sitesinden kopyalanarak tüm detayları aynı şekilde aleyhinde tespit talep edilenler tarafından kendilerine ait internet siteleri ve yukarıda yazılı diğer internet sitelerinde kullanılmakta olduğunu ileri sürerek deli tespiti ve devamında da ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkememizce de 08/07/2020 tarihli kararla delil tespiti kararı verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/07/2020 tarihli raporda ÖZETLE " Talep eden ... A.Ş. ’ye ait ... Tasarım Tescilli ürün ile Karşı tarafa ait tespite konu olan .../... sayfasında yer alan ürün görsellerin benzer olduğu, bilinçli kullanıcı algısında yeni ve farklılık oluşturmadığı, Tespite konu olan ürünün, aleyhine tespit istenen firmanın "..." adlı internet sitesi başta olmak üzere .... internet adreslerinde benzer ürünlerin satışa konu olduğu, Bu kullanımlar/satışların ne zaman siteye yüklendiği, ne kadar zamandır kullanıldığı konusunda bahsi geçen ...” internet sitesi hosting servis sağlayıcısı olan ... (....) firmasından elde edilebileceği, ..., ..., ... vb. ... mağazalarında ... adı altında satılan ürünler ile ... ve ... mağazalarında satılan ürünlere ait tarih tespitlerinin ise ancak ilgili çatı şirketlerden elde edilebileceği, Heyetimiz ... sayılı çoklu tasarım başvurusunda geçen ve talep edenin iddia ettiği şekilde kendisine ait web sitesinde yayınlanan, gerçek bir araç üzerinde görüldüğü şekliyle sunulan oto güneş koruma aksesuarının 5846 sayılı yasa kapsamında eser olup olmadığının anlaşılması için esere ait yukarıda bahsi geçen tüm özelliklerin bilinmesi gerektiği, " şeklinde mütalaada bulunmuştur. Mahkemece de 09/09/2020 tarihli kararla ÖZETLE " Delil tespiti kararı sonrası görev verilen bilirkişi heyetinin sunduğu 20/07/2020 tarihli raporda da "Talep eden .... A.Ş. ’ye ait ... Tasarım Tescilli ürün ile Karşı tarafa ait tespite konu olan .... sayfasında yer alan ürün görsellerin benzer olduğu, bilinçli kullanıcı algısında yeni ve farklılık oluşturmadığı, " şeklinde ihlalin varlığına kanaat verici delil sunulduğundan ihtiyati tedbir talebi kısmen kabul edilerek ; Karşı tarafa ait .... internet sayfasında yer alan ve ... tesçilli tasarım ile AYNI veya BENZER nitelikteki ürünlerin üretimi, sergilenmesi, tanıtımı ve her türlü ticarete konu edilmesinin tedbiren ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA, bu ürünlerin yer aldığı ilgili sayfaya ERİŞİMİN İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA ENGELLENMESİNE, -İlgili diğer internet sitelerine yönelik ihtiyati tedbir talebinin ise REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. Bu karara yönelik itiraz üzerine mahkememizce red kararına karşı İSTİNAF yoluna başvurulduğunda ..... HD.nin .... sayı ile esastan red kararı verilmiştir. Tahkikat aşamasında ise uyuşmazlığın teknik yönü karşısında bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.; Bilirkişi heyetinin ASIL DAVA dosyasına sunduğu 11.09.2021 tarihli raporda ÖZETLE: " Huzurdaki uyuşmazlığa konu tasarım ürünü, arabaların yoğun güneş ışığına maruz kalmasını önlemek amacıyla ön cama yerleştirilen ... isimli üründür. Tasarımın ilgili sektörü ... sektörü; hitap ettiği bilgi sahibi tüketici ise ... sektörünü tanıyan ve/veya otomobil kullanan bir kişidir. Davacıya ve davalılara ait ... görsellerinin, iki ayrı parçanın ortada ayrı bir parçayla birbirine bağlanmasıyla oluştuğu, görsellerdeki küçük geometrik farkların benzerliği ortadan kaldırmadığı, yeni ve farklılık algısı oluşturmadığı, bu nedenle davalılara ait oto güneş gözlüğünü gören “bilgilenmiş kullanıcı” nın bunun, davacıya ait ... olduğunu düşünebileceği değerlendirilmiştir. Davacıya ait ... sayı ile tescilli tasarımının davalılarca yeni ve farklılık algısı oluşturmayan benzerinin satışının yapılmasının SMK.81 kapsamındaki tasarım hakkına tecavüz sayılan fiili olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılmakla, tasarım hakkına tecavüz hususundaki nihai takdir Sayın Mahkemeye aittir. .... Hukuk Mahkemesi'nin ....D.iş sayılı dosyası aracılığıyla da tespit edildiği üzere, davalıların ... alan adlı internet sitesi başta olmak üzere muhtelif internet siteleri üzerinden satışını yaptığı “... ...” isimli ürünün, davacının tescilli tasarımı karşısında haksız rekabet oluşturabileceği kanaatine varılmakla birlikte haksız rekabet konusundaki nihai takdir hususundaki nihai takdir Sayın Mahkemeye aittir. Davacının “ürün görseli” olarak nitelendirdiği, dosya kapsamında bulunan fotoğrafların herkesin çekebileceği sıradan fotoğraf olma izlenimi verdiği, çekenin fikri bir çabası sonucu oluşan, hususiyet ve estetik bir değer taşımadığı gibi, öğretici, açıklayıcı, aydınlatıcı, uygulama yapmaya imkan verici bir yönünün de bulunmadığı, ürünlerin satışına, pazarlanmasına yönelik olduğu, bu yönüyle FSEK kapsamında güzel sanat eseri ya da ilim ve edebiyat eseri olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. SONUÇ; 1- Davalılara ait eylemlerin, davacıya ait tasarım hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceği, 2- Davalılara ait eylemlerin, haksız rekabet oluşturabileceği, 3- Davacının “ürün görseli” olarak nitelendirdiği fotoğrafların FSEK kapsamında güzel sanat eseri ya da ilim ve edebiyat eseri olarak nitelendirilemeyecekleri,,"şeklinde ifade edilmiştir. Bilirkişi heyetinin KARŞI DAVA dosyasına sunduğu 11.09.2021 tarihli raporda ÖZETLE: " Bir tasarımın ayırt edici sayılabilmesi için, önceden bilinen ve kamuya açıklanmış görsellerden belirgin ölçüde farklı olması gerekir. Bu anlamda davacıların .... sayılı ve “...” ibareli markasını uzun yılladır kullandığı iddiasına dayanmakla birlikte, gerek .... Hukuk Mahkemesi'nin .... İş sayılı dosyası aracılığıyla yaptırılan tespit sonucu, gerekse işbu dava dosyası kapsamında, davacıların bu tasarımı ne kadar zamandır kullandığı anlaşılamadığı gibi, marka tescilinin varlığının tek başına kullanım olarak değerlendirilemeyeceği, bu anlamda davalının tasarımının ayırt edicilik unsurunu taşıdığı kanaatine varılmıştır. Yenilik hususunda davacılar, davalının tasarımının tescil tarihinden önce farklı ülkelerde üretildiği ve satışının yapıldığı iddiasına dayanarak dava konusu tasarımın; 2010 yılında .... "....", 2012 yılında .... "....”, 2016 yılında .... "....", 2014 yılında ".....”, 2013 yılında “.... "....” tarafından üretildiği ve satışının yapıldığını iddia ederek, buna ilişkin ekran görüntüleri sunmuştur. Söz konusu delillerin takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, bu üretim ve satışların kabulü halinde, davalının dava konusu ... sayılı tasarımının tescil tarihi 27.05.2014 olduğundan dünyadaki 2010, 2012 ve 2013 tarihli daha önceki üretim ve satışlar nedeniyle davalının tasarımının yenilik unsurunu taşımadığı sonucuna varılabilecek olup, Heyetimizce bu hususta bir değerlendirme yapılması mümkün olmamıştır. Davalının tasarımının tescil tarihinden önce farklı ülkelerde üretildiği ve satışının yapıldığı iddiasına dayalı delillerin Sayın Mahkemece kabulü halinde, davalının dava konusu ... sayılı tasarımı açısından yenilik unsuru taşımaması nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği sonucuna varılabilecek olup, Heyetimizce bu hususta bir değerlendirme yapılması mümkün olmamıştır. SONUÇ; 1- Davalının ... sayılı tasarımının ayırt edicilik unsurunu taşıdığı, 2- Davalının ... sayılı tasarımının yenilik unsurunu taşıyıp taşımadığı hususunda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı, 3- Davalının ... sayılı tasarımı açısından hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı,"şeklinde ifade edilmiştir. Karşı davada sunulan rapora yönelik karşı davacının itirazı üzerine teknik yönü de dikkate alınıp heyete 1 Bilgisayar uzmanı ilave edilerek ( tasarımın yenilik koşulu açısından karşı davacının dosyaya sunduğu ekran görüntülerinin ihdas tarihi ve yayın yani kamuya sunma tarihi açısından) aynı heyetten ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Karşı davada bu şekilde oluşan bilirkişi heyetinin sunduğu 10.01.2022 tarihli EK rapor 1 de ÖZETLE: " 4. Bölümde yapılan incelemelerde “...” isimli çevirim içi alışveriş sitesinde şekil-9’da gösterilen güneşlik 05/05/2012 tarihinde satışta olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu güneşliğin tasarımı, davacı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarım ile aynı olduğu (tescilli tasarımının ortasındaki birleştirme yeri şekil-9’dakinden daha kısadır ancak bu küçük bir ayrıntı olup 6769 sayılı SMK m.56/4 gereği dikkate alınmamaktadır) görülmüştür. Dolayısıyla davacı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarımın yenilik vasfını taşımadığı, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği, bu hususta nihai takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu değerlendirilmiştir. SONUÇ; 1- Karşı davalı (asıl davacı) tarafa ait ... sayılı tescilli ürünün 05/05/2012 tarihinde .... web sitesinde aynısının satışının yapıldığı, 2- Karşı davalı tarafa ait ... sayılı tescilli ürünün yenilik vasfına sahip olmadığı, 3- Karşı davalı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği, 4- Ek görevlendirme kapsamında yapılan yeni tespit doğrultusunda; Sayın Mahkeme de davacı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarımın yenilik vasfını taşımaması nedeniyle hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği kanaatinde ise, aslı dava yönünden Heyetimizce sunulan kök raporumuzdaki tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet hususunda; - Hükümsüzlüğe bağlı olarak; davalılara ait eylemlerin, davacıya ait tasarım hakkına tecavüz olarak değerlendirilemeyeceği, - Hükümsüzlüğe bağlı olarak; davalılara ait eylemlerin, haksız rekabet oluşturmayacağı, 5- Davacının “ürün görseli” olarak nitelendirdiği fotoğrafların FSEK kapsamında güzel sanat eseri ya da ilim ve edebiyat eseri olarak nitelendirilemeyecekleri yönündeki kanaatimizde ise bir değişiklik olmadığı,"şeklinde ifade edilmiştir. Karşı davada sunulan ek rapora yönelik bu kez karşı davalının itirazı üzerine ( "Bilirkişi heyetinin ve heyette yer alan bilgisayar uzmanının ek raporda belirtilen tarihsel tespiti doğru olmakla birlikte önceki ürünü oto-güneş gözlüğü şeklinde tasarımsal değerlendirmesi doğru değildir, müvekkilin tescilli tasarıından sonraki tarihi gösteren ürünler yönünden değerlendirmesine esas alınan oto-güneş gözlükleri tasarımsal açıdan ise doğrudur, önceki ve sonraki ürünler farklıdır müvekkilin tescilli tasarımı oto-güneş gözlüğü ürününe ilişkin olup buna göre değerlendirme yapılmalı idi rapora bu haliyle itiraz ediyorum " şeklinde. ) teknik yönü de dikkate alınıp aynı heyetten yeniden ek rapor 2 alınmasına karar verilmiştir. Karşı davada bilirkişi heyetinin sunduğu 07.03.2022 tarihli EK rapor 2 de ÖZETLE: " İlk ek raporumuzda özetle; “...” isimli çevirim içi alışveriş sitesinde şekil-9’da gösterilen güneşliğin 05/05/2012 tarihinde satışta olduğu tespit edilmiş, söz konusu güneşliğin tasarımının, davacı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarım ile aynı olduğu (tescilli tasarımının ortasındaki birleştirme yeri şekil-9’daki tasarımdan daha kısadır ancak bu küçük bir ayrıntı olup 6769 sayılı SMK m.56/4 gereği dikkate alınmadığı) dolayısıyla davacı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarımın yenilik vasfını taşımadığı, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin müvekkilinin tasarımlarını ortaya çıkartırken kendisine temel aldığı yaklaşımın bir yandan kullanım ve ürünlerin saklanması yönünden az yer kaplaması kolaylığı sağlarken diğer yandan bu tip ürünlerde meydana gelen deformasyonu en az seviyeye düşürmek olduğunu, müvekkilinin tasarımlarına değer katan unsurların tasarımlarda kullanılan “güneş gözlüğü” biçimi, iki ayrı güneşlik parçasının bir gözlük formunda birleştirilmiş olması, bu güneşliğin ürünün bütününe göre oranlaması, tercih nedenini artıran oransal ölçüleri, kullanım kolaylığı sağlayan elastiki yapısı ve muhafaza kolaylığı ile tüm bunların bir araya gelmesi ile ortaya çıkan özgün yapı olduğunu, bilirkişilerce yapılan inceleme ve değerlendirmede bu unsur ve hususların göz ardı edilerek adeta müvekkilinin tasarımının hiçbir ayırt edici ve koruyucu özelliği yokmuşçasına bir değerlendirme yapıldığını, müvekkiline ait tasarımın hükümsüzlüğüne mesnet olabilecek ve tasarım tescilinden önceki tarihli dokuman ve delilleri irdelemesi salt tarihsel açıdan ele alındığını, tasarımsal özelliklere dair tek bir inceleme dahi yapılmadığı yönündeki itirazları üzerine Sayın Mahkemece Heyetimize ek görevlendirme yapılmıştır. Heyetimizce ilk ek raporumuzda tarihsel tespitin yanı sıra detaylı tasarımsal değerlendirmenin de yapıldığı düşünülmekle birlikte, daha açık ifade edebilmek adına, aşağıdaki tabloda davacı tasarımı ile ... sitesinde tespit edilen tasarıma yan yana yer verilerek yeniden değerlendirilme yapılmıştır. Huzurdaki uyuşmazlığa konu tasarım ürünü, arabaların yoğun güneş ışığına maruz kalmasını önlemek amacıyla ön cama yerleştirilen ... isimli üründür. Yukarıdaki tabloda her iki tasarımda da görüldüğü üzere, güneşe maruz kalan arabaların ön camını güneşe karşı korumak maksadıyla bir güneş gözlüğü görevi görmesi amacıyla ve güneş gözlüğü şekliyle tasarlanan bir tasarım söz konusudur. Değerlendirmeye esas alınacak olan ayırt edicilik özelliği, tasarımın kendine has niteliklere sahip olduğu anlamına gelir. Tasarımın ayırt edici niteliği bulunan görsel özelliklerinin, diğer tasarımların görsel özelliklerinden belirgin şekilde farklılaşması gerekmektedir. Davacı vekili müvekkilinin tasarımlarını ortaya çıkartırken ürünün kullanım ve saklanması yönünden az yer kaplaması kolaylığı, deformasyonu en az seviyeye düşürmek kriterlerini esas aldığını, müvekkilinin tasarımlarına değer katan unsurların “güneş gözlüğü” biçimi, kullanım kolaylığı sağlayan elastiki yapısı ve muhafaza kolaylığı ile tüm bunların bir araya gelmesi ile ortaya çıkan özgün yapı olduğunu belirtmişse de; uyuşmazlık konusu her iki tasarımın da açık hali, ortada aynı kumaştan bir bağlantıyla birbirine tutturulan, aynı zamanda ürünün katlanmasına olanak sağlayan yumuşak bir kumaşın her iki yanında eğilip bükülebilen bir malzemeden çerçevesi oluşturulan iki ayrı dikdörtgen/kare parçadan oluşmaktadır. Her iki tasarımdaki tek fark, davacı taraf ait tasarımda ortadaki birleşme yerinin diğer tasarıma göre daha kısa tutulması olmakla birlikte küçük bir ayrıntı olup, SMK m.56/4’ün “Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.” gereğince dikkate alınmayacaktır. Uyuşmazlık konusu her iki tasarımın katlanmış ve kılıf içerisine yerleştirilmiş hali de daire şeklinde bir kılıftan oluşmaktadır. Kılıfların rengi, üzerinde yazılar olması vb. farklılıklar ise yine küçük bir ayrıntı olup, SMK m.56/4 gereğince dikkate alınmayacaktır. Bu doğrultuda davalı tasarımının ayırt edici nitelik taşımadığı değerlendirilmiş olup, önceki kanaatimizi değiştirir bir hususun ortaya çıkmadığı değerlendirilmiştir. Davacı vekilinin davalı taraflarca gerçekleştirilen mezkur kullanımların 5846 s. Fikir ve Sanat Eserleri Kanuna muhalefet teşkil etmediği ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil etmediği yönündeki tespitlerin kabul edilebilir olmadığı yönündeki itirazı ise daha önceki raporumuzda değerlendirilmiş olup, önceki kanaatimizi değiştirir bir hususun ortaya çıkmadığı değerlendirilmiştir. SONUÇ; Tarafların dosyaya yansıttıkları ve Sayın Mahkemece celp edilen kayıt ve belgeler ile yukarıda yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında; Önceki kanaatimizi değiştirir bir hususun ortaya çıkmadığı "şeklinde ifade edilmiştir.

Mahkememizce yapılan yargılama sonunda 11/05/2022 tarih ve ..... sayı ile özetle " asıl davada davacıya ait olan ve karşı davanın konusunu oluşturan ... sayılı tasarımın aynısının 05/05/2012 tarihinde .... web sitesinde satışının yapıldığı, bu nedenle yenilik vasfını taşımadığından hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, hükümsüzlük kararı geriye etkili sonuç doğuracağından asıl davadaki anılan tasarıma dayalı olarak tasarımın tecavüzü ve haksız rekabete dayalı istemlerinin reddinin gerektiği, asıl davada davacının ürün görseli olarak nitelendirdiği fotoğrafların FSEK kapsamında eser niteliği bulunmadığı, bu nedenle davacının eser sahipliğine dayalı iddialarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile sava konusu ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine " şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı asıl davada davacı karşı davada davalı tarafından İSTİNAF yoluna gidilmiş olup ..... HD.nin 29/01/2025 tarih ve .... sayı ile " 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 84. maddesi "Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir. Tecavüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır." düzenlemesini içermektedir. Buna göre eser vasfını haiz olmasa dahi her nevi fotoğrafın haksız rekabet hükümlerine göre korunması mümkündür. Somut olayda da asıl davada davacı vekili diğer iddialarının yanında, müvekkilinin tasarımına ait ürünün tanıtımı ve reklamı amacıyla özel fotoğraf teknikleriyle çekilen ve müvekkiline ait web sitesinde yayınlanan fotoğrafların davalılar tarafından izinsiz olarak kullanıldığını, bu eylemin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmesine rağmen mahkemece asıl davada davacı vekilinin bu iddiası yönünden herhangi bir delil toplanmadığı gibi olumlu-olumsuz bir değerlendirme de yapılmamıştır. Mahkemece alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında da, davacının bu iddiası yönünden bir inceleme yapılmamıştır. Oysa HMK'nın 297/2. maddesi uyarınca, hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında hüküm kurulması gerekli olup, mahkemece asıl davada davacının yukarıda bahsi geçen haksız rekabet iddiası yönünden bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda asıl davada davacının, müvekkiline ait ürünün tanıtımı içim özel fotoğraf teknikleriyle çekilen ve kendi web sitesinde yayınlanan fotoğrafların davalılarca izinsiz olarak kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu iddiası yönünden olumlu ve olumsuz bir karar verilmemesi nedeniyle, ortada hukuki ve maddi vakıa denetimine elverişli bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak yeni bir karar verilmesi için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. 2-İstinaf kararının neden ve şekline göre, asıl davada davacı-karşı davada davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1- Asıl davada-davacı karşı davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile .... Hukuk Mahkemesi 11/05/2022 gün ve .... sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE," şeklinde İADE kararı ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir. Yeniden DEĞERLENDİRME : ..... Kesin İade kararı çerçevesinde taraflar yeniden duruşmaya davet edilerek "... iade kararı çerçevesinde asıl dava yönünden davacıya ait olduğu belirtilen davacı ürününün tanıtımı için özel fotoğraf teknikleriyle çekildiği ifade edilen ve davacı web sitesinde yayınlandığı belirtilen fotoğrafların davalılarca kullanılıp kullanılmadığı konusunda 1 fotoğraf konusundan anlayan bilirkişi, .... alanında uzman bilirkişi, .... uzmanı seçilmek suretiyle uyuşmazlık kapsamında ve .... iade kararı çerçevesinde HEYETTEN RAPOR ALINMASINA"şeklinde ara kararı oluşturulmuştur. Bu kapsamda görevlendirilen (bilirkişi ücreti davacı tarafca sonradan yatırılsa da ... iade kararındaki özel fotoğraf teknikleriyle çekildiği iddiası araştırması teknik incelemeyi gerektidiğinde resen dosya bilirkişiye tevdii edilerek) bilirkişi heyetinden alınan 05/09/2025 tarihli raporda ÖZETLE:" Heyet tarafından yapılan değerlendirmede; - Davacı firmanın web sitesinde ve ambalajlarında kullanılan fotoğraflar, özel stüdyo çekimi izlenimi vermektedir. - Çekimlerde ışık, ürünün yerleştirilme açısı ve çerçeve detayları tekrarlanabilir nitelikte olmayıp, özgün çekim özellikleri taşımaktadır. Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, bilirkişi raporları, ek raporlar, taraf beyanları ve yapılan görsel inceleme neticesinde: davacı tarafın sunmuş olduğu araç fotoğrafının, eser mahiyetinde olmayan, ürünün tanıtımı ve reklamı amacıyla özel yöntemler kullanılmak sureti ile oluşturulmuş olduğu, davalıların internet satış platformlarında kullandıkları araç fotoğrafı ile davacıya ait araç fotoğrafının kopyası niteliğinde olduğu, davalıların kullanmış olduğu araç fotoğrafının internette anonim veya stok nitelikte olan fotoğraflar olmadığı, davacı yanın oluşturmuş olduğu fotoğrafların kullanıldığı, davalıların kullanımlarının, Türk Ticaret Kanunu ve FSEK kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediğinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanısına varılan raporumuzu takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: ASIL DAVADA; davacı tarafa ait ... sıra sayılı tescilli tasarıma konu olan ürünlerin davalı firmalarca üretilip internet dahil ticari ortama sunulduğu (satıldığı), diğer yönden davacıya ait FSEK kapsamında olduğu belirtilen fotoğrafların davalı tarafça izinsiz kullanıldığı iddia edilmektedir. FSEK ihlali açısından ; Teknik boyutu karşısında konunun uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinin sunduğu kök raporda " Davacının “ürün görseli” olarak nitelendirdiği, dosya kapsamında bulunan fotoğrafların herkesin çekebileceği sıradan fotoğraf olma izlenimi verdiği, çekenin fikri bir çabası sonucu oluşan, hususiyet ve estetik bir değer taşımadığı gibi, öğretici, açıklayıcı, aydınlatıcı, uygulama yapmaya imkan verici bir yönünün de bulunmadığı, ürünlerin satışına, pazarlanmasına yönelik olduğu, bu yönüyle FSEK kapsamında güzel sanat eseri ya da ilim ve edebiyat eseri olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır. " şeklindeki görüşe aynı gerekçelerle iştirak edilerek asıl davada davacının FSEK'ten kaynaklı ESER ihlali iddiasına bağlı davanın reddi gerekmiştir. Haksız Rekabet açısından; 11.09.2021 tarihli ".... D.iş sayılı dosyası aracılığıyla da tespit edildiği üzere, davalıların .... alan adlı internet sitesi başta olmak üzere muhtelif internet siteleri üzerinden satışını yaptığı “... ...” isimli ürünün, davacının tescilli tasarımı karşısında haksız rekabet oluşturabileceği" şeklinde bilirkişi kanaat raporu ile 05/09/2025 tarihli " Davacı firmanın web sitesinde ve ambalajlarında kullanılan fotoğraflar, özel stüdyo çekimi izlenimi vermektedir. - Çekimlerde ışık, ürünün yerleştirilme açısı ve çerçeve detayları tekrarlanabilir nitelikte olmayıp, özgün çekim özellikleri taşımaktadır. Dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, bilirkişi raporları, ek raporlar, taraf beyanları ve yapılan görsel inceleme neticesinde: davacı tarafın sunmuş olduğu araç fotoğrafının, eser mahiyetinde olmayan, ürünün tanıtımı ve reklamı amacıyla özel yöntemler kullanılmak sureti ile oluşturulmuş olduğu, davalıların internet satış platformlarında kullandıkları araç fotoğrafı ile davacıya ait araç fotoğrafının kopyası niteliğinde olduğu, davalıların kullanmış olduğu araç fotoğrafının internette anonim veya stok nitelikte olan fotoğraflar olmadığı, davacı yanın oluşturmuş olduğu fotoğrafların kullanıldığı, "şeklinde bilirkişi kanaat raporu yanında ... .nin yukarıda belirtilen iade kararında " 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 84. maddesi ...... eser vasfını haiz olmasa dahi her nevi fotoğrafın haksız rekabet hükümlerine göre korunması mümkündür. Somut olayda da asıl davada davacı vekili diğer iddialarının yanında, müvekkilinin tasarımına ait ürünün tanıtımı ve reklamı amacıyla özel fotoğraf teknikleriyle çekilen ve müvekkiline ait web sitesinde yayınlanan fotoğrafların davalılar tarafından izinsiz olarak kullanıldığını, bu eylemin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmesine " şeklinde tespitlerden hareketle; Davalıların .... alan adlı internet sitesi başta olmak üzere muhtelif internet siteleri üzerinden satışını yaptığı “... ” isimli ürünün,davacıya ait eser niteliğinde sayılmayan daha önce çekildiği anlaşılan ve raporda " Davacı firmanın web sitesinde ve ambalajlarında kullanılan fotoğraflar, özel stüdyo çekimi izlenimi vermektedir. - Çekimlerde ışık, ürünün yerleştirilme açısı ve çerçeve detayları tekrarlanabilir nitelikte olmayıp, özgün çekim özellikleri taşımaktadır." şeklindeki inceleme ve tespit doğrultusunda davalı kullanımlarının davacıya ait fotoğrafının kopyası niteliğinde olduğu, yani davacı fotoğraflarının kullanılması FSEK 84.ncü maddesi kapsamında "Haksız Rekabet" sayıldığından bu kısımdan dava kabul edilerek "Asıl davada davalı tarafın davacıya ait ürün görseli fotoğrafını kullanması eyleminin davacıya yönelik haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE , MEN'İNE , REF'İNE " şeklinde karar tesis edilmiştir. Tasarım Tecavüzü açısından; Her ne kadar davacı tarafa ait .... sıra sayılı tescilli tasarıma konu olan ürünlerin davalı firmalarca üretilip internet dahil ticari ortama sunulduğu (satıldığı) iddia edilmiş ve yukarıda geçen bilirkişi raporunda " .... D.iş sayılı dosyası aracılığıyla da tespit edildiği üzere, davalıların .... alan adlı internet sitesi başta olmak üzere muhtelif internet siteleri üzerinden satışını yaptığı “... ...” isimli ürünün, davacının tescilli tasarımı karşısında tasarım tecavüzü ve haksız rekabet oluşturabileceği " şeklinde de ifade edilmiş ise de; Aynı tasarıma karşı davalı tarafca hükümsüz kılınması şeklinde karşı dava açılmış olup hükümsüzlük kararı da geriye etki edeceğinden bu kapsamda alınan 10.01.2022 tarihli EK rapor 1 ve 07.03.2022 tarihli EK rapor 2 de geçen " .... sayılı tescilli ürünün 05/05/2012 tarihinde .... web sitesinde aynısının satışının yapıldığı, Karşı davalı tarafa ait ... sayılı tescilli ürünün yenilik vasfına sahip olmadığı, Karşı davalı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği, "şeklindeki tespit ve görüşlere aynı gerekçeler iştirak edilerek davacıya ait tasarım yenilik vasfını taşımadığından yukarıda sayılan SMK 77-79 .ncu maddelere göre geriye etkili sonuç doğuracağından tasarım tecavüzü davasının da reddi gerekmiştir. Neticeden asıl dava kısmen kabul edilip kısmen de reddedilmiştir. KARŞI DAVADA; Davalı tarafa ait ...sıra sayılı tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı olmadığı, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özelliği dolayısıyla tasarıma konu edilemeyeceği gerekçesiyle hükümsüzlüğü talep edilmiştir. Teknik boyutu karşısında konunun uzmanlarından oluşan Uyap'ta kayıtlı bilirkişi heyetinin sunduğu 10.01.2022 tarihli EK rapor 1 ve 07.03.2022 tarihli EK rapor 2 de geçen " ... sayılı tescilli ürünün 05/05/2012 tarihinde .... web sitesinde aynısının satışının yapıldığı, Karşı davalı tarafa ait ... sayılı tescilli ürünün yenilik vasfına sahip olmadığı, Karşı davalı tarafa ait ... sayılı tescilli tasarımın hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği, "şeklindeki tespit ve görüşlere aynı gerekçeler iştirak edilerek davacıya ait tasarım yenilik vasfını taşımadığından karşı davanın kabulü ile dava konusu tasarımın SMK 77.nci maddesine göre Hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1- Asıl Davanın KISMEN KABULÜNE, 2- Asıl davada davalı tarafın davacıya ait ürün görseli fotoğrafını kullanması eyleminin davacıya yönelik haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE , MEN'İNE , REF'İNE 3- Asıl davada diğer taleplerin REDDİNE, 4- Karşı davanın KABULÜNE, 5- Dava konusu ... sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, ASIL DAVA YÖNÜNDEN: 6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 870,96 TL+ 59,30 Islah harcı= 930,26 TL'nin düşümü ile bakiye 314,86 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 7-AAÜT uyarınca Haksız rekabet davasına bağlı 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 8-AAÜT uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden 1.000,00 TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat yönünden 50.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 51.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 9-AAÜT uyarınca FSEK ihlali/Tasarım Tecavüzü davasına bağlı 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 10-Davacının yaptığı; 21.900 TL bilirkişi ücreti, 635,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç ile .... Değişik iş 2.195,00 TL Olmak üzere masrafı olmak üzere toplam 25.345,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 12.672,70 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, KARŞI DAVA YÖNÜNDEN: 11-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin düşümü ile bakiye 561,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 12-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara eşit verilmesine, 13-Davacıların yaptığı; 81,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 696,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 14-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 10/12/2025 11:31:36

Katip .... e-imzalı

Hakim .... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/145, K. 2025/500, T. 10.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-145-e-2025-500-k-5add776a408c